Yardımlaşma denince aklınıza ne geliyor? Yardımı ve yardımlaşmayı ne kadar somut veya ne kadar soyut algılıyorsunuz? Yardım neyden, nereden ve nereye yapılır?
Yardım denilince aklıma, kişinin veya bir topluluğun elindekini, gönlündekini bir başka kişi ya da kişilerle paylaşması geliyor. Sanırım gönlündeki derken neyi kastettiğimi biraz açmam gerekiyor. Kişinin gönlünde iman, sevgi, merhamet, cömertlik gibi iyi veya güzel olarak nitelendirebileceğimiz hasletleri paylaşmasını kast ediyorum. Peki, bu paylaşım somut mudur, nasıl yapılır sorularını da beraberinde getiriyor. Örneğin meslek sahibi birisinin ücret almadan ve zaman ayırarak yani hem bilgisinden hem ekonomik olarak yaptığı yardımlar somut mudur? Soyut diye bir şey var mıdır sorusu geliyor aklıma. Bir gülümsemen ile değişen hayata tutunan insanların olduğunu görünce bu gülümseme soyut mu diyorum ya da maddi olandan daha mı az! Mesleğim icabı son dönemlerde daha fazla yoğunlaştığım psikoloji alanında aslında yardımın çok başka ve duygusal bir boyutunu yakından görmüş oldum diyebilirim. İnsanların beklediği yardım türünün de içeriği değişiklik gösterdiği için yardım kelimesini ve eylemini her alanda her türden kullanabiliriz gibi bir sonuç çıkıyor ortaya.
Bu yazının devamı
186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bir kekemeliktir gidiyor, Dillerimiz mi kekeme yoksa akıl-fikirlerimiz mi? Yoksa ikisi mi? Bizce ikisi birbiriyle ilintili. Kekemelik derken, bir şeyler ‘der gibi’ vapıp dememek, diyecekmiş gibi ümitlendirmek ama ‘diyemeyip’ hakikatin arkasında-çevresinde dolanıp
Kelimeler, zihninizde beliren düşünce ve kalbinizde oluşan duygunun varlık sahnesine çıkma ihtiyacından doğar. Duygu ve düşüncenin bir tür tecessüm ettirilmiş halidir. Hangi duygu ve düşünceyi hangi kelimenin karşılayıp o duygu ve düşünceye hangisinin daha iyi
‘Şartlar böyle’ ifadesi, genelde mevcut hali kanıksamayı, biraz daha ağırdan almayı veya tedbirli olmayı salık veriyor bize. Gençler ne düşünüyorlar acaba? Şartları zorlayacak, ona teslim olmayacak ruhu taşıyan gençler! Cesur çıkışların, cesur ve özgüvenli
Âdem’e eşyanın isimlerini öğreten, kaleme ve onun yazdıklarına yemin eden, güzel bir kelimeyi/sözü, kökleri yere, dalları göğe doğru uzayan güzel bir ağaca benzeten Allah’a hamd ederim ki kelimeleri seçebilme, onları tercih edebilme bahtiyarlığına
Hayatı ve varlığı kategorik ayırımlara tabi tutma meselesinin bizim ülkemizdeki tarihi yaklaşık yüzyıl öncesine dayanıyor. Avrupa’da ise çok daha eskilere… Tanrının hakkı ve Sezar’ın hakkı diye iki ayrı varlık düzleminden bahsedildiğini biliyoruz.
Gönüllü Fakirlik!
Soruşturma: Ferhat Koç, Merve Çil, Haluk Polat
FERHAT KOÇ
Yasin Ağırbaş, Uludağ Üniv. PDR mezunu, Psikolojik Danışman
Yardımlaşma denince aklınıza ne geliyor? Yardımı ve yardımlaşmayı ne kadar somut veya ne kadar soyut algılıyorsunuz? Yardım neyden, nereden ve nereye yapılır?
Yardım denilince aklıma, kişinin veya bir topluluğun elindekini, gönlündekini bir başka kişi ya da kişilerle paylaşması geliyor. Sanırım gönlündeki derken neyi kastettiğimi biraz açmam gerekiyor. Kişinin gönlünde iman, sevgi, merhamet, cömertlik gibi iyi veya güzel olarak nitelendirebileceğimiz hasletleri paylaşmasını kast ediyorum. Peki, bu paylaşım somut mudur, nasıl yapılır sorularını da beraberinde getiriyor. Örneğin meslek sahibi birisinin ücret almadan ve zaman ayırarak yani hem bilgisinden hem ekonomik olarak yaptığı yardımlar somut mudur? Soyut diye bir şey var mıdır sorusu geliyor aklıma. Bir gülümsemen ile değişen hayata tutunan insanların olduğunu görünce bu gülümseme soyut mu diyorum ya da maddi olandan daha mı az! Mesleğim icabı son dönemlerde daha fazla yoğunlaştığım psikoloji alanında aslında yardımın çok başka ve duygusal bir boyutunu yakından görmüş oldum diyebilirim. İnsanların beklediği yardım türünün de içeriği değişiklik gösterdiği için yardım kelimesini ve eylemini her alanda her türden kullanabiliriz gibi bir sonuç çıkıyor ortaya.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kekemelik Zihinde ve Kalptedir
Bir kekemeliktir gidiyor, Dillerimiz mi kekeme yoksa akıl-fikirlerimiz mi? Yoksa ikisi mi? Bizce ikisi birbiriyle ilintili. Kekemelik derken, bir şeyler ‘der gibi’ vapıp dememek, diyecekmiş gibi ümitlendirmek ama ‘diyemeyip’ hakikatin arkasında-çevresinde dolanıp
Dil Evreninden Söz Ülkesine
Kelimeler, zihninizde beliren düşünce ve kalbinizde oluşan duygunun varlık sahnesine çıkma ihtiyacından doğar. Duygu ve düşüncenin bir tür tecessüm ettirilmiş halidir. Hangi duygu ve düşünceyi hangi kelimenin karşılayıp o duygu ve düşünceye hangisinin daha iyi
Efendim Şartlar Böyle!
‘Şartlar böyle’ ifadesi, genelde mevcut hali kanıksamayı, biraz daha ağırdan almayı veya tedbirli olmayı salık veriyor bize. Gençler ne düşünüyorlar acaba? Şartları zorlayacak, ona teslim olmayacak ruhu taşıyan gençler! Cesur çıkışların, cesur ve özgüvenli
Dil Ülkesinden Söz Ülkesine
Âdem’e eşyanın isimlerini öğreten, kaleme ve onun yazdıklarına yemin eden, güzel bir kelimeyi/sözü, kökleri yere, dalları göğe doğru uzayan güzel bir ağaca benzeten Allah’a hamd ederim ki kelimeleri seçebilme, onları tercih edebilme bahtiyarlığına
Kamusal ve Özel Alan’dan Bütünlüklü Ahlaki Bir Yaşama
Hayatı ve varlığı kategorik ayırımlara tabi tutma meselesinin bizim ülkemizdeki tarihi yaklaşık yüzyıl öncesine dayanıyor. Avrupa’da ise çok daha eskilere… Tanrının hakkı ve Sezar’ın hakkı diye iki ayrı varlık düzleminden bahsedildiğini biliyoruz.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.