“Kekemelik” halinin bilgi alışverişiyle, akletmekle, tefekkür etmekle alakası olmadığına göre, burada lisana yansıyan arızaları söz konusu ediyoruz demektir. Röportaj boyunca da kekemeliği içten kaynaklanan bir arıza olarak göreceğimizi beyan edelim.Peygamberlerin her hal ve şartta getirdikleri mesajları, gerek konuşma lisanıyla gerekse halleri ile arı duru, açık ve anlaşılır bir şekilde İfade etmeleri hem normaldir hem de olması gerekendir, Onlarda herhangi bir aksamanın ya da kekelemenin olmadığını, olamayacağını söylemeliyiz çünkü İnşanlar onların nakledip öğrettiklerinden, nakle dayalı söyleyip öğrettikleri dinden hesaba çekileceklerdir. Bu sebeple onlarda sadır olan bazı yanlışlar düzeltilmiştir.Rızkını, güvenliğini, geleceğini ve ecelini Allah’a bağlamış, ondan her ne gelirse gelsin razı olacak bir münevverin kekelemesi normal değildir.İnsanın konuşmasıyla ilgili bir aksama olan ‘kekemelik’ düşüncede de tezahür eder mi?Lisan ya da dil, gırtlaktan çıkan seslerin ağızda harflere dönüşerek çıkması, telaffuz da dediğimiz kelimelerle konuşma şekline bürünmesidir....
Bu yazının devamı
179. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İslam dininin siyaset ile ilişkisi ihtiyaçlar, şartlar, mecburiyetler karşısında ve bir doğallık içerisinde akıp gelmiştir. Dahası, yeni kitabımda açıklamaya çalıştığım gibi, sekiz ile on birinci asırlar arasındaki İslam dinini temsil eden, günümüz terminolojisi ile Sünni ve Şii dediğimiz ulema, devletle aralarına mesafe koymuşlardır.
Fütürizm, gelecek kehanetlerinden çok daha fazlası ama gaybın bilgisi de değil. Belirsizliklerden, hayallerden, planlardan, programlardan, reklamlardan ilâ-âhir geleceğe dair her şeyden beslenen bir çalışma alanı. Peki, Fütürizm; bilim kurgu, ütopya ve distopyalar arasına sıkışmış çağdaş tahakküm araçlarından biri mi yoksa kaçırdığımız dünya gerçeklerinden biri mi?
Hakikat ve gayba dair dinin inanç temellerini yadsıyan, gaybı metafiziğe indirgeyen, kurumsal dini yapıları özerkliğe, nesnelliği öznelliğe tahvil etme çabası gösteren meta-fizik ve hümanistik düşünce pratikleri, post çağların alamet-i farikası oldular.
Adalet kavramı, tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, üzerinde çokça konuşulmuş, bununla birlikte kalıba sığmayan yönüyle tanımları delip geçmiş bir kavramdır. Bizler de ele avuca sığmayan, hayatımızı şekillendirmesi gereken adalet kavramını anlamak adına siyaset bilimci Ahmet Okumuş hocaya sorularımızı ilettik.
İnsanlar bilimle etkileşmez ki. Sadece bilim insanı ve entelektüeller bilimle etkileşir. İnsanlar teknoloji ile etkileşir. Teknoloji dolayısı ile toplumu şekillendirmede etkilidir. Müslümanlar bilimle hesaplaştı, mesafe koydu ya da eleştirdi. Oysa teknolojiyi hiç sorgulamadan aldı…
Müslüman Aydın Kekemeliği Üzerine
Röportaj: Ersin Ertugrul Satan
“Kekemelik” halinin bilgi alışverişiyle, akletmekle, tefekkür etmekle alakası olmadığına göre, burada lisana yansıyan arızaları söz konusu ediyoruz demektir. Röportaj boyunca da kekemeliği içten kaynaklanan bir arıza olarak göreceğimizi beyan edelim.Peygamberlerin her hal ve şartta getirdikleri mesajları, gerek konuşma lisanıyla gerekse halleri ile arı duru, açık ve anlaşılır bir şekilde İfade etmeleri hem normaldir hem de olması gerekendir, Onlarda herhangi bir aksamanın ya da kekelemenin olmadığını, olamayacağını söylemeliyiz çünkü İnşanlar onların nakledip öğrettiklerinden, nakle dayalı söyleyip öğrettikleri dinden hesaba çekileceklerdir. Bu sebeple onlarda sadır olan bazı yanlışlar düzeltilmiştir.Rızkını, güvenliğini, geleceğini ve ecelini Allah’a bağlamış, ondan her ne gelirse gelsin razı olacak bir münevverin kekelemesi normal değildir.İnsanın konuşmasıyla ilgili bir aksama olan ‘kekemelik’ düşüncede de tezahür eder mi?Lisan ya da dil, gırtlaktan çıkan seslerin ağızda harflere dönüşerek çıkması, telaffuz da dediğimiz kelimelerle konuşma şekline bürünmesidir....
Bu yazının devamı 179. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İslam ve Siyaset Üzerine
İslam dininin siyaset ile ilişkisi ihtiyaçlar, şartlar, mecburiyetler karşısında ve bir doğallık içerisinde akıp gelmiştir. Dahası, yeni kitabımda açıklamaya çalıştığım gibi, sekiz ile on birinci asırlar arasındaki İslam dinini temsil eden, günümüz terminolojisi ile Sünni ve Şii dediğimiz ulema, devletle aralarına mesafe koymuşlardır.
Fütürizm Üzerine
Fütürizm, gelecek kehanetlerinden çok daha fazlası ama gaybın bilgisi de değil. Belirsizliklerden, hayallerden, planlardan, programlardan, reklamlardan ilâ-âhir geleceğe dair her şeyden beslenen bir çalışma alanı. Peki, Fütürizm; bilim kurgu, ütopya ve distopyalar arasına sıkışmış çağdaş tahakküm araçlarından biri mi yoksa kaçırdığımız dünya gerçeklerinden biri mi?
Metafizik, Hümanistik Düşünce Pratikleri ve Dine Biçilen Rol Üzerine
Hakikat ve gayba dair dinin inanç temellerini yadsıyan, gaybı metafiziğe indirgeyen, kurumsal dini yapıları özerkliğe, nesnelliği öznelliğe tahvil etme çabası gösteren meta-fizik ve hümanistik düşünce pratikleri, post çağların alamet-i farikası oldular.
Bir Teyakkuz Hali Olarak ‘Adalet’ Üzerine
Adalet kavramı, tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, üzerinde çokça konuşulmuş, bununla birlikte kalıba sığmayan yönüyle tanımları delip geçmiş bir kavramdır. Bizler de ele avuca sığmayan, hayatımızı şekillendirmesi gereken adalet kavramını anlamak adına siyaset bilimci Ahmet Okumuş hocaya sorularımızı ilettik.
Bilim ve Bilimsel Kavramların Manipülasyonu Üzerine
İnsanlar bilimle etkileşmez ki. Sadece bilim insanı ve entelektüeller bilimle etkileşir. İnsanlar teknoloji ile etkileşir. Teknoloji dolayısı ile toplumu şekillendirmede etkilidir. Müslümanlar bilimle hesaplaştı, mesafe koydu ya da eleştirdi. Oysa teknolojiyi hiç sorgulamadan aldı…