Gün be gün değişen ülke gündeminde sizin gündeminiz nedir bilmiyorum fakat medya tarafından hiç gündem edilmeyen, edilmesi de mümkün olmayan bir konuyu, insanlık onuru adına -gecikmiş olsam da- olan biteni kayıt altına alarak, vicdani sorumluluğumu yerine getirmek istiyorum. Gündemime aldığım mevzu, uzun bir süredir sosyolog ve akademisyen Mücahit Gültekin’in ısrarla üzerinde durduğu, hakkında onlarca yazı yazdığı ve Av. Muharrem Balcı’nın şehir şehir gezerek konferanslar verdiği ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ projesi. Konuyla ilgili yaptığım onlarca metin okumalarım ve arşiv taramalarım sonucunda anladım ki; Türkiye’de, başta medya olmak üzere, kamu ve sivil kuruluşlar eliyle Toplumsal Cinsiyet Eşitliği adı altında küresel bir proje planlı, programlı bir şekilde uygulanmaktadır. Yazılanlara, çizilenlere, konuşulanlara baktığımızda, kadına karşı şiddeti önleme bahanesiyle cinsel yönelim kavramıyla gay, lezbiyen, biseksüel ve eşcinselliğin yaygınlaşması, eşcinsellerin toplum nezdinde meşrulaştırılması ve devlet tarafından hukuklarının oluşturulması amacının güdüldüğü görülecektir.
“Biz düşünemeyiz; büyüklerimizin dediklerini sorgulayamayız. Onlar böyle karar verdilerse vardır bir bildikleri. Bize düşen mukallit olarak bize denileni yapmamızdır” gibi örneklerini arttırabileceğimiz cümleleri ifade eden zihniyeti en çok korkutan şeylerden birisi eleştirel düşüncedir. Dikkat edilirse bu zihniyetin de kendi içinde bir mantığa ve dolayısıyla akıl yürütmeye sahip olduğu görülebilir. Ancak bu akıl yürütme, kendi içinde mutlak öncüllerden yine kendisini doğrulayan bir işleyişe sahiptir.
Deizm ve onun bir ileri aşaması olarak niteleyebileceğimiz ateizm, yeni kuşağı etkisi altına almış iki önemli kavramdır. Her ne kadar üstünü örtmeye çalışan, “yoktur böyle bir tehlike” diyenler olsa da gençlerle biraz zaman geçirenler, sosyal medyada bu tür grupları takip edenler ya da bu konuda yapılmış
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Bu metin, sosyal gelişme (insani yetkinlikler, gelişimci demokrasi) perspektifine yöneltilmiş krizler/eleştiriler dizisine dair bir teşhis ve sonuçların genel bir taslağını sunmaktadır. Bu perspektif, modernitenin merkez-liberal “jeo-kültürü”nün bir tezahürü
İsrail’in “sınırları belli olmayan bir devlet” olarak 1948’den bu yana Filistin topraklarını işgal ederek sürekli genişlemesini ve daha fazlasını anlamak için Talmudist-Rabbinik Yahudi eskatolojisini anlamak gerekiyor.
İnsan Fıtratını Bozma Girişimi Olarak Cinsiyet Eşitliği Projesi-1
Gün be gün değişen ülke gündeminde sizin gündeminiz nedir bilmiyorum fakat medya tarafından hiç gündem edilmeyen, edilmesi de mümkün olmayan bir konuyu, insanlık onuru adına -gecikmiş olsam da- olan biteni kayıt altına alarak, vicdani sorumluluğumu yerine getirmek istiyorum. Gündemime aldığım mevzu, uzun bir süredir sosyolog ve akademisyen Mücahit Gültekin’in ısrarla üzerinde durduğu, hakkında onlarca yazı yazdığı ve Av. Muharrem Balcı’nın şehir şehir gezerek konferanslar verdiği ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ projesi. Konuyla ilgili yaptığım onlarca metin okumalarım ve arşiv taramalarım sonucunda anladım ki; Türkiye’de, başta medya olmak üzere, kamu ve sivil kuruluşlar eliyle Toplumsal Cinsiyet Eşitliği adı altında küresel bir proje planlı, programlı bir şekilde uygulanmaktadır. Yazılanlara, çizilenlere, konuşulanlara baktığımızda, kadına karşı şiddeti önleme bahanesiyle cinsel yönelim kavramıyla gay, lezbiyen, biseksüel ve eşcinselliğin yaygınlaşması, eşcinsellerin toplum nezdinde meşrulaştırılması ve devlet tarafından hukuklarının oluşturulması amacının güdüldüğü görülecektir.
Bu yazının devamı 189. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
189. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Müslüman Doğu’nun Eleştirel Düşünce Eksikliği
“Biz düşünemeyiz; büyüklerimizin dediklerini sorgulayamayız. Onlar böyle karar verdilerse vardır bir bildikleri. Bize düşen mukallit olarak bize denileni yapmamızdır” gibi örneklerini arttırabileceğimiz cümleleri ifade eden zihniyeti en çok korkutan şeylerden birisi eleştirel düşüncedir. Dikkat edilirse bu zihniyetin de kendi içinde bir mantığa ve dolayısıyla akıl yürütmeye sahip olduğu görülebilir. Ancak bu akıl yürütme, kendi içinde mutlak öncüllerden yine kendisini doğrulayan bir işleyişe sahiptir.
Deizm mi Ateizm mi ya da Sorun Nerede?
Deizm ve onun bir ileri aşaması olarak niteleyebileceğimiz ateizm, yeni kuşağı etkisi altına almış iki önemli kavramdır. Her ne kadar üstünü örtmeye çalışan, “yoktur böyle bir tehlike” diyenler olsa da gençlerle biraz zaman geçirenler, sosyal medyada bu tür grupları takip edenler ya da bu konuda yapılmış
Felsefe Tarihinin Zakkum Ağacı: Öjenizm
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Geç Demokrasinin Post-Liberal Dünyasında İslam ve İslamofobi. Irkçılığın Neo-Reel-Politik Temelleri
Bu metin, sosyal gelişme (insani yetkinlikler, gelişimci demokrasi) perspektifine yöneltilmiş krizler/eleştiriler dizisine dair bir teşhis ve sonuçların genel bir taslağını sunmaktadır. Bu perspektif, modernitenin merkez-liberal “jeo-kültürü”nün bir tezahürü
İsrail’i Nasıl Mağlup Ederiz?
İsrail’in “sınırları belli olmayan bir devlet” olarak 1948’den bu yana Filistin topraklarını işgal ederek sürekli genişlemesini ve daha fazlasını anlamak için Talmudist-Rabbinik Yahudi eskatolojisini anlamak gerekiyor.
Alışverişe devam et