Geçtiğimiz haftalarda içimizi ısıtan, yüreğimizi soğutan bir habere dikkat kesildik. Habere konu olan olay bir okul bahçesinde geçiyordu. Çocuklar dışarda oyun oynarken, okul bahçesine yanaşan kamyon, karşısında kalabalık bir ordu buldu. Adı boykot listelerinin başlarında
İlk yazımızı Nida Dergisi’nde kaleme alalı beş yılı aşkın bir süre geçti. Bu süre zarfında birkaç yazı haricinde “11 Eylül sonrası dünya sinemalarından örnek filmlerde İslam, Müslüman ve öteki kurgusunu” ele alan değerlendirmeler yaptık.
Adalet ve edebiyat arasında bağ kurmak bir bakıma yersiz. Her iki kavramın da hayatı inşa edici yönü son derece açıktır. İnşa edici unsurların çelişki arz etmesi, nihayetinde beklenilmez.
Sinema okuryazarlığını, filmleri yalnızca bir eğlence aracı ve boş zamanları değerlendirme olarak görmenin ötesine geçen bir eylem olarak düşünebiliriz. O halde bu eylem, bir film yapıtının sunduğu anlam katmanlarını sistematik olarak
Seyir
Seyir
Bir rüyanın fevkinde
Fevkalade bir gezegende
Yürüyordum durmadan
Ebediyet filizlerini görmek için
Sonsuzluk bahçesinde
Biraz seyrettikten sonra
Nehir kıyısında rastladım
Bir âheng-i hümâya
Susuzluktan bîtâb düşmüştü
Yorgun kanatlarıyla selamladı beni
Dedim: Ey biçare dilhûn!
Neden bekler durursun?
Yudumla âb-ı hayatı
Güneş rengi dudaklarıyla
Uzanıp semaya
Sildi gözlerindeki demi…
Devam ettim yoluma
Yolum uzun ve yokuştu
Telaşlı bir rüzgâra rastlamıştım
Dedim: Nedir bu telaş ey ruh-ı bila-can!
Sükûn et biraz!
Bir lahza bile durmadan
Koşup âfitaba haberlerini sundu
Âfitabın feryadı tenime dokundu
Biçare dilim zikirle doldu…
Bir süre daha seyre devam ettim
Leyl mevc mevc yolumu sardı
Şebnemler mutmaîn oldu
Kanadı kırık bir pervaneye rastladım
Ziyasını kaybetmiş dövünmekteydi
Dedim: Ey bahtsız divane!
Sen inanırsan elbet ziya olur eb′ad
Bunu duyan göğün zabıtası gülümsedi
Ve şahit oldum
Yücenin ve sonsuzun varlığına
Şahit oldum
Güneşi yakıp kavuranın
Ateş değil kudret olduğuna…
Devam ettim yoluma
Yolum nereye vardı bilemedim
Günlerin uğramadığı gizemli bir enfüste
Yürümekten bîtâb düştüm
Oturup saydım âfaktaki yıldızları
Bilmem kaçıncı yıldız
Seslendi uzaklardan
Âfaktaki yıldızların adına:
“Âsuman sana yabancı
Âguş aç ey dilhûn
Bak enfüste aradığın.”
İlgili Yazılar
Koltuğun Hacmi
Geçtiğimiz haftalarda içimizi ısıtan, yüreğimizi soğutan bir habere dikkat kesildik. Habere konu olan olay bir okul bahçesinde geçiyordu. Çocuklar dışarda oyun oynarken, okul bahçesine yanaşan kamyon, karşısında kalabalık bir ordu buldu. Adı boykot listelerinin başlarında
Gökyüzü Kadar Kırmızı ile Eğitimcinin Sinema Rehberine Giriş
İlk yazımızı Nida Dergisi’nde kaleme alalı beş yılı aşkın bir süre geçti. Bu süre zarfında birkaç yazı haricinde “11 Eylül sonrası dünya sinemalarından örnek filmlerde İslam, Müslüman ve öteki kurgusunu” ele alan değerlendirmeler yaptık.
Elma Ve Fazlası
Kulağıma kulağıma
Elmadan fazla olduğunu
Söyleyip duruyordu.
Ahmet Örs’ün Öykülerinde “Edebiyatın Asıl Damarı” / Hak ve Adalet Arayışı
Adalet ve edebiyat arasında bağ kurmak bir bakıma yersiz. Her iki kavramın da hayatı inşa edici yönü son derece açıktır. İnşa edici unsurların çelişki arz etmesi, nihayetinde beklenilmez.
1 Uzun 1 Kısa İle Sinema Okuryazarlığı: Ördeklerin Göçü& Şemsiye
Sinema okuryazarlığını, filmleri yalnızca bir eğlence aracı ve boş zamanları değerlendirme olarak görmenin ötesine geçen bir eylem olarak düşünebiliriz. O halde bu eylem, bir film yapıtının sunduğu anlam katmanlarını sistematik olarak