“İnsan insanın kurdudur.” kabulünden yola çıkan Hobbes, bu insanların güvenli bir şekilde yaşayabilmeleri için Leviathan’a ihtiyaçları olduğunu belirtir. Bu ihtiyacın oluşumu olan modern devlet, insanı da oluşumunun içine dahil ederek onu vatandaş kılar. Devlet kavramının tarihsel süreçteki anlam örgüsünü ve geçirmiş olduğu değişimlerin izlerini, Bursa Uludağ Üniveristesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay ile irdelemeye çalıştık. İnsandan bazı haklarını alan devlet, sonrasında yine bu insanlar tarafından kısıtlandırılmak durumunda kalmış ve bazı araçlar ile de sınırlandırılmıştır. Peki, bu süreç nereye gitmektedir? Modern anlamıyla ‘Devlet’in şeklinde ve yapısında nasıl değişiklikler oluşmaktadır?
Bu sorulara dair çözümlemeler röportajımızda. Sizleri röportaj ile baş başa bırakıyoruzBu soruların izi röportajımızda. Sizleri röportaj ile baş başa bırakıyorum…
Hocam mâlamunuz, farklı tanımları olsa da ‘devlet’ dediğimiz bir yapı var. Daha iyi anlamak adına, bu yapının oluşum sürecini değerlendirebilir misiniz?
Devlet mefhumu, kendi gelişim sürecinde farklılık göstermiştir. Bu sürecin anlatımı buraya sığmayacak kadar çok uzundur. Siyaset ve tarih sosyologlarının çalışmaları 16. yüzyıla işaret etse de “Devlet”in, çok daha önceleri, 1215’te İngiltere’de Kral I. John ile derebeyleri arasında yapılan Magna Carta denilen sözleşmeyle başlayan bir serencamından söz edilebilir. Magna Carta, esasen, derebeylerin Krala karşı kendi hak ve özgürlüklerini zorla kabul ettirmeleri; dolayısıyla merkezî yönetim ile yerel güçler arasındaki bir iktidar bölüşümünü ifade eder. Bu açıdan, Devlet mefhumunun feodalitenin ortaya çıkış ve gelişmesiyle alakalı bir kökeni vardır. Saniyen, feodalitenin gelişmesi, kentlerin (şehirlerin) gelişmesine yol açmış; bu da kentlerin siyasî faaliyetlerin odağı hâline gelmesine paralel olarak aynı statüye sahip sosyal ve siyasal zümrelerin (estate) iktidar ilişkilerinde katılım imkânına kavuşması; neticede katılım koşullarını değiştirme etkisi göstererek siyasal yapıların değişimine sebep olmuştur.
Bu yazının devamı
212. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Kekemelik” halinin bilgi alışverişiyle, akletmekle, tefekkür etmekle alakası olmadığına göre, burada lisana yansıyan arızaları söz konusu ediyoruz demektir. Röportaj boyunca da kekemeliği içten kaynaklanan bir arıza olarak göreceğimizi beyan edelim.
Çoğumuz için bir kıta değil de bir ülke sandığı, medyanın yüklediği ajitatif simgesel anlamdan başka bir anlamı olmayan ve çoğunlukla ‘sömürge’liği hatırlatan ‘kara kıta’ Afrika’yı konuşmak istiyoruz. Afrika’yı konuşmak istiyoruz çünkü Afrika’nın acılı tarihinden bile bihaber iken orada bir canlılığın olduğunu ve oradaki insanların dünyanın geri kalanından
Muhadram elbette klasik bir terimdir. Arap edebiyatı tarihine mahsus bir terim. Muhadram terimi iki ayrı alanda kullanılmaktadır. Birincisi siyerin konusu olarak Muhadram. Bu genel olarak Allah’ın Resulü aleyhisselam’dan önce yaşamış, İslam’ın gelişi ile beraber onu bir Resul olarak kabul etmiş ve İslam’a girmiş kimseler için kullanılır.
(Cerh-Tadil ve Metin Tenkidi) Geçmişten günümüze İslami literatür, hususen rivayete dayalı kaynaklarımız için düşündüğümüzde ‘tenkid’ kavramını nasıl bir yere koyabiliriz? Tenkit ile ister olumlu yönleri ortaya çıkarmayı ve ister olumsuz yönleri ortaya çıkarıp eleştirmeyi kastedelim,
Gazze’de yaşanan olayları biliyor, acı ve çaresizlik içinde seyrediyoruz. İsrail’in dünyaya yaşattığı kötülük konuşuluyor ve bu tarz zulüm, yıkım ve acı anlarında en fazla dile getirilen şey; Tanrı neden ‘suskun’ ya da bu kadar kötülüğü neden yarattı? Bu minvalde kötülük meselesini nasıl açıklayabiliriz hocam?
Devletin Ne’liği Üzerine
Röportaj: Ferhat Koç
“İnsan insanın kurdudur.” kabulünden yola çıkan Hobbes, bu insanların güvenli bir şekilde yaşayabilmeleri için Leviathan’a ihtiyaçları olduğunu belirtir. Bu ihtiyacın oluşumu olan modern devlet, insanı da oluşumunun içine dahil ederek onu vatandaş kılar. Devlet kavramının tarihsel süreçteki anlam örgüsünü ve geçirmiş olduğu değişimlerin izlerini, Bursa Uludağ Üniveristesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay ile irdelemeye çalıştık. İnsandan bazı haklarını alan devlet, sonrasında yine bu insanlar tarafından kısıtlandırılmak durumunda kalmış ve bazı araçlar ile de sınırlandırılmıştır. Peki, bu süreç nereye gitmektedir? Modern anlamıyla ‘Devlet’in şeklinde ve yapısında nasıl değişiklikler oluşmaktadır?
Bu sorulara dair çözümlemeler röportajımızda. Sizleri röportaj ile baş başa bırakıyoruzBu soruların izi röportajımızda. Sizleri röportaj ile baş başa bırakıyorum…
Hocam mâlamunuz, farklı tanımları olsa da ‘devlet’ dediğimiz bir yapı var. Daha iyi anlamak adına, bu yapının oluşum sürecini değerlendirebilir misiniz?
Devlet mefhumu, kendi gelişim sürecinde farklılık göstermiştir. Bu sürecin anlatımı buraya sığmayacak kadar çok uzundur. Siyaset ve tarih sosyologlarının çalışmaları 16. yüzyıla işaret etse de “Devlet”in, çok daha önceleri, 1215’te İngiltere’de Kral I. John ile derebeyleri arasında yapılan Magna Carta denilen sözleşmeyle başlayan bir serencamından söz edilebilir. Magna Carta, esasen, derebeylerin Krala karşı kendi hak ve özgürlüklerini zorla kabul ettirmeleri; dolayısıyla merkezî yönetim ile yerel güçler arasındaki bir iktidar bölüşümünü ifade eder. Bu açıdan, Devlet mefhumunun feodalitenin ortaya çıkış ve gelişmesiyle alakalı bir kökeni vardır. Saniyen, feodalitenin gelişmesi, kentlerin (şehirlerin) gelişmesine yol açmış; bu da kentlerin siyasî faaliyetlerin odağı hâline gelmesine paralel olarak aynı statüye sahip sosyal ve siyasal zümrelerin (estate) iktidar ilişkilerinde katılım imkânına kavuşması; neticede katılım koşullarını değiştirme etkisi göstererek siyasal yapıların değişimine sebep olmuştur.
Bu yazının devamı 212. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Müslüman Aydın Kekemeliği Üzerine
“Kekemelik” halinin bilgi alışverişiyle, akletmekle, tefekkür etmekle alakası olmadığına göre, burada lisana yansıyan arızaları söz konusu ediyoruz demektir. Röportaj boyunca da kekemeliği içten kaynaklanan bir arıza olarak göreceğimizi beyan edelim.
Afrika, Sömürgecilik ve Kimlik Üzerine
Çoğumuz için bir kıta değil de bir ülke sandığı, medyanın yüklediği ajitatif simgesel anlamdan başka bir anlamı olmayan ve çoğunlukla ‘sömürge’liği hatırlatan ‘kara kıta’ Afrika’yı konuşmak istiyoruz. Afrika’yı konuşmak istiyoruz çünkü Afrika’nın acılı tarihinden bile bihaber iken orada bir canlılığın olduğunu ve oradaki insanların dünyanın geri kalanından
Kuran ve Şiir Kitabı Üzerine
Muhadram elbette klasik bir terimdir. Arap edebiyatı tarihine mahsus bir terim. Muhadram terimi iki ayrı alanda kullanılmaktadır. Birincisi siyerin konusu olarak Muhadram. Bu genel olarak Allah’ın Resulü aleyhisselam’dan önce yaşamış, İslam’ın gelişi ile beraber onu bir Resul olarak kabul etmiş ve İslam’a girmiş kimseler için kullanılır.
Rivayete Dayalı Kaynaklarımızı Tenkid Zorunluluğu Üzerine
(Cerh-Tadil ve Metin Tenkidi) Geçmişten günümüze İslami literatür, hususen rivayete dayalı kaynaklarımız için düşündüğümüzde ‘tenkid’ kavramını nasıl bir yere koyabiliriz? Tenkit ile ister olumlu yönleri ortaya çıkarmayı ve ister olumsuz yönleri ortaya çıkarıp eleştirmeyi kastedelim,
Gazze Özelinde ‘Tanrı Suskunluğu’ ve Teodise
Gazze’de yaşanan olayları biliyor, acı ve çaresizlik içinde seyrediyoruz. İsrail’in dünyaya yaşattığı kötülük konuşuluyor ve bu tarz zulüm, yıkım ve acı anlarında en fazla dile getirilen şey; Tanrı neden ‘suskun’ ya da bu kadar kötülüğü neden yarattı? Bu minvalde kötülük meselesini nasıl açıklayabiliriz hocam?
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.