21.yüzyılda önce bilgisayarın sonrasında internetin nihayetinde, yapay zekânın dâhil olduğu hızlı ve sınırların zorlandığı radikal teknolojik süreçlerle karşı karşıyayız. İnternet ve çip teknolojileri sadece bilgisayarın hızını artırmadı aynı zamanda bilgisayarın sınırlarını ve işlevlerini de artırmıştır. Karmaşık işlevleri kolaylaştırarak yerine getirebilen YZ, bilgisayarların akıllı makineler haline gelmesidir. Yapay Zekâ’nın hem üretilme hem de kullanılması sürecinde disiplinlerarası bilgilerden faydalanılır. Makine öğrenimi ve derin öğrenme süreçleriyle öğrenen ve işleyen bir sistem olan yapay zekâ; bireyin, toplumların ve devletlerin hayatında büyük paradigmatik değişimler meydana getirmiştir. Veri setleriyle iş gören fakat salt algoritmik bir yapı olmayıp kuantum fiziği kapsamında işleyen yapay zekâ ve diğer teknolojiler, hem küreselleşmeyi hem de sömürgeciliği genişletmiştir. Makineleşme üzerinden olan klasik küreselleşme ve sömürgeleştirme yapay zekâ vd. teknolojilerle “dijital veya algoritmik” bir hiper küreselleşme ve sömürgeleştirmeye dönüşmüştür. Hem küreselleşme hem de sömürgeleştirme, dijitalleşmenin ve algoritmik yapıların sürece dahil olmasıyla hem yeni can suyu almıştır hem de yeniden şekillendirilmiştir. Başta YZ olmak üzere teknolojik gelişmeler, yeni bir dönem olan adına “tekno-endüstriyel neo-sömürgecilik” diyebileceğimiz bir süreç yaşanmaktadır.
Baconcu dünya tasavvuru, güç eksenli yani “mekanik” bir tasavvurdu. Bu tasavvurun tezahürü olan tarihsel sömürgecilik, güç ilişkilerinin meydana getirdiği eşitsizlikleri ve bağımlılıkları içeriyordu.
Bu yazının devamı
220. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Onlar kendilerini, milyonlarca insanın akıllarına ve ruhlarına kılavuzluk edecek asiller olarak görüyorlardı. Onlara göre bu halk, sahibi olduğu köylülüğü ve kısır zekâsıyla dosdoğru şeylere îman edemezdi ve işte bu yüzden kitlelerin geleceğine âit ilmihâli de yine kendileri
Oblomov, tembelliği bir türlü yenememiş, geçimini sağlamak için topraklarını satmak zorunda kalmıştır. Çalışmak gerektiğini, hayatın sürekli bir mücadele olduğunu düşünmüşse de bunu eyleme dökememiş ve sorumlulukları hep erteleme yoluna gitmiştir.
Kurumsallaşmış dinlerin kutsal addettikleri yazılı metinleri bulunur. Genellikle sözlü geleneğe yaslanan bu kutsal metinler doğrudan veya dolaylı olarak tanrıyla ilişkilendirilmiştir. İbrahim aleyhisselamın ortak ata kabul edildiği Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’da Zât-ı İlâhî’nin doğrudan ve elçileri vasıtasıyla insanlıkla konuştuğuna inanılmaktadır. Bu dinlerde Tanrı’nın insanlığa seslenişi olarak kabul gören ilâhî kelam/sözler zamanla yazıya geçirilerek kutsal kitap hüviyeti kazanmıştır.
Can ölümle mukayyet bir oluştur ve her can ölümü tadacaktır”
Ölüme yumar o derin kederli gözlerini bir damla huzur için
Varlığa açar nemli gözlerini yeniden O’labilmek için
İçi insan dışı insan…
“Oruçlu doğar insan ölümün iftar sofrasına”
İnsan, dünyada istenmeyen misafir olduğunu bilirse ne yapar?
Sfenks’in Midas’ın “İnsan için en iyi olan nedir?” sorusuna ilginç bir cevabı vardır: “İnsan için en iyisi, hiç doğmamış olmaktır; hadi doğdu, o zaman da hemen ölmektir!” Bu cevap, “istenmeyen misafirliğin” bir görünümüdür. Dünyada istenmeyen insan, ya dünyada olmaktan vazgeçecek ya da kendisini istemeyene karşı “direnişe” geçip savaşacaktır. Tragedyanın “kozmosu” işte bu ikili dünyada kurar kendini.
Yapay Zekâ ve Dijital Sömürgecilik: Tekno-Endüstriyel Çağda Yeni Neo-Sömürgeci Paradigmalar
21.yüzyılda önce bilgisayarın sonrasında internetin nihayetinde, yapay zekânın dâhil olduğu hızlı ve sınırların zorlandığı radikal teknolojik süreçlerle karşı karşıyayız. İnternet ve çip teknolojileri sadece bilgisayarın hızını artırmadı aynı zamanda bilgisayarın sınırlarını ve işlevlerini de artırmıştır. Karmaşık işlevleri kolaylaştırarak yerine getirebilen YZ, bilgisayarların akıllı makineler haline gelmesidir. Yapay Zekâ’nın hem üretilme hem de kullanılması sürecinde disiplinlerarası bilgilerden faydalanılır. Makine öğrenimi ve derin öğrenme süreçleriyle öğrenen ve işleyen bir sistem olan yapay zekâ; bireyin, toplumların ve devletlerin hayatında büyük paradigmatik değişimler meydana getirmiştir. Veri setleriyle iş gören fakat salt algoritmik bir yapı olmayıp kuantum fiziği kapsamında işleyen yapay zekâ ve diğer teknolojiler, hem küreselleşmeyi hem de sömürgeciliği genişletmiştir. Makineleşme üzerinden olan klasik küreselleşme ve sömürgeleştirme yapay zekâ vd. teknolojilerle “dijital veya algoritmik” bir hiper küreselleşme ve sömürgeleştirmeye dönüşmüştür. Hem küreselleşme hem de sömürgeleştirme, dijitalleşmenin ve algoritmik yapıların sürece dahil olmasıyla hem yeni can suyu almıştır hem de yeniden şekillendirilmiştir. Başta YZ olmak üzere teknolojik gelişmeler, yeni bir dönem olan adına “tekno-endüstriyel neo-sömürgecilik” diyebileceğimiz bir süreç yaşanmaktadır.
Baconcu dünya tasavvuru, güç eksenli yani “mekanik” bir tasavvurdu. Bu tasavvurun tezahürü olan tarihsel sömürgecilik, güç ilişkilerinin meydana getirdiği eşitsizlikleri ve bağımlılıkları içeriyordu.
Bu yazının devamı 220. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Sizler Yaptığınız Şeylersiniz Söylediğiniz Değil
Onlar kendilerini, milyonlarca insanın akıllarına ve ruhlarına kılavuzluk edecek asiller olarak görüyorlardı. Onlara göre bu halk, sahibi olduğu köylülüğü ve kısır zekâsıyla dosdoğru şeylere îman edemezdi ve işte bu yüzden kitlelerin geleceğine âit ilmihâli de yine kendileri
Bir Toplumun Çöküşü Anlatılır Oblomov Üzerinden
Oblomov, tembelliği bir türlü yenememiş, geçimini sağlamak için topraklarını satmak zorunda kalmıştır. Çalışmak gerektiğini, hayatın sürekli bir mücadele olduğunu düşünmüşse de bunu eyleme dökememiş ve sorumlulukları hep erteleme yoluna gitmiştir.
İsrâiliyat Algımız ve Türkçe Tora Tefsiri Üzerine
Kurumsallaşmış dinlerin kutsal addettikleri yazılı metinleri bulunur. Genellikle sözlü geleneğe yaslanan bu kutsal metinler doğrudan veya dolaylı olarak tanrıyla ilişkilendirilmiştir. İbrahim aleyhisselamın ortak ata kabul edildiği Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’da Zât-ı İlâhî’nin doğrudan ve elçileri vasıtasıyla insanlıkla konuştuğuna inanılmaktadır. Bu dinlerde Tanrı’nın insanlığa seslenişi olarak kabul gören ilâhî kelam/sözler zamanla yazıya geçirilerek kutsal kitap hüviyeti kazanmıştır.
Ölen Kim’dir
Can ölümle mukayyet bir oluştur ve her can ölümü tadacaktır”
Ölüme yumar o derin kederli gözlerini bir damla huzur için
Varlığa açar nemli gözlerini yeniden O’labilmek için
İçi insan dışı insan…
“Oruçlu doğar insan ölümün iftar sofrasına”
Tragedyadan Modern Sinemaya Şiddetin Görünümleri
İnsan, dünyada istenmeyen misafir olduğunu bilirse ne yapar?
Sfenks’in Midas’ın “İnsan için en iyi olan nedir?” sorusuna ilginç bir cevabı vardır: “İnsan için en iyisi, hiç doğmamış olmaktır; hadi doğdu, o zaman da hemen ölmektir!” Bu cevap, “istenmeyen misafirliğin” bir görünümüdür. Dünyada istenmeyen insan, ya dünyada olmaktan vazgeçecek ya da kendisini istemeyene karşı “direnişe” geçip savaşacaktır. Tragedyanın “kozmosu” işte bu ikili dünyada kurar kendini.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.