Bahçede, her sabah güneşin ilk ışıklarıyla birlikte kırmızı güller açar. Yaprakların üzerine düşen çiy damlaları, minik aynalar gibi sabahı yansıtır. Kuş sesleri arasında, çitin ardından bakan biri için manzara büyüleyicidir; renklerin uyumu, sessiz bir zarafetle insanın içine ferahlık salar. Fakat biri merakla yaklaşıp eğildiğinde, o güzelliğin ardında başka bir hakikat belirir: toprağın derinlerinden gelen ağır, çürümüş bir koku. Köklerin çevresinde, bir zamanlar besleyen toprağın artık yorgun, nemli ve kararmış bir hâli vardır. Gül hâlâ güzel görünür ama güzelliğini taşıyan zemin bozulmuştur.
İşte o anda büyü dağılır. Dıştaki ihtişam, içteki çürümeyi saklayamaz. O kırmızı yaprakların altında sessiz bir çözülme vardır; hayatın en görkemli anında bile gizli bir keder gibi. İnsan da böyledir. Sözleri, kıyafeti, yüzündeki zarafet ne kadar parlak olursa olsun; içinde kibir, haset ya da hoyratlık barınıyorsa, o güzellik bir süre sonra solmaya mahkûmdur. Çünkü suret, hakikatin cilasıdır; huy ise cevherin rengi. Yüz bazen ışığı yansıtır ama huy, ışığın kaynağıdır. Eğer içteki kaynak bulanıksa, en parlak yüz bile karanlık görünür.
Fıtratın Sessiz Mimarı: Çocuğun Ruhunda İnşa Edilen Huy
İnsanın iç toprağında çocuklukla kurulan ahlâkın temelleri.
İktidar; toplum bireylerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen, davranış ve eğilimlerini belirleyen, sosyal, siyasî, iktisadî ve benzeri birçok alanda toplumsal ilişkileri düzenleyen bağlayıcı kararlar alma, aldığı kararlara uymayanlara yaptırım uygulama dahası fiziksel güç kullanma tekelini elinde bulundurma, bu doğrultuda devlet kurum ve organlarını yönetme gibi yetkilere sahip siyasî bir kurumdur. Bu geniş yetkilere sahip olan iktidarın nasıl sınırlandırılacağı, ne şekilde dengelenip denetleneceği veya bu yetkileri kötüye kullanmasının nasıl önleneceği konusunda siyasal sistemler çeşitli teoriler geliştirmişlerdir.
Düşünceler kelebeklerin kelebek doğurduğu gibi doğmaz, düşünceler kendisinden önceki düşünceye tepki olarak doğar diyordu rahmetli Hüsamettin Aslan hoca, çevirisini yaptığı John W. Murphy’nin Postmodern Toplumsal Analiz ve Postmodern Eleştiri adlı eserin önsözünde. Postmodernizmi anlamak için modernizmi bilmek, modernizmi anlamak için de Hıristiyanlığın kurumsal ve kolektif kimliğe dönüştüğü bin yıllık feodalite dönemini kavramak gerekmektedir.
O, gökleri yükseltti (ve her şey için) bir ölçü oydu.Enbiya-7 İnsan hayatının en temel kavramlarından birisi, bilindiği gibi ihtiyaç kavramıdır. Maddesi ve mânâsıyla, insan hayatının her dokusunda hissedilen bu eksiklik ve bunun temin edilmesi hadisesi, insan fıtratının en âcil bir durumudur. Tarihsel bir geçmişten bizler biliyoruz ki, hayatın sosyal inşası, ihtiyaç, zaruret tabanı üzerine kurulur, …
Büyük insanlık kalabalığının tarih boyunca boy gösterdiği tutuculuğun en çok sanat olayı bahsinde ortaya çıktığı bilinmektedir. Yobazlar bazen sanatın herhangi bir dalını kullanarak öteki türlerine ve tiplerine muhalefet ederken bazen de doğrudan doğruya herhangi bir sanat dalını yasaklamaya, karalamaya, kötülemeye çalışarak icraatlarını sürdürmüşlerdir. Bu tutumun en vahim yanı kanaatimce din kisvesi altında yapılmış olmasıdır; en tehlikeli hali de budur.
Müslümanın en büyük ideali iyi bir ölümle ölmektir. Müslüman olarak ölmektir ama dönüşen neydi, ne oldu da hâlihazırda Müslümanlara gelecekle ilgili en büyük beklentin, talebin nedir diye sorulduğunda “Müslüman olarak ölmektir.” cevabı alınamaz hâle gelindi? Elbette belli şeyleri yitirerek belli tarzda bir varoluşa dayalı hale geldiğimiz, belli tarzda var olma pratiğine angaje olduğumuz için artık öyle bir soruya böyle bir cevap verilemediği ifade edilebilir.
Yüzün Işığı, Kökün Karanlığı: Ahlâkın Görünmez Toprağı
Görünüşün ardındaki ahlakî derinliğe bir bakış.
Bahçede, her sabah güneşin ilk ışıklarıyla birlikte kırmızı güller açar. Yaprakların üzerine düşen çiy damlaları, minik aynalar gibi sabahı yansıtır. Kuş sesleri arasında, çitin ardından bakan biri için manzara büyüleyicidir; renklerin uyumu, sessiz bir zarafetle insanın içine ferahlık salar. Fakat biri merakla yaklaşıp eğildiğinde, o güzelliğin ardında başka bir hakikat belirir: toprağın derinlerinden gelen ağır, çürümüş bir koku. Köklerin çevresinde, bir zamanlar besleyen toprağın artık yorgun, nemli ve kararmış bir hâli vardır. Gül hâlâ güzel görünür ama güzelliğini taşıyan zemin bozulmuştur.
İşte o anda büyü dağılır. Dıştaki ihtişam, içteki çürümeyi saklayamaz. O kırmızı yaprakların altında sessiz bir çözülme vardır; hayatın en görkemli anında bile gizli bir keder gibi. İnsan da böyledir. Sözleri, kıyafeti, yüzündeki zarafet ne kadar parlak olursa olsun; içinde kibir, haset ya da hoyratlık barınıyorsa, o güzellik bir süre sonra solmaya mahkûmdur. Çünkü suret, hakikatin cilasıdır; huy ise cevherin rengi. Yüz bazen ışığı yansıtır ama huy, ışığın kaynağıdır. Eğer içteki kaynak bulanıksa, en parlak yüz bile karanlık görünür.
Fıtratın Sessiz Mimarı: Çocuğun Ruhunda İnşa Edilen Huy
İnsanın iç toprağında çocuklukla kurulan ahlâkın temelleri.
Bu yazının devamı 221. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
221. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
İktidarın Kötüye Kullanımını Önleyici İlkeler ve Kurumlar
İktidar; toplum bireylerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen, davranış ve eğilimlerini belirleyen, sosyal, siyasî, iktisadî ve benzeri birçok alanda toplumsal ilişkileri düzenleyen bağlayıcı kararlar alma, aldığı kararlara uymayanlara yaptırım uygulama dahası fiziksel güç kullanma tekelini elinde bulundurma, bu doğrultuda devlet kurum ve organlarını yönetme gibi yetkilere sahip siyasî bir kurumdur. Bu geniş yetkilere sahip olan iktidarın nasıl sınırlandırılacağı, ne şekilde dengelenip denetleneceği veya bu yetkileri kötüye kullanmasının nasıl önleneceği konusunda siyasal sistemler çeşitli teoriler geliştirmişlerdir.
Postmodern Dünyada Eğitim: Özne Anlam İlişkisi
Düşünceler kelebeklerin kelebek doğurduğu gibi doğmaz, düşünceler kendisinden önceki düşünceye tepki olarak doğar diyordu rahmetli Hüsamettin Aslan hoca, çevirisini yaptığı John W. Murphy’nin Postmodern Toplumsal Analiz ve Postmodern Eleştiri adlı eserin önsözünde. Postmodernizmi anlamak için modernizmi bilmek, modernizmi anlamak için de Hıristiyanlığın kurumsal ve kolektif kimliğe dönüştüğü bin yıllık feodalite dönemini kavramak gerekmektedir.
Şef Mahko Ve Oğuz’un Fatiha’sı
O, gökleri yükseltti (ve her şey için) bir ölçü oydu.Enbiya-7 İnsan hayatının en temel kavramlarından birisi, bilindiği gibi ihtiyaç kavramıdır. Maddesi ve mânâsıyla, insan hayatının her dokusunda hissedilen bu eksiklik ve bunun temin edilmesi hadisesi, insan fıtratının en âcil bir durumudur. Tarihsel bir geçmişten bizler biliyoruz ki, hayatın sosyal inşası, ihtiyaç, zaruret tabanı üzerine kurulur, …
Kaçıncı Sanattır Müzik
Büyük insanlık kalabalığının tarih boyunca boy gösterdiği tutuculuğun en çok sanat olayı bahsinde ortaya çıktığı bilinmektedir. Yobazlar bazen sanatın herhangi bir dalını kullanarak öteki türlerine ve tiplerine muhalefet ederken bazen de doğrudan doğruya herhangi bir sanat dalını yasaklamaya, karalamaya, kötülemeye çalışarak icraatlarını sürdürmüşlerdir. Bu tutumun en vahim yanı kanaatimce din kisvesi altında yapılmış olmasıdır; en tehlikeli hali de budur.
Mülkiyet, Özgürlük ve Adalet Bağlamında İktisadi İnsanın İmali
Müslümanın en büyük ideali iyi bir ölümle ölmektir. Müslüman olarak ölmektir ama dönüşen neydi, ne oldu da hâlihazırda Müslümanlara gelecekle ilgili en büyük beklentin, talebin nedir diye sorulduğunda “Müslüman olarak ölmektir.” cevabı alınamaz hâle gelindi? Elbette belli şeyleri yitirerek belli tarzda bir varoluşa dayalı hale geldiğimiz, belli tarzda var olma pratiğine angaje olduğumuz için artık öyle bir soruya böyle bir cevap verilemediği ifade edilebilir.
Alışverişe devam et