Batılı paradigmanın dayatılması ile birlikte Müslümanların hayatları, düşünce tarzları, dünya görüşleri altüst olmuştur. Müslümanlar modern seküler dünyanın gayri ahlâkiliğini, anormalliğini göremediği için her tür olguyu sorgulamaksızın açık bir şekilde kabul etmektedir. Bu, Müslümanların zihinsel tutsaklık içerisinde olduğunu göstermektedir. Müslümanlar, genellikle ütopik beklentilerin büyüsüne kapıldığı için küresel gerçekliklerin dönüştürücü etkileri karşısında herhangi bir önlem alma ihtiyacı duymamaktadır.
Müslümanlar, geçmişte vahyin ve aklın ışığında geliştirdikleri bağımsız düşünsel yeteneklerle dünyayı ve tarihi şekillendiriyor, dönüştürüyorlardı. Zihinlerin Batılı dünya görüşü tarafından sömürgeleştirilmesi ile birlikte Müslümanlar, dünyayı ve tarihi dönüştürme yeteneğini kaybetmiştir. Müslüman toplumlarda ciddi bir ufuk ve bilinç daralması yaşanmaktadır maalesef.
Modern dönemde Batılı dünya görüşleri sömürgecilik aracılığıyla mutlaklaştırılmış, Batılı olmayan dünya görüşleri, hayat tarzları, tarih algıları ise tarihin dışına sürülmüştür. Batılı olmayan düşünce, tarih, kültür ve insan değersiz görülmüştür. Aydınlanmacı modern zamanlar boyunca Müslüman halklar kültürel, düşünsel, zihinsel soykırıma tabi tutulmuştur. Zihinsel soykırım nedeniyle Müslümanlar tarihsel zamanlar karşısında ağır bir bilinç körlüğü yaşamıştır. Bu süreç hâlâ devam etmektedir. Kendi diliyle konuşma iradesine sahip olmayan Müslümanlar başkalarının dayattığı dille, kavramlarla konuşmak zorunda bırakılmıştır.
Bu yazının devamı
210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Hiç akla gelir miydi bu âşıklığım ey dil Kim derdi ki bir gün bana divane desinler Lâ Edrî Muhitimde çok sık telâffuz edilen bir kavram var; şartlar kavramı… “Efendim, şartlar bunu gerektiriyor. Bu böyle oldu çünkü şartlar bunu zorunlu kıldı. Mevcut şartlar gereği böyle olmasında fayda vardır. Öyle yapmak zorundaydılar çünkü şartlar öyle …
Popüler bilim adına yapılan televizyon programları vardır; hani şu ismine daha çok belgesel dediğimiz tür. Bunların periyodik yayınları da var; kitaplar, dergiler, gazete ekleri vb. Görünüşte amacı; bilimsel gelişmeleri, olayları, tartışmaları, gözlemleri sıradan insanların anlayabilecekleri bir dil ve anlatımla kitlelere duyurmak, bilimsel düşünme biçimini tabana yaymaktır. Yelpazeleri de oldukça geniştir; zooloji, botanik, tıp, mühendislik, antropoloji, …
Bütünsel Yaklaşım son dönemde İslâmî metinlerin bilimsel bir perspektifle tetkik edilmesini konu edinen metot önerilerinden birisidir. Aynı zamanda Mehmet Apaydın’ın doktora tezi olan bu metot, araştırmacılara geçmiş dönemde metinlerin anlaşılması maksadıyla uygulanagelen yöntemlerden farklı bir yol önermektedir. Bu çalışmada gerek İslâmî ilimler alanında uzmanlaşmış gerekse ilgili araştırmaları yakından takip eden okuyucu kitlesi açısından bu metodun neler önerdiği ve gelecekte ne tür sonuçlar verme potansiyeline sahip olduğu hususunu irdelemeye çalışacağız.
Düşünceler, kelebeklerin kelebek doğurduğu gibi doğmazlar; düşünceler, kendilerinden önceki düşüncelere ve içinde yer aldıkları çağın problemlerine tepkiden doğarlar. Bu genelleme her genelleme gibi istisnaları içinde barındırır;
Müslüman Zihninin Yeniden İnşa Edilmesi Gerek
Batılı paradigmanın dayatılması ile birlikte Müslümanların hayatları, düşünce tarzları, dünya görüşleri altüst olmuştur. Müslümanlar modern seküler dünyanın gayri ahlâkiliğini, anormalliğini göremediği için her tür olguyu sorgulamaksızın açık bir şekilde kabul etmektedir. Bu, Müslümanların zihinsel tutsaklık içerisinde olduğunu göstermektedir. Müslümanlar, genellikle ütopik beklentilerin büyüsüne kapıldığı için küresel gerçekliklerin dönüştürücü etkileri karşısında herhangi bir önlem alma ihtiyacı duymamaktadır.
Müslümanlar, geçmişte vahyin ve aklın ışığında geliştirdikleri bağımsız düşünsel yeteneklerle dünyayı ve tarihi şekillendiriyor, dönüştürüyorlardı. Zihinlerin Batılı dünya görüşü tarafından sömürgeleştirilmesi ile birlikte Müslümanlar, dünyayı ve tarihi dönüştürme yeteneğini kaybetmiştir. Müslüman toplumlarda ciddi bir ufuk ve bilinç daralması yaşanmaktadır maalesef.
Modern dönemde Batılı dünya görüşleri sömürgecilik aracılığıyla mutlaklaştırılmış, Batılı olmayan dünya görüşleri, hayat tarzları, tarih algıları ise tarihin dışına sürülmüştür. Batılı olmayan düşünce, tarih, kültür ve insan değersiz görülmüştür. Aydınlanmacı modern zamanlar boyunca Müslüman halklar kültürel, düşünsel, zihinsel soykırıma tabi tutulmuştur. Zihinsel soykırım nedeniyle Müslümanlar tarihsel zamanlar karşısında ağır bir bilinç körlüğü yaşamıştır. Bu süreç hâlâ devam etmektedir. Kendi diliyle konuşma iradesine sahip olmayan Müslümanlar başkalarının dayattığı dille, kavramlarla konuşmak zorunda bırakılmıştır.
Bu yazının devamı 210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Felsefe Tarihinin Zakkum Ağacı: Öjenizm
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Efendim Şartlar Böyle
Hiç akla gelir miydi bu âşıklığım ey dil Kim derdi ki bir gün bana divane desinler Lâ Edrî Muhitimde çok sık telâffuz edilen bir kavram var; şartlar kavramı… “Efendim, şartlar bunu gerektiriyor. Bu böyle oldu çünkü şartlar bunu zorunlu kıldı. Mevcut şartlar gereği böyle olmasında fayda vardır. Öyle yapmak zorundaydılar çünkü şartlar öyle …
Bilimsel Şartların Ânından Sual Olunmaz; Şartsız Yıkım Fragmanları
Popüler bilim adına yapılan televizyon programları vardır; hani şu ismine daha çok belgesel dediğimiz tür. Bunların periyodik yayınları da var; kitaplar, dergiler, gazete ekleri vb. Görünüşte amacı; bilimsel gelişmeleri, olayları, tartışmaları, gözlemleri sıradan insanların anlayabilecekleri bir dil ve anlatımla kitlelere duyurmak, bilimsel düşünme biçimini tabana yaymaktır. Yelpazeleri de oldukça geniştir; zooloji, botanik, tıp, mühendislik, antropoloji, …
Bir Metin Usûlü Önerisi Olarak “Bütünsel Yaklaşım Metodu”
Bütünsel Yaklaşım son dönemde İslâmî metinlerin bilimsel bir perspektifle tetkik edilmesini konu edinen metot önerilerinden birisidir. Aynı zamanda Mehmet Apaydın’ın doktora tezi olan bu metot, araştırmacılara geçmiş dönemde metinlerin anlaşılması maksadıyla uygulanagelen yöntemlerden farklı bir yol önermektedir. Bu çalışmada gerek İslâmî ilimler alanında uzmanlaşmış gerekse ilgili araştırmaları yakından takip eden okuyucu kitlesi açısından bu metodun neler önerdiği ve gelecekte ne tür sonuçlar verme potansiyeline sahip olduğu hususunu irdelemeye çalışacağız.
Modernizmin Tarihi Kodları
Düşünceler, kelebeklerin kelebek doğurduğu gibi doğmazlar; düşünceler, kendilerinden önceki düşüncelere ve içinde yer aldıkları çağın problemlerine tepkiden doğarlar. Bu genelleme her genelleme gibi istisnaları içinde barındırır;
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.