Geçen gün bir tv kanalında sevdiğim bir doçent kardeşimiz İslam’ın korkulacak bir din olmadığını, aksine barış ve esenlik dini olduğunu, İslamafobyanın insanları ürkütüp İslam’dan uzak tutmak için İslam ve Müslüman sevmez emperyalist güçler tarafından kasıtlı olarak oluşturulduğunu anlatıyordu.
Şüphesiz barış ve esenlik olan İslam’ı öcü gibi görmenin ve göstermenin haksızlık olduğu bir gerçek. Ancak kültürde ve kamuoyunda Müslüman (!) olarak şöhret bulan, gerçekte bazılarının Müslüman olmadığına inandığım, bazılarının ise Müslüman demekte zorlandığım birtakım kişilerin ve çevrelerin yaptığına bakılırsa Müslümanlardan korkmamak elde değildir.
Evet, kelime olarak İslam’ın anlamı barış ve esenliktir. “Ey müminler! Hepiniz barışa/esenliğe giriniz, sakın şeytanın izinden gitmeyiniz, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır”(2 Bakara/208).
Bu yazının devamı
182. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Gözetim ve gözetleme olgusunun insanlık tarihi kadar geçmişe dayandığı ve her dönemin kendine has unsurları ile görünür olduğu kabul edilmektedir. Modern bir tarih okumasıyla duruma bakacak olursak; Ortaçağın sonlarına kadar Tanrı’nın hükümranlığının etkin olduğu bir dünyadan bahsedebiliriz. Yeniçağ ile birlikte hükümdarların Tanrı’dan rol çalarak kendilerini Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcileri ilan etmeleri, hükümdarların hükümranlığının daha baskın olduğu bir sürece geçildiğini göstermektedir.
Modern dönem öncesinde meşruluğun ölçütü adaletti. Bir şeyin âdil olması onu meşru kılıyordu. Yunan filozoflarında bu husus felsefe üzerinden şekillenmiş, Hristiyan Batı düşüncesinde ise bu adalet mefhumu Tanrı’ya dayandırılarak okunmuştur. Modern döneme kadar bir şeyin meşru olması için o şeyin âdil olması gerekmekteydi. Burada egemen gücün kavramı belirleyişini görmek mümkündür.
Onlar kendilerini, milyonlarca insanın akıllarına ve ruhlarına kılavuzluk edecek asiller olarak görüyorlardı. Onlara göre bu halk, sahibi olduğu köylülüğü ve kısır zekâsıyla dosdoğru şeylere îman edemezdi ve işte bu yüzden kitlelerin geleceğine âit ilmihâli de yine kendileri
Zevkinde sefasında gamında kederinde
Canan gide rindân dağıla mey ola rizân
böyle gecenin hayr umulur mu seherinde
Hayr umma eğer sadr-ı cihan olsa da
Bilfarz her kim ki hasâset ola ırk u güherinde
Yıldız arayıp gökte nice turfa müneccim
Gaflet ile görmez kuyuyu rehgüzerinde
Anlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât
Bin türlü teseyyüb bulunur hanelerinde
Ayînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde
Düşünceler kelebeklerin kelebek doğurduğu gibi doğmaz, düşünceler kendisinden önceki düşünceye tepki olarak doğar diyordu rahmetli Hüsamettin Aslan hoca, çevirisini yaptığı John W. Murphy’nin Postmodern Toplumsal Analiz ve Postmodern Eleştiri adlı eserin önsözünde.
İslam’dan Değil, Ama Müslümanlardan Korkulur
Geçen gün bir tv kanalında sevdiğim bir doçent kardeşimiz İslam’ın korkulacak bir din olmadığını, aksine barış ve esenlik dini olduğunu, İslamafobyanın insanları ürkütüp İslam’dan uzak tutmak için İslam ve Müslüman sevmez emperyalist güçler tarafından kasıtlı olarak oluşturulduğunu anlatıyordu.
Şüphesiz barış ve esenlik olan İslam’ı öcü gibi görmenin ve göstermenin haksızlık olduğu bir gerçek. Ancak kültürde ve kamuoyunda Müslüman (!) olarak şöhret bulan, gerçekte bazılarının Müslüman olmadığına inandığım, bazılarının ise Müslüman demekte zorlandığım birtakım kişilerin ve çevrelerin yaptığına bakılırsa Müslümanlardan korkmamak elde değildir.
Evet, kelime olarak İslam’ın anlamı barış ve esenliktir. “Ey müminler! Hepiniz barışa/esenliğe giriniz, sakın şeytanın izinden gitmeyiniz, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır”(2 Bakara/208).
Bu yazının devamı 182. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Yasaların Gözetiminde Hayat
Gözetim ve gözetleme olgusunun insanlık tarihi kadar geçmişe dayandığı ve her dönemin kendine has unsurları ile görünür olduğu kabul edilmektedir. Modern bir tarih okumasıyla duruma bakacak olursak; Ortaçağın sonlarına kadar Tanrı’nın hükümranlığının etkin olduğu bir dünyadan bahsedebiliriz. Yeniçağ ile birlikte hükümdarların Tanrı’dan rol çalarak kendilerini Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcileri ilan etmeleri, hükümdarların hükümranlığının daha baskın olduğu bir sürece geçildiğini göstermektedir.
Yasal Olanın Meşruluğundan Adil Olanın Meşruluğuna
Modern dönem öncesinde meşruluğun ölçütü adaletti. Bir şeyin âdil olması onu meşru kılıyordu. Yunan filozoflarında bu husus felsefe üzerinden şekillenmiş, Hristiyan Batı düşüncesinde ise bu adalet mefhumu Tanrı’ya dayandırılarak okunmuştur. Modern döneme kadar bir şeyin meşru olması için o şeyin âdil olması gerekmekteydi. Burada egemen gücün kavramı belirleyişini görmek mümkündür.
Sizler Yaptığınız Şeylersiniz Söylediğiniz Değil
Onlar kendilerini, milyonlarca insanın akıllarına ve ruhlarına kılavuzluk edecek asiller olarak görüyorlardı. Onlara göre bu halk, sahibi olduğu köylülüğü ve kısır zekâsıyla dosdoğru şeylere îman edemezdi ve işte bu yüzden kitlelerin geleceğine âit ilmihâli de yine kendileri
Mevcut Toplumda Bir Din Telâkkisi
Zevkinde sefasında gamında kederinde
Canan gide rindân dağıla mey ola rizân
böyle gecenin hayr umulur mu seherinde
Hayr umma eğer sadr-ı cihan olsa da
Bilfarz her kim ki hasâset ola ırk u güherinde
Yıldız arayıp gökte nice turfa müneccim
Gaflet ile görmez kuyuyu rehgüzerinde
Anlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât
Bin türlü teseyyüb bulunur hanelerinde
Ayînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde
Postmodern Dünyada Eğitim: Özne Anlam İlişkisi
Düşünceler kelebeklerin kelebek doğurduğu gibi doğmaz, düşünceler kendisinden önceki düşünceye tepki olarak doğar diyordu rahmetli Hüsamettin Aslan hoca, çevirisini yaptığı John W. Murphy’nin Postmodern Toplumsal Analiz ve Postmodern Eleştiri adlı eserin önsözünde.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.