İnsanlığı nasıl bir gelecek bekliyor? Gelecekte ekonomi, sanayi ve teknoloji hangi şekle ve renge evirilecek? Gelecekteki gençlik nelere merak saracak? Gelecekte hangi trendler, akımlar öne çıkacak? Dünyayı ve insanı bekleyen muhtemel tehlikeler nelerdir?
Dünya, başta kapitalistler olmak üzere, aç gözlüler tarafından yağmalanmaktadır. İnsanlar hızla çoğalmakta, kentler hastalıklı bir şekilde büyümektedir. Kapitalizm, küreselleşmeyi de arkasına alarak yeni bir döneme girmiş, adaletsizlikler had safhaya ulaşmıştır.
Bilimsel ve teknolojik çabaların yoğunluğu ve bunların neden olduğu değişimin hızı baş döndürücü olduğu kadar bu gidişatın gelecekte nerelere varacağı da merak konusudur doğrusu. Yeni bir döneme girildiği ve giderek daha karmaşık sorunlarla karşılaşılabileceği bugünün gelişmelerinden anlaşılmaktadır. Hızlı bağlantılar, hızlı ilişkiler, hızlı şehirler… Her şey hız kültürü çerçevesinde tanımlanıyor yani. Bu her şeyin hızlı olduğu bir zamanda dünyayı, iş hayatını, çevreyi anlamakta zorluk çeken insanların yaşadıkları dönemde özne olmaları mümkün değildir.
Biz de bu ayetteki merkezi temanın peygamberin ahlâkının ne denli üstün olduğu, onun kişiliğinin ne kadar sağlam olduğu, tabiatının, huyunun ne denli bir mükemmellikte olduğunu tekraren söylersek, benzerin tekrarı ile esasen anlamsal daralmaya katkı vermeye devam etmiş
Tahir bin Âşûr’a göre şeriat yalnızca bireysel ibadetler ya da belirli ahlaki normlarla sınırlı değildir. Şeriat, insanların dünyadaki ve ahiretteki mutluluğunu sağlama amacı güder. Bu nedenle, şeriatın amaçlarını (makâsıd-şeriat) doğru anlamak, içtihat ve hukuki uygulamaların doğru bir şekilde yapılabilmesi için gereklidir.
The reflections presented below are part of a broader research project (both theoretical and “interventionist”) devoted to the reconstruction and reaffirmation
Tarihten günümüze dinlerin hemen hepsi mensuplarına belirli birtakım inanışlar ve bu inanışlarla ilişkili olarak yapılması veya kaçınılması gereken davranışlar telkin etmekte ve bunları nihai kurtuluşu için gerekli görmektedir. Ancak insanlar zaman zaman, dinlerinin telkin ettiği öğretileri sürdürme, özellikle de bu öğretiler çerçevesinde uymaları gereken bazı davranışlara riayet etme hususunda ihlaller yapmakta, inançlarının telkin ettiği emir …
Vicdan’ı nasıl tanımlayabiliriz? Onu, iyiyi kötüden ayırt etmeyi sağlayan içsel/fıtrî bir his olarak mı görmeliyiz, yoksa o ‘edinilmiş’ bir şey midir? Bir davranış ile ilgili olarak örneğin “vicdanım elvermiyor” yahut “bu yapılan vicdansızlıktır’ şeklinde
Dijital Çağda Geleceğin Dünyasını Tasarlamak
İnsanlığı nasıl bir gelecek bekliyor? Gelecekte ekonomi, sanayi ve teknoloji hangi şekle ve renge evirilecek? Gelecekteki gençlik nelere merak saracak? Gelecekte hangi trendler, akımlar öne çıkacak? Dünyayı ve insanı bekleyen muhtemel tehlikeler nelerdir?
Dünya, başta kapitalistler olmak üzere, aç gözlüler tarafından yağmalanmaktadır. İnsanlar hızla çoğalmakta, kentler hastalıklı bir şekilde büyümektedir. Kapitalizm, küreselleşmeyi de arkasına alarak yeni bir döneme girmiş, adaletsizlikler had safhaya ulaşmıştır.
Bilimsel ve teknolojik çabaların yoğunluğu ve bunların neden olduğu değişimin hızı baş döndürücü olduğu kadar bu gidişatın gelecekte nerelere varacağı da merak konusudur doğrusu. Yeni bir döneme girildiği ve giderek daha karmaşık sorunlarla karşılaşılabileceği bugünün gelişmelerinden anlaşılmaktadır. Hızlı bağlantılar, hızlı ilişkiler, hızlı şehirler… Her şey hız kültürü çerçevesinde tanımlanıyor yani. Bu her şeyin hızlı olduğu bir zamanda dünyayı, iş hayatını, çevreyi anlamakta zorluk çeken insanların yaşadıkları dönemde özne olmaları mümkün değildir.
Bu yazının devamı 195. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
195. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Azim Huluq Üzerinde Olmak
Biz de bu ayetteki merkezi temanın peygamberin ahlâkının ne denli üstün olduğu, onun kişiliğinin ne kadar sağlam olduğu, tabiatının, huyunun ne denli bir mükemmellikte olduğunu tekraren söylersek, benzerin tekrarı ile esasen anlamsal daralmaya katkı vermeye devam etmiş
M. Tahir bin Âşûr’un Makasıda ve İçtihada Bakışı
Tahir bin Âşûr’a göre şeriat yalnızca bireysel ibadetler ya da belirli ahlaki normlarla sınırlı değildir. Şeriat, insanların dünyadaki ve ahiretteki mutluluğunu sağlama amacı güder. Bu nedenle, şeriatın amaçlarını (makâsıd-şeriat) doğru anlamak, içtihat ve hukuki uygulamaların doğru bir şekilde yapılabilmesi için gereklidir.
Islam and Islamophobia in the post-liberal world of late democracy. Neo-real-political foundations of racism
The reflections presented below are part of a broader research project (both theoretical and “interventionist”) devoted to the reconstruction and reaffirmation
Dinlerde Tövbe
Tarihten günümüze dinlerin hemen hepsi mensuplarına belirli birtakım inanışlar ve bu inanışlarla ilişkili olarak yapılması veya kaçınılması gereken davranışlar telkin etmekte ve bunları nihai kurtuluşu için gerekli görmektedir. Ancak insanlar zaman zaman, dinlerinin telkin ettiği öğretileri sürdürme, özellikle de bu öğretiler çerçevesinde uymaları gereken bazı davranışlara riayet etme hususunda ihlaller yapmakta, inançlarının telkin ettiği emir …
Vicdan Körelmesi’ Hayra Alamet Değildir!
Vicdan’ı nasıl tanımlayabiliriz? Onu, iyiyi kötüden ayırt etmeyi sağlayan içsel/fıtrî bir his olarak mı görmeliyiz, yoksa o ‘edinilmiş’ bir şey midir? Bir davranış ile ilgili olarak örneğin “vicdanım elvermiyor” yahut “bu yapılan vicdansızlıktır’ şeklinde
Alışverişe devam et