Çok aşikar görünür gözleri gün batımının
Sanki derlediği bir giz saklıyor
Tutmuş ruhundan ifakatlı ve kararlı
Yaymış ahzani duygularını asırlardır
Gölgesine sığınmak için bir acizin
Dikilmiş vecd halinde yaşlı söğüt.
Gözyaşıyla yıkanmış mevsimler boyu,
Dökülmüş omuzlarına kızıl yaprakları…
Nihayet gelmiş dibine
Yakaza halinde kendinden geçmiş sufi
Asılı ruhundaki zümrüt gerdan
Takılı dallarına huş ağacının,
Koyu kızıl ve derin gözleri.
-
Gün batımı
-
Falcı
Ömer Salim Elhacı şiirinden çevrilmiştir. 1. Ve gözlerini dikti falcı Sol elimin avucuna Nasıl bir efsanesin dostum, dedi Hangi gurbet düşürdü seni Bu kıyılara… Hangi hüznün sümbülleridir Gözlerinde yeşeren… Ve hangi can çekişmeleridir Kalbine yerleşen… 2. Çizgilerin diyor ki: Gömülmüş kedere ruhun… Cinler kralının saray süslemelerine dönmüş Çizgileri avucunun… Bazen görünü Ama çoğu zaman gizlenen… …
Daha -
Ecnebi Hayat
Cebimdeki ellerimi Calvin klein pantolonumla Soktum şehrin gürlek yerlerineYuvacıl kuşlardan edindim şehrin düsturunuAma durmadı üstümde poliste durduğu kadarRuhum franklar eşliğinde sokulurken borsayaAlbanlar, albastılar sindi En korunaklı yerimeBeni yolcu eden köylülerO kirli fakat mundar olmayan O alaca fakat mülevves olmayan Sefil yılkı; bu garabetten bahsetmedilerHoş görülenler diyarında budalalık düğünüAlnımın orta yerinde hep taşıdım o iziGerisine bile …
Daha -
Sır
Kalbinde bir sır doğduysa, Bırak benzesin, Biraz yağmura, Biraz güneşe, Biraz da denize… Hakikate benzesin yüksek sesle… Senin ellerin rahle, Gözlerin cüz gülleri… Bekle, Pay-ı tahtı kurulsun gerçeğin, Yarana merhem sürsün zaman, Unut bu akşam hüznü, Rahmettir içtiğin… Kalbin diyar diyar gezmiş sırrı Lakin, ne lügatler çözebilmiş lisanını, Ne de gönlün bulmuş gerçek Hira’sını… Ey …
Daha -
Niyabet
Huzurun melodisiydi sanki senin sözlerin …
Daha -
Neden Neden?
geçer ipliğinden zamanın zorluk denilen katar göğsü yaralayan bir hançer ne ki kuş tüyüdür işte acıtan ağır ağır direnci vardır kolları var sımsıkı tutacak bilekleri tam ışımak üzereyken kılıç boşluğa düşürülür şah-ı merdan kulaklara iliştirilir ferman ferman bütün yollar kısadır dünya bir vakitlik han he! dense çıkılacaktır al! dense alınacak kalır kenarda öylece …
Daha -
Mafima’ya Mektuplar
Şimdi karşında uykusuzluk abidesi Ren geyiğine binmiş Umut arayışında. Sızlanan dizelerde büklüm büklüm bitmemiş bir romanın kahramanı gibi sağa sola yalpalanmakta Doğru ya. Bir mektubunda demiştin Mafima; Hani hastalıkta sağlıktaydı dileğimiz diye. Yanan bir odun sobasında kayboldu hayaller şimdi. Cayır cayır yanan ateşe akıttı zehrini. Sanma! Sanma birkaç sayfada bitecek yokluğun, yokluğunu saklayan o iki …
Daha -
Heyecan
Her gün heyecanla yataktan kalkabilmeliyiz. Bugün daha iyi, daha güzel bir şeyler yapmalıyım, diyerek. Dünle bugünün bir farkı olmalı düşüncesiyle. Eşit değil daha fazla. İlimse ilim, fikirse fikir, amelse amel. Her ne yapabiliyorsak. Bir hasta ziyareti, anne babaya hoş bir söz, bir akrabaya, bir komşuya yardım. Yetimin başını okşa, bir çocuğu sevindir. Yolun ortasından bir …
Daha -
Büyüdük Küçüldü Sözlerimiz
Söz dağlarında heyelan oldu, kaldık buralarda,
Dil ateşten seyelan oldu, yandık bu dağlarda.Dönemiyorum, geçmişim şaşalı kaldı benim,
Diyemiyorum, geleceğim umuttandır benim.
Büyüdük, küçüldü sözlerimiz,
Üzüldük, yaşlandı gözlerimiz.İlkbahar’da yapraklar dökülür bu devranda,
Daha
Sonbahar’da açar çiçekler korunan kurganda.