İslâm’ın son Rasûlü Muhammed a.s.’a gelmeye başlayan vahiy, sadece toplumun karanlıklara gömülmüş dimağlarını aydınlatmakla kalmadı; dönemin en popüler sanatı ve aynı zamanda ‘silahı’ olan şairi ve şiiri de etkileri. Aciz bıraktı, içeriğini şekillendirdi, dilin kavramlarını şekillendirdi vs..
Vahyin gelmeye başlamasıyla birlikte yirmi beş-otuz yıl gibi kısa bir sürede büyük ölçekli dini ve toplumsal değişim gösteren Arap toplumu, bu değişimlerin yanında yegâne kültürel fenomenleri olan şiir bazında da gözle görülür düzeyde bir değişim yaşamış, Cahiliye şiiri, yerine İslami motiflerle bezenmiş bir şiir bırakmıştır. Netice olarak İslamî şiirin devamı sayılan Emevi ve Abbasi şiiri Cahiliye şiiriyle boy ölçüşecek bir düzeye ulaşmıştır.
Mahmut Yavuz’la kitabı olan ‘kur’an ve şiir’i konuştuk.
Bu yazının devamı
193. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsan, kırılgan bir varlık. Çabuk üzülüyor, hemen öfkeleniyor, sık sık korkuyor, bir o kadar da seviniyor, mutlu oluyor. Bu kırılganlığı sayesinde insan çevresiyle empatik bir ilişki kurabiliyor. Varlığı okuyor, hissediyor, taştan ağaca, yerden göğe, kuştan denize türlü türlü varlıkla beraber yaralanıyor, beraber onarılıyor.
Gerek üniversite, gerek sivil toplum kuruluşları, gerekse de toplumsal tepkilerin ekseriyeti Filistin’in yanında, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı şiddet ve ‘soykırım’ sarmalının karşısında… Olayın bir de entelektüel, akademik dünyaya yansımaları söz konusu.
Moderniteye karşı İslami düşünsel tepkinin üç aşamadan geçtiği söylenebilir. İlki, saf gelenekçilik diyebileceğimiz, on dokuzuncu yüzyılda egemen olan ve İslam’ı savunmak için tamamen orta çağ uygulamalarına başvuran Abdülkadir el-Cezairî gibi
Fütürizm, gelecek kehanetlerinden çok daha fazlası ama gaybın bilgisi de değil. Belirsizliklerden, hayallerden, planlardan, programlardan, reklamlardan ilâ-âhir geleceğe dair her şeyden beslenen bir çalışma alanı. Peki, Fütürizm; bilim kurgu, ütopya ve distopyalar arasına sıkışmış çağdaş tahakküm araçlarından biri mi yoksa kaçırdığımız dünya gerçeklerinden biri mi?
Gazze’de yaşanan olayları biliyor, acı ve çaresizlik içinde seyrediyoruz. İsrail’in dünyaya yaşattığı kötülük konuşuluyor ve bu tarz zulüm, yıkım ve acı anlarında en fazla dile getirilen şey; Tanrı neden ‘suskun’ ya da bu kadar kötülüğü neden yarattı? Bu minvalde kötülük meselesini nasıl açıklayabiliriz hocam?
Kuran ve Şiir Kitabı Üzerine
Röportaj: M. Kadir Yeşilbaş
İslâm’ın son Rasûlü Muhammed a.s.’a gelmeye başlayan vahiy, sadece toplumun karanlıklara gömülmüş dimağlarını aydınlatmakla kalmadı; dönemin en popüler sanatı ve aynı zamanda ‘silahı’ olan şairi ve şiiri de etkileri. Aciz bıraktı, içeriğini şekillendirdi, dilin kavramlarını şekillendirdi vs..
Vahyin gelmeye başlamasıyla birlikte yirmi beş-otuz yıl gibi kısa bir sürede büyük ölçekli dini ve toplumsal değişim gösteren Arap toplumu, bu değişimlerin yanında yegâne kültürel fenomenleri olan şiir bazında da gözle görülür düzeyde bir değişim yaşamış, Cahiliye şiiri, yerine İslami motiflerle bezenmiş bir şiir bırakmıştır. Netice olarak İslamî şiirin devamı sayılan Emevi ve Abbasi şiiri Cahiliye şiiriyle boy ölçüşecek bir düzeye ulaşmıştır.
Mahmut Yavuz’la kitabı olan ‘kur’an ve şiir’i konuştuk.
Bu yazının devamı 193. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Tövbe Üzerine
İnsan, kırılgan bir varlık. Çabuk üzülüyor, hemen öfkeleniyor, sık sık korkuyor, bir o kadar da seviniyor, mutlu oluyor. Bu kırılganlığı sayesinde insan çevresiyle empatik bir ilişki kurabiliyor. Varlığı okuyor, hissediyor, taştan ağaca, yerden göğe, kuştan denize türlü türlü varlıkla beraber yaralanıyor, beraber onarılıyor.
Filozofun Gazze ile İmtihanına Dair
Gerek üniversite, gerek sivil toplum kuruluşları, gerekse de toplumsal tepkilerin ekseriyeti Filistin’in yanında, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı şiddet ve ‘soykırım’ sarmalının karşısında… Olayın bir de entelektüel, akademik dünyaya yansımaları söz konusu.
“İslam, Modernlikler ve Gelecek”
Moderniteye karşı İslami düşünsel tepkinin üç aşamadan geçtiği söylenebilir. İlki, saf gelenekçilik diyebileceğimiz, on dokuzuncu yüzyılda egemen olan ve İslam’ı savunmak için tamamen orta çağ uygulamalarına başvuran Abdülkadir el-Cezairî gibi
Fütürizm Üzerine
Fütürizm, gelecek kehanetlerinden çok daha fazlası ama gaybın bilgisi de değil. Belirsizliklerden, hayallerden, planlardan, programlardan, reklamlardan ilâ-âhir geleceğe dair her şeyden beslenen bir çalışma alanı. Peki, Fütürizm; bilim kurgu, ütopya ve distopyalar arasına sıkışmış çağdaş tahakküm araçlarından biri mi yoksa kaçırdığımız dünya gerçeklerinden biri mi?
Gazze Özelinde ‘Tanrı Suskunluğu’ ve Teodise
Gazze’de yaşanan olayları biliyor, acı ve çaresizlik içinde seyrediyoruz. İsrail’in dünyaya yaşattığı kötülük konuşuluyor ve bu tarz zulüm, yıkım ve acı anlarında en fazla dile getirilen şey; Tanrı neden ‘suskun’ ya da bu kadar kötülüğü neden yarattı? Bu minvalde kötülük meselesini nasıl açıklayabiliriz hocam?
Alışverişe devam et