Kafka’nın “Metamorfoz/Dönüşüm”deki Bay Samsa bir sabah kendisini bir böceğe dönüşmüş olarak bulduğunda babası, annesi ve kız kardeşi dehşet içinde kalmışlar, başlarda bir ailenin göstermesi gereken üzüntüyü derinden hissetmişler, endişeli günler geçirmişlerdir. Uzun sayılmayacak bir süre sonra annesi, babası ve kız kardeşi Gregor Samsa’nın bu böcek halini kanıksamışlar, tek dertleri “bir böcek ile nasıl yaşayabilecekleri” noktasında düğümlenmiştir.
Etrafı pislettiğinden, boşu boşuna bir oda işgal ettiğinden, yerli yersiz ortaya çıkışından, kaçırttığı hizmetçilerden şikâyet eder olmuşlardır. Sevgi, merhamet, üzüntü ve keder yerini iğrenmeye bırakmıştır. Yaşamına bir insan olarak başlayan Gregor Samsa, nihayetinde bir böcek olarak ölmüştür. Bay Samsa’nın kalıntılarını hizmetçi kadın alelacele süpürüp herhangi bir süprüntü olarak dışarıya attığında bu küçük burjuva aile derin bir nefes almış, patronlarına mazeret notları göndererek sevgili oğullarının ve biricik ağabeyinin ölüm gününü bir kutlama gününe çevirmişlerdir.
Bu yazının devamı
185. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Fıkhın, kendini güncelleme kabiliyeti sayesinde Müslüman toplumlarda ortaya çıkan birçok probleme asırlar boyunca etkin çözümler ürettiğini ifade etmek hakkaniyetli bir değerlendirme olur. Ancak özellikle son iki asra gelindiğinde bu durumun belirli ölçüde değişiklik arz ettiği gözlenmektedir. Tek bir nedene indirgenemeyecek kadar girift olan bu değişimin temelinde Müslüman toplumların Batı karşısında siyasi hâkimiyetlerini kaybetmesi yatmaktadır.
Doğruluk ve iyilik, her ne kadar akıl aracılığıyla edinilse de, edinilen doğruluk ve iyiliğin gerçek doğruluk ve iyilik olduğu ancak vahyin süzgecinden geçirilmekle anlaşılabilir. Akıl-vahiy bütünlüğü bozulduğu takdirde akıl ilahlaştırılmaya müsait hale gelir. Nitekim milyonlarca insanı öldürmek için üretilen bombalar bir akıl işidir. Gazze’deki soykırımı gerçekleştirenler de bir akılla hareket etmektedir.
Aile içi ilişkilerde dilin önemini ve değişimini ele almak, gerçekte yalnızca iletişim biçimlerindeki farklılaşmaları incelemek anlamına gelmez; daha derinde, aileyi kuran zihniyet yapısındaki, ilişki mantığındaki ve değer düzenindeki dönüşümü anlamaya yönelmek demektir.
İslam’ı pratiğe aktarmak Müslümanların bir kısmı açısından nedense bir sorun olarak görülmektedir. Konunun sorun haline gelişi genellikle İslam dışı şartların Müslümanları kuşatması nedeniyledir. Yalnızca kişiler değil toplum da İslam dışı şartlarla kuşatılmış durumdadır. Bir zamanlar İslam’ın hâkim değer yargısı olduğu coğrafyalar giderek İslam dışı sistemlerin kontrolüne geçmiştir. Dünyanın kimi bölgelerinde İslami yönetime yönelme talepleri olsa …
Şiddet her ne kadar görünümünü değiştirse de her daim hayatın içinde yerini almaktadır. Bazen görmek oldukça zorlaşsa da sonuçları itibariyle karşımızda durmaktadır. Bazı dönemlerde fiziksel, bazı dönemlerde ruhsal, bazı dönemlerde somut, bazı dönemlerde ise soyut… Fakat her daim varlığını ikame ettirmektedir. Bu değişimi yakalayabilmek biraz da tarihsel süreci doğru okuyabilmekle ilgilidir.
Şiddet, görselliğini sakınmadığı dönemlerde meşrûiyet problemi yaşamamakta zira meşrûiyetin yegâne kaynağı olmaktadır. Şiddet gücü, güç ise varoluşsal kabiliyeti imlemektedir.
Kolektif Gerçeklik Bağlamında Köleleştirilmiş Bireyde Vicdanın Kaybı
Kafka’nın “Metamorfoz/Dönüşüm”deki Bay Samsa bir sabah kendisini bir böceğe dönüşmüş olarak bulduğunda babası, annesi ve kız kardeşi dehşet içinde kalmışlar, başlarda bir ailenin göstermesi gereken üzüntüyü derinden hissetmişler, endişeli günler geçirmişlerdir. Uzun sayılmayacak bir süre sonra annesi, babası ve kız kardeşi Gregor Samsa’nın bu böcek halini kanıksamışlar, tek dertleri “bir böcek ile nasıl yaşayabilecekleri” noktasında düğümlenmiştir.
Etrafı pislettiğinden, boşu boşuna bir oda işgal ettiğinden, yerli yersiz ortaya çıkışından, kaçırttığı hizmetçilerden şikâyet eder olmuşlardır. Sevgi, merhamet, üzüntü ve keder yerini iğrenmeye bırakmıştır. Yaşamına bir insan olarak başlayan Gregor Samsa, nihayetinde bir böcek olarak ölmüştür. Bay Samsa’nın kalıntılarını hizmetçi kadın alelacele süpürüp herhangi bir süprüntü olarak dışarıya attığında bu küçük burjuva aile derin bir nefes almış, patronlarına mazeret notları göndererek sevgili oğullarının ve biricik ağabeyinin ölüm gününü bir kutlama gününe çevirmişlerdir.
Bu yazının devamı 185. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Nas Bağımlılığı ve Metin Erksan’ın “Sevmek Zamanı” Filmi
Fıkhın, kendini güncelleme kabiliyeti sayesinde Müslüman toplumlarda ortaya çıkan birçok probleme asırlar boyunca etkin çözümler ürettiğini ifade etmek hakkaniyetli bir değerlendirme olur. Ancak özellikle son iki asra gelindiğinde bu durumun belirli ölçüde değişiklik arz ettiği gözlenmektedir. Tek bir nedene indirgenemeyecek kadar girift olan bu değişimin temelinde Müslüman toplumların Batı karşısında siyasi hâkimiyetlerini kaybetmesi yatmaktadır.
İslam’ın Ahlâki İlkeleri Bir Hukuka Dönüşsün Yeter ki
Doğruluk ve iyilik, her ne kadar akıl aracılığıyla edinilse de, edinilen doğruluk ve iyiliğin gerçek doğruluk ve iyilik olduğu ancak vahyin süzgecinden geçirilmekle anlaşılabilir. Akıl-vahiy bütünlüğü bozulduğu takdirde akıl ilahlaştırılmaya müsait hale gelir. Nitekim milyonlarca insanı öldürmek için üretilen bombalar bir akıl işidir. Gazze’deki soykırımı gerçekleştirenler de bir akılla hareket etmektedir.
Dil ve Aile: Aile İçi İlişkilerde Dilin İşlevi ve Değişimi
Aile içi ilişkilerde dilin önemini ve değişimini ele almak, gerçekte yalnızca iletişim biçimlerindeki farklılaşmaları incelemek anlamına gelmez; daha derinde, aileyi kuran zihniyet yapısındaki, ilişki mantığındaki ve değer düzenindeki dönüşümü anlamaya yönelmek demektir.
İlkesizlik Çürümeyi Getirir
İslam’ı pratiğe aktarmak Müslümanların bir kısmı açısından nedense bir sorun olarak görülmektedir. Konunun sorun haline gelişi genellikle İslam dışı şartların Müslümanları kuşatması nedeniyledir. Yalnızca kişiler değil toplum da İslam dışı şartlarla kuşatılmış durumdadır. Bir zamanlar İslam’ın hâkim değer yargısı olduğu coğrafyalar giderek İslam dışı sistemlerin kontrolüne geçmiştir. Dünyanın kimi bölgelerinde İslami yönetime yönelme talepleri olsa …
Şiddetin Meşrûiyetinden Meşrûiyetin Şiddetine: Döngüsel Bir İlişkiye Dair
Şiddet her ne kadar görünümünü değiştirse de her daim hayatın içinde yerini almaktadır. Bazen görmek oldukça zorlaşsa da sonuçları itibariyle karşımızda durmaktadır. Bazı dönemlerde fiziksel, bazı dönemlerde ruhsal, bazı dönemlerde somut, bazı dönemlerde ise soyut… Fakat her daim varlığını ikame ettirmektedir. Bu değişimi yakalayabilmek biraz da tarihsel süreci doğru okuyabilmekle ilgilidir.
Şiddet, görselliğini sakınmadığı dönemlerde meşrûiyet problemi yaşamamakta zira meşrûiyetin yegâne kaynağı olmaktadır. Şiddet gücü, güç ise varoluşsal kabiliyeti imlemektedir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.