“Tarihsizlik”ten bahsediyor Cemil Aydın Hoca… Üzerine idealler kurduğumuz kavramların üzerine gidiyor. Ortaya çıktığı şartları, konjonktürü irdeliyor bir tarihçi ve düşünür kimliğiyle. North Carolina Üniversitesi-Chapel Hill’de Tarih bölümünde küresel tarih profesörü olan Cemil Hoca’nın, geçtiğimiz aylarda Türkçeye tercümesi yapılan İslam Dünyası Fikri adlı eseri, İslam Dünyası gibi, Halifelik gibi, Ümmet gibi kavramların tarihlerini ve daha da önemlisi emperyal dünya düzeni içerisindeki yerini, konumunu irdeliyor. Müslüman enternasyonalizmin önemini ve yeniden canlandırılabileceğini tarihsel köklerinden hareketle vurguluyor.Biz de bu ay dergimizde; ‘Müslüman entelektüel dil, zihin ve ufkun daralması’ meselesini irdelerken, Cemil Aydın’la uzun ve çok faydalı bir sohbet gerçekleştirdik. Müslümanlar açısından 19. yüzyılın birçok meselesine değindik. Çağdaş dönemdeki kimi Müslüman düşünürler, bazı düşünce sorunları, önemli ifade, ibare ve kavramların ‘tarihsizliği’, bunun, Müslüman mefkûrenin gelişimine...
Bu yazının devamı
210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Adalet kavramı, tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, üzerinde çokça konuşulmuş, bununla birlikte kalıba sığmayan yönüyle tanımları delip geçmiş bir kavramdır. Bizler de ele avuca sığmayan, hayatımızı şekillendirmesi gereken adalet kavramını anlamak adına siyaset bilimci Ahmet Okumuş hocaya sorularımızı ilettik.
İslamcılık bitti, İslamcılık zaten tarihin en büyük felaketi, din elden gitti, din iyi ki elden gitti, din elden gitmeli, İslam diye bir şey kalmadı vs… Bu ve benzeri söylemlerle çokça karşılaştığımız bu günlerde aklımıza ‘Din’e karşı ciddi bir yorgunluk mu oluştu? Müslümanlar bir yılgınlık mı yaşıyor? Bu ve benzeri söylemlerin asıl sebebi nedir?
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle. Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk.
İnsanlar bilimle etkileşmez ki. Sadece bilim insanı ve entelektüeller bilimle etkileşir. İnsanlar teknoloji ile etkileşir. Teknoloji dolayısı ile toplumu şekillendirmede etkilidir. Müslümanlar bilimle hesaplaştı, mesafe koydu ya da eleştirdi. Oysa teknolojiyi hiç sorgulamadan aldı…
Dolayısıyla ne yapmamız lazım? Evvela uyanış. Artık anlamamız lazım bu projenin detaylarını ama bütün cephelerini anlamamız lazım. Sonra da karşı tedbir olarak evvela bir korunma, yani bir algoritma analizi yapan, algoritma filtrasyonu yapan
Dilin, Zihnin ve Ufkun Değişmesi Meselesi Üzerine
Röportaj: Fatih Bütün
“Tarihsizlik”ten bahsediyor Cemil Aydın Hoca… Üzerine idealler kurduğumuz kavramların üzerine gidiyor. Ortaya çıktığı şartları, konjonktürü irdeliyor bir tarihçi ve düşünür kimliğiyle. North Carolina Üniversitesi-Chapel Hill’de Tarih bölümünde küresel tarih profesörü olan Cemil Hoca’nın, geçtiğimiz aylarda Türkçeye tercümesi yapılan İslam Dünyası Fikri adlı eseri, İslam Dünyası gibi, Halifelik gibi, Ümmet gibi kavramların tarihlerini ve daha da önemlisi emperyal dünya düzeni içerisindeki yerini, konumunu irdeliyor. Müslüman enternasyonalizmin önemini ve yeniden canlandırılabileceğini tarihsel köklerinden hareketle vurguluyor.Biz de bu ay dergimizde; ‘Müslüman entelektüel dil, zihin ve ufkun daralması’ meselesini irdelerken, Cemil Aydın’la uzun ve çok faydalı bir sohbet gerçekleştirdik. Müslümanlar açısından 19. yüzyılın birçok meselesine değindik. Çağdaş dönemdeki kimi Müslüman düşünürler, bazı düşünce sorunları, önemli ifade, ibare ve kavramların ‘tarihsizliği’, bunun, Müslüman mefkûrenin gelişimine...
Bu yazının devamı 210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bir Teyakkuz Hali Olarak ‘Adalet’ Üzerine
Adalet kavramı, tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, üzerinde çokça konuşulmuş, bununla birlikte kalıba sığmayan yönüyle tanımları delip geçmiş bir kavramdır. Bizler de ele avuca sığmayan, hayatımızı şekillendirmesi gereken adalet kavramını anlamak adına siyaset bilimci Ahmet Okumuş hocaya sorularımızı ilettik.
İslamcılık ve Müslümanlar Üzerine
İslamcılık bitti, İslamcılık zaten tarihin en büyük felaketi, din elden gitti, din iyi ki elden gitti, din elden gitmeli, İslam diye bir şey kalmadı vs… Bu ve benzeri söylemlerle çokça karşılaştığımız bu günlerde aklımıza ‘Din’e karşı ciddi bir yorgunluk mu oluştu? Müslümanlar bir yılgınlık mı yaşıyor? Bu ve benzeri söylemlerin asıl sebebi nedir?
İktidar ve Erdem Üzerine
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle. Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk.
Bilim ve Bilimsel Kavramların Manipülasyonu Üzerine
İnsanlar bilimle etkileşmez ki. Sadece bilim insanı ve entelektüeller bilimle etkileşir. İnsanlar teknoloji ile etkileşir. Teknoloji dolayısı ile toplumu şekillendirmede etkilidir. Müslümanlar bilimle hesaplaştı, mesafe koydu ya da eleştirdi. Oysa teknolojiyi hiç sorgulamadan aldı…
“Zihni Örtülmüş Durumdaki İnsanlar Haksızlığa Karşı Nasıl Mücadele Verecek?”
Dolayısıyla ne yapmamız lazım? Evvela uyanış. Artık anlamamız lazım bu projenin detaylarını ama bütün cephelerini anlamamız lazım. Sonra da karşı tedbir olarak evvela bir korunma, yani bir algoritma analizi yapan, algoritma filtrasyonu yapan