“Dünü sev ama bugünü yaşa. Bugünü daha iyi yaşamana katkısı yoksa hiç sevme. Dün bagajımız değil fenerimiz olmalıdır.” Hasan Boynukara
İnsan nedense gelip geçtikten sonra zamanla selamlaşır ya da bu selamlaşmayı o zaman fark eder. Onun içindir geçmiş zaman çok konuşulur. Ânın içindeyken ânı fark etmek gerçekten büyük bir gayret ve anlam gerektirir. Ve genellikle de gençlik yıllarında bu çok fark edilmez.
Hâlbuki gençlik yıllarında hayatımızın ana tohumlarını toprağa bırakırız. O bıraktığımız tohumlarla geri kalan hayatımız şekil alır. Yani ömür binamızın zemini gençlikte atılır. Ve daha sonra attığımız bu zemin üzerinde hayat inşa olur. Edindiğimiz eğitim ve ilim… Edindiğimiz beceriler, ortaya çıkan yetenekler ve ilişki içinde olduğumuz çevre bizi “yetişkinlikte biz” yapacaktır. Bunun içindir ki gençlik insanın en önemli zaman dilimidir. Çocukluktan aldığımız davranış ve kişilik üzerine koyacağımız her tuğla -olumlu ya da olumsuz- bizi büyütecektir.
Bu yazının devamı
223. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Küçük kız babasının elinden tutmuştu. Cümleye, babası küçük kızın elinden tutmuştu diye başlamak daha doğru olabilirdi aslında. Yürüdükleri kaldırım asfalta sıfırdı ve babanın tüm gayreti, gidecekleri yere kazasız belasız varmaktı.
Kendimce bir hayal kuruyorum: 1930’larda çocukluğumu yaşıyorum. Eve gelen gazetenin arka sayfalarında çocuklar için bir tefrika yayınlanıyor ve ben her gün ne olacak merakıyla babamın, aslında gazetenin yolunu gözlüyorum.
Bir isyan görünce korkarım. Bilmeyebilir insan, unutabilir, gaflet edebilir, şaşırabilir, bir yanlışlık yapabilir… Ama yaratılan aciz bir kul, Yaratanına böyle bir cevap verebilir mi? Bu ne cüret! Ahiretin ve hesabın gerçek olduğuna dair yüzde bir ihtimal veren bir kimsenin dahi söyleyebileceği bir söz müdür bu?
Zamanla Anladığımız Zaman…
“Dünü sev ama bugünü yaşa. Bugünü daha iyi yaşamana katkısı yoksa hiç sevme. Dün bagajımız değil fenerimiz olmalıdır.” Hasan Boynukara
İnsan nedense gelip geçtikten sonra zamanla selamlaşır ya da bu selamlaşmayı o zaman fark eder. Onun içindir geçmiş zaman çok konuşulur. Ânın içindeyken ânı fark etmek gerçekten büyük bir gayret ve anlam gerektirir. Ve genellikle de gençlik yıllarında bu çok fark edilmez.
Hâlbuki gençlik yıllarında hayatımızın ana tohumlarını toprağa bırakırız. O bıraktığımız tohumlarla geri kalan hayatımız şekil alır. Yani ömür binamızın zemini gençlikte atılır. Ve daha sonra attığımız bu zemin üzerinde hayat inşa olur. Edindiğimiz eğitim ve ilim… Edindiğimiz beceriler, ortaya çıkan yetenekler ve ilişki içinde olduğumuz çevre bizi “yetişkinlikte biz” yapacaktır. Bunun içindir ki gençlik insanın en önemli zaman dilimidir. Çocukluktan aldığımız davranış ve kişilik üzerine koyacağımız her tuğla -olumlu ya da olumsuz- bizi büyütecektir.
Bu yazının devamı 223. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Sözü Çoğaltırken Özgül Ağırlığını Kaybetmek
Her şeyin çoğaldığı, amelin azaldığı, laf kalabalığının öze kavuşmayı zorlaştırdığı bir düzlemde yaşıyoruz. Derdimiz üzüm yemeyi aştı; üzümün kimyasıyla uğraşırken sarhoşluğa kapılıp yemeyi ihmal ediyor, zafiyet yaşıyoruz. Derdimiz ne?
Kuşluk Vakti
Küçük kız babasının elinden tutmuştu. Cümleye, babası küçük kızın elinden tutmuştu diye başlamak daha doğru olabilirdi aslında. Yürüdükleri kaldırım asfalta sıfırdı ve babanın tüm gayreti, gidecekleri yere kazasız belasız varmaktı.
Bir Çocuğun Karakutusu Olarak Oyuncak ve Dünyanın Türlü Türlü Halleri
Kendimce bir hayal kuruyorum: 1930’larda çocukluğumu yaşıyorum. Eve gelen gazetenin arka sayfalarında çocuklar için bir tefrika yayınlanıyor ve ben her gün ne olacak merakıyla babamın, aslında gazetenin yolunu gözlüyorum.
Bir Film Nasıl İzlenir?‘Kısa’dan ‘Uzun’a Çocuklar ve Aileler için Film Rehberine Giriş
Filmler günümüz kültürünün o kadar büyük bir parçasını oluşturuyor ki hiç var olmadıkları bir zamanı hayal etmek meşakkatli bir duruma benziyor.
Sen Değerlerini Korursan Değerlerin de Seni Korur
Bir isyan görünce korkarım. Bilmeyebilir insan, unutabilir, gaflet edebilir, şaşırabilir, bir yanlışlık yapabilir… Ama yaratılan aciz bir kul, Yaratanına böyle bir cevap verebilir mi? Bu ne cüret! Ahiretin ve hesabın gerçek olduğuna dair yüzde bir ihtimal veren bir kimsenin dahi söyleyebileceği bir söz müdür bu?
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.