Filmler, izleyiciyi farklı öykülere davet ederken çok katmanlı anlamları da içinde barındırır. Lale Kabadayı bu anlamları ortaya çıkarma ve anlamlandırma sürecinde film eleştirisinin önemli bir araç olduğunu söyler.[2] Bu sebeple filmleri analiz edebilmek için sosyal bilimlerin çeşitli alanlarına başvurmak gerekir ve bir filme dair eleştiri (critics) bilgi birikimi kazanmanın öneminden bahseder. Yazara göre her eleştiri, filmlerin çokanlamlı yapısını keşfetmek için ve farklı okumalar yapmak için yeni imkanlar sunar. Anaakım (popüler sinema) ya da anaakım dışı (sanat sineması ve üçüncü dünya sinemaları) herhangi bir filmi değerlendirirken pek çok katmanı keşfetmenin mümkün olduğu bilinmelidir.
Sinemada eğitim ve eğitimcileri anlatan filmleri, genel itibariyle hem film eleştirisi, film analizi hem de film incelemesi/değerlendirmesi mukabilinde ele aldığımızı belirterek söze başlamalıyım. Burada “film eleştirisi ve film analizi” (film criticism, film analysis) ve film incelemesi (film review) arasında önemli farklar olduğunu belirtmekte fayda var. Bir filmin incelenmesinde daha çok öne çıkan, “filmi daha az derinlemesine inmek suretiyle akademik bir yaklaşımla ve genel hatlarıyla değerlendirmektir”. Filmin genel kalitesi hakkında bilgi vermek ve filmle ilgili izleyicilere temel önerilerde bulunmak film incelemesinde karşımıza çıkan bir durumdur. Diğer yandan, film eleştirisinde ve film analizinde daha akademik bir inceleme söz konusu olup filmin birçok yönden incelenmesi, yorumlanması ve sinema tarihindeki yeri üzerine derinlemesine bir değerlendirme imkanı sunan, aynı zamanda filmin kültürel, sosyolojik, psikolojik ve tarihsel açıdan tahliline vurgu yapan özelliği olduğu hatırlanmalıdır. Biz şimdiye kadar yaptığımız tahlillerde film incelemesini ve film eleştirisini belki de harmanlayarak ya da ortasında durarak bir yöntem izlemeyi tercih ettik.
Bu yazının devamı
217. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Küçük kız babasının elinden tutmuştu. Cümleye, babası küçük kızın elinden tutmuştu diye başlamak daha doğru olabilirdi aslında. Yürüdükleri kaldırım asfalta sıfırdı ve babanın tüm gayreti, gidecekleri yere kazasız belasız varmaktı.
Yaşlı teyzemizi ziyarete gittik.O da oradaydı.Seksen üç yaşında, görmüş geçirmiş bir teyze. Temiz, onurlu bir yüzü vardı.Yaşlılar ilgilenilmeyi, konuşmayı severler.Sorular sorarak onu konuşturmak istedim. Niyetim sadece hoşbeş etmekti.Kısaca hayatını özetledi. Etkilenmemek elde değil. Neler yaşıyor insanlar da hâlâ ayaktalar.“İnsan her acıya katlanabiliyor demek ki” demekten kendimi alamadım.Bir sonraki nesli yani bizleri ve bizden sonrakileri düşündüm. …
Adalet ve edebiyat arasında bağ kurmak bir bakıma yersiz. Her iki kavramın da hayatı inşa edici yönü son derece açıktır. İnşa edici unsurların çelişki arz etmesi, nihayetinde beklenilmez.
Ölümü unutan insanlar, göremezler, duyamazlar. Yarını yaşayamazlar. Tüm hazlar, başarılar, kazançlar şimdi ve hemen olmalıdır onlar için. Bu nedenle ölüm hep talihsizlik olarak gelir. Beklenmedik bir ölümdür onlarınki.
Oysa “hepimiz ölecek yaştayız.”
Yazı için zihnin parmak izi derler. Bu bakımdan yazmak insan zihninden kâğıda dökülen harf suretli bir boyadır. Zihnin farklı işleyişine bağlı olarak bu boyanın rengi de değişiklik arz edecektir. Zihinden dökülen bu harf suretli boya,
Doğu’da Eğitime ve Eğitimciye Bakmak: İki Dil Bir Bavul’dan Okul Tıraşı’na Bir Okuma
Filmler, izleyiciyi farklı öykülere davet ederken çok katmanlı anlamları da içinde barındırır. Lale Kabadayı bu anlamları ortaya çıkarma ve anlamlandırma sürecinde film eleştirisinin önemli bir araç olduğunu söyler.[2] Bu sebeple filmleri analiz edebilmek için sosyal bilimlerin çeşitli alanlarına başvurmak gerekir ve bir filme dair eleştiri (critics) bilgi birikimi kazanmanın öneminden bahseder. Yazara göre her eleştiri, filmlerin çokanlamlı yapısını keşfetmek için ve farklı okumalar yapmak için yeni imkanlar sunar. Anaakım (popüler sinema) ya da anaakım dışı (sanat sineması ve üçüncü dünya sinemaları) herhangi bir filmi değerlendirirken pek çok katmanı keşfetmenin mümkün olduğu bilinmelidir.
Sinemada eğitim ve eğitimcileri anlatan filmleri, genel itibariyle hem film eleştirisi, film analizi hem de film incelemesi/değerlendirmesi mukabilinde ele aldığımızı belirterek söze başlamalıyım. Burada “film eleştirisi ve film analizi” (film criticism, film analysis) ve film incelemesi (film review) arasında önemli farklar olduğunu belirtmekte fayda var. Bir filmin incelenmesinde daha çok öne çıkan, “filmi daha az derinlemesine inmek suretiyle akademik bir yaklaşımla ve genel hatlarıyla değerlendirmektir”. Filmin genel kalitesi hakkında bilgi vermek ve filmle ilgili izleyicilere temel önerilerde bulunmak film incelemesinde karşımıza çıkan bir durumdur. Diğer yandan, film eleştirisinde ve film analizinde daha akademik bir inceleme söz konusu olup filmin birçok yönden incelenmesi, yorumlanması ve sinema tarihindeki yeri üzerine derinlemesine bir değerlendirme imkanı sunan, aynı zamanda filmin kültürel, sosyolojik, psikolojik ve tarihsel açıdan tahliline vurgu yapan özelliği olduğu hatırlanmalıdır. Biz şimdiye kadar yaptığımız tahlillerde film incelemesini ve film eleştirisini belki de harmanlayarak ya da ortasında durarak bir yöntem izlemeyi tercih ettik.
Bu yazının devamı 217. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kuşluk Vakti
Küçük kız babasının elinden tutmuştu. Cümleye, babası küçük kızın elinden tutmuştu diye başlamak daha doğru olabilirdi aslında. Yürüdükleri kaldırım asfalta sıfırdı ve babanın tüm gayreti, gidecekleri yere kazasız belasız varmaktı.
İnsan Her Acıya Katlanabilir mi
Yaşlı teyzemizi ziyarete gittik.O da oradaydı.Seksen üç yaşında, görmüş geçirmiş bir teyze. Temiz, onurlu bir yüzü vardı.Yaşlılar ilgilenilmeyi, konuşmayı severler.Sorular sorarak onu konuşturmak istedim. Niyetim sadece hoşbeş etmekti.Kısaca hayatını özetledi. Etkilenmemek elde değil. Neler yaşıyor insanlar da hâlâ ayaktalar.“İnsan her acıya katlanabiliyor demek ki” demekten kendimi alamadım.Bir sonraki nesli yani bizleri ve bizden sonrakileri düşündüm. …
Ahmet Örs’ün Öykülerinde “Edebiyatın Asıl Damarı” / Hak ve Adalet Arayışı
Adalet ve edebiyat arasında bağ kurmak bir bakıma yersiz. Her iki kavramın da hayatı inşa edici yönü son derece açıktır. İnşa edici unsurların çelişki arz etmesi, nihayetinde beklenilmez.
Ölüm Konuşur
Ölümü unutan insanlar, göremezler, duyamazlar. Yarını yaşayamazlar. Tüm hazlar, başarılar, kazançlar şimdi ve hemen olmalıdır onlar için. Bu nedenle ölüm hep talihsizlik olarak gelir. Beklenmedik bir ölümdür onlarınki.
Oysa “hepimiz ölecek yaştayız.”
Bir Kültür Havzası Taşıyıcısı Olarak Dergiler
Yazı için zihnin parmak izi derler. Bu bakımdan yazmak insan zihninden kâğıda dökülen harf suretli bir boyadır. Zihnin farklı işleyişine bağlı olarak bu boyanın rengi de değişiklik arz edecektir. Zihinden dökülen bu harf suretli boya,
Alışverişe devam et