“Tarihsizlik”ten bahsediyor Cemil Aydın Hoca… Üzerine idealler kurduğumuz kavramların üzerine gidiyor. Ortaya çıktığı şartları, konjonktürü irdeliyor bir tarihçi ve düşünür kimliğiyle. North Carolina Üniversitesi-Chapel Hill’de Tarih bölümünde küresel tarih profesörü olan Cemil Hoca’nın, geçtiğimiz aylarda Türkçeye tercümesi yapılan İslam Dünyası Fikri adlı eseri, İslam Dünyası gibi, Halifelik gibi, Ümmet gibi kavramların tarihlerini ve daha da önemlisi emperyal dünya düzeni içerisindeki yerini, konumunu irdeliyor. Müslüman enternasyonalizmin önemini ve yeniden canlandırılabileceğini tarihsel köklerinden hareketle vurguluyor.Biz de bu ay dergimizde; ‘Müslüman entelektüel dil, zihin ve ufkun daralması’ meselesini irdelerken, Cemil Aydın’la uzun ve çok faydalı bir sohbet gerçekleştirdik. Müslümanlar açısından 19. yüzyılın birçok meselesine değindik. Çağdaş dönemdeki kimi Müslüman düşünürler, bazı düşünce sorunları, önemli ifade, ibare ve kavramların ‘tarihsizliği’, bunun, Müslüman mefkûrenin gelişimine...
Bu yazının devamı
210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Yediden yetmişe herkesin diline pelesenk ettiği, sosyal hayattan özel hayata, iş hayatından akademik hayata birçok mecrâda boy gösteren fakat bir o kadar da anlam netliğinden uzak bırakılan bir kavramla karşı karşıyayız: Ahlâk. ‘Önce Ahlâk’ diyerek önceliğini ahlâk olarak belirleyen ve eserlerini bu bağlamda kaleme alan mütefekkir-yazar Ramazan Yazçiçek’le ahlâkın
Kur’an’dan bizim öğrendiğimiz ise şu: İnananlar kendi üzerlerine düşen sorumluluğu bütünüyle yerine getirdikten sonra Tanrı o süreçte müminlere yardım ediyor, müdahale ediyor her anlamda
Gözünün içine baka baka hesaplaşmak şöyle dursun, düşünmenin korku nesnesi muamelesi gördüğü bir toplumsal vasatı tarif ediyor Cemil Meriç: ‘…düşüncenin kuduz bir köpek gibi kovalandığı topraklar…’ ‘Düşünce’ sahipsiz, ortada… ‘Düşünmek’ ise asil ve soylu bir aidiyete sahip…
Okullar açılsın mı, açılmasın mı, uzaktan mı, yüz yüze mi, hibrit mi derken belirsizliklerle dolu yolun yarısını geçtik sanırım. Bu belirsizliklerle beraber yaşamaya çalışırken her durumda farklı zorluklarla mücadele etme ve farklı uyum becerilerine de sahip olmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz hep birlikte.
Muhadram elbette klasik bir terimdir. Arap edebiyatı tarihine mahsus bir terim. Muhadram terimi iki ayrı alanda kullanılmaktadır. Birincisi siyerin konusu olarak Muhadram. Bu genel olarak Allah’ın Resulü aleyhisselam’dan önce yaşamış, İslam’ın gelişi ile beraber onu bir Resul olarak kabul etmiş ve İslam’a girmiş kimseler için kullanılır.
Dilin, Zihnin ve Ufkun Değişmesi Meselesi Üzerine
Röportaj: Fatih Bütün
“Tarihsizlik”ten bahsediyor Cemil Aydın Hoca… Üzerine idealler kurduğumuz kavramların üzerine gidiyor. Ortaya çıktığı şartları, konjonktürü irdeliyor bir tarihçi ve düşünür kimliğiyle. North Carolina Üniversitesi-Chapel Hill’de Tarih bölümünde küresel tarih profesörü olan Cemil Hoca’nın, geçtiğimiz aylarda Türkçeye tercümesi yapılan İslam Dünyası Fikri adlı eseri, İslam Dünyası gibi, Halifelik gibi, Ümmet gibi kavramların tarihlerini ve daha da önemlisi emperyal dünya düzeni içerisindeki yerini, konumunu irdeliyor. Müslüman enternasyonalizmin önemini ve yeniden canlandırılabileceğini tarihsel köklerinden hareketle vurguluyor.Biz de bu ay dergimizde; ‘Müslüman entelektüel dil, zihin ve ufkun daralması’ meselesini irdelerken, Cemil Aydın’la uzun ve çok faydalı bir sohbet gerçekleştirdik. Müslümanlar açısından 19. yüzyılın birçok meselesine değindik. Çağdaş dönemdeki kimi Müslüman düşünürler, bazı düşünce sorunları, önemli ifade, ibare ve kavramların ‘tarihsizliği’, bunun, Müslüman mefkûrenin gelişimine...
Bu yazının devamı 210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Ahlak Üzerine
Yediden yetmişe herkesin diline pelesenk ettiği, sosyal hayattan özel hayata, iş hayatından akademik hayata birçok mecrâda boy gösteren fakat bir o kadar da anlam netliğinden uzak bırakılan bir kavramla karşı karşıyayız: Ahlâk. ‘Önce Ahlâk’ diyerek önceliğini ahlâk olarak belirleyen ve eserlerini bu bağlamda kaleme alan mütefekkir-yazar Ramazan Yazçiçek’le ahlâkın
Gazze, Vicdan ve İnsanlık Dramı Üzerine
Kur’an’dan bizim öğrendiğimiz ise şu: İnananlar kendi üzerlerine düşen sorumluluğu bütünüyle yerine getirdikten sonra Tanrı o süreçte müminlere yardım ediyor, müdahale ediyor her anlamda
Dilin, Zihnin ve Ufkun Daralması Meselesi Üzerine
Gözünün içine baka baka hesaplaşmak şöyle dursun, düşünmenin korku nesnesi muamelesi gördüğü bir toplumsal vasatı tarif ediyor Cemil Meriç: ‘…düşüncenin kuduz bir köpek gibi kovalandığı topraklar…’ ‘Düşünce’ sahipsiz, ortada… ‘Düşünmek’ ise asil ve soylu bir aidiyete sahip…
“Eğitim ve Görme Biçimleri” Üzerine
Okullar açılsın mı, açılmasın mı, uzaktan mı, yüz yüze mi, hibrit mi derken belirsizliklerle dolu yolun yarısını geçtik sanırım. Bu belirsizliklerle beraber yaşamaya çalışırken her durumda farklı zorluklarla mücadele etme ve farklı uyum becerilerine de sahip olmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz hep birlikte.
Kuran ve Şiir Kitabı Üzerine
Muhadram elbette klasik bir terimdir. Arap edebiyatı tarihine mahsus bir terim. Muhadram terimi iki ayrı alanda kullanılmaktadır. Birincisi siyerin konusu olarak Muhadram. Bu genel olarak Allah’ın Resulü aleyhisselam’dan önce yaşamış, İslam’ın gelişi ile beraber onu bir Resul olarak kabul etmiş ve İslam’a girmiş kimseler için kullanılır.