geçer ipliğinden zamanın zorluk denilen katar göğsü yaralayan bir hançer ne ki kuş tüyüdür işte acıtan ağır ağır direnci vardır kolları var sımsıkı tutacak bilekleri tam ışımak üzereyken kılıç boşluğa düşürülür şah-ı merdan kulaklara iliştirilir ferman ferman bütün yollar kısadır dünya bir vakitlik han he! dense çıkılacaktır al! dense alınacak kalır kenarda öylece …
Daha-
Neden Neden?
-
Mafima’ya Mektuplar
Şimdi karşında uykusuzluk abidesi Ren geyiğine binmiş Umut arayışında. Sızlanan dizelerde büklüm büklüm bitmemiş bir romanın kahramanı gibi sağa sola yalpalanmakta Doğru ya. Bir mektubunda demiştin Mafima; Hani hastalıkta sağlıktaydı dileğimiz diye. Yanan bir odun sobasında kayboldu hayaller şimdi. Cayır cayır yanan ateşe akıttı zehrini. Sanma! Sanma birkaç sayfada bitecek yokluğun, yokluğunu saklayan o iki …
Daha -
Heyecan
Her gün heyecanla yataktan kalkabilmeliyiz. Bugün daha iyi, daha güzel bir şeyler yapmalıyım, diyerek. Dünle bugünün bir farkı olmalı düşüncesiyle. Eşit değil daha fazla. İlimse ilim, fikirse fikir, amelse amel. Her ne yapabiliyorsak. Bir hasta ziyareti, anne babaya hoş bir söz, bir akrabaya, bir komşuya yardım. Yetimin başını okşa, bir çocuğu sevindir. Yolun ortasından bir …
Daha -
Büyüdük Küçüldü Sözlerimiz
Söz dağlarında heyelan oldu, kaldık buralarda,
Dil ateşten seyelan oldu, yandık bu dağlarda.Dönemiyorum, geçmişim şaşalı kaldı benim,
Diyemiyorum, geleceğim umuttandır benim.
Büyüdük, küçüldü sözlerimiz,
Üzüldük, yaşlandı gözlerimiz.İlkbahar’da yapraklar dökülür bu devranda,
Daha
Sonbahar’da açar çiçekler korunan kurganda. -
Adaletin Amentüsü
Haykırıyor âdem evladı, dillerde adaletin amentüsü,
Dualarla örülüdür yeryüzündeki masumiyetin örtüsü.Kurmadığımız cümlelerden imtihan ediliyoruz,
Kurulan türlü tezgâhların ağırlığında eziliyoruz.Bu dönen devrandır, şu hayat seyrandır der misin?
Ziyan olan her yaşantın için tövbe eder misin?Gün geliyor ve bizler yek sıra halinde diziliyoruz,
Gidilen iki yolun sonunda tek sonuca seçiliyoruz.Değişmez kanundur bu, hak daima galip gelecek,
Daha
Yetersizlik içinde olanlar yeter demeye devam edecek. -
Hacı Kardaşlarıma
Hoş geldin Kâbe’den ey mü’min kardaş
İnşallah haccınız dev bendler gibi
Arzın her yanından bulup bir haldaş
Elele verdiniz bülendler gibiLebbeyk allahümme lebbeyk nidası
Göğü inletmiştir tekbir sedası
Kalbine dolduysa dava ihlâsı
Hazlısın olsan da sur-bendler gibiHarem-i Şerif’te tek saf oldunuz
Daha
Kimbilir o anda ne hoş kuldunuz
Eve dönünce de öyle olunuz
Necatı ‘birlik’te görenler gibi -
Mavi Kardelenler Borçlusu
Kırsal hakikatler besliyorum, kentler ki samimiyetten küçüktür,
Köylerdeki inancı kuşanıp da geldim, şehirler ki ağır bir yüktür.Bildiklerim, çıktığım yolların tarifine yetmiyor,
Bu kara yazı, şu koca ömrün tarihine gitmiyor.Hayal, zihnin kapısına itinayla vurulmuş alımlı bir rüyadır,
Aşk, uçsuz bucaksız sahradan denizler çıkaran bir deryadır.Ezgiler mırıldandık, üstelik sevdalar satın aldık,
Daha
Gündüzleri güneşe, her gece aya hasret kaldık. -
Mobeselere Yakalandık
Sen benim son düşümsün
Daha
Karşılaştık mı daha evvel?
Alacaklısın göçüp giden yanımdan
Seyrek dokunuşlarımdan
Durgun sularımdan
İyi bak gördüğün huzmelere:
‘Kestiiiik’ diyen sesin yankısı duyuluyor
Bol korunaklı sitelerimizden
Yüzüne ancak mobeselerde rastlayan ben
Takılıp kalıyorum gözlerinde
Gündüzleri Maria Magdalena’yı taşlayıp
Sonra şiirin başucuna kıvrılamaz mıyım? -
Yol Olsun
Ben içimdeki herhangi bir düşü
Daha
İyi yetiştirenim
Büyütenim
Ben belki de arşın gölgesinde yetişmiş
Bir nergis demetiyim
Kutlu olan yeryüzü
Senin sevincin değil de
Belki içimdeki
Kelimelerin kalbimden elleriyle tutuşu.