İnsanların Tanrı’ya inanmayı bıraktıktan sonra, artık hiçbir şeye inanmadıkları söyleniyor bize.
Aslında durum bundan daha kötü… Artık her şeye inanıyorlar.”
Malcolm Muggeridge
İnsan yarınını düşünmeden yaşayamaz ve sonrayı düşünmek en insanî yönlerimizden biridir. Yarına dair planlar yapmak, beklentiye girmek, tahminlerde bulunmak, idealler ve tasavvurlar oluşturmak ve tabiî ki hayaller kurmak insanın vazgeçilmezlerindendir. Vülgarize etmek pahasına, en basit ifadeyle söylersek, aslında hepimiz bir yanımızla birer mikro fütüristiz. Ancak yarını düşünürken karşımıza şöyle bir sorun çıkıyor; yarın henüz gelmedi ve onu bilmiyoruz, dolayısıyla yarın bizim için ‘gayb’dır. Fakat yarını bilmememiz, onun hakkında muhtemel veya uzak ihtimalli tahmin yapmamıza da engel değil. Tahmin ederek ve planlar yaparak geleceğe müdahil olabiliriz. Fütürizmin konusu da tam olarak budur; bugünden yarını düşünmek veya tahmin etmek.
Belirsizlik ilk çağlardan beri insanın kaçtığı ve kurtulmak istediği çok önemli bir sorun olmuştur. İnsanlığın başlangıcından beri insan bilmediğinden korkmuş, bilmek için çaba sarf etmiş, bilemediğinde ise yüce bir güce atfetmek suretiyle bilmediği şeye saygı duymuş hatta perestiş etmiştir. Bilindiği gibi büyü ve fal, bu belirsizlik ve bilinmezlik girdabındaki hayatı belirsizlikten kurtarmaya yarayan çok önemli toplumsal araçlardan olmuştur. İletişim ve ulaşımın olmadığı çağlarda insanları rahatlatan bu tarz araçlar mevcuttu.
Bu yazının devamı
195. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Giderek yaygınlaşan bir serzeniş var: “Suçlunun yanına kâr kalıyor.” Sokakta, özel sohbetlerde, sosyal medyada hemen her gün, “Nasıl olsa iki gün sonra serbest kalır.” sözü dile getirilir. İnsanlar yalnızca dâvaları değil, trafikteki kural ihlallerini, iş cinayetlerini, nefret söylemlerini, çevre
Oblomovizm, kronik olarak kayıtsızlık ya da tembelliği ikame eden bir kelime olarak ede biyatın unutulmaz karakteri Oblomov’dan doğmuştur. Oblomov’un yavaşlığı, isteksizliği, üşengeçliği ilk anda
Enikonu ultra-modernist bir dünyada yaşıyoruz. Bazı ünlü sosyal tenkidçilerin elektro-faşist olarak tanımladıkları dağınık, derbeder bir dünyada. Bütün aşırılıkların aç iştahlara sunulduğu ve her toplumsal olgunun en uçlarda yaşandığı, çekingen, aceleci, bayağı ve yıkılgan bir dünyada. Bu dünya, esasen şuurlu bir yaşama iradesinin, yorulmadan ve çok ciddi
Ve gelecek geldi. Burası fütürizmin son noktası olabilir. Uzak ve imkânsız bir geleceğin yerini, zamansal algının yıkıma uğradığı kopuk ve bağsız “şimdiler yığını” almaktadır. İnsan kalmak, bu asrın en başat sorunu. İnsanlık, binlerce yıllık ilerleme çabasına rağmen; bugün, başladığı yerin de gerisindedir. Modern insan bir zamanlar konfor ve verimlilik vaatleriyle ürettiği araçların bugün içine düşmüş görünmektedir. O, geldiğimiz noktada bedeniyle bir yok-karakterdir.
Çağdaş dünyada, manipülasyon bireylerin veya toplumların düşünce, duygu ve davranışlarını yönlendirme sanatı olarak ele alınırken; sosyal medya, siyaset ve kültür endüstrisi gibi alanlarda etkisini hissettirir. Zira böylesi bir yönelimi yorumlamak ise felsefenin sınırlarına dahil olan özgür irade, etik ve toplumsal dinamikler üzerine derin sorular doğurur.
Fütürizm Üzerine Bir Değerlendirme
İnsanların Tanrı’ya inanmayı bıraktıktan sonra, artık hiçbir şeye inanmadıkları söyleniyor bize.
Aslında durum bundan daha kötü… Artık her şeye inanıyorlar.”
Malcolm Muggeridge
İnsan yarınını düşünmeden yaşayamaz ve sonrayı düşünmek en insanî yönlerimizden biridir. Yarına dair planlar yapmak, beklentiye girmek, tahminlerde bulunmak, idealler ve tasavvurlar oluşturmak ve tabiî ki hayaller kurmak insanın vazgeçilmezlerindendir. Vülgarize etmek pahasına, en basit ifadeyle söylersek, aslında hepimiz bir yanımızla birer mikro fütüristiz. Ancak yarını düşünürken karşımıza şöyle bir sorun çıkıyor; yarın henüz gelmedi ve onu bilmiyoruz, dolayısıyla yarın bizim için ‘gayb’dır. Fakat yarını bilmememiz, onun hakkında muhtemel veya uzak ihtimalli tahmin yapmamıza da engel değil. Tahmin ederek ve planlar yaparak geleceğe müdahil olabiliriz. Fütürizmin konusu da tam olarak budur; bugünden yarını düşünmek veya tahmin etmek.
Belirsizlik ilk çağlardan beri insanın kaçtığı ve kurtulmak istediği çok önemli bir sorun olmuştur. İnsanlığın başlangıcından beri insan bilmediğinden korkmuş, bilmek için çaba sarf etmiş, bilemediğinde ise yüce bir güce atfetmek suretiyle bilmediği şeye saygı duymuş hatta perestiş etmiştir. Bilindiği gibi büyü ve fal, bu belirsizlik ve bilinmezlik girdabındaki hayatı belirsizlikten kurtarmaya yarayan çok önemli toplumsal araçlardan olmuştur. İletişim ve ulaşımın olmadığı çağlarda insanları rahatlatan bu tarz araçlar mevcuttu.
Bu yazının devamı 195. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İdeal Olan Hukuk İle Vicdani Olanın Örtüşmesidir
Giderek yaygınlaşan bir serzeniş var: “Suçlunun yanına kâr kalıyor.” Sokakta, özel sohbetlerde, sosyal medyada hemen her gün, “Nasıl olsa iki gün sonra serbest kalır.” sözü dile getirilir. İnsanlar yalnızca dâvaları değil, trafikteki kural ihlallerini, iş cinayetlerini, nefret söylemlerini, çevre
Herkesin Her Şey Olabildiği Çağda Hiçbir Şey Ol(a)mamak / İmkânın Yorgunluğu
Oblomovizm, kronik olarak kayıtsızlık ya da tembelliği ikame eden bir kelime olarak ede biyatın unutulmaz karakteri Oblomov’dan doğmuştur. Oblomov’un yavaşlığı, isteksizliği, üşengeçliği ilk anda
Aldanmak Öldürür
Enikonu ultra-modernist bir dünyada yaşıyoruz. Bazı ünlü sosyal tenkidçilerin elektro-faşist olarak tanımladıkları dağınık, derbeder bir dünyada. Bütün aşırılıkların aç iştahlara sunulduğu ve her toplumsal olgunun en uçlarda yaşandığı, çekingen, aceleci, bayağı ve yıkılgan bir dünyada. Bu dünya, esasen şuurlu bir yaşama iradesinin, yorulmadan ve çok ciddi
Vaatlerin Ötesinde: Teşhir Nesnesi Olarak Bilim Kurgusal Bedenler
Ve gelecek geldi. Burası fütürizmin son noktası olabilir. Uzak ve imkânsız bir geleceğin yerini, zamansal algının yıkıma uğradığı kopuk ve bağsız “şimdiler yığını” almaktadır. İnsan kalmak, bu asrın en başat sorunu. İnsanlık, binlerce yıllık ilerleme çabasına rağmen; bugün, başladığı yerin de gerisindedir. Modern insan bir zamanlar konfor ve verimlilik vaatleriyle ürettiği araçların bugün içine düşmüş görünmektedir. O, geldiğimiz noktada bedeniyle bir yok-karakterdir.
Çağdaş Dünyada Manipülasyonun İnşası
Çağdaş dünyada, manipülasyon bireylerin veya toplumların düşünce, duygu ve davranışlarını yönlendirme sanatı olarak ele alınırken; sosyal medya, siyaset ve kültür endüstrisi gibi alanlarda etkisini hissettirir. Zira böylesi bir yönelimi yorumlamak ise felsefenin sınırlarına dahil olan özgür irade, etik ve toplumsal dinamikler üzerine derin sorular doğurur.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.