İslâm siyaset düşüncesine konu olan bir külliyatla karşı karşıyayız. Bunların birçoğu gün yüzüne çıkmış, büyük bir çoğunluğuysa gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor gibi. Bu külliyat hakkında konuşalım istiyoruz. Bu konudaki araştırmalarınız ve görüşleriniz bir kitap ve birçok röportaja konu oldu. Biz, İslâm siyaset düşüncesine konu olan bu metinlerdeki ‘eleştiri’ ve ‘muhalefet’ dili üzerindeki görüş ve değerlendirmelerinizi almak istiyoruz. Fakat giriş olarak, kısaca tanımlamaları yaparak başlayalım. Nasihatnâme, siyasetnâme ve Ahkâmu’s-Sultaniyye tarzı daha hukuki ve fıkhî metinler…
Nedir bu metinler, aralarındaki fark ve mahiyetleri?
İslam siyaset düşüncesi değişik tür ve ekollerce farklı biçimlerde ele alınmıştır. Felsefe, Kelam, Fıkıh gibi ekollerde ve Ahkâmu’s-Sultaniyye, Siyasetü’ş-Şeria ve Siyasetnane gibi türlerden her birinin siyaset, yani devlet yönetimi ile ilgili görüş ve tarzları farklıdır. Söz gelimi Ahkâmu’s-Sultaniyye türündeki kitaplar, tamlamanın da ifade ettiği gibi “devlet yönetimiyle ilgili hükümler”i içeren kitaplardır. Dolayısıyla devlet başkanının özellikleri, seçimi, devletin esas teşkilâtı, idarî, malî, kazaî yapısı ve işleyişiyle ilgili hükümleri tamamen fıkıh kalıpları içinde ele alan kitaplardır. Siyasetnameler ise, devletle ve onun işleyişle ilgili konulardan söz eden bunları daha çok ahlaki açıdan ele alan kitaplardır. Siyasetnameler, devlet yöneticilerine aslında bilmedikleri şeyleri öğreten değil, zaten bildikleri şeyleri hatırlatan eserlerdir. En fazla da halka iyi davranmaya, insanca yaşamalarını sağlamaya ve adalete vurgu yapılır.
Bu yazının devamı
200. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsanoğlu, yaratıldığı andan itibaren ihtiyaçlarını gidermek için üretme ve tüketme faaliyetinin içerisinde var olagelmiştir. Ancak hiçbir dönemde ‘tüketim” denilen olgu bugün olduğu gibi toplumu belirleyen, yönlendiren bir güce dönüşmemiştir. Daha da ötesi, modern dünya ürettiği malları tüketmeye yatkın
Muhadram elbette klasik bir terimdir. Arap edebiyatı tarihine mahsus bir terim. Muhadram terimi iki ayrı alanda kullanılmaktadır. Birincisi siyerin konusu olarak Muhadram. Bu genel olarak Allah’ın Resulü aleyhisselam’dan önce yaşamış, İslam’ın gelişi ile beraber onu bir Resul olarak kabul etmiş ve İslam’a girmiş kimseler için kullanılır.
Batı’da cereyan eden fikrî ve toplumsal değişimlerle beraber bilhassa Rönesans’tan itibaren Skolastik düşünce ve dönemini temsil ve inşa eden Scholar’ın yerine bu defa modern düşünce ve dönemi inşa edecek olan Entelektüel geçiyor. Yani Hristiyanlığı temsil eden din adamının entelektüel kuvveti azalınca ve hadiseleri anlama ve açıklayıcı olmakta zorlanınca,
Yediden yetmişe herkesin diline pelesenk ettiği, sosyal hayattan özel hayata, iş hayatından akademik hayata birçok mecrâda boy gösteren fakat bir o kadar da anlam netliğinden uzak bırakılan bir kavramla karşı karşıyayız: Ahlâk. ‘Önce Ahlâk’ diyerek önceliğini ahlâk olarak belirleyen ve eserlerini bu bağlamda kaleme alan mütefekkir-yazar Ramazan Yazçiçek’le ahlâkın
Kur’an’dan bizim öğrendiğimiz ise şu: İnananlar kendi üzerlerine düşen sorumluluğu bütünüyle yerine getirdikten sonra Tanrı o süreçte müminlere yardım ediyor, müdahale ediyor her anlamda
İslam Siyaset Metinleri ve Eleştirellik Üzerine
Röportaj: Fatih Bütün
İslâm siyaset düşüncesine konu olan bir külliyatla karşı karşıyayız. Bunların birçoğu gün yüzüne çıkmış, büyük bir çoğunluğuysa gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor gibi. Bu külliyat hakkında konuşalım istiyoruz. Bu konudaki araştırmalarınız ve görüşleriniz bir kitap ve birçok röportaja konu oldu. Biz, İslâm siyaset düşüncesine konu olan bu metinlerdeki ‘eleştiri’ ve ‘muhalefet’ dili üzerindeki görüş ve değerlendirmelerinizi almak istiyoruz. Fakat giriş olarak, kısaca tanımlamaları yaparak başlayalım. Nasihatnâme, siyasetnâme ve Ahkâmu’s-Sultaniyye tarzı daha hukuki ve fıkhî metinler…
Nedir bu metinler, aralarındaki fark ve mahiyetleri?
İslam siyaset düşüncesi değişik tür ve ekollerce farklı biçimlerde ele alınmıştır. Felsefe, Kelam, Fıkıh gibi ekollerde ve Ahkâmu’s-Sultaniyye, Siyasetü’ş-Şeria ve Siyasetnane gibi türlerden her birinin siyaset, yani devlet yönetimi ile ilgili görüş ve tarzları farklıdır. Söz gelimi Ahkâmu’s-Sultaniyye türündeki kitaplar, tamlamanın da ifade ettiği gibi “devlet yönetimiyle ilgili hükümler”i içeren kitaplardır. Dolayısıyla devlet başkanının özellikleri, seçimi, devletin esas teşkilâtı, idarî, malî, kazaî yapısı ve işleyişiyle ilgili hükümleri tamamen fıkıh kalıpları içinde ele alan kitaplardır. Siyasetnameler ise, devletle ve onun işleyişle ilgili konulardan söz eden bunları daha çok ahlaki açıdan ele alan kitaplardır. Siyasetnameler, devlet yöneticilerine aslında bilmedikleri şeyleri öğreten değil, zaten bildikleri şeyleri hatırlatan eserlerdir. En fazla da halka iyi davranmaya, insanca yaşamalarını sağlamaya ve adalete vurgu yapılır.
Bu yazının devamı 200. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
‘Tüketim’ ‘Toplum’ ‘Tüketim Toplumu’ Üzerine
İnsanoğlu, yaratıldığı andan itibaren ihtiyaçlarını gidermek için üretme ve tüketme faaliyetinin içerisinde var olagelmiştir. Ancak hiçbir dönemde ‘tüketim” denilen olgu bugün olduğu gibi toplumu belirleyen, yönlendiren bir güce dönüşmemiştir. Daha da ötesi, modern dünya ürettiği malları tüketmeye yatkın
Kuran ve Şiir Kitabı Üzerine
Muhadram elbette klasik bir terimdir. Arap edebiyatı tarihine mahsus bir terim. Muhadram terimi iki ayrı alanda kullanılmaktadır. Birincisi siyerin konusu olarak Muhadram. Bu genel olarak Allah’ın Resulü aleyhisselam’dan önce yaşamış, İslam’ın gelişi ile beraber onu bir Resul olarak kabul etmiş ve İslam’a girmiş kimseler için kullanılır.
İktidarın Soykütükleri
Batı’da cereyan eden fikrî ve toplumsal değişimlerle beraber bilhassa Rönesans’tan itibaren Skolastik düşünce ve dönemini temsil ve inşa eden Scholar’ın yerine bu defa modern düşünce ve dönemi inşa edecek olan Entelektüel geçiyor. Yani Hristiyanlığı temsil eden din adamının entelektüel kuvveti azalınca ve hadiseleri anlama ve açıklayıcı olmakta zorlanınca,
Ahlak Üzerine
Yediden yetmişe herkesin diline pelesenk ettiği, sosyal hayattan özel hayata, iş hayatından akademik hayata birçok mecrâda boy gösteren fakat bir o kadar da anlam netliğinden uzak bırakılan bir kavramla karşı karşıyayız: Ahlâk. ‘Önce Ahlâk’ diyerek önceliğini ahlâk olarak belirleyen ve eserlerini bu bağlamda kaleme alan mütefekkir-yazar Ramazan Yazçiçek’le ahlâkın
Gazze, Vicdan ve İnsanlık Dramı Üzerine
Kur’an’dan bizim öğrendiğimiz ise şu: İnananlar kendi üzerlerine düşen sorumluluğu bütünüyle yerine getirdikten sonra Tanrı o süreçte müminlere yardım ediyor, müdahale ediyor her anlamda
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.