Merhum Akif Emre, 2013 yılındaki Gündemi Hatırlayan Var mı başlıklı yazısında Müslüman aydınların yaşadığı zihnî daralmayı konu edinmişti. Orada güncel politik tartışmalarda kaybolan Müslümanları, hayattan kopmadan asıl ve kendi gündemlerine dönmeye çağırmıştı. İçerisinde İslâmî semboller, retorikler yer alsa da muhtevası boş gösterişli birtakım etkinliklerle yol alamayacağımızı bu ve başka yazılarında da ısrarla vurgulamıştı ve “Bir zamanlar mütevazı yayınevlerinin, çay ocaklarının alçak iskemlelerinde yapılan dinamik entelektüel tartışmalar terk edileli ne kadar zaman oldu?” diye sormuştu. Bu soruda elbette geçmişin samimiyetine duyulan bir özlem ve bunun meydana getirdiği bir hüzün vardı, fakat Akif Emre’nin en fazla dikkat ettiği hususlardan biri de nostalji ve romantizm tuzağına düşmemekti. Onun için de bu özlem ve hüznü ah çekmek için değil, bugün yapılması gerekenlere motivasyon kaynağı olmasını istediği için zikrediyordu. Onun için de yazısını, okuyucuların kendi hafızalarında gezinerek tatlı hisler duymasını sağlayacak şekilde değil, onları harekete geçirici bir cümleyle bitirmişti: “Müslüman düşünürlerin, ‘ilim erbabının’, aydınların kendine, kendi gündemimize dönmelerinin, sahte ışıltılarıyla gözü kamaştıran hakikat boğucu etkinlikleri terk etmenin vaktidir.”
Bu yazının devamı
210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Tolstoy’un bir sözünü hatırlıyorum; “Tanrı insanı özgür kılar.” Buna gerçekten inanıyordu Tolstoy ve sık söylediği bir sözü vardı; “İnsanlar özgürlüğümü kısıtlıyorlar ve özgür olabilmem için Tanrıyla başbaşa kalabilmeliyim…” diyordu. Nitekim insanlardan kaçtığı ve belki de İstanbul’a gelmek üzere yola çıktığında yaşlı bedeni Rusya steplerinin soğuğuna dayanamaz ve ebedi özgürlüğüne yürür. “Tanrı’nın egemenliği içinizdedir” diyerek insanları …
Çocuk edebiyatı alanındaki nitelikli ürünlerden söz edebilmek için eserler, bütüncül bir bakışla ele alınmalıdır. Kitabın biçimsel yapısından, içeriğine doğru bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu alanda üretilen metinlerin çocuğun yazıyla, yazın dünyasıyla ilk karşılaşması ve yaşamı boyunca onun kitaba bakışını, yaklaşımını şekillendiren ilk örnekler olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda, kitabın hikâyesinden önce kapak kalitesi, kullanılan hamur, kapak tasarımı, içerik tasarımı, çizimler, renk tercihleri… gibi her bir ayrıntı çok daha önemli bir hale gelmektedir.
Yüce Allah, insanı birey olarak muhatap almakta, ona bağımsız bir kişilik tanımakta ve öğretilerini kendisine yöneltmektedir. Bağımsız birey olarak vereceği
Buna göre özellikle korku, kaygı ve panik duyguları olmak üzere insanların muhtelif duygusal zaafları kullanılarak sansasyonel bir teori ortaya atılmakta ve insanlar duygusal bir girdaba doğru çekilmektedir. Komplo teorileri bu süreç için nispeten elverişlidir zira aslında aralarında bağlantı olmayan hadiseler ve olgular arasında mesnetsiz bağlantılar oluşturmak suretiyle insanlar duygusal olarak manipüle edilebilmektedir.
Nasr suresini tefsir ederken, Allah’ın; peygamberliği Mekke’nin fethiyle sonlandırdığı gibi bu peygamberliğin kitabını da bu büyük fetihden bahsederek sona erdirdiğini söylemiştik. Bu durum hakikatin, peygamberliğin merkezine
Zihniyet Daralması Karşısında Islahı Yeniden Kuşanmak
Günlük kaosun girdabında kaybolup
çaresiz çırpınışlarla öfke yağdırmak yerine
asıl gündeme bir an evvel dönmenin vaktidir.
Akif Emre (2013)
Merhum Akif Emre, 2013 yılındaki Gündemi Hatırlayan Var mı başlıklı yazısında Müslüman aydınların yaşadığı zihnî daralmayı konu edinmişti. Orada güncel politik tartışmalarda kaybolan Müslümanları, hayattan kopmadan asıl ve kendi gündemlerine dönmeye çağırmıştı. İçerisinde İslâmî semboller, retorikler yer alsa da muhtevası boş gösterişli birtakım etkinliklerle yol alamayacağımızı bu ve başka yazılarında da ısrarla vurgulamıştı ve “Bir zamanlar mütevazı yayınevlerinin, çay ocaklarının alçak iskemlelerinde yapılan dinamik entelektüel tartışmalar terk edileli ne kadar zaman oldu?” diye sormuştu. Bu soruda elbette geçmişin samimiyetine duyulan bir özlem ve bunun meydana getirdiği bir hüzün vardı, fakat Akif Emre’nin en fazla dikkat ettiği hususlardan biri de nostalji ve romantizm tuzağına düşmemekti. Onun için de bu özlem ve hüznü ah çekmek için değil, bugün yapılması gerekenlere motivasyon kaynağı olmasını istediği için zikrediyordu. Onun için de yazısını, okuyucuların kendi hafızalarında gezinerek tatlı hisler duymasını sağlayacak şekilde değil, onları harekete geçirici bir cümleyle bitirmişti: “Müslüman düşünürlerin, ‘ilim erbabının’, aydınların kendine, kendi gündemimize dönmelerinin, sahte ışıltılarıyla gözü kamaştıran hakikat boğucu etkinlikleri terk etmenin vaktidir.”
Bu yazının devamı 210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Özgür Olmayan Aydın Sadece Kelime Kalpazanıdır
Tolstoy’un bir sözünü hatırlıyorum; “Tanrı insanı özgür kılar.” Buna gerçekten inanıyordu Tolstoy ve sık söylediği bir sözü vardı; “İnsanlar özgürlüğümü kısıtlıyorlar ve özgür olabilmem için Tanrıyla başbaşa kalabilmeliyim…” diyordu. Nitekim insanlardan kaçtığı ve belki de İstanbul’a gelmek üzere yola çıktığında yaşlı bedeni Rusya steplerinin soğuğuna dayanamaz ve ebedi özgürlüğüne yürür. “Tanrı’nın egemenliği içinizdedir” diyerek insanları …
Çocuk Yazınında Nitelikli Kitap Sorunu
Çocuk edebiyatı alanındaki nitelikli ürünlerden söz edebilmek için eserler, bütüncül bir bakışla ele alınmalıdır. Kitabın biçimsel yapısından, içeriğine doğru bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu alanda üretilen metinlerin çocuğun yazıyla, yazın dünyasıyla ilk karşılaşması ve yaşamı boyunca onun kitaba bakışını, yaklaşımını şekillendiren ilk örnekler olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda, kitabın hikâyesinden önce kapak kalitesi, kullanılan hamur, kapak tasarımı, içerik tasarımı, çizimler, renk tercihleri… gibi her bir ayrıntı çok daha önemli bir hale gelmektedir.
İslam Toplumu, Kur’an Eğitimli Ve Peygamber Örnekli Bir Toplumdur
Yüce Allah, insanı birey olarak muhatap almakta, ona bağımsız bir kişilik tanımakta ve öğretilerini kendisine yöneltmektedir. Bağımsız birey olarak vereceği
Komplo Teorileri Bağlamında Manipülasyon
Buna göre özellikle korku, kaygı ve panik duyguları olmak üzere insanların muhtelif duygusal zaafları kullanılarak sansasyonel bir teori ortaya atılmakta ve insanlar duygusal bir girdaba doğru çekilmektedir. Komplo teorileri bu süreç için nispeten elverişlidir zira aslında aralarında bağlantı olmayan hadiseler ve olgular arasında mesnetsiz bağlantılar oluşturmak suretiyle insanlar duygusal olarak manipüle edilebilmektedir.
Leheb Suresi Tefsiri Hamîduddîn El-Ferâhi
Nasr suresini tefsir ederken, Allah’ın; peygamberliği Mekke’nin fethiyle sonlandırdığı gibi bu peygamberliğin kitabını da bu büyük fetihden bahsederek sona erdirdiğini söylemiştik. Bu durum hakikatin, peygamberliğin merkezine
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.