‘Allah Kur’an’ı niçin indirmiştir?’ diye sorana Kur’an cevap veriyor:
“Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (Hristiyanlara ve Yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik.” demeyesiniz diye yahut “Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk.” demeyesiniz diye (Kur’an’ı indirdik). İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Kim, Allah’ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız. (En’âm 156-157)
Allah, insanları bir şeyden haberdar etmek, onlara bir takım emir ve yasaklar getirmek veya onlara bir takım sorumluluklar vermek istediğinde, mutlaka onların anlayacağı bir seviyede bunları bildirir. Onların anlamakta zorlanacağı, kavramakta güçlük çekecekleri bir bildiri bildirmez. Eğer Allah’ın gönderdiği bildiri olan Kur’an-ı Kerim bizim anlayamayacağımız, kavramakta güçlük çektiğimiz bir bildiri ise o zaman Allah’ın bizi Kur’an’la sorumlu tutmasının da adil bir tarafı kalmıyor. Çünkü hem bizim anlayamayacağımız bir kitap gönderiyor hem de bu kitaptan bizi sorumlu tutuyor. Bu durum ise Allah’ın adil olmasıyla çelişen bir durumdur.
Bu yazının devamı
186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Kuşkusuz toplumun din eğitimi ihtiyacını örgün eğitim sisteminde karşılamak ve devletin din eğitimi üzerindeki tekelini olduğu gibi kabul edip sürdürmek önemli bir tartışma konusudur. Diğer bir ifadeyle din eğitiminin içeriğini, alma yaşını, süresini ve yöntemini laik devletin
Erdem ile bu adaletin arasında ne fark olduğu söylediklerimizden bellidir;
bu adalet erdemle aynı şeydir ama adaletin olduğu şey ile
erdemin olduğu şey aynı değildir:
Başkasıyla ilişkide söz konusu olduğunda adalettir;
kendi başına böyle bir huy söz konusu olduğunda erdemdir.
Hayatın içerisinde insan tekinin kadın ve erkek olarak büyük görünümü içinde çocukların da yeri tartışmasızdır. Öte yandan edebiyatın hayata koşut olan önemi de ortadadır. Burada, modern zamanlar kategorisini tamamen
Kur’ân, insanın pusulası, yol haritası, rehberi, delili… Fertlerin, ailelerin ve toplumların hayat anayasası… Kur’ân, hayatın kullanma kılavuzu… Ona itibar etmeden kullanılan hayat, hayat değildir.
Her şey insan için yaratıldı. İnsanı insan olarak inşa eden, eşref-i mahlûkat derecesine yükselten ise Allah’ın kitabıdır. Allah’ın kitabından
Akıl-vahiy ilişkisi üzerine mülahazalar” yazısı, bilginin kaynağı sorunu ekseninde kapsamlı bir çalışmanın önsözü mahiyetindedir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Yazıda İslâm düşüncesinde esas itibariyle ‘bilginin kaynağı sorunu’nun olmadığına ancak daha sonraki dönemlerde kirlenmeye başlayan ‘Müslüman aklı’yla birlikte zihnî karışıklığın (teşevvüş) oluştuğuna dikkat çekilmiştir. Farklı kültür ve inançların müslüman düşünceye karışmasıyla oluşan kirlenme, kendi kavramlarını üretmede gecikmeyip kurumsallaşmıştır.
Kur’an’ı Anlamak Farzdır
‘Allah Kur’an’ı niçin indirmiştir?’ diye sorana Kur’an cevap veriyor:
“Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (Hristiyanlara ve Yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik.” demeyesiniz diye yahut “Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk.” demeyesiniz diye (Kur’an’ı indirdik). İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Kim, Allah’ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız. (En’âm 156-157)
Allah, insanları bir şeyden haberdar etmek, onlara bir takım emir ve yasaklar getirmek veya onlara bir takım sorumluluklar vermek istediğinde, mutlaka onların anlayacağı bir seviyede bunları bildirir. Onların anlamakta zorlanacağı, kavramakta güçlük çekecekleri bir bildiri bildirmez. Eğer Allah’ın gönderdiği bildiri olan Kur’an-ı Kerim bizim anlayamayacağımız, kavramakta güçlük çektiğimiz bir bildiri ise o zaman Allah’ın bizi Kur’an’la sorumlu tutmasının da adil bir tarafı kalmıyor. Çünkü hem bizim anlayamayacağımız bir kitap gönderiyor hem de bu kitaptan bizi sorumlu tutuyor. Bu durum ise Allah’ın adil olmasıyla çelişen bir durumdur.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Din Eğitiminde Devlet, Cemaat, Vizyon ve Misyon
Kuşkusuz toplumun din eğitimi ihtiyacını örgün eğitim sisteminde karşılamak ve devletin din eğitimi üzerindeki tekelini olduğu gibi kabul edip sürdürmek önemli bir tartışma konusudur. Diğer bir ifadeyle din eğitiminin içeriğini, alma yaşını, süresini ve yöntemini laik devletin
Ahlaktan Arındırılmış Hukuk; Adaletten Arıtılmış Hüküm
Erdem ile bu adaletin arasında ne fark olduğu söylediklerimizden bellidir;
bu adalet erdemle aynı şeydir ama adaletin olduğu şey ile
erdemin olduğu şey aynı değildir:
Başkasıyla ilişkide söz konusu olduğunda adalettir;
kendi başına böyle bir huy söz konusu olduğunda erdemdir.
Çocuk Kitapları Çocukların mı?
Hayatın içerisinde insan tekinin kadın ve erkek olarak büyük görünümü içinde çocukların da yeri tartışmasızdır. Öte yandan edebiyatın hayata koşut olan önemi de ortadadır. Burada, modern zamanlar kategorisini tamamen
Kur’ân Güfte mi?
Kur’ân, insanın pusulası, yol haritası, rehberi, delili… Fertlerin, ailelerin ve toplumların hayat anayasası… Kur’ân, hayatın kullanma kılavuzu… Ona itibar etmeden kullanılan hayat, hayat değildir.
Her şey insan için yaratıldı. İnsanı insan olarak inşa eden, eşref-i mahlûkat derecesine yükselten ise Allah’ın kitabıdır. Allah’ın kitabından
Akıl-Vahiy İlişkisi Üzerine Mülahazalar – Bilginin Kaynağı Sorunu -I-
Akıl-vahiy ilişkisi üzerine mülahazalar” yazısı, bilginin kaynağı sorunu ekseninde kapsamlı bir çalışmanın önsözü mahiyetindedir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Yazıda İslâm düşüncesinde esas itibariyle ‘bilginin kaynağı sorunu’nun olmadığına ancak daha sonraki dönemlerde kirlenmeye başlayan ‘Müslüman aklı’yla birlikte zihnî karışıklığın (teşevvüş) oluştuğuna dikkat çekilmiştir. Farklı kültür ve inançların müslüman düşünceye karışmasıyla oluşan kirlenme, kendi kavramlarını üretmede gecikmeyip kurumsallaşmıştır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.