Süpürgeyi kapattı. Zil mi çalmıştı? ‘Çocuklar geldi herhalde!’ dedi içinden. Kapıyı açtı. Ama gelen yoktu. Saate baktı. Daha gelmelerine yarım saat vardı. Sonra durdu. Bu saatler olduğunda istemsiz bir saate bakma, zil sesi duyma gibi tuhaflıklar yaşamaya başlamıştı. Oysa çocukları okulu bitireli çok olmuş, evlenmiş çoluk çocuğa karışmışlardı. Nedendi peki seneler sonra bu geriye dönüş, Eskiyi eskitememek? Süpürgeye eğilmekten beli ağrımıştı. Belini doğrulttu. Yavaşça oturdu koltuğa. Kendisini hâlâ genç hissetmiyordu ama yine de elini ayağını hareketlendiren başka unsurlar vardı artık hayatında.
O hızlı devri “Yaşını hiç göstermiyorsun.” diyenlerin verdiği moral ile dolu dolu geçirmişti. Belki de bundandı bir şiir ile soluk soluğa yürüdüğü yolları hatırlaması. Şimdi üşüyen ellerini ısıtmak için kalorifere sarılırken, soğuk sularla abdest aldığı günleri anımsaması doğaldı.
Bu yazının devamı
190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Hâlâ parmaklarımda kalan boyalarla çocuklarımı uyutuyorum. Yoksa ‘Sahibi’mize ne deriz? Hala babamın resimlerinden tanıyorum renkleri.
‘Ey renklerin sahibi renklerimize acı’
Çünkü baba, yeryüzünü renklerle ayırt ettigi bir resim çizer çocuğunun zihnine .
Kimi zaman güçlü bir ağaca benzetir kendini. Kabuğu sert, ama güçlü . Karıncalar dolaşır üzerinde. Bazı resimlerde dalgalı bir denizdir, kağıttan gemileri yüzdürür. Bazen de bir çocuğun sürekli silgi tozlarının biriktirdiği silinmiş bir sayfasıdır. Cocuk silgi tozlarına bile kıyamaz, avucuna alır, şekiller çıkarır, oyunlar kurar… boş sayfayı uçak yapar da gökyüzüne uçurur. Gözü kuşlara takılır, düşer çocuk. Ama yine de uçurur. Renkleri çok sonra tanır ve düştükçe dizi hep aynı yerden kanar durur…
Sinema okuryazarlığında izleme ve yazma süreçlerinin birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu söyleyen Corrigan, Film Eleştirisi El Kitabı adlı eserinde merhalesi olan ve sorgulayıcı bir usul önerir. Onun önerdiği yöntemin temelinde, pasif bir izleme deneyimini aktif ve analitik bir düşünme sürecine dönüştürmek yatar. Bunun için de yazar, ön hazırlık sürecine dikkat çeker. Hazırlık süreci, herhangi bir …
“Sen neden, kimden kaçtın da bunca zaman derin uykulara daldın?” diye soruyorum kendime. Her günüm bir yıl gibi geçmişçesine derin izler bırakırken kalbimde, “Değdi mi bu kadar uykuya?” diye sormadan edemiyorum. Ashab-ı Kehf’in mücadelesini sen ne kadar yaşadın da kaçmayı hak ettin sorusu gelir ardından. Onlar kadar dinin için mücadele ettin mi? Peki, onlar kadar imanın var mı ki senin? Ama onlar tek değillerdi de senin gibi. Gerçi sen de tek sayılmazsın. Senden öte senden ziyade kaç benlik daha taşıyorsun bu topraktan olma bedende. Taşıdığın her sıfatla yeni bir sen oluyorsun.
Her Şeye Rağmen
Süpürgeyi kapattı. Zil mi çalmıştı? ‘Çocuklar geldi herhalde!’ dedi içinden. Kapıyı açtı. Ama gelen yoktu. Saate baktı. Daha gelmelerine yarım saat vardı. Sonra durdu. Bu saatler olduğunda istemsiz bir saate bakma, zil sesi duyma gibi tuhaflıklar yaşamaya başlamıştı. Oysa çocukları okulu bitireli çok olmuş, evlenmiş çoluk çocuğa karışmışlardı. Nedendi peki seneler sonra bu geriye dönüş, Eskiyi eskitememek? Süpürgeye eğilmekten beli ağrımıştı. Belini doğrulttu. Yavaşça oturdu koltuğa. Kendisini hâlâ genç hissetmiyordu ama yine de elini ayağını hareketlendiren başka unsurlar vardı artık hayatında.
O hızlı devri “Yaşını hiç göstermiyorsun.” diyenlerin verdiği moral ile dolu dolu geçirmişti. Belki de bundandı bir şiir ile soluk soluğa yürüdüğü yolları hatırlaması. Şimdi üşüyen ellerini ısıtmak için kalorifere sarılırken, soğuk sularla abdest aldığı günleri anımsaması doğaldı.
Bu yazının devamı 190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bir Film Nasıl İzlenir?‘Kısa’dan ‘Uzun’a Çocuklar ve Aileler için Film Rehberine Giriş
Filmler günümüz kültürünün o kadar büyük bir parçasını oluşturuyor ki hiç var olmadıkları bir zamanı hayal etmek meşakkatli bir duruma benziyor.
Baba
Hâlâ parmaklarımda kalan boyalarla çocuklarımı uyutuyorum. Yoksa ‘Sahibi’mize ne deriz? Hala babamın resimlerinden tanıyorum renkleri.
‘Ey renklerin sahibi renklerimize acı’
Çünkü baba, yeryüzünü renklerle ayırt ettigi bir resim çizer çocuğunun zihnine .
Kimi zaman güçlü bir ağaca benzetir kendini. Kabuğu sert, ama güçlü . Karıncalar dolaşır üzerinde. Bazı resimlerde dalgalı bir denizdir, kağıttan gemileri yüzdürür. Bazen de bir çocuğun sürekli silgi tozlarının biriktirdiği silinmiş bir sayfasıdır. Cocuk silgi tozlarına bile kıyamaz, avucuna alır, şekiller çıkarır, oyunlar kurar… boş sayfayı uçak yapar da gökyüzüne uçurur. Gözü kuşlara takılır, düşer çocuk. Ama yine de uçurur. Renkleri çok sonra tanır ve düştükçe dizi hep aynı yerden kanar durur…
İçimde Işıltısını Hissettiğim Hayat
Derin bir kuyuda, başımı öne eğip dizlerime sarıldım.
Düşerken üzerime damlalar, canım yandı.
1 Uzun 1 Kısa İle Sinema Okuryazarlığı: Turbo (2013) & Merhamet
Sinema okuryazarlığında izleme ve yazma süreçlerinin birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu söyleyen Corrigan, Film Eleştirisi El Kitabı adlı eserinde merhalesi olan ve sorgulayıcı bir usul önerir. Onun önerdiği yöntemin temelinde, pasif bir izleme deneyimini aktif ve analitik bir düşünme sürecine dönüştürmek yatar. Bunun için de yazar, ön hazırlık sürecine dikkat çeker. Hazırlık süreci, herhangi bir …
Derin Uykular
“Sen neden, kimden kaçtın da bunca zaman derin uykulara daldın?” diye soruyorum kendime. Her günüm bir yıl gibi geçmişçesine derin izler bırakırken kalbimde, “Değdi mi bu kadar uykuya?” diye sormadan edemiyorum. Ashab-ı Kehf’in mücadelesini sen ne kadar yaşadın da kaçmayı hak ettin sorusu gelir ardından. Onlar kadar dinin için mücadele ettin mi? Peki, onlar kadar imanın var mı ki senin? Ama onlar tek değillerdi de senin gibi. Gerçi sen de tek sayılmazsın. Senden öte senden ziyade kaç benlik daha taşıyorsun bu topraktan olma bedende. Taşıdığın her sıfatla yeni bir sen oluyorsun.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.