“Kur’ân ayı” Ramazan, Kur’ân’a çağırıyor insanları. Kur’ân da, takvâlı olmaya çağırıyor.
Takvâlı olmak; ancak Kur’ân’a kulak verip buyruklarına uymakla mümkün.
Ramazan, Allah’a itaat edişin, boyun eğişin, kulluğun yıllık sınav zamanıdır. Allah’a teslimiyetin, Kur’ân’ı rehber, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yolunu yol edinişin deneniş vaktidir. Yasakları terk edip helallere yönelmenin sınanış günleridir.
Ne yaptığını bilerek, bilinçli olarak, gerektiği şekilde oruç tutup “Ramazanı ihyâ” edenler; takvâ sorumluluğunu taşıyan insanlardır. Bu nedenle Rabbimiz (c.c.): “Ey iman edenler, oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki takvâlı olursunuz.” buyuruyor. Bu âyetten de anlaşılacağı üzere; oruç, takvânın yoludur.
Ramazan, özelliğini de, güzelliğini de, “on bir ayın sultanı” oluşunu da Kur’ân’dan alıyor: “O Ramazan ayı ki; insanlara yol gösterici, hidâyeti, doğruyu ve yanlışı birbirinden ayırt edip açıklayıcı olarak Kur’ân, o ayda indirildi.”
Bu yazının devamı
180. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bazı kelimeler yüreğimizden tank gibi geçerken, bazı kelimeler meramımızı anlatmakta kifayetsiz kalmaktadır. Çünkü kelimelerin de ruhu vardır. Kelimeler asırlar boyunca bir milletin dilinde, gönlünde yaşayarak ruh ve mânâ kazanır. Mesela ‘yapıt’ ile ‘eser’ bir midir? Selimiye Camiî, Mimar Sinan’ın yapıtı mı yoksa eseri midir? “Cümle” ile “tümce” aynı şey midir? Cümle âlem yerine tümce âlem diyebilecek miyiz? Kelimeler yüreğimizden geçerken, sözcükler bir yumru gibi takılır kalır gırtlağımızda.
Algı yönetimi, bireylerin veya toplulukların olaylara, kavramlara ya da mesajlara dair algılarını belirli bir yönde şekillendirmek amacıyla kullanılan stratejik bir süreçtir. Bu süreç, insanların bilgi edinme yollarını etkileyerek onların düşünce ve davranışlarını yönlendirmeyi hedefler.
Ağlayan bir çocuk görünce, onunla beraber ağlamak geliyor içimden. Gülen bir çocuk görünce de, gülmeden edemem. Nerede bir çocuk görsem, onu sevmek, onunla şakalaşmak ve oynamak isterim. Renkleri, ırkları, dilleri hiç önemli değil. Hepsi sevimli, hepsi günahsız, hepsi masum. Onlar zaten hep aynı dili konuşur. Daha çok ağlayışlarıyla ve gülüşleriyle meramlarını anlatmaya
Amacım bu yazıda gençliğin sözcülüğünü yapmak veya deizm üzerine felsefi tartışmalara girmek değil. Bir genç olarak söz konusu problemin muhataplığı mesabesince kendi adıma bir cevap vermektir. Bu yazı, Müslümanlar olarak sürekli yapay, asli ve elzem olmayan gündemlere icbar
Bu makale, Türkiye’de yakın dönemde İslamî hareketler içerisinden bir ayrışma süreci sonunda mücessemleşen Antikapitalist Müslümanlar’ın (AKM) nasıl bir bağlamda ortaya çıktığı ve temel karakterinin ne olduğu soruları üzerinden şekillenmektedir.
Ramazan, Kur’ân Ve Takvâ
“Kur’ân ayı” Ramazan, Kur’ân’a çağırıyor insanları. Kur’ân da, takvâlı olmaya çağırıyor.
Takvâlı olmak; ancak Kur’ân’a kulak verip buyruklarına uymakla mümkün.
Ramazan, Allah’a itaat edişin, boyun eğişin, kulluğun yıllık sınav zamanıdır. Allah’a teslimiyetin, Kur’ân’ı rehber, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yolunu yol edinişin deneniş vaktidir. Yasakları terk edip helallere yönelmenin sınanış günleridir.
Ne yaptığını bilerek, bilinçli olarak, gerektiği şekilde oruç tutup “Ramazanı ihyâ” edenler; takvâ sorumluluğunu taşıyan insanlardır. Bu nedenle Rabbimiz (c.c.): “Ey iman edenler, oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki takvâlı olursunuz.” buyuruyor. Bu âyetten de anlaşılacağı üzere; oruç, takvânın yoludur.
Kur’ân’ı rehber edinerek takvâya yürüyüş, oruçta sembolleşiyor. “Onlara, size verdiğimize (Kitaba) kuvvetle sarılın ve içindekileri benimseyin ki; takvâ sahibi olasınız, dedik.”
Ramazan, özelliğini de, güzelliğini de, “on bir ayın sultanı” oluşunu da Kur’ân’dan alıyor: “O Ramazan ayı ki; insanlara yol gösterici, hidâyeti, doğruyu ve yanlışı birbirinden ayırt edip açıklayıcı olarak Kur’ân, o ayda indirildi.”
Bu yazının devamı 180. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kelimeler ki Tank Gibi Geçer Adamın Yüreğinden
Bazı kelimeler yüreğimizden tank gibi geçerken, bazı kelimeler meramımızı anlatmakta kifayetsiz kalmaktadır. Çünkü kelimelerin de ruhu vardır. Kelimeler asırlar boyunca bir milletin dilinde, gönlünde yaşayarak ruh ve mânâ kazanır. Mesela ‘yapıt’ ile ‘eser’ bir midir? Selimiye Camiî, Mimar Sinan’ın yapıtı mı yoksa eseri midir? “Cümle” ile “tümce” aynı şey midir? Cümle âlem yerine tümce âlem diyebilecek miyiz? Kelimeler yüreğimizden geçerken, sözcükler bir yumru gibi takılır kalır gırtlağımızda.
Algoritmik Değnekler ve Firavun’un Saltanatı: Dijital Dünyanın Yönettiği Manipülatif Krallık
Algı yönetimi, bireylerin veya toplulukların olaylara, kavramlara ya da mesajlara dair algılarını belirli bir yönde şekillendirmek amacıyla kullanılan stratejik bir süreçtir. Bu süreç, insanların bilgi edinme yollarını etkileyerek onların düşünce ve davranışlarını yönlendirmeyi hedefler.
Çocukların Dünyası
Ağlayan bir çocuk görünce, onunla beraber ağlamak geliyor içimden. Gülen bir çocuk görünce de, gülmeden edemem. Nerede bir çocuk görsem, onu sevmek, onunla şakalaşmak ve oynamak isterim. Renkleri, ırkları, dilleri hiç önemli değil. Hepsi sevimli, hepsi günahsız, hepsi masum. Onlar zaten hep aynı dili konuşur. Daha çok ağlayışlarıyla ve gülüşleriyle meramlarını anlatmaya
Gençlik, Deizm Ve Ciddiyet Üzerine Mülahazalar
Amacım bu yazıda gençliğin sözcülüğünü yapmak veya deizm üzerine felsefi tartışmalara girmek değil. Bir genç olarak söz konusu problemin muhataplığı mesabesince kendi adıma bir cevap vermektir. Bu yazı, Müslümanlar olarak sürekli yapay, asli ve elzem olmayan gündemlere icbar
Kimlikten Sınıfa: İslami Hareketlerin Dönüşümü ve Anti-Kapitalist Müslümanlar
Bu makale, Türkiye’de yakın dönemde İslamî hareketler içerisinden bir ayrışma süreci sonunda mücessemleşen Antikapitalist Müslümanlar’ın (AKM) nasıl bir bağlamda ortaya çıktığı ve temel karakterinin ne olduğu soruları üzerinden şekillenmektedir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.