Emile Durkheim, eğitimi, “fizik ve sosyal tabiatın insan üzerinden meydana getirdiği etkiler” şeklinde tanımlarken, Ralph W. Tyler, “kişinin davranış örüntülerini değiştirme süreci” olarak tanımlar. John Dewey ise, “Eğitim, yaşantıyı yeniden inşa etme yoluyla yetiştirmektir.” diyor. Hemen her sistemin, her ideolojinin kendine göre bir eğitim tanımı var, denilse yanlış olmaz. Formal veya informal eğitim ayrımı yapmaksızın kimileri eğitimi; “Bireyde kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişim meydana getirme süreci”, kimileri; “Toplum yaşayışında yer edinmek için edinilen bilgi, beceri ve anlayışların kazandırılma süreci”, kimileri de; “İnsanları belli amaçlara göre yetiştirme süreci” olarak tanımlar. “Eğitim, insanın kendisinde var olan potansiyeli açığa çıkarma sürecidir.” diyenler de var.
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsan nedir sorusuna verilen cevab doğrultusunda şekillenmiştir toplumsal yapı ve şartlarımız. Toplumsal yapı ve şartlarımız insanı şekillendirmektedir.Birbirinden farklı iki önermeyi sıralamamın sebebi, yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıkar hafifliğinde bir tartışma açmak değil;
İktidar; toplum bireylerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen, davranış ve eğilimlerini belirleyen, sosyal, siyasî, iktisadî ve benzeri birçok alanda toplumsal ilişkileri düzenleyen bağlayıcı kararlar alma, aldığı kararlara uymayanlara yaptırım uygulama dahası fiziksel güç kullanma tekelini elinde bulundurma, bu doğrultuda devlet kurum ve organlarını yönetme gibi yetkilere sahip siyasî bir kurumdur. Bu geniş yetkilere sahip olan iktidarın nasıl sınırlandırılacağı, ne şekilde dengelenip denetleneceği veya bu yetkileri kötüye kullanmasının nasıl önleneceği konusunda siyasal sistemler çeşitli teoriler geliştirmişlerdir.
Tarihten günümüze dinlerin hemen hepsi mensuplarına belirli birtakım inanışlar ve bu inanışlarla ilişkili olarak yapılması veya kaçınılması gereken davranışlar telkin etmekte ve bunları nihai kurtuluşu için gerekli görmektedir. Ancak insanlar zaman zaman, dinlerinin telkin ettiği öğretileri sürdürme, özellikle de bu öğretiler çerçevesinde uymaları gereken bazı davranışlara riayet etme hususunda ihlaller yapmakta, inançlarının telkin ettiği emir …
‘Ve lâ galibe illallâh’, ‘üstün olan yalnızca Allah’tır’, ‘Allah’tan başka üstün olan yoktur’ ifadesi, tarihten bir süreliğine çekilen bir toplumun, çekilirken mimariye kazınan inancını imlemektedir. Yıpranmış, zayıflamış ama yitmemiş, yitirilmemiş güvenini… El-Hamrâ’nın birçok yerine nakşedilmiş bu ifadeyle Endülüslüler, “artık bu topraklarda var olmayı sürdürmenin kendileri için ne kadar çetin ve belki de imkânsız bir şey olduğunu anlamış olmalıdırlar.”
Her kitap okuyucuyu bilgilendirmek ve yönlendirmek için yazılır. Yüce Allah’ın tarih boyunca bütün toplumlara kendi dilleriyle gönderdiği vahiyler de insanların bilgi ve kapasitelerine göre anlayacakları kitaplar olup
Her Sistem Kendi İnsanını Üretir
Emile Durkheim, eğitimi, “fizik ve sosyal tabiatın insan üzerinden meydana getirdiği etkiler” şeklinde tanımlarken, Ralph W. Tyler, “kişinin davranış örüntülerini değiştirme süreci” olarak tanımlar. John Dewey ise, “Eğitim, yaşantıyı yeniden inşa etme yoluyla yetiştirmektir.” diyor. Hemen her sistemin, her ideolojinin kendine göre bir eğitim tanımı var, denilse yanlış olmaz. Formal veya informal eğitim ayrımı yapmaksızın kimileri eğitimi; “Bireyde kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişim meydana getirme süreci”, kimileri; “Toplum yaşayışında yer edinmek için edinilen bilgi, beceri ve anlayışların kazandırılma süreci”, kimileri de; “İnsanları belli amaçlara göre yetiştirme süreci” olarak tanımlar. “Eğitim, insanın kendisinde var olan potansiyeli açığa çıkarma sürecidir.” diyenler de var.
Öğretilmeye değer olan nedir? Eğitimin amaçları nelerdir? Öğretmekten kastedilen göstermek mi, biçimlendirmek mi, yoksa anlamını, nedenini bildirmek mi? Yine, eğitmekten kastedilen yetiştirmek mi?
Bu yazının devamı 198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kamusal ve Özel Alana Dair Düşünceler
İnsan nedir sorusuna verilen cevab doğrultusunda şekillenmiştir toplumsal yapı ve şartlarımız. Toplumsal yapı ve şartlarımız insanı şekillendirmektedir.Birbirinden farklı iki önermeyi sıralamamın sebebi, yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıkar hafifliğinde bir tartışma açmak değil;
İktidarın Kötüye Kullanımını Önleyici İlkeler ve Kurumlar
İktidar; toplum bireylerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen, davranış ve eğilimlerini belirleyen, sosyal, siyasî, iktisadî ve benzeri birçok alanda toplumsal ilişkileri düzenleyen bağlayıcı kararlar alma, aldığı kararlara uymayanlara yaptırım uygulama dahası fiziksel güç kullanma tekelini elinde bulundurma, bu doğrultuda devlet kurum ve organlarını yönetme gibi yetkilere sahip siyasî bir kurumdur. Bu geniş yetkilere sahip olan iktidarın nasıl sınırlandırılacağı, ne şekilde dengelenip denetleneceği veya bu yetkileri kötüye kullanmasının nasıl önleneceği konusunda siyasal sistemler çeşitli teoriler geliştirmişlerdir.
Dinlerde Tövbe
Tarihten günümüze dinlerin hemen hepsi mensuplarına belirli birtakım inanışlar ve bu inanışlarla ilişkili olarak yapılması veya kaçınılması gereken davranışlar telkin etmekte ve bunları nihai kurtuluşu için gerekli görmektedir. Ancak insanlar zaman zaman, dinlerinin telkin ettiği öğretileri sürdürme, özellikle de bu öğretiler çerçevesinde uymaları gereken bazı davranışlara riayet etme hususunda ihlaller yapmakta, inançlarının telkin ettiği emir …
Mimarinin Gözü Gözün İmarı
‘Ve lâ galibe illallâh’, ‘üstün olan yalnızca Allah’tır’, ‘Allah’tan başka üstün olan yoktur’ ifadesi, tarihten bir süreliğine çekilen bir toplumun, çekilirken mimariye kazınan inancını imlemektedir. Yıpranmış, zayıflamış ama yitmemiş, yitirilmemiş güvenini… El-Hamrâ’nın birçok yerine nakşedilmiş bu ifadeyle Endülüslüler, “artık bu topraklarda var olmayı sürdürmenin kendileri için ne kadar çetin ve belki de imkânsız bir şey olduğunu anlamış olmalıdırlar.”
Kur’an’ı Herkes Anlayabilir Ama Nasıl?
Her kitap okuyucuyu bilgilendirmek ve yönlendirmek için yazılır. Yüce Allah’ın tarih boyunca bütün toplumlara kendi dilleriyle gönderdiği vahiyler de insanların bilgi ve kapasitelerine göre anlayacakları kitaplar olup
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.