Etiket Arşivi:Sayı 190

  • İz Bırakmak

    İz bırakmak gerekmiyor mu
    Dünya sahilinde
    Bu izlerle tanınır dostlar
    Fırtınalı zamanlarda
    Saklıdır
    Özlenen hayatların kokusu
    Dünya defterinin sayfalarında
    Bir duruluk başlar özde
    Dünya doğru okundukça
    Boğulup gitmek neden
    Anlamsız hesaplar içinde

    Daha
  • Siz Doktor!

    Duygularınızı dünyanın en uzak köşesine
    Terkedilmişler mezarına gömseniz de
    Sonbaharın ilk rüzgârlarıyla
    Kalbinize gönderilen mektuba
    Sağır kalabilir misiniz doktor?

    Yıllarca hüsran değirmeninde dövülmüş,
    İçinizdeki en masum ve de en mağrur,
    Karşılıksız kalmış sevginizi,

    Daha
  • Kambur Birakmazsin

    Gölgeler tesbihindir.
    Ey! Ağır başlı yankısı kayıp çığlıkların…
    Takdir beklemeden sürdüğün tarlalara
    Sunabileceği en üstün merhameti sunan
    Senden başka bir varlık yoktur.

    Yaşamış, yaşayan ve yaşayacak
    Taze ormanlar için tutuşan ağaçlar
    Kanatlarını parlatır.

    Daha
  • Her Şeye Rağmen

    O hızlı devri “Yaşını hiç göstermiyorsun.” diyenlerin verdiği moral ile dolu dolu geçirmişti. Belki de bundandı bir şiir ile soluk soluğa yürüdüğü yolları hatırlaması. Şimdi üşüyen ellerini ısıtmak için kalorifere sarılırken, soğuk sularla abdest aldığı günleri anımsaması doğaldı. Kitap sayfalarında aradığı o gizli şifreyi bulana kadar saatlerce düşünmesi zihnini açıyordu ya; şimdi şifrelerin baş harflerinden ördüğü hırkaları torununa giydiriyordu. Miras bırakacağı, gözünün nuruna şahit bir gözlük, sabah akşam zikirlerinde dizlerine örttüğü bir battaniye, bir de yıllar da geçse her yaptığında aynı tadı veren cevizli kurabiyeleri vardı evlatlarına.

    Daha
  • Değerli Dostum

    Anlaşılmamanın ne demek olduğunu sen de iyi biliyorsun. İnsanların beni artık anlamadıklarını düşünüyorum. Ya da kabullenmekte zorlansam da, galiba onları artık ben anlamıyorum. Nasıl bir dönemde, hangi kuşağın içinde yaşıyorum, inan ki bilmiyorum. Çoğu kez bana bir hamam böceği gibi baktıklarını, bir hastalıktan kaçar gibi uzaklaştıklarını hissedebiliyorum.

    Daha
  • Aile Ocağı

    Hayatı bize gösteren, bizi görünür kılan ya da bizi perdeleyen, örten hatta maskeleyen nedir? İşimiz, konumumuz, imkânlarımız, sahip olduklarımız mıdır? Kadın-erkek, genç-ihtiyar demeden yeryüzündeki hikâyemizi bütüne taşıyan o köprü nasıl ve nerede kurulur? Bebeği ana rahmine düşmeden saran o şefkat adasının haritası nasıl çizilir? Bunları cevaplamadan önce hayatın bize yüklediği vasıfların üzerinde bir kere daha durmakta fayda var. Kadını anneye, erkeği babaya, yaşlıyı ihtiyara, çocuğu sorumluluğa dönüştüren anlamı tekrar hatırladığımızda yukarıdaki soruların da cevabını bulmuş olacağız. Şüphesiz aradığımız cevap ailedir.

    Daha
  • Düş

    Kiraz meyvesidir tüm çocuklar şiirlerde
    Salınır.
    Babası, sert gövdeli, iri ve gölgeli bir kiraz ağacı…
    Sert gövdeli dediysem
    Üzerinde karıncalar bile güvenlidir.

    Anne sofranın gül motifi…
    Aynada taralı saç,
    Kurdele…

    Anne, ekmeği avuçlayan
    Bilek.
    Yapraklı pazende biten…

    Daha
  • Akleden Kalbi Besleyen Cevher: GÜZELLİK

    “Dinin onayı olmadan ahlâki karakterin oluşması pek mümkün değildir. Herkesin zamanla psikolojik yapısından da destek alarak dayanılmaz baskılara bile karşı koyabilmesi, kendisine hâkim olması mümkündür. Mümkün olduğuna göre bu iş

    Daha
  • İşimiz Zor!

    Bugünlerde, akademisyenlerin ihtilaflı konulardaki müzakerelerinin bir araya getirildiği ağır bir kitabı okurken, içimden gayr-i ihtiyarî “bunların işi de bayağı zor” deyiverdim. Ve kendi kendime güldüm. Çünkü aynı sözü seneler önce bir bayan bana söylemişti:
    Hac öncesi “güzel, mebrur bir hac için” yaptığım okumalara, oraya gittiğimde otel odasında da devam ediyordum. Aynı odayı paylaştığımız bir ablanın diğer odadaki arkadaşı sık sık bizim odaya gelir ve beni kitap okurken bulurdu.

    Daha
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.