Bahçede, her sabah güneşin ilk ışıklarıyla birlikte kırmızı güller açar. Yaprakların üzerine düşen çiy damlaları, minik aynalar gibi sabahı yansıtır. Kuş sesleri arasında, çitin ardından bakan biri için manzara büyüleyicidir; renklerin uyumu, sessiz bir zarafetle insanın içine ferahlık salar. Fakat biri merakla yaklaşıp eğildiğinde, o güzelliğin ardında başka bir hakikat belirir: toprağın derinlerinden gelen ağır, çürümüş bir koku. Köklerin çevresinde, bir zamanlar besleyen toprağın artık yorgun, nemli ve kararmış bir hâli vardır. Gül hâlâ güzel görünür ama güzelliğini taşıyan zemin bozulmuştur.
İşte o anda büyü dağılır. Dıştaki ihtişam, içteki çürümeyi saklayamaz. O kırmızı yaprakların altında sessiz bir çözülme vardır; hayatın en görkemli anında bile gizli bir keder gibi. İnsan da böyledir. Sözleri, kıyafeti, yüzündeki zarafet ne kadar parlak olursa olsun; içinde kibir, haset ya da hoyratlık barınıyorsa, o güzellik bir süre sonra solmaya mahkûmdur. Çünkü suret, hakikatin cilasıdır; huy ise cevherin rengi. Yüz bazen ışığı yansıtır ama huy, ışığın kaynağıdır. Eğer içteki kaynak bulanıksa, en parlak yüz bile karanlık görünür.
Fıtratın Sessiz Mimarı: Çocuğun Ruhunda İnşa Edilen Huy
İnsanın iç toprağında çocuklukla kurulan ahlâkın temelleri.
Gündelik dil felsefesinin yapıldığı döneme “İkinci Analiz Dönemi” denir. Gündelik dil filozofları biçimsel dilin analizleriyle değil; doğal dillerle ilgilenmiştir. Kuşkusuz gündelik dil filozoflarından bazıları analizlerinde biçimsel dili de kullanmışlardır. Ancak bu analizler çok azdır.
Sürekli değişen toplum hayatında yeni sorunların ortaya çıkması doğaldır. Yeni sorunlar ise yeni kuralların kapılarını aralar. Bir hukuk sisteminin söz konusu değişimler karşısında donuk kalması toplumsal çöküşün önünü açar. Bu nedenle toplumdaki değişimlerle birlikte hukuksal normların da değişmesi, yenilenmesi, ortaya çıkan sorunlara çözüm üretmesi gerekir. Bu da söz konusu hukuk sisteminin canlı, dinamik bir yapıda olmasını zorunlu kılar.
-Din Dilinin Politik İşlevleri Üzerine Bir Deneme- …doğa hiçbir şeyi boşuna yapmaz; insan siyasal bir hayvan yapmak amacıyla da, bütün hayvanlar arasında yalnız ona dili, anlamlı konuşma yetisini vermiştir. (Aristo, Politika, I: 2) 1. Politik Teoloji Kavramsallaştırması Tanrı bilimi, bilgisi, öğretileri ve inançların incelenmesi manasında kullanılan teoloji (İlahiyat) ile toplumların yönetilmesi (çobanlık) sanatı olarak yorumlanan …
Alışkanlıklar insanın hayatını idame ettirebilmesi için gereklidir. Bir babanın her gün işe gitmesi, bir annenin çocuklarıyla ilgilenebilmesi, bir öğrencinin derslerini zamanında yapabilmesi gibi alışkanlıklar son derece faydalıdır. Bu tür alışkanlıklarını terk eden bir baba, anne ya da öğrenci ise sıkıntı yaşayacaktır. Fakat iş, düşünce eylemine gelince durum biraz değişmektedir. Hep aynı tarz düşünen, herhangi bir konuda düşüncelerini değiştirmemekte ısrar eden bir kişi için bu alışkanlık zararlıdır. Fakat insanların çoğu fikri anlamda şüphe içinde bir hayat yaşamaktansa içinde şüpheye yer olmayan rahat bir hayatı tercih ederler.
Eski ateşi gözden kayboldu Doğu hayatının
Nefesi durakladı ve ruhu terketti vücudunu
Bir resim gibi zincirsizdir nefesi
Ve bilmez hayatın nedir tadı.
Kalbi kaybetti arzuyu ve hasret çekmeyi,
Flütü bıraktı çıkarmayı notanın sesini.
Yüzün Işığı, Kökün Karanlığı: Ahlâkın Görünmez Toprağı
Görünüşün ardındaki ahlakî derinliğe bir bakış.
Bahçede, her sabah güneşin ilk ışıklarıyla birlikte kırmızı güller açar. Yaprakların üzerine düşen çiy damlaları, minik aynalar gibi sabahı yansıtır. Kuş sesleri arasında, çitin ardından bakan biri için manzara büyüleyicidir; renklerin uyumu, sessiz bir zarafetle insanın içine ferahlık salar. Fakat biri merakla yaklaşıp eğildiğinde, o güzelliğin ardında başka bir hakikat belirir: toprağın derinlerinden gelen ağır, çürümüş bir koku. Köklerin çevresinde, bir zamanlar besleyen toprağın artık yorgun, nemli ve kararmış bir hâli vardır. Gül hâlâ güzel görünür ama güzelliğini taşıyan zemin bozulmuştur.
İşte o anda büyü dağılır. Dıştaki ihtişam, içteki çürümeyi saklayamaz. O kırmızı yaprakların altında sessiz bir çözülme vardır; hayatın en görkemli anında bile gizli bir keder gibi. İnsan da böyledir. Sözleri, kıyafeti, yüzündeki zarafet ne kadar parlak olursa olsun; içinde kibir, haset ya da hoyratlık barınıyorsa, o güzellik bir süre sonra solmaya mahkûmdur. Çünkü suret, hakikatin cilasıdır; huy ise cevherin rengi. Yüz bazen ışığı yansıtır ama huy, ışığın kaynağıdır. Eğer içteki kaynak bulanıksa, en parlak yüz bile karanlık görünür.
Fıtratın Sessiz Mimarı: Çocuğun Ruhunda İnşa Edilen Huy
İnsanın iç toprağında çocuklukla kurulan ahlâkın temelleri.
Bu yazının devamı 221. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
221. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Gündelik Dil Felsefesi
Gündelik dil felsefesinin yapıldığı döneme “İkinci Analiz Dönemi” denir. Gündelik dil filozofları biçimsel dilin analizleriyle değil; doğal dillerle ilgilenmiştir. Kuşkusuz gündelik dil filozoflarından bazıları analizlerinde biçimsel dili de kullanmışlardır. Ancak bu analizler çok azdır.
Kutsallaştırılıp Duygusallığa Terk Edilen Kavram: İçtihat
Sürekli değişen toplum hayatında yeni sorunların ortaya çıkması doğaldır. Yeni sorunlar ise yeni kuralların kapılarını aralar. Bir hukuk sisteminin söz konusu değişimler karşısında donuk kalması toplumsal çöküşün önünü açar. Bu nedenle toplumdaki değişimlerle birlikte hukuksal normların da değişmesi, yenilenmesi, ortaya çıkan sorunlara çözüm üretmesi gerekir. Bu da söz konusu hukuk sisteminin canlı, dinamik bir yapıda olmasını zorunlu kılar.
Politik Teolojide Din Dilinin Stratejik Ağırlığı
-Din Dilinin Politik İşlevleri Üzerine Bir Deneme- …doğa hiçbir şeyi boşuna yapmaz; insan siyasal bir hayvan yapmak amacıyla da, bütün hayvanlar arasında yalnız ona dili, anlamlı konuşma yetisini vermiştir. (Aristo, Politika, I: 2) 1. Politik Teoloji Kavramsallaştırması Tanrı bilimi, bilgisi, öğretileri ve inançların incelenmesi manasında kullanılan teoloji (İlahiyat) ile toplumların yönetilmesi (çobanlık) sanatı olarak yorumlanan …
Eleştirel Düşünebilmek ve Eleştiri Geleneğimiz
Alışkanlıklar insanın hayatını idame ettirebilmesi için gereklidir. Bir babanın her gün işe gitmesi, bir annenin çocuklarıyla ilgilenebilmesi, bir öğrencinin derslerini zamanında yapabilmesi gibi alışkanlıklar son derece faydalıdır. Bu tür alışkanlıklarını terk eden bir baba, anne ya da öğrenci ise sıkıntı yaşayacaktır. Fakat iş, düşünce eylemine gelince durum biraz değişmektedir. Hep aynı tarz düşünen, herhangi bir konuda düşüncelerini değiştirmemekte ısrar eden bir kişi için bu alışkanlık zararlıdır. Fakat insanların çoğu fikri anlamda şüphe içinde bir hayat yaşamaktansa içinde şüpheye yer olmayan rahat bir hayatı tercih ederler.
Kamusal ve Özel Alana Dair Düşünceler
Eski ateşi gözden kayboldu Doğu hayatının
Nefesi durakladı ve ruhu terketti vücudunu
Bir resim gibi zincirsizdir nefesi
Ve bilmez hayatın nedir tadı.
Kalbi kaybetti arzuyu ve hasret çekmeyi,
Flütü bıraktı çıkarmayı notanın sesini.
Alışverişe devam et