“Göklerin ve yeriğn yaratılışı üzerinde düşünürler. Rabbimiz, elbette sen bütün bunları boşuna yaratmadın; sen bütün eksikliklerden uzak ve yücesin; bizi cehennem azabından koru(derler).”
Âl-i İmrân, 191
“İyi yaşamak, iyi hayat geçirmek için iyi hayatın ne olduğunu ve iş bu hayatta ne gibi şeyler yapmak, neleri yapmamak ve nelerden sakınmak gerektiğini anlamak gerekir. Bütün milletlerin en âlim, derin bilgi sahipleri, en feylesof ve en iyi hayat geçiren insanları, yeryüzündeki meseleleri her asırda bütün insanlara ve bütün âleme anlattılar, öğrettiler. İşte bu âlim, faziletli ilim ehli ve bilgili tefekkür sahibi olan bu büyük adamların tüm öğrettikleri esaslı bir noktada toplanmaktadır. Bütün insanlar için, insan hayatının ne olduğu [anlamı] ve bu hayatı nasıl sürdürmek gerektiği hakkındaki tüm bilgi ve dersler, gerçekçi hakiki bir iman ve itikada ve dîn[e işaret etmekte]dir.”
L. N. Tolstoy, İmân ve İtikâd
‘Hakikat’ ve ‘Bilgi’ Üzerine Kısa Bir Mülâhaza
İnsan ekmekle doyar, hakikatle yaşar. Hakikate dair sorularını artırdığı ve ona adım adım yaklaştığı oranda yaşamına nitelik katar, gerçek saadeti bulur.
Bu yazının devamı
199. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Biz de bu ayetteki merkezi temanın peygamberin ahlâkının ne denli üstün olduğu, onun kişiliğinin ne kadar sağlam olduğu, tabiatının, huyunun ne denli bir mükemmellikte olduğunu tekraren söylersek, benzerin tekrarı ile esasen anlamsal daralmaya katkı vermeye devam etmiş
Kavramsal kökenini 5. yüzyılda Hristiyanlığın Roma/Pagan inancından farklı olduğunu ifade etmek ve Roma/Pagan inancı ile zamanla birleşen, temas eden, iç içe geçen kavramları, kurumları, anlamları koparmak anlamında kullanılan,
Yaratılmış olanı Yaratıcıdan ayıran en temel özelliklerden biri de sınırlı ve sonlu olma durumudur. Bir varlık hâline gelme durumunun söz konusu olması her daim soyut ya da somut sınırların çizilmesiyle mümkün olur. Çünkü sınırsızlık ya da sonsuzluk aslında bir çeşit yokluk formu olarak da düşünülebilir; bu sebeple bu hikâye aynı zamanda yokluktan varlığa, ademden Âdem’e geçiş hikâyesidir.
Hilelerin farkında olmak, onları öğrenmek ve kazandırdıklarından huzursuz olmakla, oynanan oyunlar arasında kalmak bir tercih meselesi olsa da bu oyunla ilgili inceleme, satırlar arasında da yer alıyor. Ancak anlaşıldığı anlamıyla oyun hilelerini bulmak isteyenlerin hayal kırıklığına uğrayacağını yazının başında da itiraf etmem gerekiyor.
Kurumsallaşmış dinlerin kutsal addettikleri yazılı metinleri bulunur. Genellikle sözlü geleneğe yaslanan bu kutsal metinler doğrudan veya dolaylı olarak tanrıyla ilişkilendirilmiştir. İbrahim aleyhisselamın ortak ata kabul edildiği Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’da Zât-ı İlâhî’nin doğrudan ve elçileri vasıtasıyla insanlıkla konuştuğuna inanılmaktadır. Bu dinlerde Tanrı’nın insanlığa seslenişi olarak kabul gören ilâhî kelam/sözler zamanla yazıya geçirilerek kutsal kitap hüviyeti kazanmıştır.
Kibrin ve Şiddetin ‘Yöntemine’ Karşı Bilgi, Hakikat ve Tevhidin Ontolojisi Üzerine Düşünceler
“Göklerin ve yeriğn yaratılışı üzerinde düşünürler. Rabbimiz, elbette sen bütün bunları boşuna yaratmadın; sen bütün eksikliklerden uzak ve yücesin; bizi cehennem azabından koru(derler).”
Âl-i İmrân, 191
“İyi yaşamak, iyi hayat geçirmek için iyi hayatın ne olduğunu ve iş bu hayatta ne gibi şeyler yapmak, neleri yapmamak ve nelerden sakınmak gerektiğini anlamak gerekir. Bütün milletlerin en âlim, derin bilgi sahipleri, en feylesof ve en iyi hayat geçiren insanları, yeryüzündeki meseleleri her asırda bütün insanlara ve bütün âleme anlattılar, öğrettiler. İşte bu âlim, faziletli ilim ehli ve bilgili tefekkür sahibi olan bu büyük adamların tüm öğrettikleri esaslı bir noktada toplanmaktadır. Bütün insanlar için, insan hayatının ne olduğu [anlamı] ve bu hayatı nasıl sürdürmek gerektiği hakkındaki tüm bilgi ve dersler, gerçekçi hakiki bir iman ve itikada ve dîn[e işaret etmekte]dir.”
L. N. Tolstoy, İmân ve İtikâd
‘Hakikat’ ve ‘Bilgi’ Üzerine Kısa Bir Mülâhaza
İnsan ekmekle doyar, hakikatle yaşar. Hakikate dair sorularını artırdığı ve ona adım adım yaklaştığı oranda yaşamına nitelik katar, gerçek saadeti bulur.
Bu yazının devamı 199. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Azim Huluq Üzerinde Olmak
Biz de bu ayetteki merkezi temanın peygamberin ahlâkının ne denli üstün olduğu, onun kişiliğinin ne kadar sağlam olduğu, tabiatının, huyunun ne denli bir mükemmellikte olduğunu tekraren söylersek, benzerin tekrarı ile esasen anlamsal daralmaya katkı vermeye devam etmiş
Modernizme İtirazdan Hakikatin Yıkılışına Post-modernizm
Kavramsal kökenini 5. yüzyılda Hristiyanlığın Roma/Pagan inancından farklı olduğunu ifade etmek ve Roma/Pagan inancı ile zamanla birleşen, temas eden, iç içe geçen kavramları, kurumları, anlamları koparmak anlamında kullanılan,
Günah ve Tövbe İlişkisine Sınır Kavramı Üzerinden Varoluşsal Bir Bakış
Yaratılmış olanı Yaratıcıdan ayıran en temel özelliklerden biri de sınırlı ve sonlu olma durumudur. Bir varlık hâline gelme durumunun söz konusu olması her daim soyut ya da somut sınırların çizilmesiyle mümkün olur. Çünkü sınırsızlık ya da sonsuzluk aslında bir çeşit yokluk formu olarak da düşünülebilir; bu sebeple bu hikâye aynı zamanda yokluktan varlığa, ademden Âdem’e geçiş hikâyesidir.
PUBG: Oyun Hileleri
Hilelerin farkında olmak, onları öğrenmek ve kazandırdıklarından huzursuz olmakla, oynanan oyunlar arasında kalmak bir tercih meselesi olsa da bu oyunla ilgili inceleme, satırlar arasında da yer alıyor. Ancak anlaşıldığı anlamıyla oyun hilelerini bulmak isteyenlerin hayal kırıklığına uğrayacağını yazının başında da itiraf etmem gerekiyor.
İsrâiliyat Algımız ve Türkçe Tora Tefsiri Üzerine
Kurumsallaşmış dinlerin kutsal addettikleri yazılı metinleri bulunur. Genellikle sözlü geleneğe yaslanan bu kutsal metinler doğrudan veya dolaylı olarak tanrıyla ilişkilendirilmiştir. İbrahim aleyhisselamın ortak ata kabul edildiği Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’da Zât-ı İlâhî’nin doğrudan ve elçileri vasıtasıyla insanlıkla konuştuğuna inanılmaktadır. Bu dinlerde Tanrı’nın insanlığa seslenişi olarak kabul gören ilâhî kelam/sözler zamanla yazıya geçirilerek kutsal kitap hüviyeti kazanmıştır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.