İnsana Yön Veren Değerler Bayram Karaçor – Beyan Yayınları
“Özelikle Kur’an ile ilgili olarak Müslümanların -okumamak için- bahaneleri; ‘Kur’an’ın anlaşılamayacağı’ şeklinde olmuştur. Önemli başka bir tartışma da, ‘Akıl, nakil çatışması’ üzerindedir. Ne anlaşılamama ne de çatışma konusu; Kur’an’dan kaynaklanan sorunlar değildir. Akıl; kavrama sınırları içinde gerekli çalışmayla anlayabilir. Üzücü olan bu tür tartışmaların Müslümanlar tarafından yapılmış olmasıdır. Hiçbir Yahudi veya Hıristiyan’ın Kur’an’ın anlaşılamayacağı üzerine bir tezi yoktur. Açık anlaşılabilir bir kitap olduğu birçok kez ayetlerde vurgulanmış olmasına rağmen böyle bir söylemin değeri yoktur. Herkes dönüp kendi aklına bakmalıdır. Akıl, vahyin karşıtı değildir. Tamamlayıcısı, delili, kaynağı da değildir. Kendisini çalıştıran, bilgilendiren, ona ayrıştırma kabiliyeti veren kaynaktır vahiy. Ekonomik ve siyasal hareketler içinde, aklın mantığını ve zekâsını maksimum düzeyde kullananların kendi kusurlu davranışlarını Kur’an’a yamamaya hakları yoktur.”
İnsanın yaratılışından öte dünyaya göçüne kadarki dini, felsefi, ekonomik, toplumsal ve bireysel yaşamını ‘Müslüman’ bir birey olarak kendi perspektifiyle değerlendiriyor Bayram Karaçor, yayınlanan ilk kitabında. Karaçor’a göre İnsana verili olan ya da sonradan kendi aklı inkişafınca yarattığı her şey kendisine müspet veya menfi bir şekilde yön veren değerlerdir. Söz gelimi fıtrat, akıl ve vahiy Allah’ın insana verdiği en önemli değerler iken, Batı aklının üretimi olan; kapitalizm, sosyalizm, liberalizm, demokrasi, Darwinizm ise müspet değerleri kirleten, yozlaştıran ve tehdit eden menfi değerlerdir. Yazara göre Müslümanların içinde bulundukları çıkmazın en önemli sebepleri ise Müslümanların; eleştiriden, sorgulamaktan, aklını doğru kullanmaktan uzaklaşıp, liberalizmin bireyselleştirici rüzgârına kapılmaları, Sosyalizm, Hegelizm ve Ateizm gibi Batılı ideolojiler ile akıllarını bulandırmaları ve kapitalizmin şehvetine dalmalarıdır.
Bu yazının devamı
184. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Teröristlerin işledikleri korkunç şeylerin, bazen ahlâki olarak meşru olduğunu bir mazeret olarak öne sürmek istemiyorum. Ben yalnızca, modern devletlerin daha kolay bir şekilde ve şimdiye kadar olanlardan da çok büyük bir ölçekte hayatı tahrip ve kesintiye uğratabilmeye muktedir oldukları ve teröristlerin asla
“Şiddet bir ölçüde antropolojik, bir ölçüde siyasal ve kültürel ve hatta ontolojik bir sorun. Hele ki İslam dünyası ve Türkiye açısından şiddet kültürel kodlarımıza dek işlemiş olan, üstesinden gelmek şöyle dursun, sorunlarımızın çözümündeki neredeyse yegâne siyasal aracımız olan bir sorun.”
”Şafii, bilinmeyen veya doğrulanamayacak kanıtlara yaslanan geniş kapsamlı mutabakatlardansa metinsel kaynakları yeğ tutar. Bu tercihi, onu ilk dönemlerinde rakiplerinin karşı çıktığı başka bir tercihe götürür: Şafii, bir sahabeden kaynaklanan tek tük rivayetleri dahi, ilahi metinlerin zincirinden
“Geçmişte veya bugünkü hangi sosyal sistem, isteyen herkesin kapitalizme atfettiği herhangi bir sosyal kötülük bakımından daha iyi bir sicile sahiptir? Ortaçağ feodalizmi mi? Mutlak monarşi mi? Sosyalizm veya faşizm mi? Cevap yok. 1917’de Rus köylüleri “Toprak ve Özgürlük!” talep ediyorlardı.”
“Tarihsel yasalar sürekli geçerliliğini koruyan sünnetullaha dayanır. Geçici ve körü körüne meydana gelen bir ilişki, tesadüf ve rast gelmek suretiyle gerçekleşen alelade bağlar değildir. Tarihsel yasalar ilmi bir özelliği olan, tabiat ve kâinatın genel yasalarına bağlı olarak gerçekleşen, normal şekilde seyrini
Efendim Şartlar Böyle!
İnsana Yön Veren Değerler Bayram Karaçor – Beyan Yayınları
“Özelikle Kur’an ile ilgili olarak Müslümanların -okumamak için- bahaneleri; ‘Kur’an’ın anlaşılamayacağı’ şeklinde olmuştur. Önemli başka bir tartışma da, ‘Akıl, nakil çatışması’ üzerindedir. Ne anlaşılamama ne de çatışma konusu; Kur’an’dan kaynaklanan sorunlar değildir. Akıl; kavrama sınırları içinde gerekli çalışmayla anlayabilir. Üzücü olan bu tür tartışmaların Müslümanlar tarafından yapılmış olmasıdır. Hiçbir Yahudi veya Hıristiyan’ın Kur’an’ın anlaşılamayacağı üzerine bir tezi yoktur. Açık anlaşılabilir bir kitap olduğu birçok kez ayetlerde vurgulanmış olmasına rağmen böyle bir söylemin değeri yoktur. Herkes dönüp kendi aklına bakmalıdır. Akıl, vahyin karşıtı değildir. Tamamlayıcısı, delili, kaynağı da değildir. Kendisini çalıştıran, bilgilendiren, ona ayrıştırma kabiliyeti veren kaynaktır vahiy. Ekonomik ve siyasal hareketler içinde, aklın mantığını ve zekâsını maksimum düzeyde kullananların kendi kusurlu davranışlarını Kur’an’a yamamaya hakları yoktur.”
İnsanın yaratılışından öte dünyaya göçüne kadarki dini, felsefi, ekonomik, toplumsal ve bireysel yaşamını ‘Müslüman’ bir birey olarak kendi perspektifiyle değerlendiriyor Bayram Karaçor, yayınlanan ilk kitabında. Karaçor’a göre İnsana verili olan ya da sonradan kendi aklı inkişafınca yarattığı her şey kendisine müspet veya menfi bir şekilde yön veren değerlerdir. Söz gelimi fıtrat, akıl ve vahiy Allah’ın insana verdiği en önemli değerler iken, Batı aklının üretimi olan; kapitalizm, sosyalizm, liberalizm, demokrasi, Darwinizm ise müspet değerleri kirleten, yozlaştıran ve tehdit eden menfi değerlerdir. Yazara göre Müslümanların içinde bulundukları çıkmazın en önemli sebepleri ise Müslümanların; eleştiriden, sorgulamaktan, aklını doğru kullanmaktan uzaklaşıp, liberalizmin bireyselleştirici rüzgârına kapılmaları, Sosyalizm, Hegelizm ve Ateizm gibi Batılı ideolojiler ile akıllarını bulandırmaları ve kapitalizmin şehvetine dalmalarıdır.
Bu yazının devamı 184. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bellek Yitimine Karşı KİMLİK
“Teröristlerin işledikleri korkunç şeylerin, bazen ahlâki olarak meşru olduğunu bir mazeret olarak öne sürmek istemiyorum. Ben yalnızca, modern devletlerin daha kolay bir şekilde ve şimdiye kadar olanlardan da çok büyük bir ölçekte hayatı tahrip ve kesintiye uğratabilmeye muktedir oldukları ve teröristlerin asla
Kekemelik Zihinde Ve Kalptedir
“Şiddet bir ölçüde antropolojik, bir ölçüde siyasal ve kültürel ve hatta ontolojik bir sorun. Hele ki İslam dünyası ve Türkiye açısından şiddet kültürel kodlarımıza dek işlemiş olan, üstesinden gelmek şöyle dursun, sorunlarımızın çözümündeki neredeyse yegâne siyasal aracımız olan bir sorun.”
Teoriden Pratiğe Devlet
”Şafii, bilinmeyen veya doğrulanamayacak kanıtlara yaslanan geniş kapsamlı mutabakatlardansa metinsel kaynakları yeğ tutar. Bu tercihi, onu ilk dönemlerinde rakiplerinin karşı çıktığı başka bir tercihe götürür: Şafii, bir sahabeden kaynaklanan tek tük rivayetleri dahi, ilahi metinlerin zincirinden
Gönüllü Fakirlik!
“Geçmişte veya bugünkü hangi sosyal sistem, isteyen herkesin kapitalizme atfettiği herhangi bir sosyal kötülük bakımından daha iyi bir sicile sahiptir? Ortaçağ feodalizmi mi? Mutlak monarşi mi? Sosyalizm veya faşizm mi? Cevap yok. 1917’de Rus köylüleri “Toprak ve Özgürlük!” talep ediyorlardı.”
Bedeni Yeniden Kurgulamak ve Serginin Nesnesi Yapmak
“Tarihsel yasalar sürekli geçerliliğini koruyan sünnetullaha dayanır. Geçici ve körü körüne meydana gelen bir ilişki, tesadüf ve rast gelmek suretiyle gerçekleşen alelade bağlar değildir. Tarihsel yasalar ilmi bir özelliği olan, tabiat ve kâinatın genel yasalarına bağlı olarak gerçekleşen, normal şekilde seyrini
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.