İmal etme eylemi genellikle fabrikalardan hareketle mamul dediğimiz şey üzerinden doğrudan müdahale ile gerçekleşen bir eylem olarak düşünülse de imalin kökensel olarak daha sofistike boyutlarının söz konusu olduğunu söylemek mümkündür. Çağdaş felsefede oldukça önemli isimlerden olan Deleuze ve Guattari, çağdaş kapitalist yaşam pratiği içerisinde özellikle “kapitalizm ve şizofreni” metninde çağdaş zamanlara özgü özneleşme pratiğinin insanı nasıl bir varoluşsal duruma angaje ettiğini, insan üzerinde nasıl bir etkide bulunduğunu, insanı; belli şeyleri isteyen, belli şeyleri arzulayan, belli şeyleri talep eden varlık oluşsal reflekslerini belli doğrultuda serpilip gelişmeye razı eden sürecin analizini yaparak bu sürecin nihai kertede bir arzu- nesne diyalektiği olduğu tespitinde bulunurlar. Yani bir anlamda ortaya çıkarılan şey, kapitalist yaşam pratiği içerisinde arzu ve nesnelerin eş zamanlı üretilmesinin sonucunda beşeri öznelerin belli şeyleri arzulayan makinelere, varlıklara dönüştürülerek bir arzu-nesne diyalektiğine tâbi kılınmalarının gösterilmesidir.
Deleuze ve Guattari’nin arzu felsefeleri bir anlamda bu kodlanmış arzuları kod bozumuna uğratarak serbest dolaşıma açmak gibi bir ideale sahiptir. Bu ideal bağlamında onların geliştirmeye çalıştıkları politika, -dini veya uhrevi bir kaygı gütmeden- bir anlamda insanın özgürlük idealini modern düşüncenin en başından beri insanın önüne koymuş olduğu özgürlük ve eşitlik ideali çerçevesinde ortaya konulan ahlak ve siyaset düşüncesinin en radikal düzlemdeki karşılığı olarak okunabilecek bir arzu politikasıdır.
Bu yazının devamı
215. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Sağlığın en temel manipülasyonu herkesin bir şekilde hasta olduğu ya da hasta olmaya çok müsait olduğunu vurgulamak üzerine kuruludur. Burada gerçek acılardan çok, bilimsel verilere dayandırılmış sentetik semptomlar söz konusudur. Nitekim bilimin kendisi olanca çelişki ve muğlaklığına rağmen mutlaklaştırılıyor.
Napoleon, bugün konuştuğumuz birçok konuda hep ilklerin adamı (tabiî ki burada müspet bir anlamda söylemiyorum) oldu. Oryantalizmi anlamaya çalışırken Napoleon’un Mısır’da yaptıklarını konuştuk, Burjuva devrimini veya askeri darbeleri konuşurken hep ondan örnekler verdik,
İnsan ne için yaşar? Ölmek için mi? Ölmeyecek gibi yaşayanların ölmeyecek gibi ettikleri dualar hazır olunamayana dair bir refleks midir? İnsan niçin unutur? Merkezinde yer aldığını düşündüğü dünya hayatı, her zaman öyle olmadığı hâlde hangi kritere göre ‘tatlı’ gelir? Ölüme dair söylenecekler bizi ölümsüzlüğe dair söyleneceklere neden götürür?
Modern dönemde Batılı dünya görüşleri sömürgecilik aracılığıyla mutlaklaştırılmış, Batılı olmayan dünya görüşleri, hayat tarzları, tarih algıları ise tarihin dışına sürülmüştür. Batılı olmayan düşünce, tarih, kültür ve insan değersiz görülmüştür. Aydınlanmacı modern zamanlar boyunca Müslüman halklar kültürel, düşünsel, zihinsel soykırıma tabi tutulmuştur.
Çağdaş dünyada, manipülasyon bireylerin veya toplumların düşünce, duygu ve davranışlarını yönlendirme sanatı olarak ele alınırken; sosyal medya, siyaset ve kültür endüstrisi gibi alanlarda etkisini hissettirir. Zira böylesi bir yönelimi yorumlamak ise felsefenin sınırlarına dahil olan özgür irade, etik ve toplumsal dinamikler üzerine derin sorular doğurur.
Mülkiyet, Özgürlük ve Adalet Bağlamında İktisadi İnsanın İmali
İmal etme eylemi genellikle fabrikalardan hareketle mamul dediğimiz şey üzerinden doğrudan müdahale ile gerçekleşen bir eylem olarak düşünülse de imalin kökensel olarak daha sofistike boyutlarının söz konusu olduğunu söylemek mümkündür. Çağdaş felsefede oldukça önemli isimlerden olan Deleuze ve Guattari, çağdaş kapitalist yaşam pratiği içerisinde özellikle “kapitalizm ve şizofreni” metninde çağdaş zamanlara özgü özneleşme pratiğinin insanı nasıl bir varoluşsal duruma angaje ettiğini, insan üzerinde nasıl bir etkide bulunduğunu, insanı; belli şeyleri isteyen, belli şeyleri arzulayan, belli şeyleri talep eden varlık oluşsal reflekslerini belli doğrultuda serpilip gelişmeye razı eden sürecin analizini yaparak bu sürecin nihai kertede bir arzu- nesne diyalektiği olduğu tespitinde bulunurlar. Yani bir anlamda ortaya çıkarılan şey, kapitalist yaşam pratiği içerisinde arzu ve nesnelerin eş zamanlı üretilmesinin sonucunda beşeri öznelerin belli şeyleri arzulayan makinelere, varlıklara dönüştürülerek bir arzu-nesne diyalektiğine tâbi kılınmalarının gösterilmesidir.
Deleuze ve Guattari’nin arzu felsefeleri bir anlamda bu kodlanmış arzuları kod bozumuna uğratarak serbest dolaşıma açmak gibi bir ideale sahiptir. Bu ideal bağlamında onların geliştirmeye çalıştıkları politika, -dini veya uhrevi bir kaygı gütmeden- bir anlamda insanın özgürlük idealini modern düşüncenin en başından beri insanın önüne koymuş olduğu özgürlük ve eşitlik ideali çerçevesinde ortaya konulan ahlak ve siyaset düşüncesinin en radikal düzlemdeki karşılığı olarak okunabilecek bir arzu politikasıdır.
Bu yazının devamı 215. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Sağlığın Manipülasyonu: İyileşmeye Çalışmak Nasıl Kötüleştirir?
Sağlığın en temel manipülasyonu herkesin bir şekilde hasta olduğu ya da hasta olmaya çok müsait olduğunu vurgulamak üzerine kuruludur. Burada gerçek acılardan çok, bilimsel verilere dayandırılmış sentetik semptomlar söz konusudur. Nitekim bilimin kendisi olanca çelişki ve muğlaklığına rağmen mutlaklaştırılıyor.
Yazılımcı Modernite’nin Online İnsan Tipi
Napoleon, bugün konuştuğumuz birçok konuda hep ilklerin adamı (tabiî ki burada müspet bir anlamda söylemiyorum) oldu. Oryantalizmi anlamaya çalışırken Napoleon’un Mısır’da yaptıklarını konuştuk, Burjuva devrimini veya askeri darbeleri konuşurken hep ondan örnekler verdik,
Ölümlülük Tedavisinde Yeni Nesil Şirketler
İnsan ne için yaşar? Ölmek için mi? Ölmeyecek gibi yaşayanların ölmeyecek gibi ettikleri dualar hazır olunamayana dair bir refleks midir? İnsan niçin unutur? Merkezinde yer aldığını düşündüğü dünya hayatı, her zaman öyle olmadığı hâlde hangi kritere göre ‘tatlı’ gelir? Ölüme dair söylenecekler bizi ölümsüzlüğe dair söyleneceklere neden götürür?
Müslüman Zihninin Yeniden İnşa Edilmesi Gerek
Modern dönemde Batılı dünya görüşleri sömürgecilik aracılığıyla mutlaklaştırılmış, Batılı olmayan dünya görüşleri, hayat tarzları, tarih algıları ise tarihin dışına sürülmüştür. Batılı olmayan düşünce, tarih, kültür ve insan değersiz görülmüştür. Aydınlanmacı modern zamanlar boyunca Müslüman halklar kültürel, düşünsel, zihinsel soykırıma tabi tutulmuştur.
Çağdaş Dünyada Manipülasyonun İnşası
Çağdaş dünyada, manipülasyon bireylerin veya toplumların düşünce, duygu ve davranışlarını yönlendirme sanatı olarak ele alınırken; sosyal medya, siyaset ve kültür endüstrisi gibi alanlarda etkisini hissettirir. Zira böylesi bir yönelimi yorumlamak ise felsefenin sınırlarına dahil olan özgür irade, etik ve toplumsal dinamikler üzerine derin sorular doğurur.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.