“Küçüğü olmayanın büyüğü olmaz!” derler. Küçük olan birçok şey büyümeye ayarlıdır. Büyümek insanın içinde hem bir özlem hem bir kaçıştır. Büyüsen bir dert büyümesen başka bir dert… Bu gelgitleri yaşayan insan, bir zaman sonra bu gelgitlerin altından kalkamayınca da davranış bozukluğuna sürükleniyor. Çünkü o, cismi ile ruhu arasında bariz bir kopukluk yaşamaya başlıyor.
Büyük bir adam gibi olan görüntünün altında çocukça davranışlar sergilemeye başlıyor. Bu davranışlar, muhatabını da şaşkına çeviriyor. Büyük ama küçük, hatta çocukmuşçasına davranış sergileyen insana nasıl muamele edilecektir? Yetişkin muamelesi yapılsa olgunlaşmamış ruhun afra tafrası, çocuk muamelesi yapılsa hakeza yine afra tafra ile karşılaşırsınız.
Bedenen çocukluk kozasından çıkmış ama ruhen çıkamamış bu insana büyüdüğünü nasıl kabul ettirmeli?
Bu yazının devamı
206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Siz haddi aşan bir kavim olmayı seçtiniz diye, biz de Kur’an’dan vaz mı geçelim. Zuhruf-5 Bir şeyle mukayyetiz, serbest değiliz efendim Turgut Uyar Birkaç yüzyıldır günlük yaşamımıza hâkim olan kelime ve kavramları konuşurken, bir gerilim içerisine girdiğimiz muhakkak. Nedir bu gerilim, bir iki örnek üzerinden izah etmeye çalışalım: ‘Akıl’ dendiğinde ‘rasyonalist akıl’ mı ‘İslamî akıl’ …
Rabbim! Girmiş olduğum çalışmaya doğrulukla girmeyi, çıkarken de doğrulukla çıkmayı nasip et. Katından bana yardım edecek bir güç, kuvvet ve nusret ver. İsrâ Sûresi 80. Âyette: “Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin velisidirler, birbirlerine sahip çıkarlar ve birbirlerine destek olurlar”
Modernitenin toplumsal birikimleri hiçe saydığı bir dönemden geçiyoruz. Özü itibariyle geçmişle olan ilişkisini pamuk ipliğine bağlamayı amaçlayan modern düzen, makyajlı ama bir o kadar da özsuyu olmayan bir geleceğe insanlığı mecbur kılıyor. Bu da geçmişi üzerine ‘kendiliğini’ kurmuş olan toplumların
“Edebiyat” ile “edeb” Arapçada aynı kökten türetilen kelimelerdir. Edebi eser verenlere de yine aynı kökten türetilen “edib” adı verilir. Bu sebeple edebiyat ile edeb arasında kopmaz bir bağ vardır. Bu bağı koparan her türlü eser de
İddiasını kaybetmiş bir din söylemi ya tarih sahnesinden çekilecek ya da başka ideolojilerin boyunduruğuna girmekten başka bir yol bulamayacaktır. Biz İslam’ın tarih boyunca olduğu gibi bugün de insanlığın problemlerine çözüm bulma potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz. Bu anlamıyla İslam, misyonunu tamamlayarak tarih sahnesindeki yerini almış bir din değildir.
Büyüklerdeki Çocukluk
“Küçüğü olmayanın büyüğü olmaz!” derler. Küçük olan birçok şey büyümeye ayarlıdır. Büyümek insanın içinde hem bir özlem hem bir kaçıştır. Büyüsen bir dert büyümesen başka bir dert… Bu gelgitleri yaşayan insan, bir zaman sonra bu gelgitlerin altından kalkamayınca da davranış bozukluğuna sürükleniyor. Çünkü o, cismi ile ruhu arasında bariz bir kopukluk yaşamaya başlıyor.
Büyük bir adam gibi olan görüntünün altında çocukça davranışlar sergilemeye başlıyor. Bu davranışlar, muhatabını da şaşkına çeviriyor. Büyük ama küçük, hatta çocukmuşçasına davranış sergileyen insana nasıl muamele edilecektir? Yetişkin muamelesi yapılsa olgunlaşmamış ruhun afra tafrası, çocuk muamelesi yapılsa hakeza yine afra tafra ile karşılaşırsınız.
Bedenen çocukluk kozasından çıkmış ama ruhen çıkamamış bu insana büyüdüğünü nasıl kabul ettirmeli?
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Meşruluk İstenci ve Ayak Değiştirme Halleri
Siz haddi aşan bir kavim olmayı seçtiniz diye, biz de Kur’an’dan vaz mı geçelim. Zuhruf-5 Bir şeyle mukayyetiz, serbest değiliz efendim Turgut Uyar Birkaç yüzyıldır günlük yaşamımıza hâkim olan kelime ve kavramları konuşurken, bir gerilim içerisine girdiğimiz muhakkak. Nedir bu gerilim, bir iki örnek üzerinden izah etmeye çalışalım: ‘Akıl’ dendiğinde ‘rasyonalist akıl’ mı ‘İslamî akıl’ …
“İlim Edebi” Meselesi
Rabbim! Girmiş olduğum çalışmaya doğrulukla girmeyi, çıkarken de doğrulukla çıkmayı nasip et. Katından bana yardım edecek bir güç, kuvvet ve nusret ver. İsrâ Sûresi 80. Âyette: “Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin velisidirler, birbirlerine sahip çıkarlar ve birbirlerine destek olurlar”
Hangi Eğitim?
Modernitenin toplumsal birikimleri hiçe saydığı bir dönemden geçiyoruz. Özü itibariyle geçmişle olan ilişkisini pamuk ipliğine bağlamayı amaçlayan modern düzen, makyajlı ama bir o kadar da özsuyu olmayan bir geleceğe insanlığı mecbur kılıyor. Bu da geçmişi üzerine ‘kendiliğini’ kurmuş olan toplumların
Sosyal Medya Edebiyatı (Mı?)
“Edebiyat” ile “edeb” Arapçada aynı kökten türetilen kelimelerdir. Edebi eser verenlere de yine aynı kökten türetilen “edib” adı verilir. Bu sebeple edebiyat ile edeb arasında kopmaz bir bağ vardır. Bu bağı koparan her türlü eser de
İddiasını Kaybetmiş Bir Din Söylemi ya da İçtihadı Yeniden Düşünmek
İddiasını kaybetmiş bir din söylemi ya tarih sahnesinden çekilecek ya da başka ideolojilerin boyunduruğuna girmekten başka bir yol bulamayacaktır. Biz İslam’ın tarih boyunca olduğu gibi bugün de insanlığın problemlerine çözüm bulma potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz. Bu anlamıyla İslam, misyonunu tamamlayarak tarih sahnesindeki yerini almış bir din değildir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.