İş ahlakı, siyaset ahlakı, ticaret ahlakı, toplum ahlakı, kamusal ahlak gibi terkibleri tanımlamak; müslümanların dahi muvafık kalabilecekleri bir tanıma ulaşmak oldukça güç.
İş ve ticaretle uğraşan, siyaset eden insanların ahlakından bahsedilebilir; yapılan işinse âdâbı, yapan kişinin tercih ettiği ahlakına yakışanı olur; seçtiği ve savunduğu ahlakla ‘hayat seyrinde tuttuğu yol’ arasında tutarlı olması beklenir, istenir. Hatta tutarsızlığı görüldüğünde sorulur, sorgulanır.
Ahlak, iş, siyaset vesair tüm alanlara insanla nüfûz eder. İnsanla ilgili alandaki çürüme aslında ‘insan’ın çürümesi, ahlakını yitirmesidir.
İnsan ahlak yitimine nasıl ve ne zaman uğrar?
Bu yazının devamı
194. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Kredi kartları, alışveriş merkezleri, tüketici kredileri… Son dönemler iyiden iyiye toplumun birer parçası haline gelmiş durumda. Tüketimin kışkırtıldığı, insanların zaaflarının tahrik edildiği, emeğin ve kazancın sömürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz artık.
Hazcılık bir tercih değil, kaybolmuş ruhun kaçışıdır. İnsanın gülmemesi, tebessüm dahi etmemesi hatta surat asması gereken yerde gülmesi; gülmesi gerektiği yerde surat asması ‘laubaliliktir’. Üzerinde düşünülesi bir konuda düşünmeyip geçiştirilmesi ve hakeza aksi durum için de farklı değildir.
Yabancı korkusu, bir tür yerinden, mülkünden olma ve hatta istila edilme korkusu olarak oldukça arkaik bir korku. Günümüzde ise buna bir de işinden ve konforundan edilme korkusu ve yabancılardan nefret duygusu eklense de bu, oldukça akıldışı ve insaniyete aykırı bir
Maddi ve manevi alandaki dengenin orantısız bir şekilde bozulması, endişe ve kaygıyı daha çok bizlere dayatıyor. Yarına dair kayıp ve umut kavramları bende maddi ve manevi kavramlara karşılık geliyor. Çağımız insanı kayıplarını daha çok maddi olarak düşünüyor.
Bu tarz kitlesel cinnet hallerinin tek bir sebebi yoktur. Tek bir sebebe indirgendiğinde ise anlamaktan, anlaşılır hale getirilmekten ziyade vakıa ya saptırılmış ya da bütüncül izahını ıskalanmış oluyor. İktisatta Ceteris Paribus kavramsallaştırılması vardır.
Kamusal ve Özel Alan’dan Bütünlüklü Ahlaki Bir Yaşama
Soruşturma: Fatih Bütün
İş ahlakı, siyaset ahlakı, ticaret ahlakı, toplum ahlakı, kamusal ahlak gibi terkibleri tanımlamak; müslümanların dahi muvafık kalabilecekleri bir tanıma ulaşmak oldukça güç.
İş ve ticaretle uğraşan, siyaset eden insanların ahlakından bahsedilebilir; yapılan işinse âdâbı, yapan kişinin tercih ettiği ahlakına yakışanı olur; seçtiği ve savunduğu ahlakla ‘hayat seyrinde tuttuğu yol’ arasında tutarlı olması beklenir, istenir. Hatta tutarsızlığı görüldüğünde sorulur, sorgulanır.
Ahlak, iş, siyaset vesair tüm alanlara insanla nüfûz eder. İnsanla ilgili alandaki çürüme aslında ‘insan’ın çürümesi, ahlakını yitirmesidir.
İnsan ahlak yitimine nasıl ve ne zaman uğrar?
Bu yazının devamı 194. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Tüketmek ve Tükenmek Denkleminde Tüketim Toplumu
Kredi kartları, alışveriş merkezleri, tüketici kredileri… Son dönemler iyiden iyiye toplumun birer parçası haline gelmiş durumda. Tüketimin kışkırtıldığı, insanların zaaflarının tahrik edildiği, emeğin ve kazancın sömürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz artık.
Kişiye Özel ‘HAKİKAT’
Hazcılık bir tercih değil, kaybolmuş ruhun kaçışıdır. İnsanın gülmemesi, tebessüm dahi etmemesi hatta surat asması gereken yerde gülmesi; gülmesi gerektiği yerde surat asması ‘laubaliliktir’. Üzerinde düşünülesi bir konuda düşünmeyip geçiştirilmesi ve hakeza aksi durum için de farklı değildir.
Göç ve Zenofobi Kim Yerli, Kim Yabancı?
Yabancı korkusu, bir tür yerinden, mülkünden olma ve hatta istila edilme korkusu olarak oldukça arkaik bir korku. Günümüzde ise buna bir de işinden ve konforundan edilme korkusu ve yabancılardan nefret duygusu eklense de bu, oldukça akıldışı ve insaniyete aykırı bir
Dil Evreninden Söz Ülkesine
Maddi ve manevi alandaki dengenin orantısız bir şekilde bozulması, endişe ve kaygıyı daha çok bizlere dayatıyor. Yarına dair kayıp ve umut kavramları bende maddi ve manevi kavramlara karşılık geliyor. Çağımız insanı kayıplarını daha çok maddi olarak düşünüyor.
Göç ve Zenofobi Kim Yerli, Kim Yabancı?
Bu tarz kitlesel cinnet hallerinin tek bir sebebi yoktur. Tek bir sebebe indirgendiğinde ise anlamaktan, anlaşılır hale getirilmekten ziyade vakıa ya saptırılmış ya da bütüncül izahını ıskalanmış oluyor. İktisatta Ceteris Paribus kavramsallaştırılması vardır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.