Genel olarak aç kalmak ve özel olarak Allah’ın rızasını kazanmak için oruç tutmak; insanın, duygularını kontrol altına almasını, böylece eğitilmesini sağlayan bir irade eğitimidir. Onun için geçmiş ümmetlere farz olduğu gibi Müslümanlara da farz olmuştur. Yüce Allah “Ramazan, insanlara rehberlik yapmak, bilgilendirmek ve yanlıştan doğruya yönelten bir ölçü olmak üzere içinde Kur’ân’ın indiği aydır” buyurarak bu gerçeği ifade etmektedir.
Evet, Yüce Allah, insanlara şefkat ve merhametinin eseri olarak Kur’ân’ı rahmet, gerçekleri görmeleri için nur/ışık, hakkı ve batılı ayırdetmek için furkân/ayırıcı, hakkın gerçekliğini ve batılın geçersizliğini ispat etmek için beyyine/açık delil ve burhân, hakkın ölçüsüyle ölçüp tartmak için mîzan/ölçü-terazi, hakkı unutmuş olanlara hatırlatmak için zikir/hatırlatma, ıslah edip hakka yönlendirmek için mevize/öğüt, teşvikle yola gelmeyenleri ceza ile tehdit ederek uyarmak için nezîr, Allah katında geçerli ve geçersiz uygulamaları belirlemek için hüküm/karar, hakkı yerli yerinde sağlam öğretmek için hikmet, tevhîde aykırı hastalıklardan kurtuluş için şifâ/iyileştirme, imdat isteyenlere kurtuluş için uzatılan hablullah/Allah’ın ipi, kopmayan sağlam bir ipe tutunmaları için el-urvetu’l-vusqâ/sağlam ip, doğru yol olarak sırât-ı mustaqîm ve doğru yola kılavuzluk için hidâyet olarak indirmiştir. Onun için inmeye başladığı Kadir Gecesi’nin çokluktan kinaye olarak bin aydan daha hayırlı olduğunu söylemektedir.
Bu yazının devamı
180. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Ağlayan bir çocuk görünce, onunla beraber ağlamak geliyor içimden. Gülen bir çocuk görünce de, gülmeden edemem. Nerede bir çocuk görsem, onu sevmek, onunla şakalaşmak ve oynamak isterim. Renkleri, ırkları, dilleri hiç önemli değil. Hepsi sevimli, hepsi günahsız, hepsi masum. Onlar zaten hep aynı dili konuşur. Daha çok ağlayışlarıyla ve gülüşleriyle meramlarını anlatmaya
Allah’a adamak… Tüm fani olanları O’na adamak… O’nun verdiklerini O’na adamak… Düşüncede, sözde, özde, eylemde adamak… Hep bir adım öne atılarak… Sabır, sebat, istikamet üzere yürüyerek… En değerlileri feda ederek… Kalplerde Allah’ın dışında bir şey bırakmayarak…
Ayrımcılığın önlenmesi, çocuğun yüksek yararı, yaşama ve gelişme hakkı, çocuğun görüşlerinin dikkate alınması gibi dört temel ilke üzerine bina edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilk maddesi çocuğun tanımıyla başlar. Her türlü ayrımcılığı yasaklayan sözleşmede çocuğun yüksek yararı,
Büyüme, zenginleşme, başkalarını tahakküm altına alma hırsı yüzünden ahlâki ilkelerden her geçen gün biraz daha uzaklaşan dünyamızın yeni ve daha da büyük sorunlarla karşı karşıya gelebileceği nedense göz ardı edilmekte.
Ademoğlu’nun yeryüzü serüveni tekdüze değildir. İnişler-çıkışlar, düşüşler-kalkışlar, sevinçler ve kederlerle doludur hayat. İnsan, bir eli yağda bir eli balda olduğu sürece kurtuluş teolojilerine ihtiyaç duymamıştır.
Kur’an ve Cihad Ayı Ramazan
Genel olarak aç kalmak ve özel olarak Allah’ın rızasını kazanmak için oruç tutmak; insanın, duygularını kontrol altına almasını, böylece eğitilmesini sağlayan bir irade eğitimidir. Onun için geçmiş ümmetlere farz olduğu gibi Müslümanlara da farz olmuştur. Yüce Allah “Ramazan, insanlara rehberlik yapmak, bilgilendirmek ve yanlıştan doğruya yönelten bir ölçü olmak üzere içinde Kur’ân’ın indiği aydır” buyurarak bu gerçeği ifade etmektedir.
Evet, Yüce Allah, insanlara şefkat ve merhametinin eseri olarak Kur’ân’ı rahmet, gerçekleri görmeleri için nur/ışık, hakkı ve batılı ayırdetmek için furkân/ayırıcı, hakkın gerçekliğini ve batılın geçersizliğini ispat etmek için beyyine/açık delil ve burhân, hakkın ölçüsüyle ölçüp tartmak için mîzan/ölçü-terazi, hakkı unutmuş olanlara hatırlatmak için zikir/hatırlatma, ıslah edip hakka yönlendirmek için mevize/öğüt, teşvikle yola gelmeyenleri ceza ile tehdit ederek uyarmak için nezîr, Allah katında geçerli ve geçersiz uygulamaları belirlemek için hüküm/karar, hakkı yerli yerinde sağlam öğretmek için hikmet, tevhîde aykırı hastalıklardan kurtuluş için şifâ/iyileştirme, imdat isteyenlere kurtuluş için uzatılan hablullah/Allah’ın ipi, kopmayan sağlam bir ipe tutunmaları için el-urvetu’l-vusqâ/sağlam ip, doğru yol olarak sırât-ı mustaqîm ve doğru yola kılavuzluk için hidâyet olarak indirmiştir. Onun için inmeye başladığı Kadir Gecesi’nin çokluktan kinaye olarak bin aydan daha hayırlı olduğunu söylemektedir.
Bu yazının devamı 180. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Çocukların Dünyası
Ağlayan bir çocuk görünce, onunla beraber ağlamak geliyor içimden. Gülen bir çocuk görünce de, gülmeden edemem. Nerede bir çocuk görsem, onu sevmek, onunla şakalaşmak ve oynamak isterim. Renkleri, ırkları, dilleri hiç önemli değil. Hepsi sevimli, hepsi günahsız, hepsi masum. Onlar zaten hep aynı dili konuşur. Daha çok ağlayışlarıyla ve gülüşleriyle meramlarını anlatmaya
Adayış ve Adanış
Allah’a adamak… Tüm fani olanları O’na adamak… O’nun verdiklerini O’na adamak… Düşüncede, sözde, özde, eylemde adamak… Hep bir adım öne atılarak… Sabır, sebat, istikamet üzere yürüyerek… En değerlileri feda ederek… Kalplerde Allah’ın dışında bir şey bırakmayarak…
BM Çocuk Hakları Sözleşmesine Eleştirel Yaklaşım
Ayrımcılığın önlenmesi, çocuğun yüksek yararı, yaşama ve gelişme hakkı, çocuğun görüşlerinin dikkate alınması gibi dört temel ilke üzerine bina edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilk maddesi çocuğun tanımıyla başlar. Her türlü ayrımcılığı yasaklayan sözleşmede çocuğun yüksek yararı,
Modernitenin Ahlâk Sorunu
Büyüme, zenginleşme, başkalarını tahakküm altına alma hırsı yüzünden ahlâki ilkelerden her geçen gün biraz daha uzaklaşan dünyamızın yeni ve daha da büyük sorunlarla karşı karşıya gelebileceği nedense göz ardı edilmekte.
Kendisine Himmeti Olmayan Mitolojik Kurtarıcı Bana Mı Himmet Edecek?
Ademoğlu’nun yeryüzü serüveni tekdüze değildir. İnişler-çıkışlar, düşüşler-kalkışlar, sevinçler ve kederlerle doludur hayat. İnsan, bir eli yağda bir eli balda olduğu sürece kurtuluş teolojilerine ihtiyaç duymamıştır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.