Bir zamanlar sadece Web vardı… Bilgi temeli üzerine kurulan yapısının sınırları zorlanana kadar “insan bilişimi”, kısmen tedirgin edici de olsa genellikle iyimser yaklaşımlara ev sahipliği yapan geniş bir alandı. 2000/2001 yılında internet ekonomisi adı verilen balonun patlaması ve bunun üzerine kurulan çok sayıda şirketin iflasıyla tetiklenen kriz Amerika’da başladığındaysa buralar hep tarlaydı… Bize göre dünyanın bir ‘ucu’nda meydana gelen bu finansal krizin yarattığı domino etkisi, küreselleşmenin lojistik desteğiyle pek çok yerde olduğu gibi bu ucun küçük uydularında da hissedildi. Sanırım, fırlatılan anayasa kitapçığı, bu etkinin yerelleştirilmiş ve maniple edilmiş farklı bir yüzüydü. Teorisyenlere göre balonun şişirilmesi de patlatılması da doğacak yeni versiyona ikna için bir fırsattı. Sonrasında krizden etkilenen ya da krizi görüp internet macerasına girmekten çekinenlerin ikna edilmesi ve yatırım yapmalarının sağlanması için nur topu gibi bir Web 2.0 piyasaya sürüldü. Doğacak iş fırsatları ve canlanacak ekonomi için oluşturulan modeller artık çorap söküğü gibi gelebilirdi. Bunun için en temel argüman, “insan düşünce ve niyetlerinin şimdiye dek gözlerden uzak kalmış yönleri”nin pazara açık hâle getirilebilme ihtimaliydi. Selefi Web 1.0’ın ‘bilgi’si yerine, ‘iletişim’ merkezli dizayn edilen bu yeni sürüm, kendi isimlendirmesindeki rakamsal değişime nazire yaparcasına pek çok kavramı ve duyguyu hızla dönüştürdü. Tarihsel seyri içinde teknolojide yaşanan gelişmeler, doğurdukları sonuçlara bağlı olarak tüm gelişenler/yenilenenler gibi iyimser temennilerle doluydu ve pek çoğunun gerçekleşmesi de mümkün olmamıştı; olamazdı… Buna rağmen toplumların ikna edilmesi için “aktif olarak yer alınan iletişim” ağında bilginin “iki yönlü” olması gibi kazanımların sürece dahil edilerek kurgulanan ön kabullere eklemlenmesi gerekiyordu.
Aile içi ilişkilerde dilin önemini ve değişimini ele almak, gerçekte yalnızca iletişim biçimlerindeki farklılaşmaları incelemek anlamına gelmez; daha derinde, aileyi kuran zihniyet yapısındaki, ilişki mantığındaki ve değer düzenindeki dönüşümü anlamaya yönelmek demektir.
Ne yapmalıyım diye düşündüm hala düşünüyorum. İsrail ve ona yardım edenlerin mallarına karşı bir boykottan söz ediliyor. Tamam, diyorum. Markette daha önceleri yetmiş dokuz liraya satılan Domestos kırk liraya düşürülmüştü. Her müşteriye kasadaki masum kız tarafından özellikle indiriminden söz açılıp pazarlanmaya çalışılıyordu. İşte diyorum, karşımda ciddi bir imtihan suali. Cebimdeki para beni tahrik ediyor, elinde avucunda başka ne kaldı hadi davran al bu ucuzlukta şu kimyasal nesneyi de eşin sevinsin. Ama benim içimde bir başka ben daha var. O diyor ki sor bakalım senin memleketin Elaziz’deki Coca Cola dolum tesislerinin kapısına kilit vurulmuş mudur; Endonezya’da McDonalds’ların iflas ettirildiği gibi.
Her kitap okuyucuyu bilgilendirmek ve yönlendirmek için yazılır. Yüce Allah’ın tarih boyunca bütün toplumlara kendi dilleriyle gönderdiği vahiyler de insanların bilgi ve kapasitelerine göre anlayacakları kitaplar olup
20. yüzyıl, büyük anlatıların formüle etmiş olduğu ideolojiler çağıdır. Bütünleşme hareketleri bu ideolojilerin merkezinde cereyan etti. Sosyalizm, kapitalizm ve faşizm devasa boyutta tümleşik bir siyasadan bahsediyordu.
Güçlü, sağlıklı ve çalışma potansiyeli olanların dışındaki tüm insanları yok sayan kapitalist sistem ve güçlü tüm yapıları eritmeye kararlı modern sömürgeci dünya düzeninde hasta, yaşlı ve bakıma muhtaç çocuklar asla öncelenmez. Hatta bu insanların bakımı da sömürgeci sisteme hizmet eden bir sektöre dönüştürülür.
Sanrı Ve Zaaf Sarmalında E-İnsan
Bir zamanlar sadece Web vardı… Bilgi temeli üzerine kurulan yapısının sınırları zorlanana kadar “insan bilişimi”, kısmen tedirgin edici de olsa genellikle iyimser yaklaşımlara ev sahipliği yapan geniş bir alandı. 2000/2001 yılında internet ekonomisi adı verilen balonun patlaması ve bunun üzerine kurulan çok sayıda şirketin iflasıyla tetiklenen kriz Amerika’da başladığındaysa buralar hep tarlaydı… Bize göre dünyanın bir ‘ucu’nda meydana gelen bu finansal krizin yarattığı domino etkisi, küreselleşmenin lojistik desteğiyle pek çok yerde olduğu gibi bu ucun küçük uydularında da hissedildi. Sanırım, fırlatılan anayasa kitapçığı, bu etkinin yerelleştirilmiş ve maniple edilmiş farklı bir yüzüydü. Teorisyenlere göre balonun şişirilmesi de patlatılması da doğacak yeni versiyona ikna için bir fırsattı. Sonrasında krizden etkilenen ya da krizi görüp internet macerasına girmekten çekinenlerin ikna edilmesi ve yatırım yapmalarının sağlanması için nur topu gibi bir Web 2.0 piyasaya sürüldü. Doğacak iş fırsatları ve canlanacak ekonomi için oluşturulan modeller artık çorap söküğü gibi gelebilirdi. Bunun için en temel argüman, “insan düşünce ve niyetlerinin şimdiye dek gözlerden uzak kalmış yönleri”nin pazara açık hâle getirilebilme ihtimaliydi. Selefi Web 1.0’ın ‘bilgi’si yerine, ‘iletişim’ merkezli dizayn edilen bu yeni sürüm, kendi isimlendirmesindeki rakamsal değişime nazire yaparcasına pek çok kavramı ve duyguyu hızla dönüştürdü. Tarihsel seyri içinde teknolojide yaşanan gelişmeler, doğurdukları sonuçlara bağlı olarak tüm gelişenler/yenilenenler gibi iyimser temennilerle doluydu ve pek çoğunun gerçekleşmesi de mümkün olmamıştı; olamazdı… Buna rağmen toplumların ikna edilmesi için “aktif olarak yer alınan iletişim” ağında bilginin “iki yönlü” olması gibi kazanımların sürece dahil edilerek kurgulanan ön kabullere eklemlenmesi gerekiyordu.
Bu yazının devamı 209. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
209. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Dil ve Aile: Aile İçi İlişkilerde Dilin İşlevi ve Değişimi
Aile içi ilişkilerde dilin önemini ve değişimini ele almak, gerçekte yalnızca iletişim biçimlerindeki farklılaşmaları incelemek anlamına gelmez; daha derinde, aileyi kuran zihniyet yapısındaki, ilişki mantığındaki ve değer düzenindeki dönüşümü anlamaya yönelmek demektir.
Şairlerin ve Tüm Vicdan Sahiplerinin Filistin İçin Küresel İntifada Çağrısı
Ne yapmalıyım diye düşündüm hala düşünüyorum. İsrail ve ona yardım edenlerin mallarına karşı bir boykottan söz ediliyor. Tamam, diyorum. Markette daha önceleri yetmiş dokuz liraya satılan Domestos kırk liraya düşürülmüştü. Her müşteriye kasadaki masum kız tarafından özellikle indiriminden söz açılıp pazarlanmaya çalışılıyordu. İşte diyorum, karşımda ciddi bir imtihan suali. Cebimdeki para beni tahrik ediyor, elinde avucunda başka ne kaldı hadi davran al bu ucuzlukta şu kimyasal nesneyi de eşin sevinsin. Ama benim içimde bir başka ben daha var. O diyor ki sor bakalım senin memleketin Elaziz’deki Coca Cola dolum tesislerinin kapısına kilit vurulmuş mudur; Endonezya’da McDonalds’ların iflas ettirildiği gibi.
Kur’an’ı Herkes Anlayabilir Ama Nasıl?
Her kitap okuyucuyu bilgilendirmek ve yönlendirmek için yazılır. Yüce Allah’ın tarih boyunca bütün toplumlara kendi dilleriyle gönderdiği vahiyler de insanların bilgi ve kapasitelerine göre anlayacakları kitaplar olup
Kurgusal Kümeste Küme Elamanı Olmak; Ulusalcılık Ve Popülizm Siyasasında Kimliklerin Kaybı
20. yüzyıl, büyük anlatıların formüle etmiş olduğu ideolojiler çağıdır. Bütünleşme hareketleri bu ideolojilerin merkezinde cereyan etti. Sosyalizm, kapitalizm ve faşizm devasa boyutta tümleşik bir siyasadan bahsediyordu.
Aile Kurumunun Sömürgeci Zihnin Güdümünde Geçirdiği Değişim ve Dönüşüm
Güçlü, sağlıklı ve çalışma potansiyeli olanların dışındaki tüm insanları yok sayan kapitalist sistem ve güçlü tüm yapıları eritmeye kararlı modern sömürgeci dünya düzeninde hasta, yaşlı ve bakıma muhtaç çocuklar asla öncelenmez. Hatta bu insanların bakımı da sömürgeci sisteme hizmet eden bir sektöre dönüştürülür.
Alışverişe devam et