Mü’min; yaşamın bütün uğrak yerlerinde “şeylerin” farkına varabilendir. Mükellef olduğu ibadetlerinin vakte bağlı oluşu mü’mini, akıp giden zamanın farkına vardırır. Mü’min, kendisini esir almaya çalışan zamana, vakit ile etkin müdahale eder. Dinamik vakit bilinci, zaman karşısında pasif olan beşeri, “eşref-i mahlûk” derecesine yükseltir.
Dünyanın temel ritmine karşı, dinamik bir farkındalığı mümkün kılan “kamerî takvim” sisteminde aylar, dünyanın hâl değişimlerinden bağımsız bir vakti kuşanır. Bütün mevsimleri dolaşır, uzun ve kısa gün dönümlerini yoklar, baharın coşkusunu, bütün ayları yaşar, kışın zemherisini, anlam yüklenmiş rahmete ayarlı ayları ile bahara çevirir, yaz mevsiminin olgunlaştırıcı dokunuşlarından nasiplenir, sonbaharın olmuş ve olgunlaşmış hâlleri ile edebî ve tevekküllü bağrına basarak dönüp durur.
Ramazan ayı, vakit bilincinin en bâriz hâlidir. Güneşe göre dünyanın hâl ve hareketlerinden mülhem tespit edilen vakit, Ramazan’da bütün bir ümmet tarafından titizlikle takip edilir. İmsak ile akşam arasındaki ilâhî sabır ve rahmet, akşam ile birlikte derin bir hamda dönüşür.
İslâm coğrafyalarında görülen Ramazan coşkusu, seküler bir aklın kavrayabileceği bir durum değildir. Açlık, susuzluk ve hazlardan yoksunluk anlamına gelen oruç ibadetine kavuşmanın coşkusu, seküler bir akıl için irrasyonel bir durumdur. Oruç, ruhları ve bedenleri pirüpak eyleyerek ilerideki zamanın sultanları mübarek on bir aylara mü’mini hazırlar.
Ahlâk ve hukuk arasındaki bölünmez bütünlüğün gözardı edilmesi ve aslında parçalanması, “Kur’an’ı bir hukuk kitabı olarak değil, teolojik bir metin olarak gören ve ahlâk kitabına indirgeyen” sömürgeci mantığın inşâ ettiği tüm alanlarda, kimsenin aradığını bulamadığı, bulmak için yapay ışık kaynaklarının lütfuna muhtaç olan, dumûr halindeki zihinleri yaratmıştır.
-VI- ÇOCUKLUK DÖNEMİ DİN EĞİTİMİNDE AİLENİN ROLÜ VE BAZI TEMEL İLKELER Aile toplumun en küçük birimi olarak kabul edilmektedir. Sağlıklı, güçlü ve huzurlu bir toplumun garantisi aile kurumudur. Ailenin belki de en başta gelen görevlerinden biri, çocukların bakımı ve eğitimidir. Bazı psikologlar, insanın kişiliğinin okul çağına kadar büyük ölçüde teşekkül ettiğini ifade etmektedirler. Çocuğun özellikle …
Girizgâh ‘Sağcı/sağcılık’, ‘solcu/solculuk’ kavramlarının siyasî ve sosyal anlamda Fransız burjuva ihtilaliyle eş zamanlı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Devrimden sonra Fransız ulusal meclisinde sağ tarafta oturanlara sağcı, sol tarafta oturanlara ise solcu denmiştir. Sağcılar, kurulu düzenin devamından yana olanlardır; dolayısıyla evrimsel düzene karşı çıkan, siyasî anlamda kralı ve kralcılığı destekleyenlerdir. Statükonun sona erdirilmesini savunan; dolayısıyla krala ve …
‘Allah Kur’an’ı niçin indirmiştir?’ diye sorana Kur’an cevap veriyor: “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (Hristiyanlara ve Yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik.” demeyesiniz diye yahut “Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk.” demeyesiniz diye (Kur’an’ı indirdik). İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Kim, …
Bu kısa yazımızda istiyorum ki, bizi bugünlere taşıyan tarihi oluşumlar, içlerinde sakladıkları kimliklerle birlikte tıpkı birer zafer armadası gibi gözümüzün önünden birer birer geçsinler ve bizler de onları hayatımızın yaşanmış en gerçek öyküleri olarak seyredelim. Bunu yaparken kendimize karşı koruyucu merhamet duygularımızı bir tarafa koyalım ve herhangi bir ahlâkî sapma göstermeden ve izzet-i nefis meselesi …
Ramazan; Vakit ve Zaman
Mü’min; yaşamın bütün uğrak yerlerinde “şeylerin” farkına varabilendir. Mükellef olduğu ibadetlerinin vakte bağlı oluşu mü’mini, akıp giden zamanın farkına vardırır. Mü’min, kendisini esir almaya çalışan zamana, vakit ile etkin müdahale eder. Dinamik vakit bilinci, zaman karşısında pasif olan beşeri, “eşref-i mahlûk” derecesine yükseltir.
Dünyanın temel ritmine karşı, dinamik bir farkındalığı mümkün kılan “kamerî takvim” sisteminde aylar, dünyanın hâl değişimlerinden bağımsız bir vakti kuşanır. Bütün mevsimleri dolaşır, uzun ve kısa gün dönümlerini yoklar, baharın coşkusunu, bütün ayları yaşar, kışın zemherisini, anlam yüklenmiş rahmete ayarlı ayları ile bahara çevirir, yaz mevsiminin olgunlaştırıcı dokunuşlarından nasiplenir, sonbaharın olmuş ve olgunlaşmış hâlleri ile edebî ve tevekküllü bağrına basarak dönüp durur.
Ramazan ayı, vakit bilincinin en bâriz hâlidir. Güneşe göre dünyanın hâl ve hareketlerinden mülhem tespit edilen vakit, Ramazan’da bütün bir ümmet tarafından titizlikle takip edilir. İmsak ile akşam arasındaki ilâhî sabır ve rahmet, akşam ile birlikte derin bir hamda dönüşür.
İslâm coğrafyalarında görülen Ramazan coşkusu, seküler bir aklın kavrayabileceği bir durum değildir. Açlık, susuzluk ve hazlardan yoksunluk anlamına gelen oruç ibadetine kavuşmanın coşkusu, seküler bir akıl için irrasyonel bir durumdur. Oruç, ruhları ve bedenleri pirüpak eyleyerek ilerideki zamanın sultanları mübarek on bir aylara mü’mini hazırlar.
Bu yazının devamı 180. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
180. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Bir Başyapıt Üzerine Deneme: Şeriat Yahut Beyaz Adam
Ahlâk ve hukuk arasındaki bölünmez bütünlüğün gözardı edilmesi ve aslında parçalanması, “Kur’an’ı bir hukuk kitabı olarak değil, teolojik bir metin olarak gören ve ahlâk kitabına indirgeyen” sömürgeci mantığın inşâ ettiği tüm alanlarda, kimsenin aradığını bulamadığı, bulmak için yapay ışık kaynaklarının lütfuna muhtaç olan, dumûr halindeki zihinleri yaratmıştır.
Okul Öncesi Dönemde Din Eğitimi IV
-VI- ÇOCUKLUK DÖNEMİ DİN EĞİTİMİNDE AİLENİN ROLÜ VE BAZI TEMEL İLKELER Aile toplumun en küçük birimi olarak kabul edilmektedir. Sağlıklı, güçlü ve huzurlu bir toplumun garantisi aile kurumudur. Ailenin belki de en başta gelen görevlerinden biri, çocukların bakımı ve eğitimidir. Bazı psikologlar, insanın kişiliğinin okul çağına kadar büyük ölçüde teşekkül ettiğini ifade etmektedirler. Çocuğun özellikle …
‘İslamî Sol’ Projesi Kuzu Postuna Bürünmüş Bir Kurt Mudur?
Girizgâh ‘Sağcı/sağcılık’, ‘solcu/solculuk’ kavramlarının siyasî ve sosyal anlamda Fransız burjuva ihtilaliyle eş zamanlı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Devrimden sonra Fransız ulusal meclisinde sağ tarafta oturanlara sağcı, sol tarafta oturanlara ise solcu denmiştir. Sağcılar, kurulu düzenin devamından yana olanlardır; dolayısıyla evrimsel düzene karşı çıkan, siyasî anlamda kralı ve kralcılığı destekleyenlerdir. Statükonun sona erdirilmesini savunan; dolayısıyla krala ve …
Kur’an’ı Anlamak Farzdır
‘Allah Kur’an’ı niçin indirmiştir?’ diye sorana Kur’an cevap veriyor: “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (Hristiyanlara ve Yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik.” demeyesiniz diye yahut “Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk.” demeyesiniz diye (Kur’an’ı indirdik). İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Kim, …
Dreyfüs, Herzl Ve Bizim Çelebiler
Bu kısa yazımızda istiyorum ki, bizi bugünlere taşıyan tarihi oluşumlar, içlerinde sakladıkları kimliklerle birlikte tıpkı birer zafer armadası gibi gözümüzün önünden birer birer geçsinler ve bizler de onları hayatımızın yaşanmış en gerçek öyküleri olarak seyredelim. Bunu yaparken kendimize karşı koruyucu merhamet duygularımızı bir tarafa koyalım ve herhangi bir ahlâkî sapma göstermeden ve izzet-i nefis meselesi …
Alışverişe devam et