Dünya dönüp deveran olurken tefekkürden, tedebbürden ne haber?
Tefekkür ederken sevgiden bihaber.
Tefekkür ki Yaratıcıya mutlak güven, bütün gücü nefiste bulmak değil de, yaratıcının her şeyin üstünde hüküm ve egemenlik sahibi olduğunu kabul etmektir. Semadaki eşsiz güzellikleri ve akıl almaz düzeni seyrederken aynı zamanda yeryüzünde milim yer kaplayan karıncanın varlığını aklımızla yaptığımız istişaredir tefekkür. Hudutsuz bir kuvvetle beslendiğimize inanmak ve gayretle yaşayış şekline, ahvaline tefekkür denir. Tefekkür ki en önce sevgiye bürünmeyi gerektirmez mi? İnsanlar bilir ki severse sahiplenir, her işi hakkı ile yapar ancak severse sıkı sıkı sarılır varlığına. İnsan değil mi ki sevgi ile yoğrulduğunun farkında olan son canlı.
Hatem der ki:
Bu yazının devamı
192. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Yolculuğunuza hicret sevabı versin Rabbim… Yolcunun duası kabul olur. Esas yolculuk Allah’tan Allah’a olandır evladım. Ahiret yolcusuyuz hepimiz. Gönlü açık olanın yolu da açık olur. Sadakamızı vermeden aman ha! Görünmez belayı def eder sadaka. Sıla-i rahim ettiniz, bağları koparmadınız. Sıla-i rahim ta cennete uzanan bir bağdır.”
Kore Savaşı (Güney Kore’de Hanguk-jeonjaeng (Han-Guk Savaşı) veya Yugio sabyeon yani 25 Haziran Olayı, (Kuzey Kore’de Chogukhaebang chŏnjaeng yani Vatan Kurtuluş Savaşı), 1950-1953 yılları arasında yapılan, Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki savaştır. Soğuk Savaş’ın ilk sıcak çatışması olmuştur. Savaş, ABD ve müttefiklerinin, daha sonra da Çin’in müdahalesiyle uluslararası bir boyut kazanmıştır. Kore Savaşı sonunda …
Yazmak insanlık tarihi kadar eski midir diye düşünenler için cevap olsun burada, ilk insana her şeyi öğreten Rabbim yazıyı da öğretmiştir muhakkak. Yazıya yemin eden Rabbim’e hamdolsun ki yazabilme imkânına sahibiz, okuma imkânına da. Yazı mektubun can damarıdır ya, ondan böyle başladım bu mektuba… Ne kadar açıklama yapma ihtiyacı hissediyorum, bu da anlaşılmama yorgunluğumun göstergesi sayılıversin, öyle ya anlaşılma sancım olmasa niye yazayım ki…
İslamcılığın ideolojik çöküşü Olivier Roy’un 1990’larda “Siyasal İslam’ın İflası” adlı kitabında dile getirilmişti. Roy’a göre, İslamcılık, başlangıçta gelenek karşıtı modern bir entelektüel akım iken uğradığı dönüşümle, marjinalize olmuş kentli gençler için ilgi çeken bir radikal protesto hareketi olmaktan öteye gidememişti. Yine, ona göre İslamcılık, batılılaşma ve karma eğitimin getirdiği ahlaki yozlaşmaya karşı çıkan ancak düşüncelerini …
Varlık dünyasının en mükemmeli olarak yaratılan insanın hayatını anlamlı kılan en önemli husus ona bir takım sorumluluklar verilerek ilahi kudret tarafından “mükellef” konumuna yükseltilmesidir. Meleklerin bile gıpta ettikleri bir konumdur bu. İnsanı mükellef kılan Kur’an nihilist yaklaşımı reddederek sorumluluk anlayışıyla gayeliliği ön planda tutmaktadır. Kur’an açısından sorumluluk kavramını, ilahi vahyin prensiplerini, peygamberi seziş ve anlayış …
Yolun Başı
Dünyadan ne haber?
Dünya dönüp deveran olurken tefekkürden, tedebbürden ne haber?
Tefekkür ederken sevgiden bihaber.
Tefekkür ki Yaratıcıya mutlak güven, bütün gücü nefiste bulmak değil de, yaratıcının her şeyin üstünde hüküm ve egemenlik sahibi olduğunu kabul etmektir. Semadaki eşsiz güzellikleri ve akıl almaz düzeni seyrederken aynı zamanda yeryüzünde milim yer kaplayan karıncanın varlığını aklımızla yaptığımız istişaredir tefekkür. Hudutsuz bir kuvvetle beslendiğimize inanmak ve gayretle yaşayış şekline, ahvaline tefekkür denir. Tefekkür ki en önce sevgiye bürünmeyi gerektirmez mi? İnsanlar bilir ki severse sahiplenir, her işi hakkı ile yapar ancak severse sıkı sıkı sarılır varlığına. İnsan değil mi ki sevgi ile yoğrulduğunun farkında olan son canlı.
Hatem der ki:
Bu yazının devamı 192. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Yoldan Öyküler
“Yolculuğunuza hicret sevabı versin Rabbim… Yolcunun duası kabul olur. Esas yolculuk Allah’tan Allah’a olandır evladım. Ahiret yolcusuyuz hepimiz. Gönlü açık olanın yolu da açık olur. Sadakamızı vermeden aman ha! Görünmez belayı def eder sadaka. Sıla-i rahim ettiniz, bağları koparmadınız. Sıla-i rahim ta cennete uzanan bir bağdır.”
Alternatif Ayla Hikâyesi
Kore Savaşı (Güney Kore’de Hanguk-jeonjaeng (Han-Guk Savaşı) veya Yugio sabyeon yani 25 Haziran Olayı, (Kuzey Kore’de Chogukhaebang chŏnjaeng yani Vatan Kurtuluş Savaşı), 1950-1953 yılları arasında yapılan, Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki savaştır. Soğuk Savaş’ın ilk sıcak çatışması olmuştur. Savaş, ABD ve müttefiklerinin, daha sonra da Çin’in müdahalesiyle uluslararası bir boyut kazanmıştır. Kore Savaşı sonunda …
Mektup IV
Yazmak insanlık tarihi kadar eski midir diye düşünenler için cevap olsun burada, ilk insana her şeyi öğreten Rabbim yazıyı da öğretmiştir muhakkak. Yazıya yemin eden Rabbim’e hamdolsun ki yazabilme imkânına sahibiz, okuma imkânına da. Yazı mektubun can damarıdır ya, ondan böyle başladım bu mektuba… Ne kadar açıklama yapma ihtiyacı hissediyorum, bu da anlaşılmama yorgunluğumun göstergesi sayılıversin, öyle ya anlaşılma sancım olmasa niye yazayım ki…
İlkeler Üzerinden Konuşmak
İslamcılığın ideolojik çöküşü Olivier Roy’un 1990’larda “Siyasal İslam’ın İflası” adlı kitabında dile getirilmişti. Roy’a göre, İslamcılık, başlangıçta gelenek karşıtı modern bir entelektüel akım iken uğradığı dönüşümle, marjinalize olmuş kentli gençler için ilgi çeken bir radikal protesto hareketi olmaktan öteye gidememişti. Yine, ona göre İslamcılık, batılılaşma ve karma eğitimin getirdiği ahlaki yozlaşmaya karşı çıkan ancak düşüncelerini …
Sorumluluk Bilinci
Varlık dünyasının en mükemmeli olarak yaratılan insanın hayatını anlamlı kılan en önemli husus ona bir takım sorumluluklar verilerek ilahi kudret tarafından “mükellef” konumuna yükseltilmesidir. Meleklerin bile gıpta ettikleri bir konumdur bu. İnsanı mükellef kılan Kur’an nihilist yaklaşımı reddederek sorumluluk anlayışıyla gayeliliği ön planda tutmaktadır. Kur’an açısından sorumluluk kavramını, ilahi vahyin prensiplerini, peygamberi seziş ve anlayış …
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.