İslâm’ın son Rasûlü Muhammed a.s.’a gelmeye başlayan vahiy, sadece toplumun karanlıklara gömülmüş dimağlarını aydınlatmakla kalmadı; dönemin en popüler sanatı ve aynı zamanda ‘silahı’ olan şairi ve şiiri de etkileri. Aciz bıraktı, içeriğini şekillendirdi, dilin kavramlarını şekillendirdi vs..
Vahyin gelmeye başlamasıyla birlikte yirmi beş-otuz yıl gibi kısa bir sürede büyük ölçekli dini ve toplumsal değişim gösteren Arap toplumu, bu değişimlerin yanında yegâne kültürel fenomenleri olan şiir bazında da gözle görülür düzeyde bir değişim yaşamış, Cahiliye şiiri, yerine İslami motiflerle bezenmiş bir şiir bırakmıştır. Netice olarak İslamî şiirin devamı sayılan Emevi ve Abbasi şiiri Cahiliye şiiriyle boy ölçüşecek bir düzeye ulaşmıştır.
Mahmut Yavuz’la kitabı olan ‘kur’an ve şiir’i konuştuk.
Bu yazının devamı
193. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Okullar açılsın mı, açılmasın mı, uzaktan mı, yüz yüze mi, hibrit mi derken belirsizliklerle dolu yolun yarısını geçtik sanırım. Bu belirsizliklerle beraber yaşamaya çalışırken her durumda farklı zorluklarla mücadele etme ve farklı uyum becerilerine de sahip olmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz hep birlikte.
İslam dininin siyaset ile ilişkisi ihtiyaçlar, şartlar, mecburiyetler karşısında ve bir doğallık içerisinde akıp gelmiştir. Dahası, yeni kitabımda açıklamaya çalıştığım gibi, sekiz ile on birinci asırlar arasındaki İslam dinini temsil eden, günümüz terminolojisi ile Sünni ve Şii dediğimiz ulema, devletle aralarına mesafe koymuşlardır.
Kur’an’dan bizim öğrendiğimiz ise şu: İnananlar kendi üzerlerine düşen sorumluluğu bütünüyle yerine getirdikten sonra Tanrı o süreçte müminlere yardım ediyor, müdahale ediyor her anlamda
İlle de bir isim lazımsa bir tane de biz koyalım; “İrfani Sinema”. (Gülüyor) Ama çok fazla üstüne düştük biz bu işin. Bizim sanatımız tevhide dayanacaksa eğer, sinemamız da tevhidi olmalı. Biz neden bahsedersek, hangi konuyu ele alırsak alalım kendi bakış açımızla yorumlamamız gerekir bunları.
“İnsan insanın kurdudur.” kabulünden yola çıkan Hobbes, bu insanların güvenli bir şekilde yaşayabilmeleri için Leviathan’a ihtiyaçları olduğunu belirtir. Bu ihtiyacın oluşumu olan modern devlet, insanı da oluşumunun içine dahil ederek onu vatandaş kılar.
Kuran ve Şiir Kitabı Üzerine
Röportaj: M. Kadir Yeşilbaş
İslâm’ın son Rasûlü Muhammed a.s.’a gelmeye başlayan vahiy, sadece toplumun karanlıklara gömülmüş dimağlarını aydınlatmakla kalmadı; dönemin en popüler sanatı ve aynı zamanda ‘silahı’ olan şairi ve şiiri de etkileri. Aciz bıraktı, içeriğini şekillendirdi, dilin kavramlarını şekillendirdi vs..
Vahyin gelmeye başlamasıyla birlikte yirmi beş-otuz yıl gibi kısa bir sürede büyük ölçekli dini ve toplumsal değişim gösteren Arap toplumu, bu değişimlerin yanında yegâne kültürel fenomenleri olan şiir bazında da gözle görülür düzeyde bir değişim yaşamış, Cahiliye şiiri, yerine İslami motiflerle bezenmiş bir şiir bırakmıştır. Netice olarak İslamî şiirin devamı sayılan Emevi ve Abbasi şiiri Cahiliye şiiriyle boy ölçüşecek bir düzeye ulaşmıştır.
Mahmut Yavuz’la kitabı olan ‘kur’an ve şiir’i konuştuk.
Bu yazının devamı 193. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
“Eğitim ve Görme Biçimleri” Üzerine
Okullar açılsın mı, açılmasın mı, uzaktan mı, yüz yüze mi, hibrit mi derken belirsizliklerle dolu yolun yarısını geçtik sanırım. Bu belirsizliklerle beraber yaşamaya çalışırken her durumda farklı zorluklarla mücadele etme ve farklı uyum becerilerine de sahip olmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz hep birlikte.
İslam ve Siyaset Üzerine
İslam dininin siyaset ile ilişkisi ihtiyaçlar, şartlar, mecburiyetler karşısında ve bir doğallık içerisinde akıp gelmiştir. Dahası, yeni kitabımda açıklamaya çalıştığım gibi, sekiz ile on birinci asırlar arasındaki İslam dinini temsil eden, günümüz terminolojisi ile Sünni ve Şii dediğimiz ulema, devletle aralarına mesafe koymuşlardır.
Gazze, Vicdan ve İnsanlık Dramı Üzerine
Kur’an’dan bizim öğrendiğimiz ise şu: İnananlar kendi üzerlerine düşen sorumluluğu bütünüyle yerine getirdikten sonra Tanrı o süreçte müminlere yardım ediyor, müdahale ediyor her anlamda
Senarist Ayşe Şasa: “Bizim Sinemamız Tevhide Dayanmalı”
İlle de bir isim lazımsa bir tane de biz koyalım; “İrfani Sinema”. (Gülüyor) Ama çok fazla üstüne düştük biz bu işin. Bizim sanatımız tevhide dayanacaksa eğer, sinemamız da tevhidi olmalı. Biz neden bahsedersek, hangi konuyu ele alırsak alalım kendi bakış açımızla yorumlamamız gerekir bunları.
Devletin Ne’liği Üzerine
“İnsan insanın kurdudur.” kabulünden yola çıkan Hobbes, bu insanların güvenli bir şekilde yaşayabilmeleri için Leviathan’a ihtiyaçları olduğunu belirtir. Bu ihtiyacın oluşumu olan modern devlet, insanı da oluşumunun içine dahil ederek onu vatandaş kılar.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.