Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir. Bizler de adalet kavramını bu bağlam içerisinde değerlendirerek, adalet kavramının bugün gelmiş olduğu noktayı anlamak için geçmişe giderek, kavramın geçirmiş olduğu süreçleri konuşmaya ve anlamaya çalıştık. Hayatın merkezî kavramlarından biri olan adalet kavramının izini Platon’dan başlayarak günümüze kadar takip etmeye gayret ettik. Bu süreç okumasının kavramı anlamamıza fayda sağlayacağı kanaatindeyiz. Adalet kavramının felsefî alt yapısını birlikte ele aldığımız değerli felsefe tarihi profesörü Kasım Küçükalp ile yapmış olduğumuz hoş sohbetle sizleri baş başa bırakıyoruz.
Platon’un adalete yüklediği anlam ile Aristoteles’in adalete yüklediği anlam arasında derin bir farklılık olduğu görülmekte. Siz bu farklılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Buranın altında yatan temel saik sizce nedir?
Bu yazının devamı
202. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Ahlâk, ahlâkın mahiyeti ve önemi, ahlâkın kaynağı, ahlâkın gerekliliği, ahlâki olan ile ahlâki olmayanın nasıl ayırt edileceği, dinden bağımsız, seküler bir ahlâkın mahiyeti ve imkânı, bilginin ahlâkiliği ve Kant’ın ahlâk anlayışı gibi
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
İlle de bir isim lazımsa bir tane de biz koyalım; “İrfani Sinema”. (Gülüyor) Ama çok fazla üstüne düştük biz bu işin. Bizim sanatımız tevhide dayanacaksa eğer, sinemamız da tevhidi olmalı.
Meşru kavramına iki şeklide bakabiliriz. İlk olarak felsefi zeminde kavrama bakılabilir. Bir şeyi haklı görmek için gerekçeler ortaya koyma, bir şeye rıza gösterilmesi için gerekçeler ortaya koyma, nedenler gösterme.
Felsefî Bağlamda Adalet Kavramı ve Yansımaları Üzerine
Röportaj: Ferhat Koç
Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir. Bizler de adalet kavramını bu bağlam içerisinde değerlendirerek, adalet kavramının bugün gelmiş olduğu noktayı anlamak için geçmişe giderek, kavramın geçirmiş olduğu süreçleri konuşmaya ve anlamaya çalıştık. Hayatın merkezî kavramlarından biri olan adalet kavramının izini Platon’dan başlayarak günümüze kadar takip etmeye gayret ettik. Bu süreç okumasının kavramı anlamamıza fayda sağlayacağı kanaatindeyiz. Adalet kavramının felsefî alt yapısını birlikte ele aldığımız değerli felsefe tarihi profesörü Kasım Küçükalp ile yapmış olduğumuz hoş sohbetle sizleri baş başa bırakıyoruz.
Platon’un adalete yüklediği anlam ile Aristoteles’in adalete yüklediği anlam arasında derin bir farklılık olduğu görülmekte. Siz bu farklılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Buranın altında yatan temel saik sizce nedir?
Bu yazının devamı 202. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bütünlük ve Yetkinlik Temelinde Ahlâk Üzerine
Ahlâk, ahlâkın mahiyeti ve önemi, ahlâkın kaynağı, ahlâkın gerekliliği, ahlâki olan ile ahlâki olmayanın nasıl ayırt edileceği, dinden bağımsız, seküler bir ahlâkın mahiyeti ve imkânı, bilginin ahlâkiliği ve Kant’ın ahlâk anlayışı gibi
“Yardımlaşmak ve Birr’e Ermek”
Halis Aydemir ile Röportaj Yardımlaşma kavramı ile tefsiri buluşturmadan evvel, tefsir ile olan ünsiyetinizin hikâyesini bizimle paylaşır mısınız? …
Şehir ve Köy Ayrımı Üzerine
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
Senarist Ayşe Şasa: “Bizim Sinemamız Tevhide Dayanmalı”
İlle de bir isim lazımsa bir tane de biz koyalım; “İrfani Sinema”. (Gülüyor) Ama çok fazla üstüne düştük biz bu işin. Bizim sanatımız tevhide dayanacaksa eğer, sinemamız da tevhidi olmalı.
Meşruluğun Değişim ve Dönüşümü Üzerine
Meşru kavramına iki şeklide bakabiliriz. İlk olarak felsefi zeminde kavrama bakılabilir. Bir şeyi haklı görmek için gerekçeler ortaya koyma, bir şeye rıza gösterilmesi için gerekçeler ortaya koyma, nedenler gösterme.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.