Bazı yönetmenlerin film yapma arzusu çok öncelere dayanır. Gökyüzü Kadar Kırmızı filminin yönetmeni Bortone’un ileride müzikle ilgili bir film yapmak istemesi ve 2004 Fransız yapımı “Koro” (Les Choristes) filminin yönetmeni Christophe Barratier’in küçük yaştan itibaren müziğe olan sevdasından ötürü müzikle alâkalı bir film yapmak istemesi buna örnek gösterilebilir. Yönetmenlerin birçoğu kendi hissettiklerini, yaşadıklarını belgelemek, hatıralarını görselliğe dökmek amacı içinde olabiliyorlar.1945 tarihli Fransız filmi “Bülbül Yuvası”nın yeniden çevrimi Koro, öğretmen ve öğrenci ilişkisinde müziğin önemine vurgu yapan bir filmdir. Koro’daki hikâyenin odağındaki Mathieu, Türkçe adı “Yerin Dibi Yatılı Yetimhane Okulu” şeklinde tercüme edebileceğimiz (Fond de l’Etang Internat Orphelinat) mekâna müzik öğretmeni olarak çalışmak için gelir. Mathieu’nun şarkı söylemeyi öğrettiği yatılı okulda, öğrencilerin zihinlerini açmak için kararlılık gösterdiği, yetimhanedeki çocukları terbiye etmek...
Bu yazının devamı
204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Filmler algılarımızı yeniden kavramaya ve bilme ilişkilerine açan değişik coğrafyalara götürür ve dünyayı kavramaya yönelik bakışımızı çoğaltabilme potansiyeline sahiptir (Süalp, 2014).
İnsan, anne baba olduğunda omuzlarına ağır bir yük yüklenir. Kendisi henüz çok da hazır değilken, hayata dair pek de tecrübesi yokken, sorumlu olduğu o canlar daha da ağırlaştırır yükünü.
Bir yandan kendisi yetişirken bir yandan da çocuk yetiştirecektir.
Evin işleri, yakınlarla ilgili mes’uliyet, çocukların hizmeti ve eğitimi, kendine ayıracağı vakit derken gençlik bir telaşeyle geçer.
Tek veya az çocuğun farklı bir zorluğu vardır. Çocuklar çok olduğundaysa her birinin hizmetine, eğitimine yeterince yetişememe sıkıntısı.
Yetemediğinin, bir şeyleri aksattığının farkına varmak, iyice endişelendirir anneyi.
Seyyah gözünü çimenlerin üzerinde açmış olmanın şaşkınlığıyla doğrulmuş. Etrafını incelerken buraya nasıl ve ne zaman geldiğini hatırlamaya çalışsa da başaramamış. Bu hiç bir tepenin görülmediği dümdüz araziyi adımlamış,
Sorunlu Olan Öğrenciler Mi Yoksa Onların Yetiştirilme Biçimleri Mi? Bir Eğitim Metodu Olarak Koro’dan Sesler
Bazı yönetmenlerin film yapma arzusu çok öncelere dayanır. Gökyüzü Kadar Kırmızı filminin yönetmeni Bortone’un ileride müzikle ilgili bir film yapmak istemesi ve 2004 Fransız yapımı “Koro” (Les Choristes) filminin yönetmeni Christophe Barratier’in küçük yaştan itibaren müziğe olan sevdasından ötürü müzikle alâkalı bir film yapmak istemesi buna örnek gösterilebilir. Yönetmenlerin birçoğu kendi hissettiklerini, yaşadıklarını belgelemek, hatıralarını görselliğe dökmek amacı içinde olabiliyorlar.1945 tarihli Fransız filmi “Bülbül Yuvası”nın yeniden çevrimi Koro, öğretmen ve öğrenci ilişkisinde müziğin önemine vurgu yapan bir filmdir. Koro’daki hikâyenin odağındaki Mathieu, Türkçe adı “Yerin Dibi Yatılı Yetimhane Okulu” şeklinde tercüme edebileceğimiz (Fond de l’Etang Internat Orphelinat) mekâna müzik öğretmeni olarak çalışmak için gelir. Mathieu’nun şarkı söylemeyi öğrettiği yatılı okulda, öğrencilerin zihinlerini açmak için kararlılık gösterdiği, yetimhanedeki çocukları terbiye etmek...
Bu yazının devamı 204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kısa Filmlerde Eğitimin Katmanlı Boyutlarına Bakmak
Filmler algılarımızı yeniden kavramaya ve bilme ilişkilerine açan değişik coğrafyalara götürür ve dünyayı kavramaya yönelik bakışımızı çoğaltabilme potansiyeline sahiptir (Süalp, 2014).
Çocukların Gönüllü Takviye Eğitimcileri: Anneanne ve Babaanneler
İnsan, anne baba olduğunda omuzlarına ağır bir yük yüklenir. Kendisi henüz çok da hazır değilken, hayata dair pek de tecrübesi yokken, sorumlu olduğu o canlar daha da ağırlaştırır yükünü.
Bir yandan kendisi yetişirken bir yandan da çocuk yetiştirecektir.
Evin işleri, yakınlarla ilgili mes’uliyet, çocukların hizmeti ve eğitimi, kendine ayıracağı vakit derken gençlik bir telaşeyle geçer.
Tek veya az çocuğun farklı bir zorluğu vardır. Çocuklar çok olduğundaysa her birinin hizmetine, eğitimine yeterince yetişememe sıkıntısı.
Yetemediğinin, bir şeyleri aksattığının farkına varmak, iyice endişelendirir anneyi.
Görmek mi Görebilmek mi?
“Allah’ım,
Yol boyunca
Bırakma elimi,
Düşerim sonra.”
Evet, Allah elimizi bırakırsa düşerdik biz. Düşmek kötüydü; yaralanırdık, canımız acırdı, tekrar kalkmakta zorlanırdık.
Düşünmek mi Yazmak mı? Forrester’ı Bulmak Üzerine Bir Deneme
Son zamanlarda yaptığım küçük bir araştırma sonucunda sinemada eğitim ve eğitimcileri konu alan filmlerin sayısının 2000’e yakın olduğunu fark ettim.
Seyyah – III – Masalda üzerinde durulan duygu: Korku
Seyyah gözünü çimenlerin üzerinde açmış olmanın şaşkınlığıyla doğrulmuş. Etrafını incelerken buraya nasıl ve ne zaman geldiğini hatırlamaya çalışsa da başaramamış. Bu hiç bir tepenin görülmediği dümdüz araziyi adımlamış,