İz bırakmak gerekmiyor mu
Dünya sahilinde
Bu izlerle tanınır dostlar
Fırtınalı zamanlarda
Saklıdır
Özlenen hayatların kokusu
Dünya defterinin sayfalarında
Bir duruluk başlar özde
Dünya doğru okundukça
Boğulup gitmek neden
Anlamsız hesaplar içinde
Sen benim son düşümsün
Karşılaştık mı daha evvel?
Alacaklısın göçüp giden yanımdan
Seyrek dokunuşlarımdan
Durgun sularımdan
İyi bak gördüğün huzmelere:
‘Kestiiiik’ diyen sesin yankısı duyuluyor
Bol korunaklı sitelerimizden
Yüzüne ancak mobeselerde rastlayan ben
Takılıp kalıyorum gözlerinde
Gündüzleri Maria Magdalena’yı taşlayıp
Sonra şiirin başucuna kıvrılamaz mıyım?
Düş
Kiraz meyvesidir tüm çocuklar şiirlerde
Salınır.
Babası, sert gövdeli, iri ve gölgeli bir kiraz ağacı…
Sert gövdeli dediysem
Üzerinde karıncalar bile güvenlidir.
Anne sofranın gül motifi…
Aynada taralı saç,
Kurdele…
Anne, ekmeği avuçlayan
Bilek.
Yapraklı pazende biten…
Sessizlik…
Kaplı defterler…
Ayakkabı bağcığındaki fiyonk…
Buluttur anne
Düşerse uçarken düşünde…
Çocuk
Bulutu pamuk şekere benzetir.
Uzanıp bakarken çimende
Bir papatya
Anne…
Halının ilmeğinde at görür çocuk.
Yol görür.
Oyun büyür de uçar halı
Şehri dolanır.
Herkes küçülür yükseldikçe halı.
Uçarken uzaklaşmaktan
Korkmaz çocuk oyunda.
Anne, beyaz bir çarşaf
Balkonda.
Yazar
İlgili Yazılar
MÜDA-Fİ-İL
Lütfen beni anla
Bir ağaç değilim sadece gölgeden
Yapraklarım yok karşılıksız besin üreten
Yaralarım var karşılıklı dünyayla ahidleşen
İz Bırakmak
İz bırakmak gerekmiyor mu
Dünya sahilinde
Bu izlerle tanınır dostlar
Fırtınalı zamanlarda
Saklıdır
Özlenen hayatların kokusu
Dünya defterinin sayfalarında
Bir duruluk başlar özde
Dünya doğru okundukça
Boğulup gitmek neden
Anlamsız hesaplar içinde
Mobeselere Yakalandık
Sen benim son düşümsün
Karşılaştık mı daha evvel?
Alacaklısın göçüp giden yanımdan
Seyrek dokunuşlarımdan
Durgun sularımdan
İyi bak gördüğün huzmelere:
‘Kestiiiik’ diyen sesin yankısı duyuluyor
Bol korunaklı sitelerimizden
Yüzüne ancak mobeselerde rastlayan ben
Takılıp kalıyorum gözlerinde
Gündüzleri Maria Magdalena’yı taşlayıp
Sonra şiirin başucuna kıvrılamaz mıyım?
Büyüdük Küçüldü Sözlerimiz
Söz dağlarında heyelan oldu, kaldık buralarda,
Dil ateşten seyelan oldu, yandık bu dağlarda.
Dönemiyorum, geçmişim şaşalı kaldı benim,
Diyemiyorum, geleceğim umuttandır benim.
Büyüdük, küçüldü sözlerimiz,
Üzüldük, yaşlandı gözlerimiz.
İlkbahar’da yapraklar dökülür bu devranda,
Sonbahar’da açar çiçekler korunan kurganda.
Beni Tanıyor Musunuz
Sevdiğim bir kuş
Masala başlamaktır.
Ve mevsim de
bir kuştur.
Göç ederler içimde,
İçim hangi ülkedir?
Dilimi bilir misiniz?
.
Gözlerimin ve saçımın rengi
Beni tanımanıza yeter mi?
.
Annem beni anlatır çoğu zaman.
Uçan köpeğim uçmayı unutur.
Yerini arar, yerinde durmak için.