‘Yardımlaşma’ dendiğinde genellikle anlaşılan; cebimizde ağırlık eden üç beş lirayı bir dilencinin eline tutuşturmak şeklinde karikatürize edilir hale gelmişse; bu anlayışın yaygınlaşmasında eli sıkı davranan her birimizin katkısı vardır. Böyle olmamalıydı! Müslümanların yardımlaşma, dayanışma gibi önemli bir ibadeti bu kadar basite indirgenmemeliydi.
Aç bir insanı doyurmak, çıplak birini giydirmek, barınaksızı barındırmak, imkânı olan her insanın boynunun borcudur.
Yoksul insanların varlıklılar üzerinde hakları vardır. (30/38) Dolayısıyla hakları iade edilmelidir.
İnfak, sadaka, zekât gibi mali yardımlar Müslümanların şiarındandır.
Bu yazının devamı
186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Sosyolog Zygmunt Bauman ise mutluluk konusuna oldukça farklı bir noktadan yaklaşır. Ona göre “mutluluk, dertsizlik değil; dertlerle mücadele edebilme gücüdür. Mutluluk, sorunların yokluğu değil, onlarla yüzleşip onları aşabilme cesaretidir. İnsan hayatı hiçbir zaman tamamen huzurlu değildir; ancak anlamlı bir mücadele sürdüğü sürece ‘mutlu bir yaşam’dan söz edilebilir.”
Bir vakıa olarak var olmakla birlikte “İslâm Düşüncesi” tabiri modern zamanlara ait bir kullanımdır. İslâm düşüncesi “Müslümanların, özellikle, Kur’ân-ı Kerim ve Sünnetten hareketle, diğer kadim insanlık kültürlerinden de faydalanarak; bir sistem dâhilinde ve tutarlılığı esas alarak ortaya koydukları, bütün uhrevî, dünyevî yorumlar ve tevillerdir… İslâm düşüncesi; Allah, varlık, bilgi, sanat, estetik, ahlâk, felsefe, değer vb. hakkında Müslümanların tefekkürünü ihtivâ ettiği gibi onların sırât-ı müstakim üzere olmalarını da akılları nispetinde telkin etmektedir.
Bir yönüyle yitirilmiş bir kimliğin ete kemiğe büründüğü yerdir Filistin, hazanın henüz toprağa düşmemiş yaprağıdır. Bütün yaprak dökümlerimize ve Kemalizm’in İslâm coğrafyasındaki mankurtlaştırıcı etkilerine rağmen asli kimliğimizi bize her daim hatırlatan bir meseldir.
Muhafazakâr düşünceler ise toplumları edilgenleştirir, sıradanlaştırır, kimliksizleştirir ve donuklaştırır. Siyasal yönetimler bu zaaflardan yararlanarak halkları rahatlıkla sömürebilir, yolsuzluklarını ve keyfi yönetimlerini sürdürebilirler. Bazen sırtları sıvazlanarak…
Yüce Allah, insanı birey olarak muhatap almakta, ona bağımsız bir kişilik tanımakta ve öğretilerini kendisine yöneltmektedir. Bağımsız birey olarak vereceği
Kendimize Yardım Etmek
‘Yardımlaşma’ dendiğinde genellikle anlaşılan; cebimizde ağırlık eden üç beş lirayı bir dilencinin eline tutuşturmak şeklinde karikatürize edilir hale gelmişse; bu anlayışın yaygınlaşmasında eli sıkı davranan her birimizin katkısı vardır. Böyle olmamalıydı! Müslümanların yardımlaşma, dayanışma gibi önemli bir ibadeti bu kadar basite indirgenmemeliydi.
Aç bir insanı doyurmak, çıplak birini giydirmek, barınaksızı barındırmak, imkânı olan her insanın boynunun borcudur.
Yoksul insanların varlıklılar üzerinde hakları vardır. (30/38) Dolayısıyla hakları iade edilmelidir.
İnfak, sadaka, zekât gibi mali yardımlar Müslümanların şiarındandır.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Mutluluk ve Ahlâk İlişkisi
Sosyolog Zygmunt Bauman ise mutluluk konusuna oldukça farklı bir noktadan yaklaşır. Ona göre “mutluluk, dertsizlik değil; dertlerle mücadele edebilme gücüdür. Mutluluk, sorunların yokluğu değil, onlarla yüzleşip onları aşabilme cesaretidir. İnsan hayatı hiçbir zaman tamamen huzurlu değildir; ancak anlamlı bir mücadele sürdüğü sürece ‘mutlu bir yaşam’dan söz edilebilir.”
İslâm Düşünce Geleneği
Bir vakıa olarak var olmakla birlikte “İslâm Düşüncesi” tabiri modern zamanlara ait bir kullanımdır. İslâm düşüncesi “Müslümanların, özellikle, Kur’ân-ı Kerim ve Sünnetten hareketle, diğer kadim insanlık kültürlerinden de faydalanarak; bir sistem dâhilinde ve tutarlılığı esas alarak ortaya koydukları, bütün uhrevî, dünyevî yorumlar ve tevillerdir… İslâm düşüncesi; Allah, varlık, bilgi, sanat, estetik, ahlâk, felsefe, değer vb. hakkında Müslümanların tefekkürünü ihtivâ ettiği gibi onların sırât-ı müstakim üzere olmalarını da akılları nispetinde telkin etmektedir.
Bir Hazan Yurdu: Filistin
Bir yönüyle yitirilmiş bir kimliğin ete kemiğe büründüğü yerdir Filistin, hazanın henüz toprağa düşmemiş yaprağıdır. Bütün yaprak dökümlerimize ve Kemalizm’in İslâm coğrafyasındaki mankurtlaştırıcı etkilerine rağmen asli kimliğimizi bize her daim hatırlatan bir meseldir.
İslam’ı Sömürgeci Zihnin Sermayesi Kılmak
Muhafazakâr düşünceler ise toplumları edilgenleştirir, sıradanlaştırır, kimliksizleştirir ve donuklaştırır. Siyasal yönetimler bu zaaflardan yararlanarak halkları rahatlıkla sömürebilir, yolsuzluklarını ve keyfi yönetimlerini sürdürebilirler. Bazen sırtları sıvazlanarak…
İslam Toplumu, Kur’an Eğitimli Ve Peygamber Örnekli Bir Toplumdur
Yüce Allah, insanı birey olarak muhatap almakta, ona bağımsız bir kişilik tanımakta ve öğretilerini kendisine yöneltmektedir. Bağımsız birey olarak vereceği
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.