İvan Aleksandroviç Gonçarov’un (1812-1891) roman kahramanı İlya İliç Oblomov 32-33 yaşında, iyi bir eğitim sonrası bakanlıkta işe girmiş, buradaki anlamsız işlerin vaktini çaldığına kanaat getirince amiriyle ilk takışmada hemen istifa edip eve kapanmış biri. Yazarın bu eseri 45 yaşında (1857’de)yazdığını düşünecek olursak tam da anlam arayışının ve heba olan yıllarla hesaplaşmanın zamanı diye düşünebiliriz. Oblomov orta boylu, düzgün yapılı, hoş görünüşlü, koyu gri gözlüydü. Yüzünde kaygının, bir şeyler için kafa yormanın açık seçik hiçbir belirtisi yoktu. Yüzü kayıtsızlığın tek renkli ışığıyla kaplanmış. Düşünce bu çehrede serseri bir kuş gibi dolaşıyor, gözlerinden şöyle bir gelip geçiyor, alnının kıvrımlarında saklanıp, sonra iyice silinip gidiyor. Zaman zaman gözleri sıkıntıya, yorgunluğa benzer bir şeyle bulansa da, bütün varlığının hâkim ve devamlı ifadesi olan rehaveti, ne...
Her kitap okuyucuyu bilgilendirmek ve yönlendirmek için yazılır. Yüce Allah’ın tarih boyunca bütün toplumlara kendi dilleriyle gönderdiği vahiyler de insanların bilgi ve kapasitelerine göre anlayacakları kitaplar olup onları bilgilendirmek ve yönlendirmek için indirilmiştir. Söylediklerini kabul ederek öğrettiği şekilde inanan ve yaşayanlar, Yüce Allah’ın hoşnutluğunu kazanarak dünyada huzurlu ve ahirette mutlu olup kurtuluşa ererken, İblis ve …
Ne yapmalıyım diye düşündüm hala düşünüyorum. İsrail ve ona yardım edenlerin mallarına karşı bir boykottan söz ediliyor. Tamam, diyorum. Markette daha önceleri yetmiş dokuz liraya satılan Domestos kırk liraya düşürülmüştü. Her müşteriye kasadaki masum kız tarafından özellikle indiriminden söz açılıp pazarlanmaya çalışılıyordu. İşte diyorum, karşımda ciddi bir imtihan suali. Cebimdeki para beni tahrik ediyor, elinde avucunda başka ne kaldı hadi davran al bu ucuzlukta şu kimyasal nesneyi de eşin sevinsin. Ama benim içimde bir başka ben daha var. O diyor ki sor bakalım senin memleketin Elaziz’deki Coca Cola dolum tesislerinin kapısına kilit vurulmuş mudur; Endonezya’da McDonalds’ların iflas ettirildiği gibi.
Dini yalnızca belli yerlere, belli zamanlara ve bireysel duygulara indirgeyen modern dünya görüşünün aksine, İslâm kendini, kuşatıcı bir dünya görüşü ve hayat biçimi olarak gösterir. Bu nedenle gerek Kur’ân-ı Kerim’de gerekse Rasulullah’ın sünnetinde, evrenin yaratılışından gündelik hayatın en basit olaylarına kadar her konuya değinilmiştir. Bundan amaç, bir tarafta yaratılışın anlamını açıklamak, diğer tarafta bunu somut örneklerle ortaya koymaktır.
Ayrımcılığın önlenmesi, çocuğun yüksek yararı, yaşama ve gelişme hakkı, çocuğun görüşlerinin dikkate alınması gibi dört temel ilke üzerine bina edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilk maddesi çocuğun tanımıyla başlar. Her türlü ayrımcılığı yasaklayan sözleşmede çocuğun yüksek yararı, kötü muamele ve istismardan korunma hakkı başta olmak üzere, birçok hak maddeler halinde sözleşmede yer almıştır.
Öz: Türkiye’de 1960’lı yılların sonundan itibaren geniş bir muhalif toplumsal harekete dönüşen İslami gruplar, 1980’li yılların ardından toplumsal tabanını genişletmiş; fakat 1990’lı yıllardan itibaren kamusal alanda sunulan yeni fırsatları değerlendirerek hızlı bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu dönüşüm, özellikle 28 Şubat’ın ardından, niteliği ve kimliği öncekinden farklı bir biçim almış; yenilik söylemleriyle ortaya çıkan AK Parti …
Oblomov’un Rüyası
İvan Aleksandroviç Gonçarov’un (1812-1891) roman kahramanı İlya İliç Oblomov 32-33 yaşında, iyi bir eğitim sonrası bakanlıkta işe girmiş, buradaki anlamsız işlerin vaktini çaldığına kanaat getirince amiriyle ilk takışmada hemen istifa edip eve kapanmış biri. Yazarın bu eseri 45 yaşında (1857’de)yazdığını düşünecek olursak tam da anlam arayışının ve heba olan yıllarla hesaplaşmanın zamanı diye düşünebiliriz. Oblomov orta boylu, düzgün yapılı, hoş görünüşlü, koyu gri gözlüydü. Yüzünde kaygının, bir şeyler için kafa yormanın açık seçik hiçbir belirtisi yoktu. Yüzü kayıtsızlığın tek renkli ışığıyla kaplanmış. Düşünce bu çehrede serseri bir kuş gibi dolaşıyor, gözlerinden şöyle bir gelip geçiyor, alnının kıvrımlarında saklanıp, sonra iyice silinip gidiyor. Zaman zaman gözleri sıkıntıya, yorgunluğa benzer bir şeyle bulansa da, bütün varlığının hâkim ve devamlı ifadesi olan rehaveti, ne...
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
222. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Kur’an’ı Herkes Anlayabilir Ama Nasıl?
Her kitap okuyucuyu bilgilendirmek ve yönlendirmek için yazılır. Yüce Allah’ın tarih boyunca bütün toplumlara kendi dilleriyle gönderdiği vahiyler de insanların bilgi ve kapasitelerine göre anlayacakları kitaplar olup onları bilgilendirmek ve yönlendirmek için indirilmiştir. Söylediklerini kabul ederek öğrettiği şekilde inanan ve yaşayanlar, Yüce Allah’ın hoşnutluğunu kazanarak dünyada huzurlu ve ahirette mutlu olup kurtuluşa ererken, İblis ve …
Şairlerin ve Tüm Vicdan Sahiplerinin Filistin İçin Küresel İntifada Çağrısı
Ne yapmalıyım diye düşündüm hala düşünüyorum. İsrail ve ona yardım edenlerin mallarına karşı bir boykottan söz ediliyor. Tamam, diyorum. Markette daha önceleri yetmiş dokuz liraya satılan Domestos kırk liraya düşürülmüştü. Her müşteriye kasadaki masum kız tarafından özellikle indiriminden söz açılıp pazarlanmaya çalışılıyordu. İşte diyorum, karşımda ciddi bir imtihan suali. Cebimdeki para beni tahrik ediyor, elinde avucunda başka ne kaldı hadi davran al bu ucuzlukta şu kimyasal nesneyi de eşin sevinsin. Ama benim içimde bir başka ben daha var. O diyor ki sor bakalım senin memleketin Elaziz’deki Coca Cola dolum tesislerinin kapısına kilit vurulmuş mudur; Endonezya’da McDonalds’ların iflas ettirildiği gibi.
Estetik Duyarlılık ve Hayat
Dini yalnızca belli yerlere, belli zamanlara ve bireysel duygulara indirgeyen modern dünya görüşünün aksine, İslâm kendini, kuşatıcı bir dünya görüşü ve hayat biçimi olarak gösterir. Bu nedenle gerek Kur’ân-ı Kerim’de gerekse Rasulullah’ın sünnetinde, evrenin yaratılışından gündelik hayatın en basit olaylarına kadar her konuya değinilmiştir. Bundan amaç, bir tarafta yaratılışın anlamını açıklamak, diğer tarafta bunu somut örneklerle ortaya koymaktır.
BM Çocuk Hakları Sözleşmesine Eleştirel Yaklaşım
Ayrımcılığın önlenmesi, çocuğun yüksek yararı, yaşama ve gelişme hakkı, çocuğun görüşlerinin dikkate alınması gibi dört temel ilke üzerine bina edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilk maddesi çocuğun tanımıyla başlar. Her türlü ayrımcılığı yasaklayan sözleşmede çocuğun yüksek yararı, kötü muamele ve istismardan korunma hakkı başta olmak üzere, birçok hak maddeler halinde sözleşmede yer almıştır.
Kimlikten Sınıfa: İslami Hareketlerin Dönüşümü ve Anti-Kapitalist Müslümanlar
Öz: Türkiye’de 1960’lı yılların sonundan itibaren geniş bir muhalif toplumsal harekete dönüşen İslami gruplar, 1980’li yılların ardından toplumsal tabanını genişletmiş; fakat 1990’lı yıllardan itibaren kamusal alanda sunulan yeni fırsatları değerlendirerek hızlı bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu dönüşüm, özellikle 28 Şubat’ın ardından, niteliği ve kimliği öncekinden farklı bir biçim almış; yenilik söylemleriyle ortaya çıkan AK Parti …