İslâm siyaset düşüncesine konu olan bir külliyatla karşı karşıyayız. Bunların birçoğu gün yüzüne çıkmış, büyük bir çoğunluğuysa gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor gibi. Bu külliyat hakkında konuşalım istiyoruz. Bu konudaki araştırmalarınız ve görüşleriniz bir kitap ve birçok röportaja konu oldu. Biz, İslâm siyaset düşüncesine konu olan bu metinlerdeki ‘eleştiri’ ve ‘muhalefet’ dili üzerindeki görüş ve değerlendirmelerinizi almak istiyoruz. Fakat giriş olarak, kısaca tanımlamaları yaparak başlayalım. Nasihatnâme, siyasetnâme ve Ahkâmu’s-Sultaniyye tarzı daha hukuki ve fıkhî metinler…
Nedir bu metinler, aralarındaki fark ve mahiyetleri?
İslam siyaset düşüncesi değişik tür ve ekollerce farklı biçimlerde ele alınmıştır. Felsefe, Kelam, Fıkıh gibi ekollerde ve Ahkâmu’s-Sultaniyye, Siyasetü’ş-Şeria ve Siyasetnane gibi türlerden her birinin siyaset, yani devlet yönetimi ile ilgili görüş ve tarzları farklıdır. Söz gelimi Ahkâmu’s-Sultaniyye türündeki kitaplar, tamlamanın da ifade ettiği gibi “devlet yönetimiyle ilgili hükümler”i içeren kitaplardır. Dolayısıyla devlet başkanının özellikleri, seçimi, devletin esas teşkilâtı, idarî, malî, kazaî yapısı ve işleyişiyle ilgili hükümleri tamamen fıkıh kalıpları içinde ele alan kitaplardır. Siyasetnameler ise, devletle ve onun işleyişle ilgili konulardan söz eden bunları daha çok ahlaki açıdan ele alan kitaplardır. Siyasetnameler, devlet yöneticilerine aslında bilmedikleri şeyleri öğreten değil, zaten bildikleri şeyleri hatırlatan eserlerdir. En fazla da halka iyi davranmaya, insanca yaşamalarını sağlamaya ve adalete vurgu yapılır.
Bu yazının devamı
200. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Çok çarpıcı bir kavrama dikkat çekiyorsunuz: ‘Tarihsizlik’… İslam Dünyası Fikri kitabınız, ‘tarihsizliğin’ uzantısı olarak ortaya çıkan bir kavram olan İslam Dünyası ve bu kavram çerçevesince oluşmuş bir kavramlar kümesine işaret ediyor.
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle. Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk.
Fütürizm, gelecek kehanetlerinden çok daha fazlası ama gaybın bilgisi de değil. Belirsizliklerden, hayallerden, planlardan, programlardan, reklamlardan ilâ-âhir geleceğe dair her şeyden beslenen bir çalışma alanı. Peki, Fütürizm; bilim kurgu, ütopya ve distopyalar arasına sıkışmış çağdaş tahakküm araçlarından biri mi yoksa kaçırdığımız dünya gerçeklerinden biri mi?
Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir.
“Hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir.” der, Yasemin Işıktaş. Hukukun tanımlanması noktasında bir mutabakat sağlanamamış olsa da hukukun toplumsal düzeni korumak için var olan bir sistem olduğu gerçeği herkes tarafından kabul edilmektedir. Tarihe baktığımızda hukukun
İslam Siyaset Metinleri ve Eleştirellik Üzerine
Röportaj: Fatih Bütün
İslâm siyaset düşüncesine konu olan bir külliyatla karşı karşıyayız. Bunların birçoğu gün yüzüne çıkmış, büyük bir çoğunluğuysa gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor gibi. Bu külliyat hakkında konuşalım istiyoruz. Bu konudaki araştırmalarınız ve görüşleriniz bir kitap ve birçok röportaja konu oldu. Biz, İslâm siyaset düşüncesine konu olan bu metinlerdeki ‘eleştiri’ ve ‘muhalefet’ dili üzerindeki görüş ve değerlendirmelerinizi almak istiyoruz. Fakat giriş olarak, kısaca tanımlamaları yaparak başlayalım. Nasihatnâme, siyasetnâme ve Ahkâmu’s-Sultaniyye tarzı daha hukuki ve fıkhî metinler…
Nedir bu metinler, aralarındaki fark ve mahiyetleri?
İslam siyaset düşüncesi değişik tür ve ekollerce farklı biçimlerde ele alınmıştır. Felsefe, Kelam, Fıkıh gibi ekollerde ve Ahkâmu’s-Sultaniyye, Siyasetü’ş-Şeria ve Siyasetnane gibi türlerden her birinin siyaset, yani devlet yönetimi ile ilgili görüş ve tarzları farklıdır. Söz gelimi Ahkâmu’s-Sultaniyye türündeki kitaplar, tamlamanın da ifade ettiği gibi “devlet yönetimiyle ilgili hükümler”i içeren kitaplardır. Dolayısıyla devlet başkanının özellikleri, seçimi, devletin esas teşkilâtı, idarî, malî, kazaî yapısı ve işleyişiyle ilgili hükümleri tamamen fıkıh kalıpları içinde ele alan kitaplardır. Siyasetnameler ise, devletle ve onun işleyişle ilgili konulardan söz eden bunları daha çok ahlaki açıdan ele alan kitaplardır. Siyasetnameler, devlet yöneticilerine aslında bilmedikleri şeyleri öğreten değil, zaten bildikleri şeyleri hatırlatan eserlerdir. En fazla da halka iyi davranmaya, insanca yaşamalarını sağlamaya ve adalete vurgu yapılır.
Bu yazının devamı 200. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Dilin, Zihnin ve Ufkun Değişmesi Meselesi Üzerine
Çok çarpıcı bir kavrama dikkat çekiyorsunuz: ‘Tarihsizlik’… İslam Dünyası Fikri kitabınız, ‘tarihsizliğin’ uzantısı olarak ortaya çıkan bir kavram olan İslam Dünyası ve bu kavram çerçevesince oluşmuş bir kavramlar kümesine işaret ediyor.
İktidar ve Erdem Üzerine
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle. Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk.
Fütürizm Üzerine
Fütürizm, gelecek kehanetlerinden çok daha fazlası ama gaybın bilgisi de değil. Belirsizliklerden, hayallerden, planlardan, programlardan, reklamlardan ilâ-âhir geleceğe dair her şeyden beslenen bir çalışma alanı. Peki, Fütürizm; bilim kurgu, ütopya ve distopyalar arasına sıkışmış çağdaş tahakküm araçlarından biri mi yoksa kaçırdığımız dünya gerçeklerinden biri mi?
Felsefî Bağlamda Adalet Kavramı ve Yansımaları Üzerine
Kavramlar, tarihsel süreç içinde yüklendiği anlamlar ile birlikte günümüze kadar gelmektedirler. Kavramların bugün taşıdığı anlamı kavrayabilmek için tarihsel süreç içinde geçirmiş oldukları değişim ve dönüşüme de bakmak gerekmektedir.
Toplumsal Düzeni Sağlayan Hukukumuzun Çıkmazları Üzerine
“Hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir.” der, Yasemin Işıktaş. Hukukun tanımlanması noktasında bir mutabakat sağlanamamış olsa da hukukun toplumsal düzeni korumak için var olan bir sistem olduğu gerçeği herkes tarafından kabul edilmektedir. Tarihe baktığımızda hukukun
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.