Genel olarak aç kalmak ve özel olarak Allah’ın rızasını kazanmak için oruç tutmak; insanın, duygularını kontrol altına almasını, böylece eğitilmesini sağlayan bir irade eğitimidir. Onun için geçmiş ümmetlere farz olduğu gibi Müslümanlara da farz olmuştur. Yüce Allah “Ramazan, insanlara rehberlik yapmak, bilgilendirmek ve yanlıştan doğruya yönelten bir ölçü olmak üzere içinde Kur’ân’ın indiği aydır” buyurarak bu gerçeği ifade etmektedir.
Evet, Yüce Allah, insanlara şefkat ve merhametinin eseri olarak Kur’ân’ı rahmet, gerçekleri görmeleri için nur/ışık, hakkı ve batılı ayırdetmek için furkân/ayırıcı, hakkın gerçekliğini ve batılın geçersizliğini ispat etmek için beyyine/açık delil ve burhân, hakkın ölçüsüyle ölçüp tartmak için mîzan/ölçü-terazi, hakkı unutmuş olanlara hatırlatmak için zikir/hatırlatma, ıslah edip hakka yönlendirmek için mevize/öğüt, teşvikle yola gelmeyenleri ceza ile tehdit ederek uyarmak için nezîr, Allah katında geçerli ve geçersiz uygulamaları belirlemek için hüküm/karar, hakkı yerli yerinde sağlam öğretmek için hikmet, tevhîde aykırı hastalıklardan kurtuluş için şifâ/iyileştirme, imdat isteyenlere kurtuluş için uzatılan hablullah/Allah’ın ipi, kopmayan sağlam bir ipe tutunmaları için el-urvetu’l-vusqâ/sağlam ip, doğru yol olarak sırât-ı mustaqîm ve doğru yola kılavuzluk için hidâyet olarak indirmiştir. Onun için inmeye başladığı Kadir Gecesi’nin çokluktan kinaye olarak bin aydan daha hayırlı olduğunu söylemektedir.
Modern şiddetin en belirgin özelliklerinden olan ordu, sağlık, eğitim ve medya gibi organlara müdahale yoluyla muhatapların sindirilmeye çalışılması olgusu , Doğu Türkistan için sıradan bir durum hâline gelmiştir.
Öteki” sosyolojik bir terim olarak din, etnisite, dil ve kültür acısından farklı olan toplumsal kategorileri ifade etmektedir. Burada sorun ötekinin varlığı ile ilgili değil, onunla gerçekleştirilecek ilişkinin niteliğidir. Bir devleti totaliter veya demokratik hukuk devleti yapan da öteki olarak algılananlara karşı yürüttüğü politikalarla ilgilidir.
Bizim tetkiklerimiz, araştırmalarımız da tenkide tabi tutulmadan geçilmesin. Bu konuda dikkatli bulunmaya çalıştığımız hâlde, farkında olmadan hata yaptığımızı görüp anlarsak, onları kendimiz bile hoş görmüyoruz ve hoş görülmeyerek ikazlar yapılmasını –Allah rızası için- bekliyoruz.
İncelemelerimizdeki doğrular, yücelerden yüce bulunan El-Âlim’dendir. O’nun sevgili Resûlü’nün bereketli tebliğlerindendir. Bilmeyerek yaptığımız hatalar, anlamayarak düştüğümüz yanlışlar, farkına varmadığımız bütün aksamalar, görülürse, onlar bize aittir, kabul edilmemesi, reddedilmesi gerekir.
Klasik insanın bilincinden ve hayatından kovalamak yerine beklediği ölüm, modern insanda kovalanası tedirgin edici bir düzlem olmuştur. Ölümden korkmak yerine onu hafife veya alaya alarak ölüme yaklaşmaktadır. Ölümü “hakiki haysiyet” olarak gören Adorno, ölümün çağdaş insan bilincinden kovulma nedenini; insanın öteki dünyaya olan umudunun kesilmesi ve şimdi ve burada olanın umutsuz sefaleti olarak açıklanmasıdır.
Pek çok yaklaşım ilk insan, ilk toplum ve ilk(el) devlet organizasyonu gibi evrimci bir paradigma ile tanımlama yapsa da bilinen tarihi bilgide devlet mefhumu neredeyse insan ile yaşıt durumdadır. Tarihte pek çok devlet bugün anlaşılan aşkın bir yapıda olmasa da siyasal bir organizasyon olarak her daim varlığını devam ettirmiştir.
Kur’an ve Cihad Ayı Ramazan
Genel olarak aç kalmak ve özel olarak Allah’ın rızasını kazanmak için oruç tutmak; insanın, duygularını kontrol altına almasını, böylece eğitilmesini sağlayan bir irade eğitimidir. Onun için geçmiş ümmetlere farz olduğu gibi Müslümanlara da farz olmuştur. Yüce Allah “Ramazan, insanlara rehberlik yapmak, bilgilendirmek ve yanlıştan doğruya yönelten bir ölçü olmak üzere içinde Kur’ân’ın indiği aydır” buyurarak bu gerçeği ifade etmektedir.
Evet, Yüce Allah, insanlara şefkat ve merhametinin eseri olarak Kur’ân’ı rahmet, gerçekleri görmeleri için nur/ışık, hakkı ve batılı ayırdetmek için furkân/ayırıcı, hakkın gerçekliğini ve batılın geçersizliğini ispat etmek için beyyine/açık delil ve burhân, hakkın ölçüsüyle ölçüp tartmak için mîzan/ölçü-terazi, hakkı unutmuş olanlara hatırlatmak için zikir/hatırlatma, ıslah edip hakka yönlendirmek için mevize/öğüt, teşvikle yola gelmeyenleri ceza ile tehdit ederek uyarmak için nezîr, Allah katında geçerli ve geçersiz uygulamaları belirlemek için hüküm/karar, hakkı yerli yerinde sağlam öğretmek için hikmet, tevhîde aykırı hastalıklardan kurtuluş için şifâ/iyileştirme, imdat isteyenlere kurtuluş için uzatılan hablullah/Allah’ın ipi, kopmayan sağlam bir ipe tutunmaları için el-urvetu’l-vusqâ/sağlam ip, doğru yol olarak sırât-ı mustaqîm ve doğru yola kılavuzluk için hidâyet olarak indirmiştir. Onun için inmeye başladığı Kadir Gecesi’nin çokluktan kinaye olarak bin aydan daha hayırlı olduğunu söylemektedir.
Bu yazının devamı 180. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
180. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Gazze’den Doğu Türkistan’a: Şiddet ve Acının Görünmezliği
Modern şiddetin en belirgin özelliklerinden olan ordu, sağlık, eğitim ve medya gibi organlara müdahale yoluyla muhatapların sindirilmeye çalışılması olgusu , Doğu Türkistan için sıradan bir durum hâline gelmiştir.
Ötekileştirme Ve Göç Sorunu
Öteki” sosyolojik bir terim olarak din, etnisite, dil ve kültür acısından farklı olan toplumsal kategorileri ifade etmektedir. Burada sorun ötekinin varlığı ile ilgili değil, onunla gerçekleştirilecek ilişkinin niteliğidir. Bir devleti totaliter veya demokratik hukuk devleti yapan da öteki olarak algılananlara karşı yürüttüğü politikalarla ilgilidir.
M. Said Çekmegil’in Diyalektik Yöntemi ve Eleştiri Ahlâkı
Bizim tetkiklerimiz, araştırmalarımız da tenkide tabi tutulmadan geçilmesin. Bu konuda dikkatli bulunmaya çalıştığımız hâlde, farkında olmadan hata yaptığımızı görüp anlarsak, onları kendimiz bile hoş görmüyoruz ve hoş görülmeyerek ikazlar yapılmasını –Allah rızası için- bekliyoruz.
İncelemelerimizdeki doğrular, yücelerden yüce bulunan El-Âlim’dendir. O’nun sevgili Resûlü’nün bereketli tebliğlerindendir. Bilmeyerek yaptığımız hatalar, anlamayarak düştüğümüz yanlışlar, farkına varmadığımız bütün aksamalar, görülürse, onlar bize aittir, kabul edilmemesi, reddedilmesi gerekir.
Baudrillard ve Bir Meydan Okuma Olarak Ölümün Unutulması
Klasik insanın bilincinden ve hayatından kovalamak yerine beklediği ölüm, modern insanda kovalanası tedirgin edici bir düzlem olmuştur. Ölümden korkmak yerine onu hafife veya alaya alarak ölüme yaklaşmaktadır. Ölümü “hakiki haysiyet” olarak gören Adorno, ölümün çağdaş insan bilincinden kovulma nedenini; insanın öteki dünyaya olan umudunun kesilmesi ve şimdi ve burada olanın umutsuz sefaleti olarak açıklanmasıdır.
İnsanın Laneti ve Hikmeti Arasında Devletin Modern Hali
Pek çok yaklaşım ilk insan, ilk toplum ve ilk(el) devlet organizasyonu gibi evrimci bir paradigma ile tanımlama yapsa da bilinen tarihi bilgide devlet mefhumu neredeyse insan ile yaşıt durumdadır. Tarihte pek çok devlet bugün anlaşılan aşkın bir yapıda olmasa da siyasal bir organizasyon olarak her daim varlığını devam ettirmiştir.
Alışverişe devam et