Sözlükte ‘bir aracı vasıtasıyla maddî veya manevî derecesi yüksek birine yaklaşmayı arzu etmek; iyi amellerle Allah’a yaklaşmayı ummak’ anlamındaki vsl kökünden türeyen tevessül, bir müslümanın işlediği sâlih amelleri, Hz. Peygamber’i yahut velî denilenleri veya sâlih kulları vesîle/aracı yaparak Allah’a yakın olmaya çalışmasını ifade eder. Vesîle ise üstün konumdaki birine yaklaşmaya aracı olacağı umulan şey veya kimsedir. ‘Yardım istemek’ anlamındaki istiâne, istigâse, ilticâ, istiâze ve istimdâd da aynı/ yakın manada kullanılır. Önemli bir tasavvuf kavramı olan himmetin de böyle bir işlevi vardır.
Başka bir ifadeyle yaygın kullanımda, Allah’tan istekte bulunurken, araya nezd-i ilahide hatır sahibi olduğuna inanılan üçüncü bir şahsı veya varlığı sokmak anlamına gelen tevessülün, Hz. Peygamber’in ortaya koyduğu sahih dinî öğretinin henüz bozulmadığı ilk dönemlerde -rivâyetlerdeki birtakım emareler dışında- görülmediği fark edilecektir. Esasında bu konuyla ilgili bir başka gerçek de, belirtilen düşüncenin sonraları yaygın ve yerleşik bir kabul görmesinde, zamanla müesses hale gelen tasavvuftaki şeyh, mürşîd, intisâb, velî, gavs, kutub vb. kutsanmış şahsiyetlerle ilgili telakkilerin önemli rol oynadığıdır.
Bu yazının devamı
193. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Âdem’in iki oğlu arasında gerçekleşen durum detaya inildiğinde iki açıdan çok önemlidir. Birincisi,insanlık tarihinde ilk kez yasak olan; yani insan fıtratına aykırı olan, insanın yaratılış amacına aykırı olan bir eylem gerçekleşmiş oldu.Bu, kötülüğün, yanlışlığın tohumunun yeryüzüne atılışıydı; dosdoğru olan gidişattan ayrılıştı. İkincisi ve daha da önemlisi ise yanlış ve dolayısıyla yasak olan bu eylem bir şeylerle gerekçelendirilip meşrulaştırılmaya çalışıldı.Sonraki tüm kötülüklerin, zulümlerin, haksızlıkların, ahlaksızlıkların, yanlışlıkların ilk tohumunu insanlık toprağına atan Kabil,kendince yaptığı yanlışı meşrulaştırmıştı.
Yerleşimci sömürgeci bir aktördür İsrail. Yerleşimci sömürgecilik ise bir siyasal projedir ve bir bölgenin yerli halkını yerinden ederek onun yerine başkalarını yerleştirmeyi amaçlayan, sömürgeciliğe dayalı bir baskı sistemidir.
Can ölümle mukayyet bir oluştur ve her can ölümü tadacaktır”
Ölüme yumar o derin kederli gözlerini bir damla huzur için
Varlığa açar nemli gözlerini yeniden O’labilmek için
İçi insan dışı insan…
“Oruçlu doğar insan ölümün iftar sofrasına”
“İnsanın alışamayacağı acı yoktur” diyenler var. İnsanı alçaltmaz mı bazı acılara alışması? Acıya alışmak mı, ona uyum sağlamak mı? Acıya direnmek mi? Her neyse, bir şekilde acılar da gizlenebiliyor diğer duygular gibi.
Bütün bir toplumu bir ideal etrafında birleştirmek için insanların bu ideali benimsemiş olması gerekir. Bu ideal toplum düzeninin meydana gelmesi için de ideal insan tanımlamasına uygun insanlar inşa etmek sosyolojinin doğası gereği elzemdir. Bu ideal insana ve topluma ulaşma sürecinde insanların aslında kim olduklarına
Tevessül ve Vesîle: İnancı ve Tarihi
Sözlükte ‘bir aracı vasıtasıyla maddî veya manevî derecesi yüksek birine yaklaşmayı arzu etmek; iyi amellerle Allah’a yaklaşmayı ummak’ anlamındaki vsl kökünden türeyen tevessül, bir müslümanın işlediği sâlih amelleri, Hz. Peygamber’i yahut velî denilenleri veya sâlih kulları vesîle/aracı yaparak Allah’a yakın olmaya çalışmasını ifade eder. Vesîle ise üstün konumdaki birine yaklaşmaya aracı olacağı umulan şey veya kimsedir. ‘Yardım istemek’ anlamındaki istiâne, istigâse, ilticâ, istiâze ve istimdâd da aynı/ yakın manada kullanılır. Önemli bir tasavvuf kavramı olan himmetin de böyle bir işlevi vardır.
Başka bir ifadeyle yaygın kullanımda, Allah’tan istekte bulunurken, araya nezd-i ilahide hatır sahibi olduğuna inanılan üçüncü bir şahsı veya varlığı sokmak anlamına gelen tevessülün, Hz. Peygamber’in ortaya koyduğu sahih dinî öğretinin henüz bozulmadığı ilk dönemlerde -rivâyetlerdeki birtakım emareler dışında- görülmediği fark edilecektir. Esasında bu konuyla ilgili bir başka gerçek de, belirtilen düşüncenin sonraları yaygın ve yerleşik bir kabul görmesinde, zamanla müesses hale gelen tasavvuftaki şeyh, mürşîd, intisâb, velî, gavs, kutub vb. kutsanmış şahsiyetlerle ilgili telakkilerin önemli rol oynadığıdır.
Bu yazının devamı 193. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İnsan ve İslam
Âdem’in iki oğlu arasında gerçekleşen durum detaya inildiğinde iki açıdan çok önemlidir. Birincisi,insanlık tarihinde ilk kez yasak olan; yani insan fıtratına aykırı olan, insanın yaratılış amacına aykırı olan bir eylem gerçekleşmiş oldu.Bu, kötülüğün, yanlışlığın tohumunun yeryüzüne atılışıydı; dosdoğru olan gidişattan ayrılıştı. İkincisi ve daha da önemlisi ise yanlış ve dolayısıyla yasak olan bu eylem bir şeylerle gerekçelendirilip meşrulaştırılmaya çalışıldı.Sonraki tüm kötülüklerin, zulümlerin, haksızlıkların, ahlaksızlıkların, yanlışlıkların ilk tohumunu insanlık toprağına atan Kabil,kendince yaptığı yanlışı meşrulaştırmıştı.
Yerleşimci Sömürgeci İsrail’in Kültürel Kodları
Yerleşimci sömürgeci bir aktördür İsrail. Yerleşimci sömürgecilik ise bir siyasal projedir ve bir bölgenin yerli halkını yerinden ederek onun yerine başkalarını yerleştirmeyi amaçlayan, sömürgeciliğe dayalı bir baskı sistemidir.
Ölen Kim’dir
Can ölümle mukayyet bir oluştur ve her can ölümü tadacaktır”
Ölüme yumar o derin kederli gözlerini bir damla huzur için
Varlığa açar nemli gözlerini yeniden O’labilmek için
İçi insan dışı insan…
“Oruçlu doğar insan ölümün iftar sofrasına”
Gazze ya da Acının Onmaz Hali
“İnsanın alışamayacağı acı yoktur” diyenler var. İnsanı alçaltmaz mı bazı acılara alışması? Acıya alışmak mı, ona uyum sağlamak mı? Acıya direnmek mi? Her neyse, bir şekilde acılar da gizlenebiliyor diğer duygular gibi.
Modern Devletin “Kim”liği: Bir İktidardan Fazlası
Bütün bir toplumu bir ideal etrafında birleştirmek için insanların bu ideali benimsemiş olması gerekir. Bu ideal toplum düzeninin meydana gelmesi için de ideal insan tanımlamasına uygun insanlar inşa etmek sosyolojinin doğası gereği elzemdir. Bu ideal insana ve topluma ulaşma sürecinde insanların aslında kim olduklarına
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.