Genel olarak aç kalmak ve özel olarak Allah’ın rızasını kazanmak için oruç tutmak; insanın, duygularını kontrol altına almasını, böylece eğitilmesini sağlayan bir irade eğitimidir. Onun için geçmiş ümmetlere farz olduğu gibi Müslümanlara da farz olmuştur. Yüce Allah “Ramazan, insanlara rehberlik yapmak, bilgilendirmek ve yanlıştan doğruya yönelten bir ölçü olmak üzere içinde Kur’ân’ın indiği aydır” buyurarak bu gerçeği ifade etmektedir.
Evet, Yüce Allah, insanlara şefkat ve merhametinin eseri olarak Kur’ân’ı rahmet, gerçekleri görmeleri için nur/ışık, hakkı ve batılı ayırdetmek için furkân/ayırıcı, hakkın gerçekliğini ve batılın geçersizliğini ispat etmek için beyyine/açık delil ve burhân, hakkın ölçüsüyle ölçüp tartmak için mîzan/ölçü-terazi, hakkı unutmuş olanlara hatırlatmak için zikir/hatırlatma, ıslah edip hakka yönlendirmek için mevize/öğüt, teşvikle yola gelmeyenleri ceza ile tehdit ederek uyarmak için nezîr, Allah katında geçerli ve geçersiz uygulamaları belirlemek için hüküm/karar, hakkı yerli yerinde sağlam öğretmek için hikmet, tevhîde aykırı hastalıklardan kurtuluş için şifâ/iyileştirme, imdat isteyenlere kurtuluş için uzatılan hablullah/Allah’ın ipi, kopmayan sağlam bir ipe tutunmaları için el-urvetu’l-vusqâ/sağlam ip, doğru yol olarak sırât-ı mustaqîm ve doğru yola kılavuzluk için hidâyet olarak indirmiştir. Onun için inmeye başladığı Kadir Gecesi’nin çokluktan kinaye olarak bin aydan daha hayırlı olduğunu söylemektedir.
Klasik insanın bilincinden ve hayatından kovalamak yerine beklediği ölüm, modern insanda kovalanası tedirgin edici bir düzlem olmuştur. Ölümden korkmak yerine onu hafife veya alaya alarak ölüme yaklaşmaktadır. Ölümü “hakiki haysiyet” olarak gören Adorno, ölümün çağdaş insan bilincinden kovulma nedenini; insanın öteki dünyaya olan umudunun kesilmesi ve şimdi ve burada olanın umutsuz sefaleti olarak açıklanmasıdır.
Doğal ya da beşer eliyle oluşmuş felaketler nedeniyle insanların normal yaşamları alt üst olmakta, toplumsal ve bireysel planda temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri organizasyonları ortadan kalkmakta, insanlar yardıma muhtaç hale gelmektedirler. Deprem, yanardağ patlaması, sel baskını, heyelan vb doğal afetler nedeniyle oluşan muhtaçlık durumu geçici bir durum iken beşer eliyle oluşan felaketlerin yol açtığı muhtaçlık durumu derin …
Zor yıllarda aydın olmak… Ya da aydına ihtiyaç duymak… Cesaretin budandığı, korkunun egemen kılındığı zamanlarda… Bid’atlerle kucaklaşıldığı, düş kurulmasına bile engellerin çıktığı zamanlarda… Sarsıcı, dönüştürücü, yozlaştırıcı, bir değişim sürecinden geçilmektedir. Bu değişim sürecinde özellikle Müslüman aydınlarda, öncü kadrolarda düşünsel bakımdan yalpalamalar yaşanmakta, görece olumluluklara razı olmanın, bazı imkânlar elde etmenin etkisiyle sistem içi değişime eklemlenmeler …
Hüküm yalnızca Allah’ındır.” Yûsuf Sûresi 40. âyet “Devlet, en iyi ifadeyle gerekli kötülüktür. Kötü ifadeyle, dayanılmaz kötülüktür.” Thomas Paine (1737-1809) “Bize hâkim olan iktidarın, bizden fazla sadece bir şeyi var; O da bizi yönetmek için ona vermiş olduğumuz üstünlük.” E. de La Boetie (1530-1563) Devlet Kavramı Devlet nedir, kimdir, neden vardır, insanlığın …
Gözetim, 18. yüzyılda, fizikî sınırların, duvarların, kamu mekânlarının ve şehrin bir kısmını içeren ve düzenin sağlanması için iktidara “güç” kazandıran panoptikonlar aracılığıyla sağlanmaktayken; 21. yüzyılda, Bauman’ın dediği gibi, sınırları olmayan, akışkan ve bireysel düzlemde mikropanoptikonlar yani akıllı cihazlarla dijital olarak sağlanmaktadır. Artık insanın sadece rasyonelliği değil irrasyonelliği de çeşitli denetim mekanizmalarının, gözetim teknolojilerinin boyunduruğu altındadır.
Kur’an ve Cihad Ayı Ramazan
Genel olarak aç kalmak ve özel olarak Allah’ın rızasını kazanmak için oruç tutmak; insanın, duygularını kontrol altına almasını, böylece eğitilmesini sağlayan bir irade eğitimidir. Onun için geçmiş ümmetlere farz olduğu gibi Müslümanlara da farz olmuştur. Yüce Allah “Ramazan, insanlara rehberlik yapmak, bilgilendirmek ve yanlıştan doğruya yönelten bir ölçü olmak üzere içinde Kur’ân’ın indiği aydır” buyurarak bu gerçeği ifade etmektedir.
Evet, Yüce Allah, insanlara şefkat ve merhametinin eseri olarak Kur’ân’ı rahmet, gerçekleri görmeleri için nur/ışık, hakkı ve batılı ayırdetmek için furkân/ayırıcı, hakkın gerçekliğini ve batılın geçersizliğini ispat etmek için beyyine/açık delil ve burhân, hakkın ölçüsüyle ölçüp tartmak için mîzan/ölçü-terazi, hakkı unutmuş olanlara hatırlatmak için zikir/hatırlatma, ıslah edip hakka yönlendirmek için mevize/öğüt, teşvikle yola gelmeyenleri ceza ile tehdit ederek uyarmak için nezîr, Allah katında geçerli ve geçersiz uygulamaları belirlemek için hüküm/karar, hakkı yerli yerinde sağlam öğretmek için hikmet, tevhîde aykırı hastalıklardan kurtuluş için şifâ/iyileştirme, imdat isteyenlere kurtuluş için uzatılan hablullah/Allah’ın ipi, kopmayan sağlam bir ipe tutunmaları için el-urvetu’l-vusqâ/sağlam ip, doğru yol olarak sırât-ı mustaqîm ve doğru yola kılavuzluk için hidâyet olarak indirmiştir. Onun için inmeye başladığı Kadir Gecesi’nin çokluktan kinaye olarak bin aydan daha hayırlı olduğunu söylemektedir.
Bu yazının devamı 180. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
180. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Baudrillard ve Bir Meydan Okuma Olarak Ölümün Unutulması
Klasik insanın bilincinden ve hayatından kovalamak yerine beklediği ölüm, modern insanda kovalanası tedirgin edici bir düzlem olmuştur. Ölümden korkmak yerine onu hafife veya alaya alarak ölüme yaklaşmaktadır. Ölümü “hakiki haysiyet” olarak gören Adorno, ölümün çağdaş insan bilincinden kovulma nedenini; insanın öteki dünyaya olan umudunun kesilmesi ve şimdi ve burada olanın umutsuz sefaleti olarak açıklanmasıdır.
İnsani Yardım Stratejisinin ve İnfak Fıkhının Üretilmesi Neden Gereklidir
Doğal ya da beşer eliyle oluşmuş felaketler nedeniyle insanların normal yaşamları alt üst olmakta, toplumsal ve bireysel planda temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri organizasyonları ortadan kalkmakta, insanlar yardıma muhtaç hale gelmektedirler. Deprem, yanardağ patlaması, sel baskını, heyelan vb doğal afetler nedeniyle oluşan muhtaçlık durumu geçici bir durum iken beşer eliyle oluşan felaketlerin yol açtığı muhtaçlık durumu derin …
Kurulu Sistemlerin Truva Atı Olmak
Zor yıllarda aydın olmak… Ya da aydına ihtiyaç duymak… Cesaretin budandığı, korkunun egemen kılındığı zamanlarda… Bid’atlerle kucaklaşıldığı, düş kurulmasına bile engellerin çıktığı zamanlarda… Sarsıcı, dönüştürücü, yozlaştırıcı, bir değişim sürecinden geçilmektedir. Bu değişim sürecinde özellikle Müslüman aydınlarda, öncü kadrolarda düşünsel bakımdan yalpalamalar yaşanmakta, görece olumluluklara razı olmanın, bazı imkânlar elde etmenin etkisiyle sistem içi değişime eklemlenmeler …
Modernizmin Korkuttuğu Müslümanlar: Devlet Çıkmazı
Hüküm yalnızca Allah’ındır.” Yûsuf Sûresi 40. âyet “Devlet, en iyi ifadeyle gerekli kötülüktür. Kötü ifadeyle, dayanılmaz kötülüktür.” Thomas Paine (1737-1809) “Bize hâkim olan iktidarın, bizden fazla sadece bir şeyi var; O da bizi yönetmek için ona vermiş olduğumuz üstünlük.” E. de La Boetie (1530-1563) Devlet Kavramı Devlet nedir, kimdir, neden vardır, insanlığın …
Panoptikon ve Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı
Gözetim, 18. yüzyılda, fizikî sınırların, duvarların, kamu mekânlarının ve şehrin bir kısmını içeren ve düzenin sağlanması için iktidara “güç” kazandıran panoptikonlar aracılığıyla sağlanmaktayken; 21. yüzyılda, Bauman’ın dediği gibi, sınırları olmayan, akışkan ve bireysel düzlemde mikropanoptikonlar yani akıllı cihazlarla dijital olarak sağlanmaktadır. Artık insanın sadece rasyonelliği değil irrasyonelliği de çeşitli denetim mekanizmalarının, gözetim teknolojilerinin boyunduruğu altındadır.
Alışverişe devam et