Sömürgeciler kendi çıkarları için, eğer gerekiyorsa, dünyanın yanmasına hayıflanmazlar. Farklı bir zihniyetle yetişiyorlar çünkü. Sömürge haline getirdikleri ülkelerde milyonlarca insanı çeşitli nedenlerle öldürmeleri onları rahatsız etmemiştir asla. Arka planda zihnî meşrulaştırma araçlarını geliştirmişlerdir kendilerine göre. Örneğin, Sanayi Devrimi ile birlikte askeri, teknolojik ve diğer birçok alanda sağladıkları üstünlükleri, “Çünkü bizim dinimiz daha üstün”, “Çünkü bizim ırkımız daha üstün” diyerek dinlerine ve ırklarına bağlamış ve bütün bunları yapmaya haklarının olduğunu, doğada ancak güçlü olanların yaşayabileceğini söylemişlerdir.
Sömürgecilik alanında uzman Andreas Eckert’e göre, Afrika’daki yönetimler hâlâ sömürgecilikten özgürleşebilmiş değildir. Çünkü eski sömürgelerin neredeyse tamamı egemenliğini kazanmış olsalar da yıllarca süren sömürgeciliğin bıraktığı izler insanların zihinlerinde ve devlet yönetimlerinde, ekonomik ve kültürel alanlarda etkili olmaya devam etmektedir. Yeni sömürgecilikte artık zengin ülkeler, yoksul, güçsüz ülkeleri askeri güç kullanarak doğrudan kontrol altına almamakta, ekonomik ve siyasal manevralarla üstü örtülü biçimde kendilerine bağımlı hale getirmektedirler. Finans ve teknoloji ihracı ile… Patent hakları ile… Kültür endüstrisi ile… Bilim tekelciliği ile… Silah ticareti ile… Neokolonyalizm olarak adlandırılan “yeni sömürgecilik” kavramı sömürgeciliğin pratikte halen devam ettiği ancak yönetiminin değiştirilerek farklı araçlarla yapıldığı tezine dayanır. Kapitalizmi, küreselleşmeyi ve kültür emperyalizmini kullanarak… Dini devreye koyarak… Sömürgeci güçler bu yollarla sömürgeleştirilmeye müsait olan kesimleri etki altına almışlardır.
Bu yazının devamı
220. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Düşünceler, kelebeklerin kelebek doğurduğu gibi doğmazlar; düşünceler, kendilerinden önceki düşüncelere ve içinde yer aldıkları çağın problemlerine tepkiden doğarlar. Bu genelleme her genelleme gibi istisnaları içinde barındırır;
Kültür ve medeniyet kavramsallaştırmasının genel kabul görmüş bir tanımlaması bulunmamaktadır. Bu kavramların neye tekabül ettiği sorusuna verilmiş cevapların çokluğu, ortak bir kavramsallaştırma etrafında dahi buluşulamamış olduğunu göstermektedir.
Daha önce toplumsal ilişkilerce belirlenen insan modeli, toplumsal ilişkilerin belirlediği, ahlakın belirlediği, dinin belirlediği ya da daha çok böyle pagan toplumlarında da olsa oradaki kabilevi töre ilişkilerinin belirlediği insan modeli Sanayi Devrimi ve hemen sonrasında 19. yüzyılda ise bu defa daha iktisadi içerikle tanınmaya başlanıyor. Burada şöyle bir tartışma ortaya çıkıyor: Acaba insan doğasını nasıl tanımlayabiliriz, bir insan doğası var mı, bu insan doğası gerçekten hani toplumsal ilişkiler tarafından mı belirleniyor yoksa ekonominin merkezde olduğu ve ekonominin diğer tüm toplumsal ilişkileri belirlediği bir insan doğası mı, bu insanı nasıl tanımlayabiliriz?
‘Ölüm fikri’ ile ‘dünyevîleşme’ arasında doğrudan bir ilişki vardır. Dünyevîleşme, ölümü unutmanın, ahiret yokmuş gibi yaşamanın diğer adıdır. Dünyevîleşme zilletinden kurtulmanın önemli bir imkânı, ölüm üzerine tefekkür etmektir.
Nitekim bu sapkın düşünce onu, kendisinin de borcu olduğu yaşlı bir tefeci kadını ve cinayeti gören yardımcı komşu kadını öldürmeye yöneltmiş, kendinden sonra gelecek bütün edebiyat tarihine indirilmiş haldeki baltasıyla bir cinayet işlemiş, ancak cinayeti işledikten sonra, her ne kadar kendisini bir Napolyon gibi görmeye çalışmışsa da vicdanı bu role itiraz etmiş, evvela işlemiş olduğu suçun cenderesinde dönmeye başlayıp vicdanıyla baş başa kaldığı her dakika boyunca da dayanılmaz bir gerilimin ortasında kalmıştır.
İslam’ı Sömürgeci Zihnin Sermayesi Kılmak
Sömürgeciler kendi çıkarları için, eğer gerekiyorsa, dünyanın yanmasına hayıflanmazlar. Farklı bir zihniyetle yetişiyorlar çünkü. Sömürge haline getirdikleri ülkelerde milyonlarca insanı çeşitli nedenlerle öldürmeleri onları rahatsız etmemiştir asla. Arka planda zihnî meşrulaştırma araçlarını geliştirmişlerdir kendilerine göre. Örneğin, Sanayi Devrimi ile birlikte askeri, teknolojik ve diğer birçok alanda sağladıkları üstünlükleri, “Çünkü bizim dinimiz daha üstün”, “Çünkü bizim ırkımız daha üstün” diyerek dinlerine ve ırklarına bağlamış ve bütün bunları yapmaya haklarının olduğunu, doğada ancak güçlü olanların yaşayabileceğini söylemişlerdir.
Sömürgecilik alanında uzman Andreas Eckert’e göre, Afrika’daki yönetimler hâlâ sömürgecilikten özgürleşebilmiş değildir. Çünkü eski sömürgelerin neredeyse tamamı egemenliğini kazanmış olsalar da yıllarca süren sömürgeciliğin bıraktığı izler insanların zihinlerinde ve devlet yönetimlerinde, ekonomik ve kültürel alanlarda etkili olmaya devam etmektedir. Yeni sömürgecilikte artık zengin ülkeler, yoksul, güçsüz ülkeleri askeri güç kullanarak doğrudan kontrol altına almamakta, ekonomik ve siyasal manevralarla üstü örtülü biçimde kendilerine bağımlı hale getirmektedirler. Finans ve teknoloji ihracı ile… Patent hakları ile… Kültür endüstrisi ile… Bilim tekelciliği ile… Silah ticareti ile… Neokolonyalizm olarak adlandırılan “yeni sömürgecilik” kavramı sömürgeciliğin pratikte halen devam ettiği ancak yönetiminin değiştirilerek farklı araçlarla yapıldığı tezine dayanır. Kapitalizmi, küreselleşmeyi ve kültür emperyalizmini kullanarak… Dini devreye koyarak… Sömürgeci güçler bu yollarla sömürgeleştirilmeye müsait olan kesimleri etki altına almışlardır.
Bu yazının devamı 220. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Modernizmin Tarihi Kodları
Düşünceler, kelebeklerin kelebek doğurduğu gibi doğmazlar; düşünceler, kendilerinden önceki düşüncelere ve içinde yer aldıkları çağın problemlerine tepkiden doğarlar. Bu genelleme her genelleme gibi istisnaları içinde barındırır;
Özgün ve Öznel Bir ‘İslâm Kültür ve Medeniyeti’ Mümkün müdür?
Kültür ve medeniyet kavramsallaştırmasının genel kabul görmüş bir tanımlaması bulunmamaktadır. Bu kavramların neye tekabül ettiği sorusuna verilmiş cevapların çokluğu, ortak bir kavramsallaştırma etrafında dahi buluşulamamış olduğunu göstermektedir.
Hayatın Merkezine Oturan Kaygı: Ekonomik Kaygılı İnsan Çağı
Daha önce toplumsal ilişkilerce belirlenen insan modeli, toplumsal ilişkilerin belirlediği, ahlakın belirlediği, dinin belirlediği ya da daha çok böyle pagan toplumlarında da olsa oradaki kabilevi töre ilişkilerinin belirlediği insan modeli Sanayi Devrimi ve hemen sonrasında 19. yüzyılda ise bu defa daha iktisadi içerikle tanınmaya başlanıyor. Burada şöyle bir tartışma ortaya çıkıyor: Acaba insan doğasını nasıl tanımlayabiliriz, bir insan doğası var mı, bu insan doğası gerçekten hani toplumsal ilişkiler tarafından mı belirleniyor yoksa ekonominin merkezde olduğu ve ekonominin diğer tüm toplumsal ilişkileri belirlediği bir insan doğası mı, bu insanı nasıl tanımlayabiliriz?
Ölüm Üzerine Tefekkür
‘Ölüm fikri’ ile ‘dünyevîleşme’ arasında doğrudan bir ilişki vardır. Dünyevîleşme, ölümü unutmanın, ahiret yokmuş gibi yaşamanın diğer adıdır. Dünyevîleşme zilletinden kurtulmanın önemli bir imkânı, ölüm üzerine tefekkür etmektir.
Raskolnikov, Ahlâk, Adalet ve Günümüz: Suçun Vicdani Anatomisi
Nitekim bu sapkın düşünce onu, kendisinin de borcu olduğu yaşlı bir tefeci kadını ve cinayeti gören yardımcı komşu kadını öldürmeye yöneltmiş, kendinden sonra gelecek bütün edebiyat tarihine indirilmiş haldeki baltasıyla bir cinayet işlemiş, ancak cinayeti işledikten sonra, her ne kadar kendisini bir Napolyon gibi görmeye çalışmışsa da vicdanı bu role itiraz etmiş, evvela işlemiş olduğu suçun cenderesinde dönmeye başlayıp vicdanıyla baş başa kaldığı her dakika boyunca da dayanılmaz bir gerilimin ortasında kalmıştır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.