“Herkesten öğreneceğimiz mutlaka bir şeyler vardır.” Bunu ısrarla söylüyorum. Bazen çok basit gibi gelen konuşmalardan, yaşanan olaylardan dersler alır ve hayatın ilerleyen zamanlarında o anları hatırlayıp bazı çıkarımlarda bulunuruz. Bugünlerde, akademisyenlerin ihtilaflı konulardaki müzakerelerinin bir araya getirildiği ağır bir kitabı okurken, içimden gayr-i ihtiyarî “bunların işi de bayağı zor” deyiverdim. Ve kendi kendime güldüm. Çünkü aynı sözü seneler önce bir bayan bana söylemişti: Hac öncesi “güzel, mebrur bir hac için” yaptığım okumalara, oraya gittiğimde otel odasında da devam ediyordum. Aynı odayı paylaştığımız bir ablanın diğer odadaki arkadaşı sık sık bizim odaya gelir ve beni kitap okurken bulurdu. Bir defasında artık dayanamadı ve: — Senin işin de bayağı zor, dedi. Oda arkadaşım ve beyi, beş altı teyzenin de sorumluluğunu alarak hacca gelmişlerdi.
Bu yazının devamı
190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsan her daim yolcudur. Yavrucuğum, adımlarına dikkat et. Güdülerinin seni yönetmesine izin vermemek için dik tut bilincini ve bedenini. Aksi hâlde yolcu olduğunu unutur ve bilincini kaybedersin. Yolda olmak, sınanmaktır. Ve günahların çoğu imtihan sırasında düşülen çukurlardadır. Tehlikeyi sezemeyecek kadar bilincini kaybedip çıkmaz sokaklara saparsan zincirleme kazalara kurban gidersin.
Günümüz dünyasında sabır, emek, gayret, vefa, yerini yavaş yavaş acelecilik, üşengeçlik, çabuk gözden çıkarma ve zahmetsiz bir sonuca ulaşmaya devretti. Fıtrata ters olan bu yol alış şekli insanlığın başına dermansız dert olmaya başladı.
Allah insanı, yeryüzünün halifesi olarak yaratmıştır. Bu sebeple insan, dünyayı ve içinde yaşayan her türlü canlıyı korumak, dünyanın imarında ve yönetiminde yaratılış gayesine uygun ameller gerçekleştirmekle sorumludur. Allah, bu amacı gerçekleştirebilmesi için ona rehberlik edecek birçok peygamber ve uyarıcı da göndermiştir. Tevhid çizgisinde olan bu damar insanoğlunun en güvenli limanı, sığınağı ve yol göstericisidir. Bununla …
Nasılsın? diye sormadım ama sen cevap vermediğin içindir, belki de soruyu yük etmeyeyim diyedir. Bazı cevapsız sorular sorunları besleyebilir diye düşünüyorum ben, şahit oldum çünkü. Birine sordun diyelim, “beni seviyor musun?” diye, öyle ya anlayamadın varsayalım halinden-hareketlerinden, iki türlü yorumlanmaya müsait hâli ve tavrı, o da cevap vermiyor ya. Dön-dolaş beyninde bu sorunun cevabının kalabalığı. Bu sadece sevgi konusunda değil tabii, birçok konuda böyle. Nasılsın? En ciddi sorulardan biridir, cevabı hak eder. Sadece kimin ilgilendiği, kime cevap vereceğinle ilgili ufak tefek kısıtlamalar yapılır cevapta. Nasılsın? denildiğinde kendini kontrol etmen gerekir, nasılsın gerçekten, nasılsın gerçeklerle…
Işıl ışıl yüzler, gözlerdeki pırıltı bakmalara doyamayacak yansımada. Şantiye olan dünyada, ilk inşaatını almış müteahhidin heyecanı gibi itinayla, mimarı olan rabbi Allah’ın projesini uygulamaya koymakta.. Aksamalar ve eksiklikler onun heyecanını söndürmemekte. Çünkü o heyecanını kat sakinlerinin vereceği meblağda değil âlemlerin rabbi Allah’tan alacağını bilerek inşasına devam etmekte.. Proje o kadar güzel ki hevâ ve hevesinin projeyi bozması ihtimaline karşı sadece projeye itaat etmekte.. Ve çıktığı her kat ve her dizayn, içerde ve dışarıda onu heyecanlandırmakta ve yeniden yeniden diyerek zamanın bitmesinden endişelenmekte.
İşimiz Zor!
“Herkesten öğreneceğimiz mutlaka bir şeyler vardır.”
Bunu ısrarla söylüyorum. Bazen çok basit gibi gelen konuşmalardan, yaşanan olaylardan dersler alır ve hayatın ilerleyen zamanlarında o anları hatırlayıp bazı çıkarımlarda bulunuruz.
Bugünlerde, akademisyenlerin ihtilaflı konulardaki müzakerelerinin bir araya getirildiği ağır bir kitabı okurken, içimden gayr-i ihtiyarî “bunların işi de bayağı zor” deyiverdim. Ve kendi kendime güldüm. Çünkü aynı sözü seneler önce bir bayan bana söylemişti:
Hac öncesi “güzel, mebrur bir hac için” yaptığım okumalara, oraya gittiğimde otel odasında da devam ediyordum. Aynı odayı paylaştığımız bir ablanın diğer odadaki arkadaşı sık sık bizim odaya gelir ve beni kitap okurken bulurdu. Bir defasında artık dayanamadı ve:
— Senin işin de bayağı zor, dedi.
Oda arkadaşım ve beyi, beş altı teyzenin de sorumluluğunu alarak hacca gelmişlerdi.
Bu yazının devamı 190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Tevbe Hayat Yolunun Neresindedir?
İnsan her daim yolcudur. Yavrucuğum, adımlarına dikkat et. Güdülerinin seni yönetmesine izin vermemek için dik tut bilincini ve bedenini. Aksi hâlde yolcu olduğunu unutur ve bilincini kaybedersin. Yolda olmak, sınanmaktır. Ve günahların çoğu imtihan sırasında düşülen çukurlardadır. Tehlikeyi sezemeyecek kadar bilincini kaybedip çıkmaz sokaklara saparsan zincirleme kazalara kurban gidersin.
Şokta (Mı)yız
Günümüz dünyasında sabır, emek, gayret, vefa, yerini yavaş yavaş acelecilik, üşengeçlik, çabuk gözden çıkarma ve zahmetsiz bir sonuca ulaşmaya devretti. Fıtrata ters olan bu yol alış şekli insanlığın başına dermansız dert olmaya başladı.
İnsanın Kimliği: Halifelik
Allah insanı, yeryüzünün halifesi olarak yaratmıştır. Bu sebeple insan, dünyayı ve içinde yaşayan her türlü canlıyı korumak, dünyanın imarında ve yönetiminde yaratılış gayesine uygun ameller gerçekleştirmekle sorumludur. Allah, bu amacı gerçekleştirebilmesi için ona rehberlik edecek birçok peygamber ve uyarıcı da göndermiştir. Tevhid çizgisinde olan bu damar insanoğlunun en güvenli limanı, sığınağı ve yol göstericisidir. Bununla …
Mektup VII
Nasılsın? diye sormadım ama sen cevap vermediğin içindir, belki de soruyu yük etmeyeyim diyedir. Bazı cevapsız sorular sorunları besleyebilir diye düşünüyorum ben, şahit oldum çünkü. Birine sordun diyelim, “beni seviyor musun?” diye, öyle ya anlayamadın varsayalım halinden-hareketlerinden, iki türlü yorumlanmaya müsait hâli ve tavrı, o da cevap vermiyor ya. Dön-dolaş beyninde bu sorunun cevabının kalabalığı. Bu sadece sevgi konusunda değil tabii, birçok konuda böyle. Nasılsın? En ciddi sorulardan biridir, cevabı hak eder. Sadece kimin ilgilendiği, kime cevap vereceğinle ilgili ufak tefek kısıtlamalar yapılır cevapta. Nasılsın? denildiğinde kendini kontrol etmen gerekir, nasılsın gerçekten, nasılsın gerçeklerle…
Yılgınlık Neyin Habercisi…
Işıl ışıl yüzler, gözlerdeki pırıltı bakmalara doyamayacak yansımada. Şantiye olan dünyada, ilk inşaatını almış müteahhidin heyecanı gibi itinayla, mimarı olan rabbi Allah’ın projesini uygulamaya koymakta.. Aksamalar ve eksiklikler onun heyecanını söndürmemekte. Çünkü o heyecanını kat sakinlerinin vereceği meblağda değil âlemlerin rabbi Allah’tan alacağını bilerek inşasına devam etmekte.. Proje o kadar güzel ki hevâ ve hevesinin projeyi bozması ihtimaline karşı sadece projeye itaat etmekte.. Ve çıktığı her kat ve her dizayn, içerde ve dışarıda onu heyecanlandırmakta ve yeniden yeniden diyerek zamanın bitmesinden endişelenmekte.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.