“Herkesten öğreneceğimiz mutlaka bir şeyler vardır.” Bunu ısrarla söylüyorum. Bazen çok basit gibi gelen konuşmalardan, yaşanan olaylardan dersler alır ve hayatın ilerleyen zamanlarında o anları hatırlayıp bazı çıkarımlarda bulunuruz. Bugünlerde, akademisyenlerin ihtilaflı konulardaki müzakerelerinin bir araya getirildiği ağır bir kitabı okurken, içimden gayr-i ihtiyarî “bunların işi de bayağı zor” deyiverdim. Ve kendi kendime güldüm. Çünkü aynı sözü seneler önce bir bayan bana söylemişti: Hac öncesi “güzel, mebrur bir hac için” yaptığım okumalara, oraya gittiğimde otel odasında da devam ediyordum. Aynı odayı paylaştığımız bir ablanın diğer odadaki arkadaşı sık sık bizim odaya gelir ve beni kitap okurken bulurdu. Bir defasında artık dayanamadı ve: — Senin işin de bayağı zor, dedi. Oda arkadaşım ve beyi, beş altı teyzenin de sorumluluğunu alarak hacca gelmişlerdi.
Bu yazının devamı
190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Frankfurt Okulu’nun önemli temsilcilerinden Adorno’nun deyişiyle “kültür endüstri”sine rağmen bir şeyler yapmak, akıntıya karşı küreklere davranmaya benziyor. Bu nedenle farklı yaş grubundaki bireylerin, dayatılan tek tip müzik endüstrisinden sıyrılıp aynı şarkılara, ezgilere gönlünde yer açması gittikçe türüne az rastlanan bir durum.
Çocuk aklımla, ağaçların yaşlı ama gücü kuvveti yerinde, temiz yüzlü insanlara benzediğini düşünürdüm. Kaybolma korkusuna karşı zihnimin kendi kendine oynadığı bir korunma oyununda ağaçlar güvenli varlıklara dönüşürdü. Sığınma isteğiydi aslında bu.
“ Evleri mevsimlere kapatmamakla başlar hikâyeler. Uçuşan bir çiçeğin rüzgârla rüzgârın çocuk kovalamacası ile doğrudan ilgisi vardır.” Bir düzen ile doğarız. Yerli yerinde, sıralı ve rengârenk bir uyum, estetik ve letafet kuşatır bizi. Bakmakla hareketlenen hisler, duyma mesafesi bu dengenin bir parçası haline gelmemize olanak …
“Sen neden, kimden kaçtın da bunca zaman derin uykulara daldın?” diye soruyorum kendime. Her günüm bir yıl gibi geçmişçesine derin izler bırakırken kalbimde, “Değdi mi bu kadar uykuya?” diye sormadan edemiyorum. Ashab-ı Kehf’in mücadelesini sen ne kadar yaşadın da kaçmayı hak ettin sorusu gelir ardından. Onlar kadar dinin için mücadele ettin mi? Peki, onlar kadar imanın var mı ki senin? Ama onlar tek değillerdi de senin gibi. Gerçi sen de tek sayılmazsın. Senden öte senden ziyade kaç benlik daha taşıyorsun bu topraktan olma bedende. Taşıdığın her sıfatla yeni bir sen oluyorsun.
“Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.” (Şuara, 84) İnsan sosyal bir varlık, kendi başına yaşayamaz, ihtiyacı olan şeyleri kendi başına karşılayamaz. Mutlaka başka insanlarla birlikte yaşaması, onlarla bir şekilde iletişime girmesi gerekir. Eğer insan başka kimselerle iletişime geçmiyorsa normal/tabii olmayan bir durum söz konusudur. İlk temasımız ailemizle olur, mecburi bir ilişkidir bu. Anne, baba, …
İşimiz Zor!
“Herkesten öğreneceğimiz mutlaka bir şeyler vardır.”
Bunu ısrarla söylüyorum. Bazen çok basit gibi gelen konuşmalardan, yaşanan olaylardan dersler alır ve hayatın ilerleyen zamanlarında o anları hatırlayıp bazı çıkarımlarda bulunuruz.
Bugünlerde, akademisyenlerin ihtilaflı konulardaki müzakerelerinin bir araya getirildiği ağır bir kitabı okurken, içimden gayr-i ihtiyarî “bunların işi de bayağı zor” deyiverdim. Ve kendi kendime güldüm. Çünkü aynı sözü seneler önce bir bayan bana söylemişti:
Hac öncesi “güzel, mebrur bir hac için” yaptığım okumalara, oraya gittiğimde otel odasında da devam ediyordum. Aynı odayı paylaştığımız bir ablanın diğer odadaki arkadaşı sık sık bizim odaya gelir ve beni kitap okurken bulurdu. Bir defasında artık dayanamadı ve:
— Senin işin de bayağı zor, dedi.
Oda arkadaşım ve beyi, beş altı teyzenin de sorumluluğunu alarak hacca gelmişlerdi.
Bu yazının devamı 190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Barış’a da Bir Sorsalar
Frankfurt Okulu’nun önemli temsilcilerinden Adorno’nun deyişiyle “kültür endüstri”sine rağmen bir şeyler yapmak, akıntıya karşı küreklere davranmaya benziyor. Bu nedenle farklı yaş grubundaki bireylerin, dayatılan tek tip müzik endüstrisinden sıyrılıp aynı şarkılara, ezgilere gönlünde yer açması gittikçe türüne az rastlanan bir durum.
Çocuk Aklı
Çocuk aklımla, ağaçların yaşlı ama gücü kuvveti yerinde, temiz yüzlü insanlara benzediğini düşünürdüm. Kaybolma korkusuna karşı zihnimin kendi kendine oynadığı bir korunma oyununda ağaçlar güvenli varlıklara dönüşürdü. Sığınma isteğiydi aslında bu.
Evi Yuva Yapan
“ Evleri mevsimlere kapatmamakla başlar hikâyeler. Uçuşan bir çiçeğin rüzgârla rüzgârın çocuk kovalamacası ile doğrudan ilgisi vardır.” Bir düzen ile doğarız. Yerli yerinde, sıralı ve rengârenk bir uyum, estetik ve letafet kuşatır bizi. Bakmakla hareketlenen hisler, duyma mesafesi bu dengenin bir parçası haline gelmemize olanak …
Derin Uykular
“Sen neden, kimden kaçtın da bunca zaman derin uykulara daldın?” diye soruyorum kendime. Her günüm bir yıl gibi geçmişçesine derin izler bırakırken kalbimde, “Değdi mi bu kadar uykuya?” diye sormadan edemiyorum. Ashab-ı Kehf’in mücadelesini sen ne kadar yaşadın da kaçmayı hak ettin sorusu gelir ardından. Onlar kadar dinin için mücadele ettin mi? Peki, onlar kadar imanın var mı ki senin? Ama onlar tek değillerdi de senin gibi. Gerçi sen de tek sayılmazsın. Senden öte senden ziyade kaç benlik daha taşıyorsun bu topraktan olma bedende. Taşıdığın her sıfatla yeni bir sen oluyorsun.
Asil İlişkiler
“Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.” (Şuara, 84) İnsan sosyal bir varlık, kendi başına yaşayamaz, ihtiyacı olan şeyleri kendi başına karşılayamaz. Mutlaka başka insanlarla birlikte yaşaması, onlarla bir şekilde iletişime girmesi gerekir. Eğer insan başka kimselerle iletişime geçmiyorsa normal/tabii olmayan bir durum söz konusudur. İlk temasımız ailemizle olur, mecburi bir ilişkidir bu. Anne, baba, …
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.