İçtihad, müçtehitlerin Kur’an ve Sünnet ışığında İslam’ın daha iyi yaşanılır kılınması için müçtehitlerin hükümler çıkarma gayretinin adı olarak ifade edilir. İslam dini kıyamete kadar geçerli son gerçek dindir. Bu yüzden ortaya yeni çıkan ve çıkabilecek problemlere çözümler ortaya koyması kendisinden beklenir. Bu çözümün gerçekleştirilmesi için müçtehitler belirli usuller, yöntemler ve mekanizmalar geliştirmişlerdir. İslam tarihi boyunca içtihad, özellikle ilk dönemlerde önemli bir hukuki ve dini mekanizma olarak kullanılmıştır. Ancak zamanla bazı fakihler içtihad kapısının kapandığını iddia etmiş, bunun gerekçesi olarak da mezheplerin fıkhi doktrinlerinin olgunlaşmasını ve yeni içtihadlara ihtiyaç duyulmadığını öne sürmeleridir. Diğer yandan özellikle günümüz bazı İslam âlimleri içtihad kapısının kapanmadığını, aksine İslam hukukunun güncel sorunlara çözüm üretmesi için açık tutulması gerektiğini belirtmişlerdir. İçtihad konusunun günümüzde yeterince tartışılmaya açılmaması, gündeme getirilmemesi, getirilse bile oldukça yüzeysel söylemlerle geçiştirilmesi konunun önemini korumakta, araştırılma ihtiyacını muhafaza etmektedir. Buna ilaveten içtihad kapısı konusunda net ilkelerin belirlenememiş olması kafa karışıklığına neden olmakta, literatürün yetersiz olması da meselenin farklı anlaşılmasına neden olmaktadır. Bu araştırmamızda içtihad kapısı meselesi mevcut veriler göz önünde bulundurularak konu araştırma yöntemiyle tahlil edilmeye çalışılacaktır. Bu çalışmayla İslam ümmetinin çok önemli bir konusu olan içtihad kapısının durum tespiti yapılacak, literatüre katkı sağlanacaktır. Yapılan çalışmanın sonucuna göre içtihad kapısı usul, ilke ve prensipler noktasında kapalı iken; furu’, detaylar ve yeni çıkacak problemlerin çözümü konusunda kıyamete kadar açıktır.
Anahtar Kelimeler: İçtihad; İçtihad Kapısı; Müçtehit; Usul; Furu’; İslam Hukuku
Bu yazının devamı
219. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Toplumsal eleştiriyi, ilkeleri hedef alan sosyal, siyasal hareketler bireylere nasıl ve hangi yollarla kimlikler giydirmeye çalışmaktadır? Bu kimlikler bazı kesimlerin dışlanması veya önemsenmemesi şeklinde oluşmuyor mu? Tikel bir kimlikle bugünü, geçmişi açıklamak ne kadar doğrudur?
Levent’in cam kulelerinde gün boyu bütçe kesen, performans hedefi koyan, birinin emeğini ucuza satın alan insan, akşam sekizde kentin gürültüsünü kapıda bırakır ve tütsü kokan loş bir salona girer. Dışarıda kirası artanlar, işini kaybedenler, durakta bekleyenler kalır.
İslam dünyası siyasal sömürgecilikten sonra epistemik sömürgecilik sürecini yaşamaktadır. Kendi dünyasına, tarihine, medeniyetine seküler zihin kalıplarıyla, perspektiflerle ve kavramlarla bakanların epistemik sömürgenin ağına düşmeleri kaçınılmazdır. Kimilerinin İslam’ı, Kur’an’ı, hadisleri bile seküler zihin kalıplarıyla, perspektiflerle değerlendirmesi, yorumlaması gelinen noktanın ne kadar endişe verici olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
Giriş Bu makalede post-modern düşüncenin mikro düzeydeki parçalanmışlığına dikkat çekilmeye çalışılacaktır. Her şeyiyle tamamen değişen bir dünyada, her şeyiyle tamamen değişen evrende ve insanda, bugünün popüler ve dahi küresel denebilecek post-modern düşüncenin etkisini görmemek mümkün değildir. Bireyden (insandan) başlayan ve akla gelebilecek her alanda ve olguda kendisini hissettiren post-modern düşünce, bu düşüncenin dayattığı hayat tasavvuru, …
İçtihad Kapısı Kapalı mıydı Gerçekten, Ya da Hangi İçtihad?
Özet
İçtihad, müçtehitlerin Kur’an ve Sünnet ışığında İslam’ın daha iyi yaşanılır kılınması için müçtehitlerin hükümler çıkarma gayretinin adı olarak ifade edilir. İslam dini kıyamete kadar geçerli son gerçek dindir. Bu yüzden ortaya yeni çıkan ve çıkabilecek problemlere çözümler ortaya koyması kendisinden beklenir. Bu çözümün gerçekleştirilmesi için müçtehitler belirli usuller, yöntemler ve mekanizmalar geliştirmişlerdir. İslam tarihi boyunca içtihad, özellikle ilk dönemlerde önemli bir hukuki ve dini mekanizma olarak kullanılmıştır. Ancak zamanla bazı fakihler içtihad kapısının kapandığını iddia etmiş, bunun gerekçesi olarak da mezheplerin fıkhi doktrinlerinin olgunlaşmasını ve yeni içtihadlara ihtiyaç duyulmadığını öne sürmeleridir. Diğer yandan özellikle günümüz bazı İslam âlimleri içtihad kapısının kapanmadığını, aksine İslam hukukunun güncel sorunlara çözüm üretmesi için açık tutulması gerektiğini belirtmişlerdir. İçtihad konusunun günümüzde yeterince tartışılmaya açılmaması, gündeme getirilmemesi, getirilse bile oldukça yüzeysel söylemlerle geçiştirilmesi konunun önemini korumakta, araştırılma ihtiyacını muhafaza etmektedir. Buna ilaveten içtihad kapısı konusunda net ilkelerin belirlenememiş olması kafa karışıklığına neden olmakta, literatürün yetersiz olması da meselenin farklı anlaşılmasına neden olmaktadır. Bu araştırmamızda içtihad kapısı meselesi mevcut veriler göz önünde bulundurularak konu araştırma yöntemiyle tahlil edilmeye çalışılacaktır. Bu çalışmayla İslam ümmetinin çok önemli bir konusu olan içtihad kapısının durum tespiti yapılacak, literatüre katkı sağlanacaktır. Yapılan çalışmanın sonucuna göre içtihad kapısı usul, ilke ve prensipler noktasında kapalı iken; furu’, detaylar ve yeni çıkacak problemlerin çözümü konusunda kıyamete kadar açıktır.
Anahtar Kelimeler: İçtihad; İçtihad Kapısı; Müçtehit; Usul; Furu’; İslam Hukuku
Bu yazının devamı 219. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Seküler Dünyada Müslüman Kimliğiyle Kalabilmek
Toplumsal eleştiriyi, ilkeleri hedef alan sosyal, siyasal hareketler bireylere nasıl ve hangi yollarla kimlikler giydirmeye çalışmaktadır? Bu kimlikler bazı kesimlerin dışlanması veya önemsenmemesi şeklinde oluşmuyor mu? Tikel bir kimlikle bugünü, geçmişi açıklamak ne kadar doğrudur?
Mat Üstünde İmal Edilen Cennet
Levent’in cam kulelerinde gün boyu bütçe kesen, performans hedefi koyan, birinin emeğini ucuza satın alan insan, akşam sekizde kentin gürültüsünü kapıda bırakır ve tütsü kokan loş bir salona girer. Dışarıda kirası artanlar, işini kaybedenler, durakta bekleyenler kalır.
E. W. Saıd ve Filistin’ in Kayıp Halkası: Self Determinasyon
Ben barbarların atlarını iyi bilirim.
Bir ben dururum onların karşısında,
Bir ben, gençliğin yüreğiyim her daim,
Yüreğiyim beyaz kanatlı atlıların.
Postmodern Dönemde Epistemik Şiddet
İslam dünyası siyasal sömürgecilikten sonra epistemik sömürgecilik sürecini yaşamaktadır. Kendi dünyasına, tarihine, medeniyetine seküler zihin kalıplarıyla, perspektiflerle ve kavramlarla bakanların epistemik sömürgenin ağına düşmeleri kaçınılmazdır. Kimilerinin İslam’ı, Kur’an’ı, hadisleri bile seküler zihin kalıplarıyla, perspektiflerle değerlendirmesi, yorumlaması gelinen noktanın ne kadar endişe verici olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
Post-modernizm; Mikro Parçalanmışlık
Giriş Bu makalede post-modern düşüncenin mikro düzeydeki parçalanmışlığına dikkat çekilmeye çalışılacaktır. Her şeyiyle tamamen değişen bir dünyada, her şeyiyle tamamen değişen evrende ve insanda, bugünün popüler ve dahi küresel denebilecek post-modern düşüncenin etkisini görmemek mümkün değildir. Bireyden (insandan) başlayan ve akla gelebilecek her alanda ve olguda kendisini hissettiren post-modern düşünce, bu düşüncenin dayattığı hayat tasavvuru, …
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.