İnsan ne için yaşar? Ölmek için mi? Ölmeyecek gibi yaşayanların ölmeyecek gibi ettikleri dualar hazır olunamayana dair bir refleks midir? İnsan niçin unutur? Merkezinde yer aldığını düşündüğü dünya hayatı, her zaman öyle olmadığı hâlde hangi kritere göre ‘tatlı’ gelir? Ölüme dair söylenecekler bizi ölümsüzlüğe dair söyleneceklere neden götürür?
Neye ne kadar değer vereceğini kestiremeyen insan bir türlü hazır olamaz hayata. Kolay kolay ölemez bu yüzden, ölse de bir türlü ölemez; ölmemiş olmayı temenni eder, ölümsüz olmasa da ölümsüz kalmayı… İnsanı, var olmaya yüklediği anlamla beraber düşündüğümüzde ölümsüz olma arzusunun önünde maske görevini üstlenen ‘unutulma’ psikolojisi ‘hayat’a dair parçalanmışlığının en büyük göstergesidir. Kendisinin faydasız bir şeymiş gibi fırlatıp atılmasının önüne engel olan ‘hesap verme’nin inkarıyla paralel ilerleyen arayışlar, her ne kadar ön plana çıkmasa da aslında “gök kubbeye ölümsüz seda” salma özlemi gibi mânidir serüvenleri de içinde barındırır. Bunu çok derinlerde görmek de mümkün pek çok aşinalıkta da. Mezarlıkların yüklendiği anlama bağlı olarak tarihsel süreçleri ve izleri göz önüne alındığında insanın ‘var olmaya devam etme’ özlemi gözler önüne serilir. Bu sergide ölünün arkasından hayatta kalanların kaldıkları hayatın ne kadarının bu ‘var olmakla’ özdeşleştiği tartışma konusu edilebilecekken, sonsuz yaşam özlemi, insanın en derin ve en güçlü arzularından biri olan yaşama isteğinin bir yansıması olarak bıraktığı eserlerin niteliğini, bırakıldıkları yerle bütünleştirerek silik ve sinik seviyelere taşır. Heykellerin ve anıtların ters bir algıyla yüklendiği aynı anlam, anma programları ve benzerlerinin içine işlenmiş hâlde sergilenen sanal mecraların akışkanlığını da benzer şekilde düzenler. Sosyal medya hesaplarının ölmeden önce atanacak varislerce kullanıma açık bırakılması, bir taraftan sosyal ilişkisi sanallık içinde kalmış ve uzun süredir görüşülmeyen insanların aslında ölmüş oldukları gerçeğinin üzerini rahatlıkla örterken diğer taraftan sanal varlığın sürekliliğinin kanıksanmasına aracılık eder.
Bu yazının devamı
211. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Kavramların insanların anlam dünyalarında oldukça önemli bir yere sahip olduğu malumdur. Hiçbir din ve ideoloji yoktur ki kendine ait bir kavramlar bütününe sahip olmasın. Kişiler, tarihte vuku bulmuş kimi olaylar ve bunlarla birlikte zihinleri meşgul eden mevzular da tıpkı kavramlar gibi önemli
Çağdaş dönemde Müslümanların moderniteye yönelik eleştirilerini değerlendirirken, Müslüman Düşüncesi içerisindeki 3 temel yaklaşımdan yardım alabiliriz. Malum olduğu üzere, Çağdaş Dönem Müslüman Düşüncesi’nin ana yaklaşımlarını,‘Gelenekçiler’, ‘Müslüman Modernistler’ ve ‘İslamcılar’ temsil etmektedir.
Allah’a adamak… Tüm fani olanları O’na adamak… O’nun verdiklerini O’na adamak… Düşüncede, sözde, özde, eylemde adamak… Hep bir adım öne atılarak… Sabır, sebat, istikamet üzere yürüyerek… En değerlileri feda ederek… Kalplerde Allah’ın dışında bir şey bırakmayarak…
Modernizm, gelenekle olan göbek bağını radikal bir biçimde keserken, ortaya koyduğu temel iddiası ve hedefi; insanı boş bir sayfa (Tabula Rasa) olarak görüp onu “yeniden” “yeni” olarak inşa etmekti. Eski ve Yeni Dünya karşıtlığına dayanan bu faaliyet,
Çocuk edebiyatı; çocuklara dilin ve çizginin anlatım imkânlarıyla insan doğasını anlatır, sevdirir, hayatı tanımlamalarına ve anlamlandırmalarına yardımcı olur; estetik bir araçtır. Çocuk edebiyatı; efsaneleri, destanları, masalları hayal gücünün yardımıyla uçlara taşıyarak gerçekliğin sınırlarını genişletip düşseli geliştirmeye daha fazla imkân sağlayan ve ayrıca insan ile doğa, insan ile hayvan arasındaki ayrımları büyük oranda ortadan kaldıran ikili bir nitelik taşır. Ağaçlar konuşur, hayvanlar konuşur, bulutlar konuşur, ayrımlar silinir…
Ölümlülük Tedavisinde Yeni Nesil Şirketler
İnsan ne için yaşar? Ölmek için mi? Ölmeyecek gibi yaşayanların ölmeyecek gibi ettikleri dualar hazır olunamayana dair bir refleks midir? İnsan niçin unutur? Merkezinde yer aldığını düşündüğü dünya hayatı, her zaman öyle olmadığı hâlde hangi kritere göre ‘tatlı’ gelir? Ölüme dair söylenecekler bizi ölümsüzlüğe dair söyleneceklere neden götürür?
Neye ne kadar değer vereceğini kestiremeyen insan bir türlü hazır olamaz hayata. Kolay kolay ölemez bu yüzden, ölse de bir türlü ölemez; ölmemiş olmayı temenni eder, ölümsüz olmasa da ölümsüz kalmayı… İnsanı, var olmaya yüklediği anlamla beraber düşündüğümüzde ölümsüz olma arzusunun önünde maske görevini üstlenen ‘unutulma’ psikolojisi ‘hayat’a dair parçalanmışlığının en büyük göstergesidir. Kendisinin faydasız bir şeymiş gibi fırlatıp atılmasının önüne engel olan ‘hesap verme’nin inkarıyla paralel ilerleyen arayışlar, her ne kadar ön plana çıkmasa da aslında “gök kubbeye ölümsüz seda” salma özlemi gibi mânidir serüvenleri de içinde barındırır. Bunu çok derinlerde görmek de mümkün pek çok aşinalıkta da. Mezarlıkların yüklendiği anlama bağlı olarak tarihsel süreçleri ve izleri göz önüne alındığında insanın ‘var olmaya devam etme’ özlemi gözler önüne serilir. Bu sergide ölünün arkasından hayatta kalanların kaldıkları hayatın ne kadarının bu ‘var olmakla’ özdeşleştiği tartışma konusu edilebilecekken, sonsuz yaşam özlemi, insanın en derin ve en güçlü arzularından biri olan yaşama isteğinin bir yansıması olarak bıraktığı eserlerin niteliğini, bırakıldıkları yerle bütünleştirerek silik ve sinik seviyelere taşır. Heykellerin ve anıtların ters bir algıyla yüklendiği aynı anlam, anma programları ve benzerlerinin içine işlenmiş hâlde sergilenen sanal mecraların akışkanlığını da benzer şekilde düzenler. Sosyal medya hesaplarının ölmeden önce atanacak varislerce kullanıma açık bırakılması, bir taraftan sosyal ilişkisi sanallık içinde kalmış ve uzun süredir görüşülmeyen insanların aslında ölmüş oldukları gerçeğinin üzerini rahatlıkla örterken diğer taraftan sanal varlığın sürekliliğinin kanıksanmasına aracılık eder.
Bu yazının devamı 211. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İslami Kimlik Bağlamında Teorik Bütün Pratik Boşluk
Kavramların insanların anlam dünyalarında oldukça önemli bir yere sahip olduğu malumdur. Hiçbir din ve ideoloji yoktur ki kendine ait bir kavramlar bütününe sahip olmasın. Kişiler, tarihte vuku bulmuş kimi olaylar ve bunlarla birlikte zihinleri meşgul eden mevzular da tıpkı kavramlar gibi önemli
Modernizm Eleştirisi Ve Müslümanlar
Çağdaş dönemde Müslümanların moderniteye yönelik eleştirilerini değerlendirirken, Müslüman Düşüncesi içerisindeki 3 temel yaklaşımdan yardım alabiliriz. Malum olduğu üzere, Çağdaş Dönem Müslüman Düşüncesi’nin ana yaklaşımlarını,‘Gelenekçiler’, ‘Müslüman Modernistler’ ve ‘İslamcılar’ temsil etmektedir.
Adayış ve Adanış
Allah’a adamak… Tüm fani olanları O’na adamak… O’nun verdiklerini O’na adamak… Düşüncede, sözde, özde, eylemde adamak… Hep bir adım öne atılarak… Sabır, sebat, istikamet üzere yürüyerek… En değerlileri feda ederek… Kalplerde Allah’ın dışında bir şey bırakmayarak…
Modernizmden Çıktık Yola Post-modernizm’de Verdik Mola;
Modernizm, gelenekle olan göbek bağını radikal bir biçimde keserken, ortaya koyduğu temel iddiası ve hedefi; insanı boş bir sayfa (Tabula Rasa) olarak görüp onu “yeniden” “yeni” olarak inşa etmekti. Eski ve Yeni Dünya karşıtlığına dayanan bu faaliyet,
Doğru ve Hedef Odaklı Bir Çocuk Edebiyatı
Çocuk edebiyatı; çocuklara dilin ve çizginin anlatım imkânlarıyla insan doğasını anlatır, sevdirir, hayatı tanımlamalarına ve anlamlandırmalarına yardımcı olur; estetik bir araçtır. Çocuk edebiyatı; efsaneleri, destanları, masalları hayal gücünün yardımıyla uçlara taşıyarak gerçekliğin sınırlarını genişletip düşseli geliştirmeye daha fazla imkân sağlayan ve ayrıca insan ile doğa, insan ile hayvan arasındaki ayrımları büyük oranda ortadan kaldıran ikili bir nitelik taşır. Ağaçlar konuşur, hayvanlar konuşur, bulutlar konuşur, ayrımlar silinir…
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.