Kuramına “Radikal Düşünce”, “Patafizik/Düşsel Bilim” veya “Simülasyon Kuramı” adları verilen Baudrillard, kuramına “Kuramsal Şiddet” adını da verir. Kuramın terk edilebileceği esnekliğine sahip Baudrillard’ın yönteminin “kuramsal şiddet”, kendisinin de bir “kıyamet tellalı” olarak adlandırılmasının nedenlerinden biri de “sanallığın kıyameti olmasa bile kıyametin sanallığının olduğunu, gerçek dünyanın kırılıp geçirilmekte ve bireylerin sanal olarak kıyametin içinde olduğunu” bildirmesidir. O, içinde yaşadığımız çağ̆ ve düzende görünümler tarafından modernliğin radikal ölçüde tahrip edildiğini, dünyanın büyüsünün bozulduğunu, yorum ve tarihin şiddetine terk edildiğini söyler (Dağ, 2011a: 30, 183, 59). Ona göre güvenilecek tek şey kuramsal şiddettir ve tüm varsayımları radikalleştirmenin tek yolu ise ölümcül bir spekülasyona erişmektir. Kodlar ve göstergelerden kaynaklanan yapısal şiddete eşdeğerli ve onu alt edebilecek tek şey, simgesel şiddettir. Simgesel zorunluluğun evresinde tersine çevirme işleminin egemen olduğu dünyada kendine karşı devrim içinde olan terimler, saf dışı bırakılmalıdır (Baudrillard, 2016: 8-9). Düşüncesini simgesel veya göstergesel üzerinde yoğunlaştırıp en radikal noktalara taşıyabilen filozof, simgesel şiddetin yapısal şiddetin panzehiri olduğunu düşünür.
Bu yazının devamı
199. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Pragmatizm, felsefede; uygulayıcılık, uygulamacılık, pragmacılık, fiîliyye, faydacılık, yararcılık, gerçeğe ve eyleme yönelik olan, pratik sonuçlara yönelik düşünme temelleri üzerine kurulmuş olan felsefi akım. William James (1842-1910) tarafından popüler hale getirilmiştir.
Bütünsel Yaklaşım son dönemde İslâmî metinlerin bilimsel bir perspektifle tetkik edilmesini konu edinen metot önerilerinden birisidir. Aynı zamanda Mehmet Apaydın’ın doktora tezi olan bu metot, araştırmacılara geçmiş dönemde metinlerin anlaşılması maksadıyla uygulanagelen yöntemlerden farklı bir yol önermektedir. Bu çalışmada gerek İslâmî ilimler alanında uzmanlaşmış gerekse ilgili araştırmaları yakından takip eden okuyucu kitlesi açısından bu metodun neler önerdiği ve gelecekte ne tür sonuçlar verme potansiyeline sahip olduğu hususunu irdelemeye çalışacağız.
Çağdaş dönemde Müslümanların moderniteye yönelik eleştirilerini değerlendirirken, Müslüman Düşüncesi içerisindeki 3 temel yaklaşımdan yardım alabiliriz. Malum olduğu üzere, Çağdaş Dönem Müslüman Düşüncesi’nin ana yaklaşımlarını,‘Gelenekçiler’, ‘Müslüman Modernistler’ ve ‘İslamcılar’ temsil etmektedir.
Tıp üzerine yapılan çalışmalar genelde meslekten tıpçı araştırmacılar tarafından yapılagelmiştir. Bir alanda uzman kişilerin kendi alanları üzerine araştırmalarda bulunması, metinler kaleme alması ve söylemsel bir alan oluşturmasından daha doğal ne olabilir ki!
Âdem’in iki oğlu arasında gerçekleşen durum detaya inildiğinde iki açıdan çok önemlidir. Birincisi,insanlık tarihinde ilk kez yasak olan; yani insan fıtratına aykırı olan, insanın yaratılış amacına aykırı olan bir eylem gerçekleşmiş oldu.Bu, kötülüğün, yanlışlığın tohumunun yeryüzüne atılışıydı; dosdoğru olan gidişattan ayrılıştı. İkincisi ve daha da önemlisi ise yanlış ve dolayısıyla yasak olan bu eylem bir şeylerle gerekçelendirilip meşrulaştırılmaya çalışıldı.Sonraki tüm kötülüklerin, zulümlerin, haksızlıkların, ahlaksızlıkların, yanlışlıkların ilk tohumunu insanlık toprağına atan Kabil,kendince yaptığı yanlışı meşrulaştırmıştı.
Bir “Şiddet” Filozofu Olarak Baudrillard
Kuramına “Radikal Düşünce”, “Patafizik/Düşsel Bilim” veya “Simülasyon Kuramı” adları verilen Baudrillard, kuramına “Kuramsal Şiddet” adını da verir. Kuramın terk edilebileceği esnekliğine sahip Baudrillard’ın yönteminin “kuramsal şiddet”, kendisinin de bir “kıyamet tellalı” olarak adlandırılmasının nedenlerinden biri de “sanallığın kıyameti olmasa bile kıyametin sanallığının olduğunu, gerçek dünyanın kırılıp geçirilmekte ve bireylerin sanal olarak kıyametin içinde olduğunu” bildirmesidir. O, içinde yaşadığımız çağ̆ ve düzende görünümler tarafından modernliğin radikal ölçüde tahrip edildiğini, dünyanın büyüsünün bozulduğunu, yorum ve tarihin şiddetine terk edildiğini söyler (Dağ, 2011a: 30, 183, 59). Ona göre güvenilecek tek şey kuramsal şiddettir ve tüm varsayımları radikalleştirmenin tek yolu ise ölümcül bir spekülasyona erişmektir. Kodlar ve göstergelerden kaynaklanan yapısal şiddete eşdeğerli ve onu alt edebilecek tek şey, simgesel şiddettir. Simgesel zorunluluğun evresinde tersine çevirme işleminin egemen olduğu dünyada kendine karşı devrim içinde olan terimler, saf dışı bırakılmalıdır (Baudrillard, 2016: 8-9). Düşüncesini simgesel veya göstergesel üzerinde yoğunlaştırıp en radikal noktalara taşıyabilen filozof, simgesel şiddetin yapısal şiddetin panzehiri olduğunu düşünür.
Bu yazının devamı 199. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Pragmatik Siyasetten İlkeli Politika Çıkar mı
Pragmatizm, felsefede; uygulayıcılık, uygulamacılık, pragmacılık, fiîliyye, faydacılık, yararcılık, gerçeğe ve eyleme yönelik olan, pratik sonuçlara yönelik düşünme temelleri üzerine kurulmuş olan felsefi akım. William James (1842-1910) tarafından popüler hale getirilmiştir.
Bir Metin Usûlü Önerisi Olarak “Bütünsel Yaklaşım Metodu”
Bütünsel Yaklaşım son dönemde İslâmî metinlerin bilimsel bir perspektifle tetkik edilmesini konu edinen metot önerilerinden birisidir. Aynı zamanda Mehmet Apaydın’ın doktora tezi olan bu metot, araştırmacılara geçmiş dönemde metinlerin anlaşılması maksadıyla uygulanagelen yöntemlerden farklı bir yol önermektedir. Bu çalışmada gerek İslâmî ilimler alanında uzmanlaşmış gerekse ilgili araştırmaları yakından takip eden okuyucu kitlesi açısından bu metodun neler önerdiği ve gelecekte ne tür sonuçlar verme potansiyeline sahip olduğu hususunu irdelemeye çalışacağız.
Modernizm Eleştirisi Ve Müslümanlar
Çağdaş dönemde Müslümanların moderniteye yönelik eleştirilerini değerlendirirken, Müslüman Düşüncesi içerisindeki 3 temel yaklaşımdan yardım alabiliriz. Malum olduğu üzere, Çağdaş Dönem Müslüman Düşüncesi’nin ana yaklaşımlarını,‘Gelenekçiler’, ‘Müslüman Modernistler’ ve ‘İslamcılar’ temsil etmektedir.
Tıbbi Epistemolojinin Teolojik ‘Acı’dan Kopuşu ve Bedensel ‘Ağrı’nın Sekülerleşmesi
Tıp üzerine yapılan çalışmalar genelde meslekten tıpçı araştırmacılar tarafından yapılagelmiştir. Bir alanda uzman kişilerin kendi alanları üzerine araştırmalarda bulunması, metinler kaleme alması ve söylemsel bir alan oluşturmasından daha doğal ne olabilir ki!
İnsan ve İslam
Âdem’in iki oğlu arasında gerçekleşen durum detaya inildiğinde iki açıdan çok önemlidir. Birincisi,insanlık tarihinde ilk kez yasak olan; yani insan fıtratına aykırı olan, insanın yaratılış amacına aykırı olan bir eylem gerçekleşmiş oldu.Bu, kötülüğün, yanlışlığın tohumunun yeryüzüne atılışıydı; dosdoğru olan gidişattan ayrılıştı. İkincisi ve daha da önemlisi ise yanlış ve dolayısıyla yasak olan bu eylem bir şeylerle gerekçelendirilip meşrulaştırılmaya çalışıldı.Sonraki tüm kötülüklerin, zulümlerin, haksızlıkların, ahlaksızlıkların, yanlışlıkların ilk tohumunu insanlık toprağına atan Kabil,kendince yaptığı yanlışı meşrulaştırmıştı.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.