“Orta Çağda biri ‘kilise şunu öğretiyor…’ demişse, bu söz odadaki herkesin sesini keserdi. Fakat günümüzde bir Büyük Hakikat adayı varsa, o da bilimdir. Bilim bizim gorilimizdir. Biri ‘bilim diyor ki…’ dediğinde, sohbetin bittiğini düşünürüz. Yani biz postmodernist hermönetler, gözü kara olmalıyız; hem piskoposların, hem de fizikçilerin veya daha kesin bir ifadeyle Tanrı’yı istismar eden bazı dindarların ve fiziği istismar eden Aydınlanma türlerinin karşısında durmalıyız.”
Postmodern Hristiyanlık ve kıtasal din felsefesi alanlarında söz sahibi olan Amerikalı filozof John D. Caputo, zayıf teoloji olarak bilinen teolojik hareketinde kurucusudur. Türkçeye kazandırılan tek kitabı ‘Hakikat’ te Postmodern bir düşünür olduğunu ifade etmekle beraber moderniteye de içten bir vefa duygusuna sahip olduğunu belirtmektedir. O modern öncesinden öğrenebileceğimiz şeyler olduğunu ama modern öncesi nostaljiye de direnmeyi teklif etmektedir. Ona göre Aydınlanma hakikati batıl inançların kıskacından kurtarmış ama diğer yandan bilimi dogmalaştırıp hakikatin yerine koyarak salt akılla fetişleştirmekten de kendini alamamıştır. Dolayısıyla Aydınlanma aşırılığa kaçmış ve hakikati matematiksel kesinliğe indirgemiştir. Bu Caputo’ya göre aslında Batının evrensellik iddiasının temelini oluşturmaktadır. Bu bağlamda postmodern düşünürlerin bu katı hakikat anlayışını asla kabul etmeyeceklerini bunun yerine ‘‘devinim’’ halinde bir hakikat anlayışını benimsediklerini söylemekte ve evrenselin yerine farkı, istisnailiği ve tekilliği öne çıkarmaktadır. Postmodernitenin devinim halindeki hakikat anlayışı için öne sürdüğü rehber ise hermenötiktir. O bununla hakikatin bir yorum meselesi olduğunu söylemekte (ama salt/saf bir yorum meselesi değil) tek bir hakikatin değil birden fazla hakikat iddiasının mümkün olduğunu söylemektedir. Ama önüne geçilmez bir göreliliğe karşı olduğunu da ilave etmektedir. Çünkü görelilik bazı şeylerin yanlış olduğunu söyleme hakkımızı elimizden almaktadır ki bu kabul edilebilir bir şey değildir.
Bu yazının devamı
211. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“1905’de Japon filosu, Uzakdoğu’ya ulaşmak için dünyanın yarısını dolanıp gelen Rus donanmasının büyük bölümünü imha etti. Ortaçağ’dan beri ilk kez Avrupalı olmayan bir ülke, büyük bir savaşta bir Avrupa gücünü yenmişti. 1905’in sonunda Çinli komutan Sun
“Bilimsel Devrim bilimi dinden kurtardı. Yeni bilim ruhu maddeden kurtardı. Dünya bilgisinin kaynağı olarak vahyin yerine akıl ve deney aldı. Bilimsel Devrim’den sonra Tanrı’nın en sonunda doğadan tamamen dışlanması ve bilimin Tanrı’nın varlığını inkâr etmesi kaçınılmazdı.”
“Bugün ABD, şaibeli bir seçimle ama asıl bir tür hükümet darbesiyle (Hitler de seçimle gelmemiş miydi?) iktidarı ele geçirmiş bir savaş suçları cuntası tarafından yönetiliyor. Reichstag’ı (11 Eylül olarak okuyunuz) yakmasının ardından söz konusu cunta kendi polisi Gestapo’nun yetkileriyle donattı.”
“Günümüzde hiç duraksamadan iyiliğimizi isteyen her şeye karşı mücadele etmek zorundayız. Zira hegemonyanın sırrı burada -yasak ve içerdiği tüm değerler sisteminin kaldırılmasında, lakaytlık, abartılı boyutlara varan hoşgörü, aşırı şeffaflıkta-
“Teröristlerin işledikleri korkunç şeylerin, bazen ahlâki olarak meşru olduğunu bir mazeret olarak öne sürmek istemiyorum. Ben yalnızca, modern devletlerin daha kolay bir şekilde ve şimdiye kadar olanlardan da çok büyük bir ölçekte hayatı tahrip ve kesintiye uğratabilmeye muktedir oldukları ve teröristlerin asla
Telafisi Olmayan İmtihan: ÖLÜM
Hakikat, Postmodern Çağda Bilgelik Arayışı
“Orta Çağda biri ‘kilise şunu öğretiyor…’ demişse, bu söz odadaki herkesin sesini keserdi. Fakat günümüzde bir Büyük Hakikat adayı varsa, o da bilimdir. Bilim bizim gorilimizdir. Biri ‘bilim diyor ki…’ dediğinde, sohbetin bittiğini düşünürüz. Yani biz postmodernist hermönetler, gözü kara olmalıyız; hem piskoposların, hem de fizikçilerin veya daha kesin bir ifadeyle Tanrı’yı istismar eden bazı dindarların ve fiziği istismar eden Aydınlanma türlerinin karşısında durmalıyız.”
Postmodern Hristiyanlık ve kıtasal din felsefesi alanlarında söz sahibi olan Amerikalı filozof John D. Caputo, zayıf teoloji olarak bilinen teolojik hareketinde kurucusudur. Türkçeye kazandırılan tek kitabı ‘Hakikat’ te Postmodern bir düşünür olduğunu ifade etmekle beraber moderniteye de içten bir vefa duygusuna sahip olduğunu belirtmektedir. O modern öncesinden öğrenebileceğimiz şeyler olduğunu ama modern öncesi nostaljiye de direnmeyi teklif etmektedir. Ona göre Aydınlanma hakikati batıl inançların kıskacından kurtarmış ama diğer yandan bilimi dogmalaştırıp hakikatin yerine koyarak salt akılla fetişleştirmekten de kendini alamamıştır. Dolayısıyla Aydınlanma aşırılığa kaçmış ve hakikati matematiksel kesinliğe indirgemiştir. Bu Caputo’ya göre aslında Batının evrensellik iddiasının temelini oluşturmaktadır. Bu bağlamda postmodern düşünürlerin bu katı hakikat anlayışını asla kabul etmeyeceklerini bunun yerine ‘‘devinim’’ halinde bir hakikat anlayışını benimsediklerini söylemekte ve evrenselin yerine farkı, istisnailiği ve tekilliği öne çıkarmaktadır. Postmodernitenin devinim halindeki hakikat anlayışı için öne sürdüğü rehber ise hermenötiktir. O bununla hakikatin bir yorum meselesi olduğunu söylemekte (ama salt/saf bir yorum meselesi değil) tek bir hakikatin değil birden fazla hakikat iddiasının mümkün olduğunu söylemektedir. Ama önüne geçilmez bir göreliliğe karşı olduğunu da ilave etmektedir. Çünkü görelilik bazı şeylerin yanlış olduğunu söyleme hakkımızı elimizden almaktadır ki bu kabul edilebilir bir şey değildir.
Bu yazının devamı 211. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bir Üst Eylem Olarak ADANMA
“1905’de Japon filosu, Uzakdoğu’ya ulaşmak için dünyanın yarısını dolanıp gelen Rus donanmasının büyük bölümünü imha etti. Ortaçağ’dan beri ilk kez Avrupalı olmayan bir ülke, büyük bir savaşta bir Avrupa gücünü yenmişti. 1905’in sonunda Çinli komutan Sun
Yasanın Kıskacından İlahi Buyruğa ADALET ARAYIŞI
“Bilimsel Devrim bilimi dinden kurtardı. Yeni bilim ruhu maddeden kurtardı. Dünya bilgisinin kaynağı olarak vahyin yerine akıl ve deney aldı. Bilimsel Devrim’den sonra Tanrı’nın en sonunda doğadan tamamen dışlanması ve bilimin Tanrı’nın varlığını inkâr etmesi kaçınılmazdı.”
Pragmatizmden Ötesi Var mı?
“Bugün ABD, şaibeli bir seçimle ama asıl bir tür hükümet darbesiyle (Hitler de seçimle gelmemiş miydi?) iktidarı ele geçirmiş bir savaş suçları cuntası tarafından yönetiliyor. Reichstag’ı (11 Eylül olarak okuyunuz) yakmasının ardından söz konusu cunta kendi polisi Gestapo’nun yetkileriyle donattı.”
Kişiye Özel ‘HAKİKAT’!
“Günümüzde hiç duraksamadan iyiliğimizi isteyen her şeye karşı mücadele etmek zorundayız. Zira hegemonyanın sırrı burada -yasak ve içerdiği tüm değerler sisteminin kaldırılmasında, lakaytlık, abartılı boyutlara varan hoşgörü, aşırı şeffaflıkta-
Bellek Yitimine Karşı KİMLİK
“Teröristlerin işledikleri korkunç şeylerin, bazen ahlâki olarak meşru olduğunu bir mazeret olarak öne sürmek istemiyorum. Ben yalnızca, modern devletlerin daha kolay bir şekilde ve şimdiye kadar olanlardan da çok büyük bir ölçekte hayatı tahrip ve kesintiye uğratabilmeye muktedir oldukları ve teröristlerin asla
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.