“Eğer yazar ele aldığı sorunları bütünüyle çözdüğü imasında bulunuyorsa bilin ki o metin entelektüel seviyesi düşük bir metindir.”
(Hüsamettin Arslan, Epistemik Cemaat, Paradigma Yayınları, 2. Baskı, İstanbul 2007, s. XVI)
Eleştirinin ahlaki bir zeminden hareketle yapılması gerektiği bir gerçek. Sağlıklı bir eleştiri zemininin oluşturulabilmesi ancak eleştiri faaliyetinin belirli prensipler çerçevesinde yürütülebilmesi ile mümkün. Bir mütefekkir için en değerli şey hakikattir. Onun için her türlü zihni faaliyetin temel amacı hakikati elde etmek veya en azından hakikate ulaşmak için çaba göstermektir. Bu kişi; ideolojik bağnazlıkların, radikal yaklaşımların ya da hakkaniyete sahip olmayan eleştirilerin insanı hakikatin fersah fersah uzağına düşeceği gerçeğini bilir. Ahlaki prensipler çerçevesinde yürütülen bir eleştiri faaliyetinin ise insanı diri tutan, kendi tutarsızlıklarının ve yanılgılarının farkına varmasını sağlayan bir faaliyet olduğunun farkındadır. Bu sebeple de böyle bir faaliyete değer verir.
Eleştiri, ibadet titizliğinde yapılması gereken bir faaliyettir. Eleştiride amaç hakikate ulaşmaktır. Eleştiri; yapmaktan çok yıkmaya hizmet eder, hele hele saldırı ya da düşmanlığa dönüşürse amacından büsbütün uzaklaşmış olur. Eleştiri; daha iyiye, daha güzele ulaşmak için yürütülen bir faaliyet olmalıdır. Bu sebeple de eleştiri; bazen eksiğin, yanlışın, hatalı olanın dile getirilmesi iken bazen de iyi olanın, güzel olanın, beğenilenin dile getirilmesi ve desteklenmesidir. Hatalar kadar doğruların, güzellikler kadar çirkinliklerin birlikte değerlendirilmesidir. Hele ki eleştirmek için eleştirmek yanılgısına düşülmemeli, eleştiri ego tatminine dönüşmemelidir.
Bu yazının devamı
217. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bir şeyi korumak, zarar verecek şeylerden sakınmak, bir şeyi başka bir şeyle tehlikelere karşı koruma altına almak anlamındaki ”hikaye” kökünden gelen “ittika” sözlükte;
Nerdesin ey Sultan Hamid Han?
Feryadım varır mı bârgâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan
Şu nankör milletinin bak günahına
Tarihler adını andığı zaman
Sana hak verecek ey koca sultan
Bizdik utanmadan iftira atan
Asrın en siyasi padişahına
Padişah hem zalim hem deli dedik
İhtilâle kıyam etmeli dedik
Şeytan ne dediyse biz belî dedik
Çalıştık fitnenin intihabına
Sonra cinsi bozuk ahlâkı fena
Alışkanlıklar insanın hayatını idame ettirebilmesi için gereklidir. Bir babanın her gün işe gitmesi, bir annenin çocuklarıyla ilgilenebilmesi, bir öğrencinin derslerini zamanında yapabilmesi gibi alışkanlıklar son derece faydalıdır. Bu tür alışkanlıklarını terk eden bir baba, anne ya da öğrenci ise sıkıntı yaşayacaktır. Fakat iş, düşünce eylemine gelince durum biraz değişmektedir. Hep aynı tarz düşünen, herhangi bir konuda düşüncelerini değiştirmemekte ısrar eden bir kişi için bu alışkanlık zararlıdır. Fakat insanların çoğu fikri anlamda şüphe içinde bir hayat yaşamaktansa içinde şüpheye yer olmayan rahat bir hayatı tercih ederler.
Hayat ve ölüm hakkını elinde tutan modern iktidar sistemleri eylemlerin de işlevsizleştirmesini sağlarlar, eylem özünde bir potansiyeli göstermekten ziyade onu terbiye etme yöntemi olarak vardır. Dolayısıyla hakikatin ve anlamın değersizleştiği bir dünyada ifade etme özgürlüğünü tartışamazsın. Ölüm ve yaşam hakkının ifade etmeyle özdeşleştiği bir dünyada eylemin değil susmanın özgürlüğünü tartışmamız lazım. Susma hakkını elinde tutabildiğin ölçüde potansiyel bir tehdit olabilirsin. Bu da elbette nefes alma hürriyetiyle alakalıdır.
Bugün Gazze’de yaşanan trajik gerçek, tam da nekroiktidarın gücünü gösterir.
Günler, aylar, yıllar geçiyor ve dünyamız kederleriyle yaşlanıyor. Savaşlar, sahte barışlar, yalanlar üzerine kurulmuş aldatıcı anlaşmalar, zulümler, kahırlar, heder edilen canlar ve hayatla sürüp giden ama hiç değişmeyen insanlığın tarihi,
Ahlakın Eleştirisi ya da Eleştiri Ahlakı
“Eğer yazar ele aldığı sorunları bütünüyle çözdüğü imasında bulunuyorsa bilin ki o metin entelektüel seviyesi düşük bir metindir.”
(Hüsamettin Arslan, Epistemik Cemaat, Paradigma Yayınları, 2. Baskı, İstanbul 2007, s. XVI)
Eleştirinin ahlaki bir zeminden hareketle yapılması gerektiği bir gerçek. Sağlıklı bir eleştiri zemininin oluşturulabilmesi ancak eleştiri faaliyetinin belirli prensipler çerçevesinde yürütülebilmesi ile mümkün. Bir mütefekkir için en değerli şey hakikattir. Onun için her türlü zihni faaliyetin temel amacı hakikati elde etmek veya en azından hakikate ulaşmak için çaba göstermektir. Bu kişi; ideolojik bağnazlıkların, radikal yaklaşımların ya da hakkaniyete sahip olmayan eleştirilerin insanı hakikatin fersah fersah uzağına düşeceği gerçeğini bilir. Ahlaki prensipler çerçevesinde yürütülen bir eleştiri faaliyetinin ise insanı diri tutan, kendi tutarsızlıklarının ve yanılgılarının farkına varmasını sağlayan bir faaliyet olduğunun farkındadır. Bu sebeple de böyle bir faaliyete değer verir.
Eleştiri, ibadet titizliğinde yapılması gereken bir faaliyettir. Eleştiride amaç hakikate ulaşmaktır. Eleştiri; yapmaktan çok yıkmaya hizmet eder, hele hele saldırı ya da düşmanlığa dönüşürse amacından büsbütün uzaklaşmış olur. Eleştiri; daha iyiye, daha güzele ulaşmak için yürütülen bir faaliyet olmalıdır. Bu sebeple de eleştiri; bazen eksiğin, yanlışın, hatalı olanın dile getirilmesi iken bazen de iyi olanın, güzel olanın, beğenilenin dile getirilmesi ve desteklenmesidir. Hatalar kadar doğruların, güzellikler kadar çirkinliklerin birlikte değerlendirilmesidir. Hele ki eleştirmek için eleştirmek yanılgısına düşülmemeli, eleştiri ego tatminine dönüşmemelidir.
Bu yazının devamı 217. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Takva Sahibi Birisi Allah’tan Niçin Korksun
Bir şeyi korumak, zarar verecek şeylerden sakınmak, bir şeyi başka bir şeyle tehlikelere karşı koruma altına almak anlamındaki ”hikaye” kökünden gelen “ittika” sözlükte;
Tövbenin Siyaseti ya da Siyasetin Tövbesi
Nerdesin ey Sultan Hamid Han?
Feryadım varır mı bârgâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan
Şu nankör milletinin bak günahına
Tarihler adını andığı zaman
Sana hak verecek ey koca sultan
Bizdik utanmadan iftira atan
Asrın en siyasi padişahına
Padişah hem zalim hem deli dedik
İhtilâle kıyam etmeli dedik
Şeytan ne dediyse biz belî dedik
Çalıştık fitnenin intihabına
Sonra cinsi bozuk ahlâkı fena
Eleştirel Düşünebilmek ve Eleştiri Geleneğimiz
Alışkanlıklar insanın hayatını idame ettirebilmesi için gereklidir. Bir babanın her gün işe gitmesi, bir annenin çocuklarıyla ilgilenebilmesi, bir öğrencinin derslerini zamanında yapabilmesi gibi alışkanlıklar son derece faydalıdır. Bu tür alışkanlıklarını terk eden bir baba, anne ya da öğrenci ise sıkıntı yaşayacaktır. Fakat iş, düşünce eylemine gelince durum biraz değişmektedir. Hep aynı tarz düşünen, herhangi bir konuda düşüncelerini değiştirmemekte ısrar eden bir kişi için bu alışkanlık zararlıdır. Fakat insanların çoğu fikri anlamda şüphe içinde bir hayat yaşamaktansa içinde şüpheye yer olmayan rahat bir hayatı tercih ederler.
Nekropolitikalar ve Ortadoğu
Hayat ve ölüm hakkını elinde tutan modern iktidar sistemleri eylemlerin de işlevsizleştirmesini sağlarlar, eylem özünde bir potansiyeli göstermekten ziyade onu terbiye etme yöntemi olarak vardır. Dolayısıyla hakikatin ve anlamın değersizleştiği bir dünyada ifade etme özgürlüğünü tartışamazsın. Ölüm ve yaşam hakkının ifade etmeyle özdeşleştiği bir dünyada eylemin değil susmanın özgürlüğünü tartışmamız lazım. Susma hakkını elinde tutabildiğin ölçüde potansiyel bir tehdit olabilirsin. Bu da elbette nefes alma hürriyetiyle alakalıdır.
Bugün Gazze’de yaşanan trajik gerçek, tam da nekroiktidarın gücünü gösterir.
Söyleyecek Son Bir Sözümüz Olmalı
Günler, aylar, yıllar geçiyor ve dünyamız kederleriyle yaşlanıyor. Savaşlar, sahte barışlar, yalanlar üzerine kurulmuş aldatıcı anlaşmalar, zulümler, kahırlar, heder edilen canlar ve hayatla sürüp giden ama hiç değişmeyen insanlığın tarihi,
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.