Aramayı istediğiniz kelimeyi yazıp, Enter ‘a basın
Kekemelik Zihinde ve Kalptedir
Gençler ile Soruşturma: Ferhat Koç, Haluk Polat, Merve Çil
Bir kekemeliktir gidiyor, Dillerimiz mi kekeme yoksa akıl-fikirlerimiz mi? Yoksa ikisi mi? Bizce ikisi birbiriyle ilintili. Kekemelik derken, bir şeyler ‘der gibi’ vapıp dememek, diyecekmiş gibi ümitlendirmek ama ‘diyemeyip’ hakikatin arkasında-çevresinde dolanıp bir türlü diyememeyi kastediyoruz… Konuşmada kekelemek… Alay etmek yok… Fakat kimi türü yüzümüzde hafif bir tebessüm bile bırakırken; fikir adamı için durum aynı mı ya! Doğruyu doğru bildiği gibi konuşamamak, sözü döndürmek, döndürmek, döndürmek… Sözcüklerin başını döndürmek… hatta dinleyenlerin de başını döndürürp bir türlü zihnini netleştirememek, hatta daha da döndürmek/karıştırmak. Fikirde kekelemek sanırız net ve yetkin olamamakla; kendini kekeme kılacak denli korkak ve kaybedecek epev bir şeyi olmakla ilgili bir Şev olsa gerek… Korku ve hedefte ‘bilincin yanılsaması’ ve ‘itaatte yön kaybıyla’ ilgili… Maslahat gözetmek, daha zorla karşılaşmayı...
Bu yazının devamı
179. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
‘Şartlar böyle’ ifadesi, genelde mevcut hali kanıksamayı, biraz daha ağırdan almayı veya tedbirli olmayı salık veriyor bize. Gençler ne düşünüyorlar acaba? Şartları zorlayacak, ona teslim olmayacak ruhu taşıyan gençler! Cesur çıkışların, cesur ve özgüvenli
Maddi ve manevi alandaki dengenin orantısız bir şekilde bozulması, endişe ve kaygıyı daha çok bizlere dayatıyor. Yarına dair kayıp ve umut kavramları bende maddi ve manevi kavramlara karşılık geliyor. Çağımız insanı kayıplarını daha çok maddi olarak düşünüyor.
Kredi kartları, alışveriş merkezleri, tüketici kredileri… Son dönemler iyiden iyiye toplumun birer parçası haline gelmiş durumda. Tüketimin kışkırtıldığı, insanların zaaflarının tahrik edildiği, emeğin ve kazancın sömürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz artık.
1930 sonrası Türkiye’de güdülen bazı dil politikaları dilimizi zayıflattı. Buna modernitenin farklı alanlardaki hâkimiyeti de tesir etti. Hangi alanda iyiyseniz o alanda kelimeleriniz de iyidir. Türkçedeki balık isimlerinin çoğu neden Rumca?
Özel alanı bugün biz kendimize ait bir kavram olarak değil de işte bu tercemeten ahvalde yeniden inşa ederek anlamaya çalışıyoruz. Bu, Müslümanlar olarak farklı bir uzaya taşınmamızdan kaynaklanıyor ve en kötüsü de bugün ne kendi uzayımızı
Kekemelik Zihinde ve Kalptedir
Soruşturma: Ferhat Koç, Haluk Polat, Merve Çil
Bir kekemeliktir gidiyor, Dillerimiz mi kekeme yoksa akıl-fikirlerimiz mi? Yoksa ikisi mi? Bizce ikisi birbiriyle ilintili. Kekemelik derken, bir şeyler ‘der gibi’ vapıp dememek, diyecekmiş gibi ümitlendirmek ama ‘diyemeyip’ hakikatin arkasında-çevresinde dolanıp bir türlü diyememeyi kastediyoruz… Konuşmada kekelemek… Alay etmek yok… Fakat kimi türü yüzümüzde hafif bir tebessüm bile bırakırken; fikir adamı için durum aynı mı ya! Doğruyu doğru bildiği gibi konuşamamak, sözü döndürmek, döndürmek, döndürmek… Sözcüklerin başını döndürmek… hatta dinleyenlerin de başını döndürürp bir türlü zihnini netleştirememek, hatta daha da döndürmek/karıştırmak. Fikirde kekelemek sanırız net ve yetkin olamamakla; kendini kekeme kılacak denli korkak ve kaybedecek epev bir şeyi olmakla ilgili bir Şev olsa gerek… Korku ve hedefte ‘bilincin yanılsaması’ ve ‘itaatte yön kaybıyla’ ilgili… Maslahat gözetmek, daha zorla karşılaşmayı...
Bu yazının devamı 179. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Efendim Şartlar Böyle!
‘Şartlar böyle’ ifadesi, genelde mevcut hali kanıksamayı, biraz daha ağırdan almayı veya tedbirli olmayı salık veriyor bize. Gençler ne düşünüyorlar acaba? Şartları zorlayacak, ona teslim olmayacak ruhu taşıyan gençler! Cesur çıkışların, cesur ve özgüvenli
Dil Evreninden Söz Ülkesine
Maddi ve manevi alandaki dengenin orantısız bir şekilde bozulması, endişe ve kaygıyı daha çok bizlere dayatıyor. Yarına dair kayıp ve umut kavramları bende maddi ve manevi kavramlara karşılık geliyor. Çağımız insanı kayıplarını daha çok maddi olarak düşünüyor.
Tüketmek ve Tükenmek Denkleminde Tüketim Toplumu
Kredi kartları, alışveriş merkezleri, tüketici kredileri… Son dönemler iyiden iyiye toplumun birer parçası haline gelmiş durumda. Tüketimin kışkırtıldığı, insanların zaaflarının tahrik edildiği, emeğin ve kazancın sömürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz artık.
Dil Evreninden Söz Ülkesine
1930 sonrası Türkiye’de güdülen bazı dil politikaları dilimizi zayıflattı. Buna modernitenin farklı alanlardaki hâkimiyeti de tesir etti. Hangi alanda iyiyseniz o alanda kelimeleriniz de iyidir. Türkçedeki balık isimlerinin çoğu neden Rumca?
Kamusal ve Özel Alan’dan Bütünlüklü Ahlaki Bir Yaşama
Özel alanı bugün biz kendimize ait bir kavram olarak değil de işte bu tercemeten ahvalde yeniden inşa ederek anlamaya çalışıyoruz. Bu, Müslümanlar olarak farklı bir uzaya taşınmamızdan kaynaklanıyor ve en kötüsü de bugün ne kendi uzayımızı