Okuma yazmayı öğrendiğim günleri hayal meyal hatırlıyorum. Fişlerin cazibesinden söz etmek pek mümkün olmadığı için araçlara değil de okumanın gerçekleştiği ilk anlara takılı kaldı zihnim ve çarşıdan bir karışla bir arşın arası alınan kurdelenin kırmızısına… Okuma tutkumun başladığı günleriyse çok iyi hatırlıyorum: Çizgi romanlardan yolu bizim oralara düşen ne varsa alın terimle kazandığım haftalığımın yüzde seksenini ütüyordu. Red Kit, Conan, Asterix, Tenten, Kaptan Swing, Demir Adam gibi Avrupa-ABD hattının çok çarpıcı, çok şöhretli, çoksatar çizgi romanları kitaplardan çok önce okuma uğraşımın, tutkumun merkezindeydiler. İdeolojik bagaja, kolonyal göndermelere aklım kesmeden, pis beyaz adamı tanımadan yutuyordum onlarca macerayı. Çok yaşlıymış rolü kesmeyeceğimden “bizim zamanımızda” demek istemesem de, yoktu öyle animeler, mangalar, grafik romanlar. “Başını Vermeyen Şehit” kesik kafadan kanlar akan görselin bulunduğu kapağıyla çocuklara okutulur, çocuğun milli ve manevi aşısı tamam edilirdi. Yani oraların bağnazlığıyla bizim buraların bağnazlığı arasında okuma kültürü inşa etmeye, okur dünyamızı kurup korumaya çabalardık. Taşıma suyla değirmen dönmez deyişini bilmediğimizden, suyu Kaf dağının ardında da olsa getirmeye ve değirmeni döndürmeye kararlıydık!
Düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet
Dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı
Sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu
Hırsızlara ikram ü inayet yeni çıktı
Hak söyleyen evvel dahi menfûr idi gerçi
Hainlere amma ki riayet yeni çıktı
Hüsamettin Yıldırım’ın İçtimai Matematik çalışması, pek çok açıdan hakikat bilgisine ulaşmanın yöntemlerini/yollarını inceler. Bugüne kadar üzerinde çalışılmamış olmasını bir talihsizlik olarak nitelemenin yanı sıra eserin hakikat üzerine Batı ve İslâm felsefesinde süregelen tartışmalara da teğet geçtiğini vurgulamakta yarar vardır. Yıldırım’a göre hakikatin gerçekliği sabittir, sorun, hakikat bilgisine ulaşmada yetersiz kalan argümanlardadır. “İçtimai Matematik” kavramsallaşması/vurgusu, matematiğin …
Son dönemlerde üzerinde araştırmaların ve yeni kitapların yoğunlaştığı konulardan birisi de çağdaş İslâm düşüncesidir. Düşünce hayatımız açısından da önem taşıyan ve gerek üniversite gerekse üniversite dışında sürdürülen çalışmalar, İslam düşüncesinin var olup olmadığından başlayarak, adı ve içeriği konusunda çeşitli tartışmaların sürüp gittiğinin de göstergesidir. (Uyanık, 2005:454–459, Stepaniants, 2005:459–464, Karadaş, 2008) Hemen belirteyim ki, ben burada …
Girizgâh ‘Sağcı/sağcılık’, ‘solcu/solculuk’ kavramlarının siyasî ve sosyal anlamda Fransız burjuva ihtilaliyle eş zamanlı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Devrimden sonra Fransız ulusal meclisinde sağ tarafta oturanlara sağcı, sol tarafta oturanlara ise solcu denmiştir. Sağcılar, kurulu düzenin devamından yana olanlardır; dolayısıyla evrimsel düzene karşı çıkan, siyasî anlamda kralı ve kralcılığı destekleyenlerdir. Statükonun sona erdirilmesini savunan; dolayısıyla krala ve …
1970’lerden beri yaşanan yüksek teknoloji/high tech süreci, insan ve onun günlük hayatının üzerinde etkili olmaktadır. Sinema, multi-medya teknolojisi ve akıllı telefonlar üzerinden gelişen süreç; insanlık-teknoloji, organik-mekânik, otantik-sanallık bağlamında dualiteleri meydana getirmiştir. Kitle iletişim araçları üzerinden gerçeklikten kopup sanallık dünyasına gireceğimizi bize ilk bildiren kişi filozof-sosyolog Baudrillard olmuştur. Ona göre ekrandaki veya sinema perdesindeki her bir görüntü, gerçeği öldürme veya yok etme sahnesidir.
Yıldızların Özüne İşlenmiş Hikâyeler
Okuma yazmayı öğrendiğim günleri hayal meyal hatırlıyorum. Fişlerin cazibesinden söz etmek pek mümkün olmadığı için araçlara değil de okumanın gerçekleştiği ilk anlara takılı kaldı zihnim ve çarşıdan bir karışla bir arşın arası alınan kurdelenin kırmızısına… Okuma tutkumun başladığı günleriyse çok iyi hatırlıyorum: Çizgi romanlardan yolu bizim oralara düşen ne varsa alın terimle kazandığım haftalığımın yüzde seksenini ütüyordu. Red Kit, Conan, Asterix, Tenten, Kaptan Swing, Demir Adam gibi Avrupa-ABD hattının çok çarpıcı, çok şöhretli, çoksatar çizgi romanları kitaplardan çok önce okuma uğraşımın, tutkumun merkezindeydiler. İdeolojik bagaja, kolonyal göndermelere aklım kesmeden, pis beyaz adamı tanımadan yutuyordum onlarca macerayı. Çok yaşlıymış rolü kesmeyeceğimden “bizim zamanımızda” demek istemesem de, yoktu öyle animeler, mangalar, grafik romanlar. “Başını Vermeyen Şehit” kesik kafadan kanlar akan görselin bulunduğu kapağıyla çocuklara okutulur, çocuğun milli ve manevi aşısı tamam edilirdi. Yani oraların bağnazlığıyla bizim buraların bağnazlığı arasında okuma kültürü inşa etmeye, okur dünyamızı kurup korumaya çabalardık. Taşıma suyla değirmen dönmez deyişini bilmediğimizden, suyu Kaf dağının ardında da olsa getirmeye ve değirmeni döndürmeye kararlıydık!
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
206. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Vakit Muhasebe Vaktidir
Düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet
Dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı
Sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu
Hırsızlara ikram ü inayet yeni çıktı
Hak söyleyen evvel dahi menfûr idi gerçi
Hainlere amma ki riayet yeni çıktı
İçtimai Matematik: Hakikati Tecrübe Etmenin İmkânsızlığı
Hüsamettin Yıldırım’ın İçtimai Matematik çalışması, pek çok açıdan hakikat bilgisine ulaşmanın yöntemlerini/yollarını inceler. Bugüne kadar üzerinde çalışılmamış olmasını bir talihsizlik olarak nitelemenin yanı sıra eserin hakikat üzerine Batı ve İslâm felsefesinde süregelen tartışmalara da teğet geçtiğini vurgulamakta yarar vardır. Yıldırım’a göre hakikatin gerçekliği sabittir, sorun, hakikat bilgisine ulaşmada yetersiz kalan argümanlardadır. “İçtimai Matematik” kavramsallaşması/vurgusu, matematiğin …
Bir Düşünür Olarak Seyyid Kutup’a İsmet Özel’in Yaklaşımları
Son dönemlerde üzerinde araştırmaların ve yeni kitapların yoğunlaştığı konulardan birisi de çağdaş İslâm düşüncesidir. Düşünce hayatımız açısından da önem taşıyan ve gerek üniversite gerekse üniversite dışında sürdürülen çalışmalar, İslam düşüncesinin var olup olmadığından başlayarak, adı ve içeriği konusunda çeşitli tartışmaların sürüp gittiğinin de göstergesidir. (Uyanık, 2005:454–459, Stepaniants, 2005:459–464, Karadaş, 2008) Hemen belirteyim ki, ben burada …
‘İslamî Sol’ Projesi Kuzu Postuna Bürünmüş Bir Kurt Mudur?
Girizgâh ‘Sağcı/sağcılık’, ‘solcu/solculuk’ kavramlarının siyasî ve sosyal anlamda Fransız burjuva ihtilaliyle eş zamanlı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Devrimden sonra Fransız ulusal meclisinde sağ tarafta oturanlara sağcı, sol tarafta oturanlara ise solcu denmiştir. Sağcılar, kurulu düzenin devamından yana olanlardır; dolayısıyla evrimsel düzene karşı çıkan, siyasî anlamda kralı ve kralcılığı destekleyenlerdir. Statükonun sona erdirilmesini savunan; dolayısıyla krala ve …
Dönüşen İnsanlığın ve Dünyanın (Transhümanizmin) Zemini Olarak Sinema ve Netflix
1970’lerden beri yaşanan yüksek teknoloji/high tech süreci, insan ve onun günlük hayatının üzerinde etkili olmaktadır. Sinema, multi-medya teknolojisi ve akıllı telefonlar üzerinden gelişen süreç; insanlık-teknoloji, organik-mekânik, otantik-sanallık bağlamında dualiteleri meydana getirmiştir. Kitle iletişim araçları üzerinden gerçeklikten kopup sanallık dünyasına gireceğimizi bize ilk bildiren kişi filozof-sosyolog Baudrillard olmuştur. Ona göre ekrandaki veya sinema perdesindeki her bir görüntü, gerçeği öldürme veya yok etme sahnesidir.
Alışverişe devam et