Yazı için zihnin parmak izi derler. Bu bakımdan yazmak insan zihninden kâğıda dökülen harf suretli bir boyadır. Zihnin farklı işleyişine bağlı olarak bu boyanın rengi de değişiklik arz edecektir. Zihinden dökülen bu harf suretli boya, biriktikçe ve yoğunlaştıkça desen hâlini alacaktır. İşte dergiler bu harf suretli boyanın birike birike desen oluşturması işlevini gören katalizörlerdir.
Dergiler bir milletin nesiller arası bağlantısını sağlayan, önceki nesillerin izini sürmeye yarayan ve muhtelif alanlarda geçmişten geleceğe projeksiyon tutan fener gibidir. Elbette bunu söylerken, derginin modernizmle beraber ortaya çıkan ve yaygınlaşan bir vasıta aracı olduğunu göz önünde bulunduruyorum. Popüler dergileri dışarıda tutarsak, -ki popülerliği boşluğun ve hiçliğin devasa hacmi olarak yorumluyorum- bizde en yaygın olan dergiler edebiyat, tarih ve düşünce dergileridir. Dergilerin belki de en ayrıksı tarafı, çıktığı dönemin sosyal, kültürel ve politik alandaki envanterini ortaya çıkarmasıdır. Bu işleviyle dergiler, dönemin nabzını tutmada kitaplardan daha etkili bir konumda yer alır. Dergiler daha çok âna hitap ederken, kitaplar sürece hitap eder. Bu sebeple dönemin zihniyet kodlarını dergilerden rahatlıkla ulaşılabilir.
Bu yazının devamı
198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Kader! Değiştirilmesi ve önceden bilinmesi mümkün olmayan bir hakikat. Alın yazısı dedikleri herkes için büyük bir sır. Yaşanır, yaşarken de öğrenilir. Kader de insanın kaderidir. Dünyanın yaratıldığı andan, Âdem ile Havva’nın cennetten çıkarıldığından beri bu hep böyledir. Aslında kaderin sır olması bile bir kaderdir. Ta o andan itibaren asırlar boyu, günden güne, her dakika ve her an bir sır olan kader, herkes için sonsuza dek gizemini korumaya devam edecektir…”
İnsan, diğer yaratılmışlardan farklı olarak düşünen, taşınan ve tercih eden bir varlık. Akledip tercih ediyor olması onu sorumluluk sahibi kılıyor. Nihayetinde tercihlerinin sorumluluğunu üstlenen ve hesabını vermeyi de göze alan bir varlık; insan…
Farukî, eserin girişinde İslam kültür ve medeniyetine dair yapılmış birçok araştırmanın bölgesel ya da kronolojik olarak yürütüldüğünü belirtir. Bu araştırma usullerinden ilkini Batılı araştırmacıların,
Görsel bir çağda yaşıyoruz ve hareketli görüntüler, hayatımızı şekillendirmede büyük bir rol oynuyor. Filmler bize bir şeyler öğretebilir, bazı konular hakkında bizleri haberdar
Aranızdaki mesafeyi kapatmak için belini aşan duvarı tek çırpıda aşıyorsun. Başucuyla ayakucuna denk gelen bölgeyi tutturmaya çalışıyorsun. Dizlerin kendiliğinden çöküyor. Arkadaşların arabadan inmişler, kendi aralarında konuşuyorlar.
Bir Kültür Havzası Taşıyıcısı Olarak Dergiler
Yazı için zihnin parmak izi derler. Bu bakımdan yazmak insan zihninden kâğıda dökülen harf suretli bir boyadır. Zihnin farklı işleyişine bağlı olarak bu boyanın rengi de değişiklik arz edecektir. Zihinden dökülen bu harf suretli boya, biriktikçe ve yoğunlaştıkça desen hâlini alacaktır. İşte dergiler bu harf suretli boyanın birike birike desen oluşturması işlevini gören katalizörlerdir.
Dergiler bir milletin nesiller arası bağlantısını sağlayan, önceki nesillerin izini sürmeye yarayan ve muhtelif alanlarda geçmişten geleceğe projeksiyon tutan fener gibidir. Elbette bunu söylerken, derginin modernizmle beraber ortaya çıkan ve yaygınlaşan bir vasıta aracı olduğunu göz önünde bulunduruyorum. Popüler dergileri dışarıda tutarsak, -ki popülerliği boşluğun ve hiçliğin devasa hacmi olarak yorumluyorum- bizde en yaygın olan dergiler edebiyat, tarih ve düşünce dergileridir. Dergilerin belki de en ayrıksı tarafı, çıktığı dönemin sosyal, kültürel ve politik alandaki envanterini ortaya çıkarmasıdır. Bu işleviyle dergiler, dönemin nabzını tutmada kitaplardan daha etkili bir konumda yer alır. Dergiler daha çok âna hitap ederken, kitaplar sürece hitap eder. Bu sebeple dönemin zihniyet kodlarını dergilerden rahatlıkla ulaşılabilir.
Bu yazının devamı 198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
“Eller Ne Derse Desin, Kullar Kader Yazamaz”
“Kader! Değiştirilmesi ve önceden bilinmesi mümkün olmayan bir hakikat. Alın yazısı dedikleri herkes için büyük bir sır. Yaşanır, yaşarken de öğrenilir. Kader de insanın kaderidir. Dünyanın yaratıldığı andan, Âdem ile Havva’nın cennetten çıkarıldığından beri bu hep böyledir. Aslında kaderin sır olması bile bir kaderdir. Ta o andan itibaren asırlar boyu, günden güne, her dakika ve her an bir sır olan kader, herkes için sonsuza dek gizemini korumaya devam edecektir…”
Meşru İle Gayri Meşru Olan Arasında İnsan
İnsan, diğer yaratılmışlardan farklı olarak düşünen, taşınan ve tercih eden bir varlık. Akledip tercih ediyor olması onu sorumluluk sahibi kılıyor. Nihayetinde tercihlerinin sorumluluğunu üstlenen ve hesabını vermeyi de göze alan bir varlık; insan…
İslam Kültür Atlası Hakkında Bir Değerlendirme
Farukî, eserin girişinde İslam kültür ve medeniyetine dair yapılmış birçok araştırmanın bölgesel ya da kronolojik olarak yürütüldüğünü belirtir. Bu araştırma usullerinden ilkini Batılı araştırmacıların,
1 Uzun 1 Kısa İle Sinema Okuryazarlığı: Demir Dev ve Ben Filistinliyim
Görsel bir çağda yaşıyoruz ve hareketli görüntüler, hayatımızı şekillendirmede büyük bir rol oynuyor. Filmler bize bir şeyler öğretebilir, bazı konular hakkında bizleri haberdar
İşte Biz O Gün
Aranızdaki mesafeyi kapatmak için belini aşan duvarı tek çırpıda aşıyorsun. Başucuyla ayakucuna denk gelen bölgeyi tutturmaya çalışıyorsun. Dizlerin kendiliğinden çöküyor. Arkadaşların arabadan inmişler, kendi aralarında konuşuyorlar.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.